2. bölüm / 5
Ring’in GölgesindeHediyeler
Bölümler 5Şu an: Hediyeler
- 1 İlk Görüş874 kelime
- 2 Hediyeler1.830 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Kimsin sen1.073 kelime
- 4 Sesizliğin içinde2.612 kelime
- 5 İlk yakınlık828 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ben gece.İsmimin aksine karanlığı pek sevmezdim.Çocukluğumdan beri geceleri uzun uzun oturmayı, pencereden dışarıyı izlemeyi severdim ama karanlıkta kalmaktan hiç hoşlanmazdım.
Belki de bu yüzden hayatım boyunca etrafımı insanlarla doldurmuştum.Ben sessizliği sevmeyen insanlardandım.
Evde tek başıma kaldığımda televizyonu açar, müziği son ses dinler, bazen de mutfağa girip sırf canım sıkıldı diye bir şeyler yapardım.
Babam ise tam tersiydi.Hayatındaki en büyük aşkı bokstu.Ben doğduğumdan beri onun hayatında hep salonlar, maçlar, sporcular ve antrenmanlar vardı.
Çocukken babamın peşinden salona gitmekten başka seçeneğim yoktu. Zamanla orası benim için ikinci bir ev hâline geldi.Salondaki herkes beni tanırdı.
Ben de herkesi tanırdım.Ama Karan’ı…
Karan’ı daha dün tanımıştım.Ve garip olan, dün gece eve gittiğimden beri aklıma sürekli onun gelmiş olmasıydı.Bunu kendime itiraf etmek istemiyordum.Sonuçta sadece iki kelime konuşmuştuk.
Belki üç.
Sabah uyandığımda telefonuma baktım.Saat daha erkendi.Babamdan mesaj vardı.
“Salona erken geleceğim. Sen de gelirsen kapıyı açarım.”
Telefonu yatağın üzerine bıraktım.Bir süre tavana baktım.Sonra aklıma dünkü konuşmamız geldi.
“Belki de sen fazla sıcaksın.”
İnsanların beni böyle tanımlamasına alışkındım.Çok konuşurdum.Çok gülerdim.Sevdiklerime karşı fazlasıyla ilgiliydim.Ama bunun kötü bir şey olduğunu hiç düşünmemiştim.
Yataktan kalkıp hazırlandım.Aynanın karşısında saçlarımı toplarken kendi kendime baktım.
“Bugün normal davranacaksın, Gece.”
Sanki bunu yapmam gereken özel bir sebep varmış gibi…Salona vardığımda kapıyı babam açtı.”Günaydın”.” Günaydın, babacığım”.İçeri girip ona sarıldım.
Babam başımı okşadı.” Bugün erkencisin”.”Sen istedin”. “İyi ki istemişim”.
Gülümsedim.Çantamı kenara bıraktım.Sonra salonun içine baktım.Karan yoktu.Nedense içimde küçük bir hayal kırıklığı oluştu.Hemen kendime kızdım.
Ne bekliyordun ki?
Babamın yanına oturdum ve onunla konuşmaya başladım.Yaklaşık on dakika sonra salonun kapısı açıldı.
Karan girdi.Bakışlarımız karşılaştı.Dün geceki gibi hiçbir şey söylemedi.Ama bu kez…Bana küçük bir baş selamı
Karan’ın bana yaptığı o küçük baş selamından sonra gözlerimi kaçırıp babama döndüm.
Ama yüzümdeki gülümsemeyi engelleyemiyordum.
Dün gece bana attığı mesaj aklıma geldi
“İyi geceler, Gece.”
Ben de ona bir sürpriz yapacağıma söz vermiştim.Elimi çantama attım.İçindeki küçük pakete dokundum.Hâlâ oradaydı.
Dün akşam saatlerce düşünüp sonunda aldığım küçük bileklik.Karan’ın maçı yaklaşıyordu.
Babam son zamanlarda sürekli onun antrenmanından bahsediyordu. Karan’ın ne kadar çalıştığını da dün kendi gözlerimle görmüştüm.
Ona büyük bir şey vermek istememiştim.Sadece yanında olduğumu hatırlatacak küçük bir şey.
Babam bana baktı.” Ne saklıyorsun?”Elimi hemen çantamdan çektim.”Hiçbir şey.”Babam gülümsedi.”Gece, seni çocukluğundan beri tanıyorum”. “Tamam tamam”.Gülerek çantamı kapattım.
