Sesizliğin içinde

Vaveyla Yazarı: Dilan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: Sesizliğin içinde

Karan ringe çıktığında gözlerim istemsizce onu takip etti.Biraz önce anlattıkları hâlâ aklımdaydı.
“Bir gün anlatacağım.”
Bunu söylerken gözlerinde öyle bir ifade vardı ki, daha fazla soru sormanın doğru olmadığını anlamıştım.Bazı insanların konuşmadığı şeyler, söylediklerinden daha ağır olabiliyordu.Ben de sustum.Babam antrenmana devam ederken Karan’ın hareketlerini izledim. Yumrukları yine sertti ama bu kez farklı bir şey fark ediyordum.
Karan sadece dövüşmüyordu.Sanki ringin içinde kendisiyle savaşıyordu.Bir süre sonra babam elini kaldırdı.“Tamam Karan, biraz dinlen.”Karan ringden indi.Havlusunu alıp yüzünü sildi. Sonra yanıma gelip karşımdaki sandalyeye oturdu.Bir süre ikimiz de konuşmadık.Bu sessizlik garip değildi.İlk kez onun yanında sessiz kalmak bana rahatsız edici gelmiyordu.Karan bana baktı.
“Bugün fazla sessizsin.”
Gülümsedim.
“Senin yanında sessiz olmayı öğreniyorum.”
Kaşını kaldırdı.
“Benden mi öğrendin?”
“Evet.”
“İyi bir öğretmen değilim.”
“Bence fena değilsin.”Karan hafifçe güldü.Sonra bakışları boynumdaki kolyeye kaydı.“Çıkarmamışsın.”
Elimi kolyeye götürdüm.
“Çıkarmayacağımı söylemiştim.”
“Hatırlıyorum.”
“Sen de bilekliği çıkarmamışsın.”Karan bileğine baktı.
“Çıkarmadım.”
“Demek ikimiz de sözümüzü tutuyoruz.”Karan gözlerimin içine baktı.
“Ben verdiğim sözleri tutarım.”Bu cümle nedense aklımda kaldı.Tam cevap verecekken babam yanımıza geldi.
“Karan, yarın sabah koşuya çıkacağız. Hazırlıklı ol.”Karan başını salladı.“Tamam hocam.”
Babam sonra bana döndü.“Sen de geliyor musun?”
“Ben mi?”
“Evet.”Bir an düşündüm.
Karan araya girdi.
“Gel.”Ona baktım.“Sen de mi istiyorsun?”
“Evet.”
Bu kez hiç düşünmeden cevap verdim.
“Tamam. Gelirim.”
Karan’ın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.“Güzel.”

Akşam eve döndüğümde odamın penceresini açıp dışarı baktım.Hava serindi.
Yarın sabah erkenden kalkmam gerekiyordu ama nedense hiç şikâyetçi değildim.Telefonumu yatağın üzerine bıraktım.Birkaç dakika sonra bildirim geldi.Karan’dı.
“Sabah yedide salonda ol.”
Mesaja baktım.“Çok erken.”Cevap hemen geldi.
“Ben altıda orada olacağım.”“Sen normal misin?”Uzun süre cevap gelmedi.
Sonra:“Hayır.”
Gülmeye başladım.
“En azından farkındasın.”
Bu kez mesaj biraz sonra geldi.
“Geç kalma, Gece.”
Telefonu kapattım.Ama uyumadan önce aklımdan geçen son şey yine Karan’dı.

Sabah alarm çaldığında yataktan kalkmak istemedim.Telefonun ekranına baktım.Saat 06.20’ydi.
— Ben bunu neden kabul ettim?
Yine de hazırlandım.Salona vardığımda kapı açıktı.İçeri girdiğimde Karan’ı gördüm.Tek başına oturmuş ayakkabılarını bağlıyordu.Başını kaldırdı.“Geldin.”
“Geleceğimi söylemiştim.”
“Biliyorum.”Yanına oturdum.“Baban nerede?”
“Birazdan gelir.”
Karan ayağa kalktı.“Hazır mısın?”
“Hayır.”Gülümsedi.
“Ben hazırım.”
“Senin için kolay.”
“Değil.”
