8. bölüm · RUHUN SEÇİMİ

KIRILAN SESSİZLİK

Umut yıldızı .

Kapı sesiyle uyanmıştım

-EVET..

-Benim nur hana... uyandınmı merak etim mutfakta birkaç kişi atıştırmalık hazırlıyor bizde onlara katılalımı

Tamam geliyorum

kıyafetlerimi düzenleyip карıуı açtım

-Günaydın Hana

-Sanada günaydın nur mutfak ekibini toplim dedim..ama şu panoyarak arkadaşlar fazla acaleci çıktı

-Onları suçlayamayız hepimiz gerginiz onlar kendince kendini korumayacalışıyor bence iyi biriler kanımında ısındı.Ozaman onlarakatılalımı yoksa sonra bizde panayorak olucaz

-"Sanırım haklısın hadi gidelim"

Birlikte mutfağa doğru ilerledik kapıya geldigimizde ğözlerimize inanamadık; Gabriel elinde kaseyi sıkıca tutuyordu
Martin; "Daha ilk gün... Bu kadar ciddi olmana gerrek varmı?" gabriel sanki gözlerinden ateş çıkaracaktı

GABRIEL: Bu sadece sandivic değil kahvaltı dengesi"

Martin: Sadece biraz farklılık katıcaktım"

GABRIEL: "Bu farklılık dediğin şey bütün tadı mafeder"
MARTIN: Ya daha güzel olursa
Gabriel:"Olmaz"
Lada; Denemeden bilemesin belki sonradan neden önce denemedim diye pişman olursa

GABRIEL; BEN PIŞMAN OLMAM

HANA: "Burda neler oluyor"

MARTIN:" Fransız mutfarına sızma girişimim başarısız oldu kısaca"

Mutfakta küçük kıkırdamalar meydane gelmişti olayı zaten anlamıştık gözüm ladaya takılmıştı

NUR: "Lada nasıl oldun daha iyimisin "
LADA: "Evet iyiyim çorba çok lezetliydi tesekürler"

NUR: "Daha çok aşcımıza teşekür et"

GABRIEL: "Önemli birşey değil fransada ailemin küçük bir dukanımız var bende ordan öreniyorum"
Martin: "Arkadaşın neden böyle olduğu anlaşıldı burası kapalı bölge vize bile verilmiyor"
GABRIEL: SEN MUTFAKTAN UZAKLAŞIYORSUN !" noah iki ellini havaya kaldırdı sanki teslim oluyordu

NOAH" Tamam anlaşıldı...fransiz mutfarına giriş yasağın var artık Martin"

Martin: "Burada yemek bedavaydı onu da kaybetim sanırım"

JOHN birden butfakta belirdi "Günaydın gençler bü gün sizin için harika pilanlarım var hazırmısınız" ivan içeriye girdi
" Gerçektermi Rüya değilmiş dünyayı mı kurtaracagız bu tamamen saçmalık" ortam gerilmişti o komik

Mutfak havası kaybolmuştu"Bak evlat dinle buraya geldiysen yardım etmelisin" ivan kolarım birleştırdı gösünde "Bir kişi yetmedi şimdi dünyayımı kurtarmam lazım" arkasını döndü ve giti john
" Sizde atıştırıp dışarıya gelin diyerleriyle" Mutfak sesizleşmisti gabriel herkese birtabak hazırladı diyer çocuklar yavaştan geliyordu ama Ai ortalarda yoktu boş tabağa baktım
"Ai gören varmı içimizde acaba"
Gabriel" O kızdan sesyok bize katılacağını sanmıyorum" boş tabağı aldım kapıyabldoğru yöneldim Hana arkadan seslendi "Nereye gidiyorsun" arkama dönüp tebessüm etim" İkinci bir açlık vakası yaşarımasın, ikincisi birinin ilk adımını atması lazım sonra pişman olmak istemeyiz" ai nin odasının önüne geldim kapıyı çaldım "Ai ben Nur biz sonra dışarıya çıkıcaz eğer sende istersen bizi katık,sana yemek getirdim" ses gelmedi yere baktım tabağı yere koymak içime sinmedi kumaş ceketimi katlayıp tabağı üntüne koydum" dışarı çıkmaktan kastım anterman sanırım tabağı kapının önüne koydum"ses yoktu bir kaç adım koridorda yürüdüm jay karşıma çıktı "Ne yapıyorsun burda"

