12. bölüm · RUHUN SEÇİMİ
Ruhların Yargısı
Yavaş yavaş salondan sesler yükselmeye başlamıştı ama sadece bizler sessizce bekliyorduk. İnsanların fısıltılar içinde bize bakarak konuştuklarını hissede biliyorduk
-"Çocuk bunlar..."
-"Dünya bunlara mı kaldı ?"
-"Gerçekten mi ?" sesleri duyuyorduk Sanki orada değilmişiz gibi konuşuyorlardı
-LADA: "Dünyanın sizdeyken olduğu halini gördük gerçekten"
-MARTIN: "Takmayın onları Dünyadaki insanların arkasından iş çevirecek güçleri var ama İyi geçinmek için güçleri yok"
-ADİTİ: "Sanırım sadece bizler aynı fikirdeyiz bu konularda"
-NUR:"Darısı onların başına"
-GABRIEL: "Buradan gidiyormuyuz yoksa bu aptalarımı dinlemeye devam edeceğiz
-Ai "Biraz sesiz olun başımız belaya girmesin
-NOAH: "Hadi çıkalım şuradan bu adamları dinlemekten geberecegim yoksa"
" Dünya liderleri yerine çocuklar" Ayağı kalkmış gitmeye hazırlanıyorduk konuşmalar kesilmemişti
"Lider olucaklarmış birde"
Noah: "kusura bakmayın" merdiverlerden bir kaç adın indi konuşan adamlarla göz göze geldi Adam susmuştu Noah'ın yüzünde hafif bir gülümseme oluşmuştu "Sizler başkan değilsiniz" adam şaşkın bir halde bakıyordu "Ne?" onun yanındaki diyer adamda"Ne demek istiyorsun?" salondaki diyer kişiler dönüp bakmaya başlamıştı ama kimse ses çıkarmıyordu "Temsilcisiniz" sakin bir sesle konuştu Noah "Bu lider başkan ismini kim buldu bilmiyorum ama kulağa Fazla kendini beğenmiş gibi geliyor "kahkaha atmamaya çalıştık ben ise şaşkın bir şekilde bakıyordum Adamın yüzü gerilmişti "Çıkarın şu çocukları! " Jay sert adımlarla yaklaştı elini göğsüne yaklaştırdı ve yumruk yaptı elini sonra açıp kartal tüyünü tutu "Ben varken gelde çıkar bakalım" adam korkmuştu rengi atmıştı bir anda Elindeki tüyü savurdu toza dönmüştü Noah'a yaklaştı ve bize döndü
"Çıkıyoruz" merdivenden çıktı .Bir birimize baktık "Eee Gidiyoruz o zaman ha" dedi Martin Jay'ı takip ettik koridor boyunca yürüdük konuşmalar devam ediyordu. Alaycı gözlerle bize bakıyorlardı, kimisi sanki acıyordu o binadan nasıl çıktığımız ı,hatırlamıyordum dışarıda kar dahada hızlanmıştı. John elektirk çarptığı kapıdan çıkmıştık uçağa doğru yürürken Hana'yı gördüm
Maria ve john yanındaydı. Bir süre önce tekerlekli sandalyedeydi simdiyse ayaktaydı Turna kuşu ruhu onun önünde belirince durduk. Bembeyaz tüyleri karla birlikte savruluyordu. Hana gözlerini kapatı gözünden hafif bir yaş gelmişti ama aynı zamanda tebesümde ediyordu
Ona yaklaştım"Hana" Sonra gülümsedi
uzun zamandır ilk keş "Sana ne desem boş ama iyi misin"
"Evet iyiyim benimle konuştu"
"Güç ve hareket kaşlarla başlar ama savaş kalple biter bana nasıl bitirmek istediğimi kendim seçicegimi söyledi" gökyüzüne baktı "Ben artık birşeylere başlamak istiyorum"
Maria"Peki o zaman Fransa biz geliyoruz!" uçağın içine girmiştik ama aklımda hana nasıl gerçekten yürümüştü
anlamdıramıyordum JOHN içeri girince "Sizlere kötü bir haberim var
MARTİN: "Biri iyi biri kötü olması lazım değil miydi o"
"Aditi:bu halde bile nasıl şaka. yapabiliyorsun"
"Bizim şu cihaz için gideceğimiz bulmamız gereken adam vardıya" Jay sessizce dinliyordu yüzünde hiç bir mimik yoktu bizler ise bakıp ne tepki vereceğini belkiyorduk"Anton'un korunması için gönderdiği adamlar saldığıya uğramış yakalanmışlar"
Ivan:"Bu nedemek oluyor ?
" NOXARİS'in adamları onun kendisi için çalıştığı insanlar; NOXARİS' onlar arayıcılırıyla insanlar üzerinden kurduğu
Casus ağıyla insanlar üzerinden kontrol sağliyor" O zaman john kız kardeşide onun adamlarından biriydi .john neden onu Kardeşim değil dediği biraz netleşmişti"
Aı: O zaman o kadında onlardan değilmi?"
"O benim kardeşim değil o yılar önce öldü oda bir ruh içindeki öfke onu noxariş' askeri yaptı
Hana:"Ruhmu? bu ne demek bu insanlarda ruh olabiliyormu yani şimdi ?" "Sırası değil şu cihazı bulalım sonra iştediğinizi sorun tamam ı"
Maria:"Herkes yerlerine uçuyoruz" uçak havalanirken sesizlik tekrardan ortamı sarmıştı
Martin"şimdi bizde ölürsek ruhmu oluruz yada noxariş in askeri ha"
Gabriel :"O zaman ölen bütün insanlar noxarisin askeri olmuş olur bu biraz fazla" "
ADİTİ"Yılar boyunca insanlar öldü illaki mantıklı bir açıklama vardır"
Hana"Ben yürümeye başlayınca o mantığı kaybettim"
" Andri:önceden kaybetmedin yani ?"