İlk kez sesinde ciddi bir ton vardı.Bana baktı.“Ben de yoruluyorum. Sadece belli etmiyorum.”
Bu cümle beni düşündürdü.Karan’ın en büyük özelliği belki de buydu.Ne kadar yorulsa da göstermiyordu.Ne kadar üzülse de saklıyordu.Ne kadar önemserse önemsesin belli etmiyordu.
Belki de yıllardır böyle yaşamaya alışmıştı.Babam geldiğinde üçümüz salondan çıktık.Sabahın sessizliğinde koşmaya başladık.Bir süre sonra nefesim kesildi.
“Karan!”Arkama dönüp baktı.
“Ne?”
“Yavaşla!”
Karan durdu.
“İyi misin?”
“İyiyim. Sadece senin kadar hızlı koşamıyorum.”
Yanıma geldi.“Tamam. Yavaşlarız.”
“Sen devam etsene.”
“Hayır.”
“Neden?”
“Çünkü beraber başladık.”O an gülümsedim.
Karan önden gitmek yerine benim hızımda yürümeye başladı.Hiçbir şey söylemedi.Ben de söylemedim.Ama o sessiz yürüyüşte Karan hakkında yeni bir şey öğrendim.İnsanlara karşı soğuk olabilirdi.Ama gerçekten önemsediği birinin geride kalmasına izin vermiyordu.
Belki de babamın söylediği buydu.Karan’ı anlamak zaman alacaktı.Ve ben artık o zamanı vermeye hazırdım.

Kısacık bölüyorum burdan sonrayı okurken yüzyüzeyken konuşunuzdan sen varsın diye dinlerseniz daha iyi olur

Sabah koşusundan sonra salona döndüğümüzde bacaklarımı hissetmiyordum.
Karan ise sanki hiçbir şey olmamış gibi yürüyordu.
“Sen insan mısın?” diye sordum nefes nefese.
Bana dönüp baktı.“Bazen.”Gözlerimi devirdim.
“Çok komiksin.”
“Biliyorum.”
İlk defa onun böyle kısa bir cevap verirken gülümsediğini gördüm.
Çok belli belirsizdi.Ama gülümsemişti.Ben de istemsizce gülümsedim.
Babam çoktan salona girmiş, eldivenleri ve ekipmanları hazırlıyordu.
Karan doğruca yanına gitti.
“Hazırım.”
Babam ona baktı.“Isınmadan ringe çıkmak yok.”
“Koştuk.”
“Koşmak ısınmak sayılmaz.”Karan itiraz etmedi.Ben de bir köşedeki sandalyeye oturdum. Ellerimi dizlerimin üzerine koyup onları izlemeye başladım.Karan eldivenlerini takarken gözüm bileğindeki küçük bilekliğe takıldı.
Benim verdiğim bileklik.Hâlâ takıyordu.Nedense bu küçük ayrıntı içimi ısıttı.
Sonra boynumdaki kolyeye dokundum.Ay şeklindeki küçük kolye parmaklarımın arasında kaldı.Karan’ın bana verdiği kolye.
“Gece.”Başımı kaldırdım.Karan ringin kenarında duruyordu.
“Efendim?”
“Gel.”
“Ben mi?”
“Başka Gece yok.”
“Komik olduğunu hâlâ sanıyorsun.”Elini uzattı.
“Gel.”
Elini tutmadım.Zaten ringe çıkmayacaktım.Yanına gidip ringin kenarında durdum.
“Ne yapacağım?”
“İzleyeceksin.”
“Onu zaten yapıyorum.”
“Bu sefer dikkatli izle.”
Kaşlarımı çattım.“Niye?”
Karan cevap vermeden ringe çıktı.Babam da karşısına geçti.
“Bugün biraz daha sert çalışacağız.”
Karan başını salladı.İlk birkaç dakika her şey normaldi.
Karan yumruk atıyor, babam hareketlerini düzeltiyor, arada bir uyarıyordu.
Ama sonra bir şey değişti.Karan’ın yüzündeki ifade tamamen kayboldu.Daha önce de onu ringde izlemiştim.
Ama bu farklıydı.Sanki karşısında babam değil de başka biri vardı.