Tam o sırada Karan yanımıza geldi.” Ne konuşuyorsunuz?”Babam cevap vermeden önce bana baktı.Ben hemen araya girdim.”Hiçbir şey”.Karan gözlerini kıstı.” Yine mi?”Gülmemek için dudaklarımı ısırdım.” Belki”.Karan başını iki yana salladı.” Sen gerçekten merak uyandırmayı seviyorsun”. “Sen de merak etmiyormuş gibi davranmayı seviyorsun”.Karan birkaç saniye sustu.
Sonra hafifçe gülümsedi. “Belki de merak ediyorum”.Kalbim bir anlığına hızlandı.Ama belli etmemeye çalıştım.
Çantamı kucağıma aldım. “O zaman antrenmanını bitir.” “Sonra?”” Sonra sürprizin var”.Karan başını salladı.”Tamam”.Ring’e doğru yürüdü.Ben de arkasından bakarken avucumun içinde bilekliği sıktım.
Karan ringe çıktı.Babam eldivenlerini kontrol edip birkaç talimat verdi.
Ben de her zamanki yerime, ringin kenarındaki sandalyeye oturdum.
Gözlerim istemsizce Karan’ı takip ediyordu.İlk yumruğunu attığında salondaki sesler yeniden yükseldi. Her zamanki gibi ciddiydi. Sanki ringe çıktığında etrafındaki hiçbir şeyi görmüyordu.
Ben ise çantamın içindeki küçük paketi düşünüyordum.Dün akşam bunu alırken birkaç kez fikrimi değiştirmiştim.
Ya beğenmezse?
Ya takmak istemezse?
Sonra kendi kendime kızmıştım.Sonuçta sadece bir bileklikti.Ama Karan için neden bu kadar önemsediğimi bilmiyordum.
Antrenman yaklaşık yarım saat sürdü.Karan son yumruğunu attıktan sonra geri çekildi ve derin bir nefes aldı.
Babam elini kaldırdı. “Tamam. Beş dakika mola”.Karan ringden indi.İlk yaptığı şey su şişesine uzanmak oldu.
Sonra gözleri beni buldu.” Sürpriz?”Gülümseyerek ayağa kalktım. “Sabırsızlandın mı?””Biraz”.Çantamı açıp küçük paketi çıkardım.
Karan’ın karşısına geçtim.Paketi ona uzattım.”Al”.Karan paketi aldı ama hemen açmadı. “Gerçekten bana mı?” “Hayır, salondaki görünmez arkadaşına”.Karan ilk kez açıkça güldü.
“Çok komiksin”. “ Biliyorum”.Paketi açtı.Bilekliği görünce birkaç saniye sessiz kaldı.
Üzerinde küçük, sade bir detay vardı. “Şans bilekliği,” dedim.Karan parmaklarının arasında bilekliği çevirdi. “Neden bana?”Omuzlarımı kaldırdım. “Maçın var. Belki işe yarar”. “Şansa inanmam”.”Ben inanıyorum”.Karan gözlerini kaldırıp bana baktı.”O zaman takarım”.
Bilekliği bileğine geçirdi.
Ben farkında olmadan gülümsedim.
“ Yakıştı”.Karan bileğine baktı.Sonra tekrar bana. “ Teşekkür ederim’ Gece”.Adımı söylerken sesi her zamankinden daha yumuşaktı.
“Rica ederim, Karan”.O an babam uzaktan seslendi
“Karan! Molan bitti”.Karan gözlerini devirdi.”Geliyorum”.Sonra bana döndü. “Bunu çıkaracağımı sanma”.
Gülümsemem daha da büyüdü. “Çıkarma zaten”.Karan yeniden ringe çıktı.Ben de yerine oturdum.
Bileğindeki küçük bilekliği gördükçe içimde garip bir mutluluk oluyordu.
Daha dün tanışmıştık ama bugün onu dünden biraz daha fazla tanıyormuşum gibi hissediyordum.
Karan antrenmanını bitirdiğinde babam yanına gidip birkaç şey söyledi. Ben ise çantamı toparlamaya başladım.
Tam ayağa kalkmıştım ki Karan yanıma geldi.”Gidiyor musun?”Başımı salladım. Karan birkaç saniye sessizce bana baktı.Sonra bileğindeki bilekliğe gözlerini indirdi.”Bunu gerçekten çıkarmayacağım”.