Hana:"Rüya olabilirdi yani "konuşmalar devam eti bir ara hepimiz uyumuşuz. Taki ivan'ın horlamasını duyana kadar
Martin" Ayı gibi"
NOAH:"AYI ruhunun neden onu seçtiği anlaşıldı desenize" kahkamızı tutamamıştık. İvan uyanmış şaşkın bir şekilde bakıyordu "Geldikmi"
Maria:"Tam vaktinde uyandın iniyoruz" Kendime gelmeye çalışırken yanımdaki hana'ya gözüm takıldı. Elinde kağıtan oragami yapıyordu"Hey hana sen uyumadınmı?" bana döndü"Biraz...canım sıkılınca turna kuşu katlamaya başladım. Eğer bintane katlarsan bir dileğim gerçek olurmuş. Noxarışi yenmek için belki şans verir bize"
Andri"Saçma bence alt tarafı kağıt"ona döndüm bunu söylemesi gerekmiyordu ama"Ne bence saçama"Hana gülümsedi"Biliyorum alt tarafı kağıt ama belki umut olur bize"
"Pekala sizlere tekrardan Kartal tüyü vermem gerekiyor Nur birdakine dikkat et"
"Tamam ederim ya... sanki ne yapmıştım"
"Duyuyorum haberin olsun" susmuştum jay tekrardan herkese Kartal tüyü vermişti "Bir saat sonra ormandaydık.Ağaçların arasında yürürken garip sesler duymaya başladım."Duymuyor musunuz?" diye sordum.
Jay da durdu."Ben de duyuyorum."
John etrafına baktı."Burada biri var."
kimseyi göremiyorduk.Ama ses devam ediyordu.
Martin "Gabriel sen buralı değilmisin ormanda daha önce bulundunmu"
Gabriel "Evet buralıyım ama gecenin bir vakti ormana gelmedim"
Maria"Devam edelim durmanın anlamı yok" ilerlemeye devam ettik.Sonunda binaya ulaştık.Eskiydi yarı yıkılmıştı. Pencerelerin çoğu kırılmıştı.Jay'ın elinde tekrar Kartal tüyleri oluştu Bir kalkan gibi etrafımızı sardı.
"Yakınımda kalın."Kapılar açıldı.İçeride çatışma izleri vardı, yerde yaralı adamlar yatıyordu.
Maria hemen kontrol etmek için koştu
Adam kendine geliyordu"Maria,Jay,John sizler misinin? öhö...öhö" konusamıyordu
John"Ne oldu burada yüz başı"
"O kadın Burada ...nasıl anlamadıki bunca zaman bizi satmış "
"Burada ne oldu kin satı " Jay çok öfkeliydi
Kimse cevap veremedi.
Çünkü o anda Ivan'ın Halası'nı gördük.
Kadın elindeki cihazla koridorun sonunda duruyordu.
-"Ivan..."
Ivan'ın gözleri büyüdü. "Hala?"
Kadın üzgün görünüyordu.Ama durmadı.
Cihazı kavradı ve kaçmaya başladı.
-"Dur!" John seslendi
Ivan peşinden koştu. Kendimizi dısarıda bulduk Tam o sırada...
Dışarıdan gelen ses değişti.
Mırıldanma artık daha yakındı.Daha net.
Daha gerçek,bir melodi,eski ve hüzünlü.
Ama garip şekilde güzeldi
çıktığımızda dışarıdaki adamları gördüm.
Hareketleri tuhaftı.Sendelemiyorlardı.
Ama normal de yürümüyorlardı.
Sanki...
Dans ediyorlardı,yavaşça.Aynı ritimde
Sonra melodi kesildi.Ağacların içinden
Mırıldanan bir kadın sesi geliyor du
Rüzgâr bile ritim tutuyordu.
Üstündeki kıyafetler eskiydi.Yıpranmıştı.
Ama buna rağmen gözlerimi ondan alamıyordum.
Yüzünde tuhaf bir hüzün vardı.
Kadın bize baktı.
Sonra Halasın'ın elindeki cihaza ve gülümsedi.
"Yine mi insanlar..." dedi.
Sesi rüzgâr kadar yumuşaktı.
"Aynı hatalar." John öne çıktı.
-"Kimsin sen?" Maria seslendi
Kadın başını eğdi.
"Ruhlar arasında bana itahat ruhu denir"
Gözleri yavaşça parladı.
"Ama artık gerçek ismimin bir önemi yok."
Etrafınızdaki adamlar tekrar hareket etmeye başladı. IVAN 'ın halası kadının önüne kadar yürüdü bedeni kendiliğinden hareket ediyordu sanki .diz çöktü
Kadın başını eğdi. Çihazı almak için elini uzatı"Ölüm, çığlıklar,acı bu sesi duymamak için sağır olmak gerekiyor yada ruhsuz"
"Aynı hatalar.Birbirinizi kurtardığınızı sanıyorsunuz.Sonra tekrar aynı şeyi yapıyorsunuz.”
Kadın gülümsedi".Ve şimdi…” dedi sessizce, “Onların savunduklarını ben yargılayacağım"
Hep bir ağızdan"Nesin sen?"
"İtaat ruhu... Eyer ölene kadar dans etmek istemiyorsanız itahat edin"