Sanki ringdeki her hareketinin bir anlamı vardı.Bir an durdu.Babam ona baktı.
“Karan.”
Karan gözlerini kapattı.Derin bir nefes aldı.
“Devam.”
Babam bir süre onu izledi.Sonra başını salladı.Antrenman devam etti.Ben ise gözlerimi Karan’dan ayıramıyordum.Geçmişi hakkında anlattıkları aklıma geldi.
Babası.
Boks.
Ringden uzaklaşmak istemesi.
Ve bana söylemediği o son şey.
“Bir gün anlatacağım.”Demişti.
Ben de bekleyeceğimi söylemiştim.Ama insan bazen beklerken merakına yeniliyordu.Antrenman bittiğinde Karan eldivenlerini çıkardı.
Babam başka bir sporcuya yardım etmek için yanımızdan ayrıldı.Karan yanıma geldi.“Niye öyle bakıyorsun?”
“Nasıl bakıyorum?”
“Bilmiyorum.”
“Sen ringdeyken farklı oluyorsun.”Bir an sustu.“Nasıl?”
“Daha sessiz.”
“Zaten sessizim.”
“Daha da sessiz.”Karan yere baktı.“Ring biraz öyle.”
“Geçmişin yüzünden mi?”Başını kaldırdı.Bu kez gözlerinde kaçmak istediğini açıkça gördüm.
Ama kaçmadı.“Evet.”Sesi çok sakindi.
“Babanı düşünüyorsun, değil mi?”Karan birkaç saniye cevap vermedi.Sonra başını hafifçe salladı.“Bazen.”
“Her zaman anlatmak zorunda değilsin.”Bana baktı.“Biliyorum.”
“Ben merak ediyorum diye anlatmak zorunda da değilsin.”
“Gece.”
“Efendim?”
“Ben sana anlatmak istiyorum.”Bu cümleyle sustum.Karan devam etti.
“Ama bazı şeyleri anlatmak kolay değil.”
“Biliyorum.”
“Sen bilmiyorsun.”Sesinde kızgınlık yoktu.Sadece yorgunluk vardı.“Belki bilmiyorum,” dedim.
“Ama anlamaya çalışabilirim.”Karan uzun süre yüzüme baktı.Sonra gözlerini kaçırdı.“Zaten sorun da bu.”
“Ne?”“Beni anlamaya çalışman.
”Şaşırdım.“
Neden sorun olsun?”
“Çünkü çoğu insan anlamaya çalışmaz.”Bir süre ikimiz de sustuk.Bu kez sessizlik beni rahatsız etmedi.Karan’ın yanında sessizlik artık eskisi gibi değildi.Eskiden sessizlik olduğunda bir şey söylemek zorundaymışım gibi hissederdim.Şimdi ise onun susmasının da bir nedeni olduğunu biliyordum.Bir süre sonra Karan çantasını aldı.“Çıkalım.”
“Nereye?”
“Eve.”
“Benim de eve gitmem gerekiyor zaten.”Kapıya doğru yürüdük.Dışarı çıktığımızda hava hâlâ serindi.Karan birkaç adım önden yürüyordu.Ben de yanında yürümek için hızlandım.
“Yavaşla.”
“Sen yavaşsın.”
“Sabah koşusunda da aynı şeyi söyledin.”
“Çünkü doğru.”
“Bence biraz kibirlisin.”
“Bence de.”Gülmeye başladım.Karan bana baktı.“Ne?”
“Hiç.”
“Niye gülüyorsun?”
“Bilmiyorum.”Başımı çevirdim.“Seninle konuşmak garip.”
“Niye?”
“Bazen çok soğuksun.”
“Bazen?”
“Tamam, çoğu zaman.”
Karan hafifçe gülümsedi.
“Sen de çok konuşuyorsun.”
“Ben böyleyim.”
“Biliyorum.”O iki kelimeyi söylerken sesindeki sıcaklık dikkatimi çekti.Beni olduğum gibi kabul ediyor gibiydi.Ve bu düşünce hoşuma gitti.Yolun sonunda ayrılacağımız yere geldik.Karan durdu.
“Yarın gel.”
“Antrenman mı var?”
“Evet.”
“Babam çağırdı mı?”
