3. bölüm / 5
Ring’in GölgesindeKimsin sen
Bölümler 5Şu an: Kimsin sen
- 1 İlk Görüş874 kelime
- 2 Hediyeler1.830 kelime
- 3 Kimsin sen1.073 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Sesizliğin içinde2.612 kelime
- 5 İlk yakınlık828 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
O gün salondan çıktığımda hava kararmaya başlamıştı.Boynumdaki kolyeye dokunup yürürken aklım hâlâ salondaydı.
Karan’ın söyledikleri, bakışları, bana verdiği o küçük kolye…Hepsi kafamın içinde dönüp duruyordu.
Ama kendime sürekli aynı şeyi söylüyordum.
Daha iki gün oldu, Gece.
İki gün.Bir insanı iki günde tanıyabilir miydim?
Sanmıyordum.
Yine de Karan’ın yanında garip bir şekilde rahat hissediyordum.Eve girdiğimde babam çoktan gelmişti.Mutfakta oturmuş, telefonundan bir şeylere bakıyordu.
“Geldin mi?” “Geldim”.Çantamı sandalyeye bırakıp yanına oturdum.Babam bana baktı.Sonra gözleri boynumdaki kolyeye kaydı.” O ne?”
Elim otomatik olarak kolyeye gitti.”Karan verdi.Babamın yüzündeki ifade bir anda değişti”. “ Karan mı?” “Evet”.
“Ne zaman?” “Bugün”.Babam birkaç saniye sustu.”Neden verdi?”Omuzlarımı kaldırdım.” Ben dün ona bileklik vermiştim. O da bana bunu aldı”.Babam başını salladı ama yüzündeki düşünceli ifade kaybolmadı.
”Gece…””Efendim?”Karan biraz farklı biridir. “Biliyorum”. “ Hayır, tam olarak bilmiyorsun”.
Babamın sesindeki ciddiyet dikkatimi çekti.”Ne demek istiyorsun?”Babam cevap vermeden önce derin bir nefes aldı.
“Onun geçmişinde bazı şeyler var. Ama zamanı gelince kendisi anlatır”.
Merakım iyice arttı.
“Ne gibi şeyler?” Sana anlatmak bana düşmez.Bu cevap hiç hoşuma gitmemişti.”Baba…” “ Gece, bazı insanların geçmişini kendilerinden duymak gerekir”.Başımı salladım.
Haklıydı.Ama artık Karan’ı daha fazla merak ediyordum.Ertesi gün salona gittiğimde Karan yoktu.Nedense içimde küçük bir hayal kırıklığı oluştu.Babam bunu fark etmiş olacak ki gülümsedi.
“Bugün Karan biraz geç gelecek”. “Ben sormadım ki.” “Sormana gerek yoktu”.Gözlerimi devirdim.” Baba, çok konuşuyorsun”. “ Senin yanında öğreniyorum”.
Gülerek başımı salladım.Bir süre sonra salonun kapısı açıldı.Karan içeri girdi.Ama bu kez yüzündeki ifade farklıydı.Normalden daha ciddi görünüyordu.
Bana baktı.Sonra boynumdaki kolyeyi fark etti.
“Takmışsın”.Gülümsedim. “Çıkarmadım”.Karan’ın yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oluştu. “Güzel”.Çantasını bıraktı.Tam ringe çıkacakken babam onu durdurdu.”Karan, bugün seninle konuşmamız gereken bir şey var”.Karan’ın yüzü ciddileşti.”Maçla mı ilgili?”” Hayır”.
Karan bir süre babama baktı.Sonra gözleri bana kaydı.Sanki benim orada olmamdan rahatsız olmuş gibiydi.Babam bunu fark etti.
” Gece, sen biraz dışarı çıkabilir misin?”Başımı salladım.” Tabii”.Kapıya doğru yürüdüm.Ama çıkmadan önce Karan’a baktım.
O da bana bakıyordu.Bakışında ilk kez çözemediğim bir şey vardı.Sanki söylemek istediği bir şey vardı.Ama söyleyemiyordu.Kapıyı kapatıp dışarı çıktığımda içimde tuhaf bir huzursuzluk oluştu.Babamın dün söyledikleri aklıma geldi.“Onun geçmişinde bazı şeyler var.”Karan’ın geçmişinde ne vardı?Ve neden bunu benden saklıyorlardı?Bilmiyordum.Ama ilk kez Karan’ın soğukluğunun sadece karakteri olmadığını düşündüm.Belki de arkasında sakladığı bir şey vardı.