Gülümsedim.” Söz mü?”Karan başını kaldırıp gözlerimin içine baktı.” Söz”.Bir an sessizlik oldu.Çantamı omzuma taktım.” O zaman ben çıkayım”.Tam arkamı dönecekken Karan’ın sesi geldi.
“ Gece”.Döndüm.
“Efendim?”Karan ellerini cebine koydu.
“Yarın gel”.
Şaşırdım.” Neden?”Omuzlarını hafifçe kaldırdı.”Bilmiyorum”.Gülümsememi engelleyemedim.”Bilmiyorsan neden çağırıyorsun?”Karan birkaç saniye sustu.
Sonra gözlerini benden kaçırmadan konuştu.”Gelmeni istiyorum”.
Kalbim bir anlığına hızlandı.Belli etmemeye çalışarak başımı salladım. “Tamam. Gelirim”.Karan’ın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.
“Görüşürüz”. “Görüşürüz”.Salondan çıkarken yüzümdeki gülümsemeyi saklayamıyordum.
Daha dün tanıştığım birinin, ertesi gün tekrar gelmemi istemesi neden bu kadar hoşuma gitmişti?Bunun cevabını henüz bilmiyordum.
Ama yarın kesinlikle gelecektim.Eve dönerken nedense adımlarım her zamankinden daha hafifti.Karan’ın söylediği cümleyi tekrar tekrar düşünüyordum.
“Gelmeni istiyorum.”
Bir insanın sadece birkaç kelimesi neden bu kadar aklımı meşgul ediyordu?Kendime bunun üzerinde fazla durmamam gerektiğini söyledim.
Sonuçta Karan sadece babamın öğrencisiydi.Hepsi buydu.
En azından şimdilik.Eve geldiğimde babam salondaki eşyaları toparlamakla uğraşıyordu.” Geldin mi?” “Yok baba daha yoldayım “ diyip gülümsedim .Çantamı bırakıp mutfağa geçtim.
Babam arkamdan seslendi. “Bugün Karan’la bayağı konuştunuz”.Elimdeki bardağı masaya bıraktım.”Bayağı mı?” “Sana göre bayağı.”Gülerek başımı salladım.” O kadar da değil”.
Babam bir süre sustu.Sonra “Karan kolay kolay kimseye alışmaz”.Bu cümleyle ona döndüm. “Ne demek istiyorsun?”Babam omuz silkti.”Bir şey demiyorum. Sadece onu tanımak istiyorsan sabırlı ol”.Bu söz aklıma takıldı.Karan’ı tanımak…Gerçekten istiyor muydum?
Belki.
Hem de düşündüğümden biraz daha fazla.
Odamda yatağıma uzandığımda gözlerimi kapattım.Bugün yaşananları düşündüm.Bilekliği.Karan’ın gülümsemesini.Ve en son söylediği o cümleyi.
“Yarın gel.”
Telefonumu elime aldım.Bir süre ekranı izledikten sonra ona mesaj yazmaya karar verdim.
“Yarın geleceğim.”
Gönderdikten sonra telefonu yatağın yanına bıraktım.Cevap gelir mi diye beklemeyecektim.
En azından kendime öyle söyledim.Beş dakika sonra telefonum titredi.Ekrana baktım.
“Bekliyorum.”
Sadece tek kelimeydi.Ama o gece uyumadan önce aklımda kalan da yine o kelime oldu.
Sabah olduğunda gözlerimi açar açmaz saate baktım.Normalde yataktan kalkmak için en az üç kez alarmı ertelerdim.Bugün ise alarm çalmadan uyanmıştım.
Bunun sebebini biliyordum ama kendime itiraf etmek istemiyordum.
Karan’ın dün gece attığı tek kelimelik mesaj hâlâ aklımdaydı.
“Bekliyorum.”
Yataktan kalkıp hazırlanırken aynada kendime baktım.”Sakin ol, Gece”.Sanki biriyle buluşmaya gidiyormuşum gibi heyecanlanmamam gerekiyordu.Sonuçta sadece salona gidiyordum.
Babamın yanına.Karan’ın olduğu salona…Kapıdan içeri girdiğimde salon her zamankinden daha sessizdi.Babam ortalarda yoktu.”Baba?”Cevap gelmedi.
Çantamı yere bırakıp etrafa baktım.Sonra arkamdan bir ses duydum.” Erken geldin”.
Döndüm.
Karan.Üzerinde antrenman kıyafetleri vardı ve saçları her zamanki gibi dağınıktı.” Sen de erken gelmişsi. “Ben her zaman erken gelirim.” “Biliyorum”.