“Ben çağırıyorum.”Kaşlarımı kaldırdım.“Sen mi?”
“Evet.”
“Niye?”Bir an düşündü.Sonra omuz silkti.“Bilmiyorum.”
“Çok açıklayıcı.”
“Yarın öğrenirsin.”Arkasını dönüp yürümeye başladı.Ben de birkaç saniye arkasından baktım.
“Karan!”Durdu.“Ne?”
“Bilekliği çıkarma.”Bileğine baktı.Sonra bana döndü.“Çıkarmam.”Bu kez gülümsemesi daha belirgindi.Ben de boynumdaki ay kolyeye dokundum.“Ben de çıkarmam.”Karan hiçbir şey söylemedi.Sadece başını hafifçe salladı.Sonra yürüyüp gitti.
Ben olduğum yerde kaldım.İçimde garip bir his vardı.Henüz onun hakkında bilmediğim çok fazla şey vardı.Ama ilk kez bunun beni korkutmadığını fark ettim.
Çünkü Karan bana her şeyi bir anda anlatmak zorunda değildi.Ben de onun bütün geçmişini bir günde öğrenmek zorunda değildim.Belki bazı insanlar bir anda tanınmazdı.
Bazı insanlar…Adım adım tanınırdı.Karan da öyleydi.Ve ben onun attığı her adımda biraz daha geride değil, yanında olmak istiyordum.
Ertesi gün salona giderken neden bu kadar heyecanlı olduğumu bilmiyordum.
Aslında biliyordum.Karan çağırmıştı.Sadece bu.Ama nedense bütün gece bunu düşünmüştüm.“Yarın gel.”
İki kelime.Benim içinse koca bir soru işareti.Salona girdiğimde içerisi her zamanki gibiydi.
Eldiven sesleri, ayak sesleri, arada yükselen müzik…Ama Karan yoktu.
Çantamı bir kenara bırakıp babamın yanına gittim.
“Karan nerede?”Babam bana bakıp hafifçe gülümsedi.“Onun için mi geldin?”
“Hayır.”
“Tabii.”
“Baba!”
Gülerek başını salladı.
“Dışarıda.”
Tam o sırada kapı açıldı.Karan içeri girdi.Göz göze geldik.
“Geldin.”
“Sen çağırdın.”
“Biliyorum.”
“E o zaman niye şaşırdın?”
“Şaşırmadım.”
Yanıma geldi.Elinde iki tane içecek vardı. Birini bana uzattı.
“Al.”Şaşkınlıkla aldım.
“Bu ne?”
“Su.”
“Su olduğunu gördüm.”
“İyi.”
“Teşekkür ederim.”
“Rica ederim.”Bir süre birbirimize baktık.Sonra gülmeye başladım.
“Biz gerçekten çok normal konuşuyoruz.”Karan başını iki yana salladı.“
Sen konuşuyorsun.”
“Benim suçum değil.”
“Biliyorum.”Bu kelimeyi yine söyledi.Nedense her söylediğinde içimde küçük bir şey kıpırdıyordu.Babam ringden seslendi.
“Karan!”Karan dönüp baktı.“Geliyorum.”Sonra bana döndü.
“Bugün oturup izleme.”
“Ne yapacağım?”
“Benimle çalışacaksın.”Gözlerim büyüdü.
“Ben mi?”
“Evet.”
“Boks yapmayı bilmiyorum.”
“Öğrenirsin.”
Babam uzaktan bağırdı.
“Yavaş başlayın!”
Karan gülümsedi.
“Duydun.”
“Sen de duydun.”
“Ben zaten yavaş başlayacaktım.”
“İnanmadım.”
“İnan.”
Eldivenleri elime geçirirken Karan yanımda durdu.
“Önce duruş.”Ayaklarımı nereye koyacağımı anlamaya çalıştım.
“Böyle mi?”
“Hayır.”
“Böyle?”
“Biraz.”
“Biraz ne?”
Karan güldü.
“Sabırlı ol.”
“Ben sabırlıyım.”
“Değilsin.”
“Beni tanımıyorsun.”
“Tanıyorum.”
Bu kez cevap veremedim.Karan bunu fark etmiş olacak ki bakışlarını başka yere çevirdi.