"şey ai ye baktım sesi soluğu çıkmıyordu"

"Arkadaşmı oldunuz"

"Birinin ilk adımı atması gerekiyordu ne zamana kadar sesiz kala bilirizki"

" Ya pişman olursan"

"Pişman.. olunacak okudar konu varken ilk adımı attmak pişmanlık olamamalı bence ilerde pişman olursam enazından denedimi bebliceğim"

"diğerlerine katıl"Evet anlamında başımı saladım yavaş adımlarla uzaklaştı jay

Mutafara geri dönüp yemek yedikten sonra. Dışarı çıktık john uzaktan bize seslendi yanına gitik kocaman geniş bir alandı
Çevresindeki agaçlar alanı gölgelendiriyordu

John , alanın ortasında kollarım kavuşturmuş, yüzündeki o taş gibi ifadeyle bizi bekliyordu.

Yanına vardığımızda bizi süzdü. Diğer çocuklar da yavaş yavaş toplanmıştı "Bugünkü eğitim sadece bir koşu," dedi John. Sesi düzdü ama kelimeleri sanki havada asılı kaldı.
" "Ama bu, bildiğiniz o mesafe koşularından olmayacak. Ciğerleriniz yanana, ayaklarınızın altındaki toprağı hissetmeyene kadar devam edeceksiniz. Kimin ilk adımı atmaya cesareti olduğunu, kimin yarı yolda diz çökeceğini o zaman göreceğiz.

"Diğer çocuklar birbirine baktı. "Koşu"

"şaka şaka neler yapabiliyorsunuz görelim"
. Pişmanlık için vaktimiz yoktu; şimdi sadece o yolu bitirmek zorundaydık.

Üssün eğitim alanı serin bir rüzgârla doluydu düdüğü kaldırdı
"Hazır..."
Kısa bir sessizlik.

"Başla!"

Düdük sesi pistte yankılandı.

Çocuklar koşmaya başladı.

Ayakkabıların zemine vurma sesi pist boyunca yayılıyordu.

Rüzgâr kıyafetlerimi savuruyordu. Nefesim hızlarıyordu ama ritmini koruyordum

İkinci turda gözlerim pistin köşesine kaydı. Hana Sessizce izliyordu.

Kızın gözleri koşan çocukların üzerindeydi.

Bir süre sonra başını hafifçe eğdi.

John bunu fark etti ama bir şey söylemedi.

pistten çıktım ve Hana' nın yanına yürüdüm

şaşkınlıkla başını kaldırdı.

"Koşuya devam etmiyor musun?"

gülümsedim. "Koşuyorum."

Sonra sandalyenin arkasına geçtim

"Ne yapıyorsun?"

sandalyeyi tutup pistin içine doğru ittim
"Şimdi birlikte koşuyoruz."

Tekerlekli sandalye hareket etmeye başladı.

"Gerçekten mi?"

"Tutun!"

Rüzgâr yüzlerimize vuruyordu.

Sandalyenin tekerlekleri pistte hızla dönüyordu.

ilk başta şaşkındı. Sonra yüzünde büyük bir gülümseme oluştu.

"Bu... bu gerçekten koşmak gibi!"

Güldüm

"Gördün mu?"

MARTIN:" TÜRKİYE JAPONYA ittifak kurdu bu hakısızlık

NUR: Yasalara Aykırı değil bu

"Bugün ilk defa gerçekten koştum."

sandalyeyi yavaşlatım

'Bundan sonra da koşacağız... İyi misin?" diye sordum"

Hana hala gülümsüyor du ama nefesi biraz hızlanmıştı.