Karan birkaç saniye bana baktı.”Dün neden geleceğini söyledin?”Şaşırdım.”Çünkü sen istedin.””Sadece o yüzden mi?”Ne diyeceğimi bilemedim.”Başka nedenim mi olmalı?”Karan cevap vermedi.
Bakışlarını kaçırıp ringe doğru yürüdü.Sonra arkasını dönmeden konuştu.
”Bugün baban gelmeden önce sana bir şey göstereceğim”.Merakla peşinden gittim.” Ne göstereceksin?”Karan ringin kenarında durdu.—“Dün bana sürpriz yaptın ya…”Bileğindeki bilekliğe baktı.” Ben de sana bir şey hazırladım”.
Şaşkınlıkla ona baktım.” Sen mi?”Karan başını salladı. İlk kez onun gerçekten ne kadar farklı biri olduğunu düşündüm.
Soğuk görünüyordu.Mesafeliydi.Ama sevdiği insanlara karşı sıcak olduğunu söylemişti.
Belki de bunu bana göstermeye başlamıştı.Ve ben, bunun nereye varacağını bilmeden, merakla beklemeye başladım.
“Ne hazırladın?” diye sordum.Karan cevap vermek yerine ringin yanındaki çantasına uzandı.İçinden küçük, siyah bir kutu çıkardı.Kutuyu bana uzattı. “Aç”.
Kutuyu alırken istemsizce gülümsedim.
”Gerçekten merak ettirdin”.
“Dün sen de aynısını yaptın”.Kutuyu açtım.
İçinde küçük bir kolye vardı. Gösterişli değildi. İnce ve sade bir zincirin ucunda küçük bir ay figürü bulunuyordu.Bir süre hiçbir şey söyleyemedim.Parmaklarımı kolyenin üzerinde gezdirdim.
”Bu…Karan “yüzüme baktı.” Beğenmedin mi?”Hemen başımı salladım.”Hayır, çok güzel”.
” O zaman neden sustun?”Gülümsedim.” Çünkü ilk defa biri bana ismimle ilgili bir şey almış”.
Karan ay figürüne baktı.” Gece’ye ay yakışır diye düşündüm”.Kalbim hızlandı.Kolyeyi avucumun içinde tuttum.
”Bana takar mısın?”Karan birkaç saniye sessiz kaldı.Sonra kolyeyi elimden aldı.Arkamı döndüm ve saçlarımı öne aldım.Karan kolyeyi boynuma takarken elleri dikkatliydi.
İşini bitirdiğinde bir adım geri çekildi.”Oldu”.Elimi kolyeye götürdüm.””Teşekkür ederim”.”Rica ederim”.
Tam o sırada salonun kapısı açıldı.Babam içeri girdi.Bizi görünce önce bana, sonra Karan’a baktı.” Ben bir şeyi mi kaçırdım?”Yüzüm ısındı.” Hayır!”Karan ise her zamanki sakinliğiyle eldivenlerini aldı.
”Antrenmana başlayabilir miyiz hocam?”Babam gülümseyerek başını salladı. “Başlayabiliriz”.
Karan ringe çıkarken bana bir kez daha baktı.
Ben de kolyeye dokundum.Daha dün tanışmıştık.Ama iki gündür hayatımda bıraktığı iz, bazı insanların yıllarca bıraktığından daha fazlaydı.Ve bunun iyi mi kötü mü olduğunu henüz bilmiyordum.
Karan ringe çıkarken gözlerim bir süre boynumdaki kolyede kaldı.Parmaklarımı ay figürünün üzerinde gezdirdim.Nedense içimde garip bir sıcaklık vardı.
Daha iki gündür tanıdığım birinin aldığı küçücük bir kolye, neden bu kadar anlamlı gelmişti?Belki de kolyenin kendisi değildi önemli olan.Beni düşünmüş olmasıydı.
Karan’ın dışarıdan nasıl biri olduğunu artık az çok anlamaya başlamıştım. İnsanlarla kolay kolay konuşmuyordu. Hislerini belli etmiyordu.
Birinin ona yaklaşmasına izin vermek yerine araya görünmez bir duvar koyuyordu.
Ama bana bir kolye almıştı.Üstelik ay figürlü.İsmimi düşünerek.Bu düşünce yüzümde istemsiz bir gülümseme oluşturdu.