“Şimdi ellerini kaldır.”Ellerimi kaldırdım.
“Dirseklerini biraz içeri al.”Dediğini yaptım.
“Böyle?”
“Evet.”Bir süre beni izledi.Sonra başıyla onayladı.
“İyi.”
“Gerçekten mi?”
“Evet.”
“Benden iyi bir boksör çıkar mı?”
“Hayır.”
“Ne kadar kırıcı.”
Gülümseyerek başını salladı.
“Daha ilk dersten şampiyon olamazsın.”
“Sen olabildin mi?”
“Hayır.”
“Bak.”Karan birkaç saniye sustu.Sonra gözlerime baktı.
“Ben de hâlâ öğreniyorum.”Bu cümleyi beklemiyordum.Karan gibi biri için bunu söylemek kolay değildi.
“Bence iyi birisin.”
“Boks konusunda mı?”
“Her konuda demedim.”Kaşını kaldırdı.
“Ne demek istiyorsun?”
“Bilmiyorum.”İkimiz de güldük.Antrenman devam etti.Karan bana temel hareketleri gösterdi. Ben de elimden geldiğince yapmaya çalıştım.Bir ara ayağım takıldı.Dengemi kaybettim.
Karan refleksle kolumdan tuttu.Bir saniyeliğine olduğum yerde kaldım.O da beni bırakıp geri çekildi.“İyi misin?”
“İyiyim.”
“Emin misin?”
“Evet.”
“Tamam.”Ama yüzündeki endişeyi görmüştüm.
“Sen bana gerçekten dikkat ediyorsun.”
Karan cevap vermedi.
“Duydun mu?”
“Duydum.”
“Cevap?”
“Evet.”
“Evet ne?”
“Dikkat ediyorum.”Kalbim hızlandı.
Nedenini anlamadım.Belki de onun gibi duygularını kolay göstermeyen birinden böyle bir cümle duymak farklıydı.
Antrenman bittiğinde ikimiz de ringin kenarına oturduk.Babam başka biriyle ilgileniyordu.Salonda ilk kez bu kadar sakin bir an yakalamıştık.Karan elindeki bilekliğe baktı.
“Bunu neden vermiştin bana?”
“Şans getirsin diye.”
“İşe yarıyor mu?”
“Bence yarıyor.”
“Henüz maç olmadı.”
“Ben yine de inanıyorum.”Karan bilekliğe dokundu.
“Teşekkür ederim.”
“Bir şey değil.”Sonra gözleri boynumdaki kolyeye kaydı.“Sen de takmışsın.”“Tabii ki.”“Sevdin mi?”Ay şeklindeki kolyeyi parmaklarımın arasında tuttum.“Evet.”“Güzel.”“Sen seçtin sonuçta.”
Karan bana baktı.“Adına yakıştığını düşündüm.”Bir an sustum.Sonra gülümseyerek sordum:“Geceyi seviyor musun?”
“Eskiden.”
“Şimdi?”Karan’ın yüzündeki ifade değişti.Bir süre dışarı baktı.“Şimdi de seviyorum.”
“Ben sevmiyorum.”
“Neden?”
“Adım Gece ama karanlıktan pek hoşlanmam.”Karan hafifçe gülümsedi.“Bence sen karanlık değilsin.”
“Ne demek o?”
“Bilmiyorum.”
“Bugün herkes bilmiyorum diyor.”Karan güldü.“Sen çok konuşuyorsun.”
“Sen de az konuşuyorsun.”“Denge oluyor.”Bu kez ikimiz de güldük.Ve o an fark ettim.Karan’ın yanında kendimi eskisi kadar yabancı hissetmiyordum.
Hatta tam tersine…Sanki yavaş yavaş hayatının bir köşesine alışıyordum.Karan da benim hayatımda bir yer edinmeye başlamıştı.Henüz adını koymadığımız, ne olduğunu tam olarak bilmediğimiz bir şeydi bu.Ama güzeldi.Ve ben bunun acele etmesini istemiyordum.Çünkü bazı yakınlıklar bir anda değil…Birlikte geçirilen küçük anlarla oluşuyordu.Karan ayağa kalktı.“Gece.”
“Efendim?”