"Evet... sadece alışık değilim."

sandalyenin yanına gelip önünde çömeldim
"İstersen durabiliriz."

Hana başını iki yana salladı.

"Науıг."

Bir süre pistte koşan çocuklara baktı.

"Eskiden onları izlerken hep ayı şeyi düşünürdüm."

merakla sordum;"Ne düşünür dün?"

Hana biraz utangaç bir sekilde gülümsedi. "Keşke ben de onlar gibi olabilseydim."

hemen cevap verdim "Zaten öylesin."

Hana şaşkınlıkla baktı.

"Hayır. Ben sadece izliyorum."

sandalyenin el tutma yerlerini tekrar tuttum.

"Bazen izleyen kişi de oyunun parçasıdır."

"Nasıl ?"

sandalyeyi tekrar ileri ittim.

"Mesela şimdi."

Tekerlekler yeniden dönmeye başladı. gözlerini kapattı.
"Bu... gerçekten güzel."

hafifçe güldüm

"Gördün mu?"

Bir süre sessizce ilerlediler.

Sonra Hana yavaşça konuştu.

"Nur..."

"Evet?"

"Buraya ilk geldiğimde çok korkmuştum."

"Neden?"

Hana omuz silkti.

"Herkes çok güçlü görünüyordu."

"Ve sen?"
"Ben sadece tekerlekli sandalyedeyim."
sandalyeyi durdurdum

Sonra Hana nın karşısına geçtim

"Dinle."

"Güç sadece koşmak değildir."

Hana sessiz kaldı.
Rüzgar hafifçe esti.

Hana'nın gözleri biraz dolmuştu ama gülümsüyordu.

"Sen hep böyle mi konuşuyorsun?"

Güldüm kendimi tutamamıstım

"Hауır."

"Peki neden şimdi?"

omuz silktim

"Çünkü sen buna ihtiyacın var gibi görünüyorsun."

Hana kısa bir süre sustu.

"Nur..."

"Hmm?"

"Bir gün gerçekten koşabileceğimi düşünüyor musun?"

hiç düşünmeden cevap verdim.

"Evet."

Hana şaşırdı.

"Gerçekten mi?"başım salladım.

"Belki bugün değil."

Sonra pistte koşan çocukları gösterdim"Ama bir gün onlarla birlikte hepimiz koşacağız güven bana"

Hana gökyüzüne baktı.

Yüzünde umut dolu bir ifade vardı.

"Bir gün..."

sandalyeyi tekrar çevirdim

"Şimdi bir tur daha atalım."

Hana gülmeye başladı.

"Sen gerçekten pes etmiyorsun."

gülümsedim

"Henüz başlamadık bile."

İkimiz pistte tekrar ilerlemeye başladık

Jay yamızda belirdi ivan ve ai de gelmişti şinirili gibiydi "Ya hepiniz birlikte çalışacaksınız yada hiçbiriniz" John "jay vakit daralıyor kendi seçinleri onları suçlayamasın"

Jay "Benimle gelin " birbirimize baktık şindi hemen arkasından takipetik ilk geldimiz yerdeki odadaydık" Oturun" dedi jay .Yerlerimize geçtik hana yanıma geldi "Mütefikin geldi" dedi

ilk geldinizde az çok ülkelerdeki olayları biliyorsunuz bir çok ülke şuanda birbirini suçluyor yeni bir çatışma şivil yerleri hedef alındı . Enerji altyapısında ciddi sorunlar birçok bölgede sandığı var bu ülkelerden birileri RUSYA VE UKRANYA iki ülke birbirini suçluyor diplomatlarla görüştüm Noxarise inanmıyor daha doğrusu küresel bir saldırı sanıyorlar...

IVAN babanla görüştüm bir süre saldırıları durdurmak için gücünü kulanacak ama az vaktimiz var baban bu olayı ülkedeki diplomatlara haber vericekti onları bilgilendirecekti ama saldırıları başlatılar ve karşılık veriyorlar ayrıca beni dinlemiyorla

lada" Peki şimdi ne olucak
jay "Rusyaya gidiyoruz