4. bölüm · Potanın altında
Yaman koleji
-Bu tren biraz fazla hızlı değil mi efe. Efe niye cevap vermiyosun.
Hava çok karanlıktı ne işimiz var bu saatte burda.
Trenden indiğimizde emir, yiğit ve gökçe beni bekliyordu.
-Emir bu şey çok hızlı ve eğlenceli.
Emirde konuşmadı, neden kimse tek kelime bile etmeden öylece duruyor.
Arabaya doğru ilerlerken zuhal hanım yanımıza geldi.
-Bırakın beni bırakınnnn !
Kimseden ses yok.
-Emir, yiğit, gökçe bir şey yapsanızaa
Uyandım. Terden sırıl sıklam olmuştum. Titriyordum. Kapı açıldı ve mehtap hanım içeri girdi.
-Cerencim iyi misin ?
Uykudan yeni uyanmış gözlerimle mehtap hanıma bakıyordum.
-İyiyim. Sizi uykunuzdan uyandırdıysam özür dilerim.
-Sorun değil canım zaten ben seni uyandırmaya geliyordum.
Hayır ya. O demir denen serseriyle gidicektim okula.
-Tamam ben hazırlanıyorum mahtap abla.
Ve odamdan çıktı. Yataktan kalkıp duşa girdim ve kendimi buz gibi suyun altına soktum.
Duştan çıktıktan sonra yatağın üzerine büyük ihtimalle mehtap hanımın bıraktığı okul formasın-ı giydim. Karışmış saçlarımı makyaj masasının üzerinde ki tarakla taradım ve dağınık topuz yaptım.
Aşağı indiğimde mehtap hanım bana bir okul çantası uzattı.
-Teşekkürler.
-Rica ederim ne demek.
Arkasını dönüp mutfağa doğru giderken tekrar bana döndü.
-Bu arada kahvaltı hazırlayacaktım ama demir ben kahvaltı yapmak için cafeye gidicem deyince birlikte gidersiniz diye hazırlamadım.
Bu kadın neden bana hiç bir şey sormuyordu.
Kapı çalındı.
-Ben bakarım mehtap abla.
-Tamam canım.
Kapıya doğru yöneldim ve kapıyı açtım. Keşke açmasaydım.
-Selam
Kahveringi gözleriyle beni baştan aşağı süzdü.
-Dilsiz misin kızım sen ?
-Bu sadece bazı kişilere özel.
Dedim. Arada ki mesafeyi kapattı.
-Hallederiz güzelim.
Iyy bune yılışıklık.
-Bana bak ben o tanıdığın kızlara benzemem.
-Tanımama izin ver o zaman.
-Asla !
Diyerek uzaklaşırken kolumdan tuttu.
-Dur gitme daha kufi kafada okucaz.
-Ne, ne saçmalıyorsun sen.
-Diyorum ki okula geç kalıcaz birde daha kahvaltı yapıcaz. çantanı al gel.
Gözlerimi devirip salona doğru yürüdüm. Çantayı bıraktığım yerden aldım ve mehtap ablaya doğru yürüdüm.
-Çıkıyor musunuz canım.
-Evet, mahtap abla.
-Tamam dikkatli olun.
Demire döndü.
-Demir kızım sana emanet. Okula geçtiğinzde beni arayın.
-Tamam mehtap abla.
Kapıya doğru yürümeye başladık. Bir koleje gidecek olmak beni hiç mutlu etmiyordu. Herkes zengin, kolej bebesi ve herkes erkek peşinde koşuyor. Yani bunlar genelde izlediğim dizilerde oluyor. Belkide bunların hepsi benim ön yargımdır.
-Ne düşünüyorsun bu kadar.
-Sana ne ?
-Ayıp oluyor ama.
Bu söz bana birini hatırlatmıştı. Arabanın kapısını benim için açtı. Ayy ne kadarda centirmen. Buna düşen kızlara Allah akıl fikir versin.
Arabaya bindim. Yanımdaki sürücü koltuğuna oturdu ve arabayı çalıştırdı.
-Gideceğimiz yer benim favori yerimdir.