“Yarın da gelir misin?”
“Sen yine çağıracak mısın?”
“Evet.”
“Çok ısrarcısın.”
“Geli misin?”
Gülümsedim.“Gelirim.”Karan başını salladı.“Tamam.”Sonra yanımdan geçip gitti.Ben arkasından bakarken istemsizce gülümsedim.Artık onun “gel” demesini beklemiyordum.Ben de gitmek istiyordum.
O akşam eve geldiğimde babam mutfaktaydı.Normalde mutfakta yemek hazırlarken mutlaka bir şeyler söylerdi.
Bugün ise fazlasıyla sakindi.
“Baba?”
“Efendim?”
“Ne yapıyorsun?”
“Yemek.”
“Onu görüyorum.”
Babam gülümsedi.
“Akşam misafirimiz var.”
Elimdeki çantayı yere bıraktım.“Kim?”
“Birazdan görürsün.”
“Baba, kim?”
“Sabırlı ol.”
“Ben sabırsızım.”
“Biliyorum.”Kaşlarımı çattım.Bu evde herkes benim sabırsız olduğumu biliyordu.Odama çıkıp üstümü değiştirdim. Sonra tekrar aşağı indim.Kapı çaldığında babam sofrayı hazırlıyordu.
“Ben açarım!”Kapıya koştum.Kapıyı açtığım anda olduğum yerde kaldım.

Karşımda Karan vardı.Ama yalnız değildi.Yanında annesi ve küçük kardeşi vardı.Karan da beni görünce birkaç saniye şaşırdı.“Merhaba.”
“Merhaba…”Ne diyeceğimi bilemedim.Sonra arkasındaki ailesine baktım.
“Hoş geldiniz.”Karan’ın annesi gülümseyerek başını salladı.“Hoş bulduk kızım.”
Karan’ın kardeşi ise hiç çekinmeden bana baktı.
“Sen Gece’sin, değil mi?”
“Evet.”
“Abim senden bahsetti.”
Karan anında ona döndü.
“Yeter.”Kardeşi gülmeye başladı.Ben de Karan’a baktım.
“Benden mi bahsettin?”
“Hayır.”
“Az önce söyledi.”
“Kardeşim çok konuşuyor.”
“Sen de bana çok konuşuyorsun diyordun.”
Karan cevap vermedi.Babam kapının yanına geldi.
“Hoş geldiniz, buyurun.”
Herkes içeri geçti.Ben ise hâlâ Karan’a bakıyordum.Onu salonda görmek alıştığım bir şeydi.Ama evimde görmek…Farklıydı.
Sanki iki ayrı hayatım ilk kez aynı yerde buluşmuştu.Sofraya oturduğumuzda Karan benim karşıma denk geldi.Babam ve Karan’ın annesi boks hakkında konuşmaya başladı.Ben ise sessizce yemek yiyordum.Karan arada bir bana bakıyordu.Bir süre sonra göz göze geldik.“Ne?”
“Hiç.”
“Niye bakıyorsun?”
“Bakmıyorum.”
“Bayağı bakıyorsun.”
“Sen de bakıyorsun.”
“Ben sana bakıyorum çünkü sen bana bakıyorsun.”
Karan gülümsedi.
“Tamam.”
Yanımızdaki kardeşi konuşmaya dahil oldu.
“Abim normalde böyle konuşmaz.”
Karan ona baktı.
“Ne demek istiyorsun?”
“Hiç.”
Hepimiz gülmeye başladık.Karan başını iki yana salladı ama onun da gülümsediğini gördüm.Yemekten sonra babam ve Karan’ın annesi mutfağa geçti.Karan’ın annesi sofrayı toplamaya yardım ederken Karan balkona çıktı.Ben de birkaç dakika sonra yanına gittim.
“Kaçıyorsun.”
“Hayır.”
“Emin misin?”
“Evet.”Yanına geçip korkuluğa yaslandım.
“Böyle evime gelmen garip.”
“Neden?”
“Bilmiyorum. Seni sadece salonda görmeye alışmışım.”
“Ben de.”
“Annen çok iyi biri.”Karan başını salladı.
“Öyledir.”
“Kardeşin de çok konuşuyor.”
