6. bölüm / 8
Potanın altındaYeni sınıf
Bölümler 8Şu an: Yeni sınıf
Tekrar sınıfa girdiğimde bir grup kız arka sırada oturuyorlardı. Çantamı koyduğum sıraya oturdum. Bir kaç dakika geçmeden sınıfa bir çocuk girdi. Kendini havalı sanan tiplerden. Benim oturduğum sıraya doğru yöneldi.
-Kalk yerimden.
Nasıl bu kadar kaba olabiliyordu.
-Nasıl yani ?
-Nesni anlamadın yarimden kalk.
-Belki daha kibar söyleyebilirsin hah ne dersin ?
Normalde kavga seven biri değilimdir ama biri emir vererek kaba konuştuğunda kendimi çokta tutamıyorum.
-Sen yeni misin ?
Burda ki herkes kafayı yemiş olmalıydı. Yeni gördüğün birine neden yeni misin diye sorarsın ki ?
-İlk defa gördüğüne göre.
-Annenle baban seni çok şımartmış olmalı.
Hayır güçlü durmalıyım. Şuan ağlayamam. Önce sinir bozucu bir şekilde güldüm.
-Yanlış cevap. Beni şımartabilecek ne annem oldu ne de babam. Tamam mı ?
Donup kalmıştı. Sınıftaki herkes bize bakıyordu. Tam o sırada arkadan bir kız seslendi.
-Benim yanıma oturabilirsin.
Kıza döndüm.
-Teşekkürler.
Çocuk hala bana bakarken ben çantamı alıp kızın yanına oturdum. Madem burda herkes çok bilmişti o zaman benimde kararlı olmam gerekiyordu.
-Oğuzla nasıl böyle konuşabildin lütfen bana da öğret.
-Ne var ki şununla konuşmakta.
Kız tam konuşacaktı ki arka sırada bir tane çocuk kızın lafını kesti.
-Sınıfta ki herkes oğuzla iyi anlaşır. O sevdiği herkese karşı korumacıdır ama emrivaki konuşur.
-Belli.
Kız söze girdi.
-Ben nehir bu arada.
-Ceren bende.
-Bende can. Nehirin erkek arkadaşıyım.
Nehir kafa salladı. Yakışıyorlardı ve mutlu görünüyorlardı. Tam bu sırada içeriye hoca girdi. Ders boyuncada oğuzun gözlerini üzerimde hissettim.
Dersten çıktıktan sonra okulu dolaşmaya başladım. Koridoru dolaşırken demiri gördüm. Hazır görmüşken kütüphanenin yerini de soracaktım.
-Demir !
-Efendim.
-Kütüphane nerde ?
-Hani asla bana birşey sormazdın.
Ne diyeceğimi bilemedim.
-Üst katta. Eşlik edebilirim.
-Sen bilirsin ama arkadaşların seni bekliyor galiba.
Dedim arkada duran arkadaşlarını göstererek. Bunlar kazadaki arkadaşlarıydı.
-Yo onlar kantine gidiceklerdi.
Diyerek bana ilerlmem gerektiğini işaret etti.merdivenleri çıkmaya başladık. Ama etraf çok kalabalıktı başım dönmeye ve midem bulanmaya başlamıştı. Ayakta daha fazla duramazdım bir yere otumalıydım.
Demirin kolunu çektim. Demir ne olduğunu anlamamış bir şekilde bana bakıyordu.
-Başım dönüyor kendimi iyi hissetmiyorum, bir yere oturmam lazım.
-Tamam
Diyerek elimi tuttu ve beni medivenlerden hızla çıkartıp koridorda duvara sırtımı yaslayabileceğim şekilde oturtturdu. Midem hala bulanıyor başım zonkluyordu. Demir bana bakarak.
-Aglorafobi.
Dedi. Ne yalan söyliyim hiç birşey anlamamıştım ama kolumdan tutup beni kaldırdı ve insanların olmadığı bir yere götürdü. Kendimi biraz daha rahatlamış hissediyordum.
-Az önce ne dedin sen ?
-Kalabalık alan fobisi var sende.
-Ne bunu ben neden bilmiyorum peki.
-Belkide daha önce bu kadar kalabalıkta bulunmamıştın yada bulunsan bile yanında sana güvende hissettiren birileri vardı.
-Doktor iki vakası öyle mi ?
Anlamamış bir şekilde bana bakmayı sürdürdü. Ben ise sırıtıyordum.
Bu aralar yazcak çok birşey bulamıyorum eğer fikirleriniz varsa yorumla yazabilirsiniz.