-Seninle zevklerimizin aynı olduğunu düşünmüyorum.
İlerlemeye başlamıştık.
-Aa niye öyle dedin ki.
Konuşmadım. Bu tip için kendimi yoramazdım.
-Sen mehtap ablanın üvey kızıydın dimi.
Başladık.
-Evet bi sorun mu var ?
-Mehtap abla tatlı kadındır.
Bu gördüğü her kadına tatlı mı diyordu. İnşallah öyle değildir.
-Hıhı
-Niye hiç konuşmuyorsun.
-Sen niye hiç susmuyorsun.
Bunu biraz yüksek sesle konuşmuş olucaktım ki önüne dönüp sustu.
-Pardon
Dedim.
-Sorun yok.
-Sen nasıl araba kullanabiliyorsun, 17 yaşında değil misin ?
Aniden bana döndü ve gözlerini büyüttü.
-Eğer polis görürsen söyle.
-Ne ? Ehliyetin yok mu?
Gülmeye başladı.
-18 yaşındayım ben.
Rahatlamış bir şekilde oh çektim.
-O zaman 11 değilsin.
-Bir insanın hiç mi doğru tahmini olmaz.
Nasıl ya ?
-Ben 18 yaşında bir 11. sınıf öğrencisiyim. Hadi geldik atla.
Kapıyı açtım. Okula gelmişitik. Yaman koleji. Okul kapısından içeri girdik. Demir kapının kenarındaki bir kaç çocuğa selam verdi. Bana döndü.
-Sen sayısal mısın?
-Evet.
Yüzü düştü.
-Farklı sınflardayız. Ben sözelim.
Suratıma bir gülümseme yayıldı.
-Sen bu durumdan memnunsun galiba.
Kafamı evet dercesine salladım.
Yürümeye devam ettik. Acaba şuan gökçeler ne yapıyordu.
-Hani kahvaltı yapıcaktık
-Kantin tostu.
Gülümsedi.
-Yurt kahvaltısı bile daha iyiydi.
Merdivenleri çıkmaya başladık. Emir ve yiğit ne yapıyordu. Yada EFE.
Bir dakika efenin burda ne işi var. Hayal mi görüyorum.
-Efe
Bana döndü.
-Ceren, oha nasılsın?
Sarıldım.
-İyi, sen ?
-Bende iyi.
Demir şaşkınlıkla bize bakıyordu.
-Siz nerden tanışıyorsunuz.
-Boşver.
Efe demire dönerek.
-Asıl siz nerden tanışıyorsunuz ?
-Mehtap ablanın kızıymış benimle gönderdi.
Efe kulağıma yaklaştı.
-Bu çocuktan uzak dur.
Tamam dercesine kafamı salladım.
Efeye el salladım. Demirle birlikte okul kapısından içeri girdik.
-Efeyle aranızda bir şey mi oldu ?
Kantine oturduk. Kantinci abiye gitti ve bir şeyler söyledi. Karşıma oturdu. Az önceki halinden eser yoktu. Belliki soru sorma sırası bana gelmişti.
-Efeyle aranızda bir şey mi oldu ?
Diye tekrarladım.
-Efe benim ikizim, uzun zaman önce anne ve babalarımız boşandı. Ben babamda o annemde kalıyor. Ama aramız hiç de eskisi gibi değil.
Derken üzüldüğü belli oluyordu.
-Seninde eski günleri özlediğin oluyor mu ?
-Sence ?
Gülümsedi.
-Sen benim hakkımda bir kaç bir şey öğrendin sıra bende.
Sırıttım.
-Bu bir anlaşma değildi.
Gülümsemesi düştü.
🏀🏀🏀
Kahvaltıyı yaptıktan sonra demirle birlikte okulu gezmeye başlamıştım.
Koridorları genişti. Sınıfımı gösterdi çantamı boş gördüğüm bir sıraya koydum.
Demirin yanına döndüm. Bana kendi sınıfını da gösterdi.
-Bir sorun olursa bana gel.
-Asla, kendim hallederim.
-Tamam o zaman. Bayss !
-Mümkünse görüşmeyelim.