“Onu hiç sorma.”Güldüm.Bir süre sessiz kaldık.Bu kez sessizlik rahatsız edici değildi.Karan’ın gözleri boynumdaki kolyeye kaydı.
“Takmışsın.”
“Tabii.”
“Her gün mü takıyorsun?”
“Evet.”Karan birkaç saniye sustu.
“Güzel.”
“Sen de bilekliği takmışsın.”
“Çıkarmadım.”
“Fark ettim.”Karan bileğine baktı.Sonra bana döndü.
“Maçtan önce çıkarırım.”
“Niye?”
“Dövüşürken zarar görmesin.”
“Sonra yine takarsın?”
“Evet.”Gülümsedim.
“Tamam.”Karan bir süre bana baktı.Sonra çok sakin bir sesle konuştu.
“Gece.”
“Efendim?”
“Bugün seni burada görmek güzel.”
Kalbim bir an hızlandı.Ama belli etmemeye çalıştım.“Senin de burada olman güzel.
”Karan gülümsedi.İçeriden kardeşinin sesi geldi.
“Abiiii!”
Karan gözlerini kapattı.
“Ne?”
“Gel!”
Karan bana baktı.
“Gitmem lazım.”
“Git.”
Bir adım attıktan sonra durdu.“Yarın salona geliyor musun?”
“Gelirim.”
“Tamam.”İçeri girdi.Ben birkaç saniye balkonda kaldım.Sonra boynumdaki ay kolyeye dokundum.
Bu akşam Karan’ı ilk kez sadece bir boksör olarak görmemiştim.Onu ailesinin yanında görmüştüm.Gülüşünü.Kardeşiyle konuşmasını.
Annesiyle sohbet edişini.Babamla yaptığı konuşmayı.Ve nedense…Onu biraz daha tanımış gibi hissetmiştim.Belki yakınlaşmak büyük sözlerle olmuyordu.Bazen aynı sofrada oturmakla oluyordu.Bazen bir bakışla.Bazen de giderken sorulan küçücük bir soruyla:
“Yarın geliyor musun?”Ben cevabımı biliyordum.
“Gelirim.”
Karanın ağızından
Sabah alarm çalmadan birkaç dakika önce uyandım.Gözlerimi açtığımda aklıma gelen ilk şey antrenman değildi.Gece’ydi.Dün akşam balkonda söyledikleri aklımda dönüp duruyordu.
“Senin de burada olman güzel.”
Basit bir cümleydi.Ama nedense gece boyunca aklımdan çıkmamıştı.Yataktan kalkıp hazırlanırken bile bunu düşünüyordum.Telefonumu elime aldım.Saat daha erkendi.Gece’ye mesaj atmayı düşündüm.Sonra vazgeçtim.Ne yazacaktım?
“Günaydın” mı?Fazla sıradan.“Uyandın mı?” mı?Fazla anlamsız.Telefonu cebime koydum.Sonra tekrar çıkardım.En sonunda yazdım.
“Uyandın mı?”Gönder tuşuna bastığım anda pişman oldum.Birkaç dakika sonra telefon titredi.
“Hayır, rüyamdan cevap veriyorum.”
İstemeden güldüm.
“Komiksin.”Cevabı hemen geldi.
“Biliyorum.”
Dün akşamdan beri yüzümde oluşan o küçük gülümseme yine geldi.“Salona geliyor musun?”
“Sen çağırıyor musun?”
“Evet.”
“Gelirim.”
Telefonu kapattım.Nedense içim rahatlamıştı.
Salona herkesten önce gittim.Eldivenlerimi hazırladım.Isınmaya başladım.Ama gözüm sürekli kapıya kayıyordu.Sonunda kapı açıldı.Gece içeri girdi.Saçları dağınıktı.Elinde çantası vardı.
Beni görünce gülümsedi.
“Günaydın.”
“Günaydın.”
Yanıma geldi.
“Benden önce gelmişsin.”
“Her zamanki gibi.”
“Beni bekledin mi?”Bir an durdum.
“Belki.”
Gülümsedi.
“Demek bekledin.”
“Çok konuşma.”
“Sen bana çok konuşma demeyi bırakmayacak mısın?”
“Hayır.”