“Gece”.Babamın sesiyle kendime geldim.”Efendim?” “İyi misin?” “İyiyim.”Babam şüpheyle yüzüme baktı. “Çok gülümsüyorsun.”” Gülmek yasak mı?”” Hayır”. “Sadece seni bu kadar sessiz görmek garip”.Gözlerimi devirdim.” Baba, ben de bazen sessiz olabilirim”.”Sen mi?”Gülerek başını iki yana salladı.”Seni doğduğundan beri tanıyorum”.Ben de güldüm.
Babam benim hayatımdaki en güvenli insandı. Annemle ilgili anılarım çok azdı. O yüzden çocukluğumdan beri babamla aramızdaki bağ farklıydı.Beni büyütürken hem baba olmuştu hem de çoğu zaman en yakın arkadaşım.Belki de bu yüzden onun çalıştığı salonu bu kadar seviyordum.
Burada kendimi yalnız hissetmiyordum.Ringdeki Karan’a baktım.Babam onunla konuşuyor, hareketlerini düzeltiyordu.Karan dikkatle dinliyordu.Bir süre sonra babam geri çekildi.” Tekrar”.Karan yumruğunu kaldırdı.
Kum torbasına vurdu.
Bir.
İki.
Üç.
Her yumrukta yüzündeki ifade biraz daha sertleşiyordu.Ben onu izlerken dün söylediği cümle aklıma geldi.
“Sevdiğim insanlara karşı değilim.”
Acaba Karan’ın sevdiği insanlar kimdi?Ailesi?
Arkadaşları?
Babam?
Onun hakkında hiçbir şey bilmiyordum.Ve ilk defa gerçekten merak ediyordum.Antrenmanın ortasında Karan’ın bakışları bir anlığına bana kaydı.Göz göze geldik.
Bu kez ikimiz de hemen bakışlarımızı kaçırmadık.Karan’ın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.Ben de gülümsedim.Babam bunu fark etmiş olacak ki başını iki yana salladı.”Siz ikiniz çok garipsiniz”Neden?””Hiç”.Babam tekrar Karan’a döndü.”Devam”.Ben de sessizce oturdum.
Bir süre sonra Karan’ın nefesi ağırlaşmaya başladı. Alnındaki teri havluyla sildi.Babam su molası verdi.Karan ringden indiğinde doğrudan yanıma geldi.”Sıkıldın mı?”Başımı salladım.” Hayır.”” İki saattir burada oturuyorsun”.”Seni izlemek sıkıcı değil”.Cümle ağzımdan çıkar çıkmaz ne söylediğimi fark ettim.
Karan kaşlarını hafifçe kaldırdı.Ben hemen toparlamaya çalıştım.” Yani… boksu izlemek sıkıcı değil”.Karan’ın dudaklarının kenarı kıvrıldı.” Tabii.”
” Gülme.
“Gülmüyorum.”
“Gülüyorsun”.
“ Biraz”.
Ben de istemeden güldüm.O sırada Karan’ın bakışları boynumdaki kolyeye kaydı.”Çıkartmamışsın”.Elimi kolyeye götürdüm. “Asla” “ Beğendin yani?”
“Çok.”Karan başını salladı.”Güzel.” “Sadece “güzel” mi?”
“ Ne dememi istiyorsun?””Bilmiyorum.””Daha güzel bir şey söyleyebilirdin”.Karan birkaç saniye düşündü.”Sana yakışmış”.Gülümsedim. “Böyle daha iyi”.Karan başını iki yana salladı.”Seninle uğraşmak zor.”” Daha yeni başladık”.
Karan bir an sustu.Sonra gözlerimin içine baktı.”Farkındayım”
.Bu cümleyi söylerken sesi sakindi.Ama nedense ikimizin de birkaç saniye konuşmasına engel oldu.Sonra babam yeniden seslendi.
“Karan!”Karan ringe döndü.Ben de olduğum yerde kaldım.Boynumdaki ay figürüne tekrar dokundum.İki gündür tanıdığım Karan Demirtaş’ın hayatımda ne kadar yer kaplayacağını bilmiyordum.
Belki birkaç gün sonra bu kolye sadece bir kolye olacaktı.Belki de…Hayatımın en önemli anılarından birinin başlangıcı olacaktı.
Ama o gün bunu bilmiyordum.Sadece içimde, açıklayamadığım bir his vardı.Ve o his bana bir şeylerin değişmek üzere olduğunu söylüyordu.
Acaba o his neeee ???? Beğenmeyi unutmayınnnn!😘😘😘😘✨
Bölüm etkileşimi