Belki de arkasında sakladığı bir şey vardı.Bu düşünce kafama takılıp kaldı.Salondan uzaklaşmak için dışarı çıktım. Binanın önündeki merdivenlere oturdum. Telefonumu çıkarıp ekrana baktım ama bakacak hiçbir şey yoktu.
Normalde merak ettiğim bir şeyi hemen öğrenmek isterdim.Ben sabırsız bir insandım.Ama bu kez durum farklıydı.
Çünkü konu Karan’dı.
Ve babam açıkça bana onun geçmişinin kendisine ait olduğunu söylemişti.Yine de aklım durmuyordu.Acaba ne olmuştu?Neden Karan bazen sanki herkesten uzak durmaya çalışıyordu?Neden birisi ona yaklaştığında hemen kendini geri çekiyordu?
Dün bana kolye verdiğinde gördüğüm Karan’la bugün salona giren Karan aynı kişi gibiydi ama bir yandan da değildi.Bir şey değişmişti.
Belki de ben onu tanımaya başladıkça fark ediyordum.Telefonumu cebime koyup ayağa kalktım.Biraz hava almak için sokağın başına kadar yürüdüm.Yaklaşık on dakika sonra geri döndüğümde salonun kapısı hâlâ kapalıydı.İçeride konuşmalar devam ediyordu.
Kapının önünde durdum.İçeri girmek istemedim.Babamın bana söylediği sözler hâlâ aklımdaydı.
“Bazı insanların geçmişini kendilerinden duymak gerekir.”
Tam geri dönecekken kapı açıldı.Karan çıktı.Beni görünce durdu.
Bir süre hiçbirimiz konuşmadık.Sonra Karan:“Burada ne yapıyorsun?”
“ Seni beklemiyordum.”
“Belli.”Ses tonu her zamanki gibiydi ama yüzünde yorgun bir ifade vardı.“İyi misin?” diye sordum.“İyiyim.”Cevabı çok hızlı vermişti.Bu yüzden inanmadım.“Emin misin?”“Evet.”Başımı salladım.“Tamam.”Karan birkaç saniye bana baktı.Sonra:“Babamla mı konuştun?”“Hayır.”
“Sana bir şey söyledi mi?”
“Hayır.”Bir an durdu.
“Gece…”Sesindeki ciddiyet dikkatimi çekti.“Ne?”Karan gözlerini yere indirdi.“Boş ver.”“Hayır. Söyle.”“Söyleyecek bir şey yok.”“Bence var.”Karan başını kaldırdı.Gözlerindeki ifade değişmişti.“Her şeyi bilmek zorunda değilsin.”Bu cümle biraz canımı sıkmıştı.“Ben her şeyi bilmek istemiyorum zaten.”
Karan sustu.“Sadece seni anlamaya çalışıyorum,”dedim.
Karan’ın yüzündeki sertlik bir anlığına kayboldu.Sonra tekrar eski hâline döndü.“Beni anlamaya çalışma.”“Neden?”“Çünkü düşündüğün kişi değilim.”Bu kez ne diyeceğimi bilemedim.Karan yanımdan geçip yürümeye başladı.Arkasından baktım.Sonra istemsizce:“Benim düşündüğüm kişi nasıl biri?”Karan durdu.Ama arkasını dönmedi.“İyi biri.”Bir süre sessizlik oldu.Sonra ekledi:“Öyle kal.”Ve yürümeye devam etti.
☀️✨💫🌑
O gece uzun süre uyuyamadım.Karan’ın söylediği cümleler kafamda dönüp duruyordu.
“Beni anlamaya çalışma.”
“Çünkü düşündüğün kişi değilim.”
Bir insan neden kendisini tanımaya çalışan birinden kaçardı?Belki de gerçekten geçmişinde kötü şeyler vardı.Ama herkesin geçmişinde hatalar olabilirdi.Ben Karan’ın ne yaptığını bilmiyordum.Onu yargılamak da istemiyordum.
Yatağımda dönüp dururken telefonum titredi.Ekrana baktım.Karan.Mesajı açtım.
“Bugün söylediklerim için özür dilerim.”
Bir süre ekrana baktım.Cevap yazdım.
“Sorun değil.”
Mesajımı gördü.Bir süre cevap gelmedi.Sonra:
“Yarın salona gel.”
Dudaklarımın kenarı hafifçe kıvrıldı.Cevap yazdım.
“Neden?”
Bu kez cevap biraz daha uzun sürdü.
“Sana anlatmak istediğim bir şey var.”
Kalbim hızlandı.
“Geçmişinle mi ilgili?”