“Ben de konuşmaya devam edeceğim.”
“Biliyorum.”
Bir süre sonra babası geldi.Antrenmana başladık.
Bugün Gece de benimle çalışacaktı.Ona hareketleri gösterirken dün akşamdan beri içimde olan garip rahatlığı hissediyordum.
Eskiden birine bu kadar yaklaşmak beni rahatsız ederdi.Şimdi ise Gece yanımdayken salon daha farklı geliyordu.Bir ara yoruldu ve ringin kenarına oturdu.Ben de yanına oturdum.
“Yoruldun mu?”
“Hayır.”
“Yüzünden belli.”
“Biraz.”Su şişesini ona uzattım.“Al.”“Sen içmedin.”“Ben sonra içerim.”Şişeyi aldı.“Teşekkür ederim.”“Rica ederim.” Suyu içip ona uzattım .Birkaç saniye sessiz kaldık.Sonra bana baktı.
“Dün akşam annen benim hakkımda ne düşündü?”
“Bilmiyorum.”
“Sen sormadın mı?”
“Hayır.”
“Niye?”
“Çünkü annem zaten söyler.”
“Ne dedi?”
“Senin iyi biri olduğunu söyledi.”Gece gülümsedi.
“Gerçekten mi?”
“Evet.”
“Sen ne düşünüyorsun?”Bu soruda sustum.Çünkü vereceğim cevap aklıma geldiğinde söylemek biraz zorlaştı.
“Ben de aynı şeyi düşünüyorum.”
Gece’nin gülümsemesi büyüdü.
“Bunu senden duymak güzel.”
Ben de ona baktım.
“Sen de benim hakkımda iyi şeyler düşünüyor musun?”
“Bazen.”
“Bazen?”
“Çok sinir bozucu olduğun zamanlar da var.”
Güldüm.
“Tamam.”
Bir süre sonra babası yanımıza geldi.“Bugünlük yeter. Karan, biraz dinlen.”
Başımı salladım.Gece ayağa kalktı.“Ben de eve geçeyim.”
“Ben bırakırım.”
“Gerek yok.”
“Ben bırakacağım.”
Bana baktı.Sonra gülümsedi.
“Tamam.”
Antrenmandan sonra birlikte dışarı çıktık.Yan yana yürürken aramızdaki mesafe dünkünden daha azdı.Bunu ikimiz de fark ediyorduk ama söylemiyorduk.
Bir ara Gece ayağı takılınca kolundan tuttum.
“Dikkat.”
“Yine mi?”
“Ne yine mi?”
“Beni sürekli düşmekten kurtarıyorsun.”
“Sen sürekli düşüyorsun.”
“Belki de senin yanında düşüyorum.”Bu cümleyle ona baktım.Gece de ne söylediğini fark etmiş olacak ki hemen başka tarafa baktı.Ben gülümsememi engelleyemedim.
“Olabilir.”
“Ne olabilir?”
“Hiç.”
“Yine başladın.”
Birlikte gülmeye başladık.Evinin önüne geldiğimizde durduk.Gece bana döndü.
“Yarın da gelecek misin?”
“Ben zaten her gün geliyorum.”
“Ben seni sormuyorum.”
Ne demek istediğini anladım.“Sen de gelecek misin diye soruyorsun.”
“Evet.”
“Gelirim.”
“Tamam.”Bir süre birbirimize baktık.Sonra Gece boynundaki ay kolyesine dokundu.Ben de bileğimdeki bilekliğe baktım.İkimiz de aynı anda gülümsedik.
“Görüşürüz, Karan.”
“Görüşürüz, Gece.”
Kapıdan içeri girdi.Ben birkaç saniye olduğu yerde kaldım.Sonra yürümeye başladım.İlk kez birinin ertesi gününü merak ediyordum.
Ve bunun nedenini artık kendime açıklamaya çalışmıyordum.Gece hayatıma yavaşça giriyordu.Ben de onu dışarıda bırakmak istemiyordum.

Öncelikle özür dilerim bölümler gelmedi bayadır ama telafi olarak üzüm bir bölüm yazdımmmmm beğenmeyi unutmayın güzel yorumlarınızı bekliyoeummmm 🤍🫶

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

19okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18