Uzun bir süre cevap gelmedi.Tam telefonu bırakacakken yeni mesaj geldi.
“Belki.”
Kaşlarımı çattım.Karan gerçekten insanı merakta bırakmayı biliyordu.Ertesi sabah salona gittiğimde Karan henüz gelmemişti.
Babam ringi hazırlıyordu.Yanına gidip yardım etmeye başladım.Bir süre hiçbirimiz konuşmadık.Sonunda dayanamadım.
“Baba.”“Efendim?”“Karan nasıl biri?”Babam elindeki bandajları masaya bıraktı.“Sana bunu daha önce söyledim.”“Ama ben gerçekten merak ediyorum.”Babam derin bir nefes aldı.
“Karan’ın hayatında zor bir dönem oldu.”
“Ne oldu?”“Gece…”“Biliyorum. Kendisi anlatmalı.”Babam bana baktı.“O zaman bekle.”Başımı salladım.Tam o sırada kapı açıldı.Karan içeri girdi.Elinde spor çantası vardı.Bizi görünce selam verdi.
“Günaydın.”“Günaydın,” dedim.Karan babama baktı.“Hocam, bugün biraz erken geldim.”“Fark ettim.”Karan çantasını kenara bıraktı.Sonra bana baktı.
“Sen de gelmişsin.”Gülümsedim.
“Sen çağırdın.”“Doğru.”Bir süre sonra babam başka bir sporcuya yardım etmek için yanımızdan ayrıldı.Karan benim yanıma geldi.“Dün gece mesajımı düşündün mü?”“Evet.”“Korktun mu?”Şaşırdım.“Neden korkayım?”“Çünkü insanlar genelde bilmedikleri şeylerden korkar.”Başımı iki yana salladım.“Ben korkmadım.”
“Emin misin?”
“Eminim.”
Karan bir süre sessiz kaldı.Sonra ringin kenarına oturdu.Ben de yanına oturdum.Aramızda birkaç adımlık mesafe vardı.Karan ellerine baktı.
“Ben küçükken de boks yapıyordum.Ama o zamanlar sadece spordu.”Ses tonu değişmişti.İlk defa geçmişinden bahsetmek onun için gerçekten zor gibiydi.“Sonra?”Karan başını kaldırdı.“Sonra bazı şeyler oldu.”Bekledim.
Devam etmesini istememe rağmen onu sıkıştırmadım.Bir süre sonra kendi kendine konuşmaya devam etti.“Bir süre boks yapmayı bile bırakmak istedim.”“Neden?”
Karan bu soruya hemen cevap vermedi.“Çünkü ringe çıktığımda aklıma hep aynı şey geliyordu.”Ne olduğunu sormadım.Sadece bekledim.Karan gözlerini ringe çevirdi.
“Babam beni ilk kez burada gördüğünde çok küçüktüm. Bana her zaman güçlü olmam gerektiğini söylerdi.”“Baban da boksör müydü?”
Karan başını salladı.“Hayır. Ama boksu çok severdi.”
İlk kez Karan’ın yüzünde gerçek bir özlem gördüm.“Sonra ne oldu?”Karan dudaklarını birbirine bastırdı.“Onu kaybettim.”İçim burkuldu.Ne diyeceğimi bilemedim.“Karan…”
“Devamını bugün anlatamayacağım.”Başımı salladım.“Tamam.”Karan bana baktı.“Beni zorlamadığın için teşekkür ederim.”“Her şeyi hemen anlatmak zorunda değilsin.”Bir süre sessiz kaldık.Sonra Karan ayağa kalktı.“Ama bir gün anlatacağım.”
“Beklerim.”Karan başını salladı.“Biliyorum.”O sırada babam yanımıza geldi.“Karan, hazır mısın?”“Hazırım.”
Karan ringe çıktı.Ben yine kenarda oturup onu izlemeye başladım.Ama bu kez farklıydı.Artık karşımdaki kişinin sadece soğuk ve mesafeli biri olmadığını biliyordum.Karan’ın içinde sakladığı bir hikâye vardı.Ve o hikâyenin bazı sayfalarını bana göstermeye başlamıştı.
Belki güvenmek onun için kolay değildi.Ben de acele etmeyecektim.Çünkü bazı yaralar, anlatılmak için değil; önce anlaşılmak için zaman isterdi.Ve Karan Demirtaş’ın hikâyesi daha yeni başlamıştı.
Biliyorum kısa oldu ama başım çok ağrıyor ondan dolayı yazamadım 😢😢😢😢😢
Bölüm etkileşimi
