3. bölüm · Potanın altında
Yenilikler iyid(eğil)ir
Nasıl yapmışlardı bunu, nasıl gitmeme izin vermişlerdi. Dört yaşımdan beri ben burdaydım. Buraya aittim.
Başka bir yere gitmek bana göre değildi. Başka bir okul, başka arkadaşlar, tanımadığın anne ve baba, yeni kişiler, tek çocuk olmak bana göre değil. Özellikle evlatlık verildiğiniz insanlar zengin ve soyadları ün yapmışsa hayat hiç kolay değildir. Tabi bunların hepsi benim fikrim. Peki ya bu zengin hayatına uyum sağlayıp - ki başka bir seçenek yok - emiri, gökçeyi, yiğiti, efeyi herkesi unutursam. Ya kendimi fazla kaptırırsam. Araba durmuştu kadın arkasını dönüp bana gülümsedi.
-İnebilirsin canım.
Arabanın kapısını açtım. İki,üç katlı evlerin - daha çok villa gibi - olduğu bir siteydi. Sokak sokak ayrılmıştı.
Evlerin dış cephesi yeni duruyordu. Kahve ve beyaz renkli duvarları vardı. Evin bahçesine girerken otomatik açılıp kapanan bir kapıdan girmiştik. Kapıdan girdiğinizde beton bir yol dümdüz devam ediyordu. Betonun yanlarında çimenler ve çiçekler vardı. Beton yoldan dümdüz gittiğinizde ise evin giriş kapısı karşılıyordu sizi. Kadını takip ettim. Evin kapısından içeri girdik. Koridorun sonu kocaman bir solona açılıyordu. Amerikan mutfaklı bir evdi. Her yer çok temiz ve çok düzenliydi. Hemen kenarda üst kata çıkan bir merdiven vardı. Merdivenden yukarı çıktığımda iki tane kapı vardı. Soldaki kapıdan girdim.
Kocaman bir odaydı. Yuvarlak bir yatak, yatağın yanında iki adet komidin karşı duvarda bir çalışma masası ve onun biraz uzağında makyaj masası vardı. Bir duvar neredeyse komple camdı. Kapıdan girdiğinizde sağda ise kocaman bir kitaplık vardı.
-Burası senin odan ceren.
-Teşekkürler ama bu kadar şeye hiç gerek yoktu.
-Hiç duymamış olayım. Sen odanda biraz vakit geçir. Birazdan alışverişe çıkacağız.
-Yarın çıksak olmaz mı ? Bu gün dinlensem.
-Tamam yarın çıkalım. Saat 7 ye doğru yemek yiyeceğiz ben seni çağırırım.
-Tamam, teşekkürler.
Ve kapı kapanmıştı, artık odada tektim. Odada gezinmeye başladım. Herşey kusursuzdu. En ufak bir dağınıklık yoktu. Perdeleri açtım ve dışarı baktım. Sokak bomboştu hiç ses yoktu. Ama aniden bir gürültü koptu. Mahalleye giren araba evin önündeki arabaya çarpmıştı. O sesle karşıdaki evden bir kadın ve adam çıktı, bende odamdan çıkıp aşağıya indim. Kadın bana baktı.
-Sesi duyup mu indin ?
-Evet.
-Bizde dışarı çıkıcaktık istersen gelebilirsin.
Kabul edip dışarı çıktım. Arabadan ilk önce uzun boylu kumral bir çocuk indi. Araba kullandığına göre 18 yaşında falandı çokta büyük durmuyodu. Ardından bir kızla başka bir çocuk daha indi. İnen kız esmerdi kıvırcık saçları vardı. Diğer çocuk ise sarışındı manken gibiydi.
Kadınla birlikte arabaya doğru yürüdük. Kumral çocuk bize doğru yaklaştı.
-Mehtap abla gereçkten çok özür dileriz.
-Demircim size birşey olmadı değil mi ?
Kumral çocuğun adı demirdi demek.
-Bize birşey olmadı mehtap abla.
Bu durumda üvey annemin adınında mehtap olduğunu öğrenmiştim. Mehtap hanımın telefonu çalmıştı.
-Pardon çocuklar ben hemen gelicem.
Diyerek uzaklaştı. Demir denen çocuk beni baştan aşağı süzdü.
-Selam !
-Merhaba.
Elini uzattı.
-Demir ben.
Bende elimi uzattım.
-Ceren.
Dedim sahte bir gülümsemeyle. Tiplerinden belliydi klasik site çocuğu ve şımarık kolej bebesi oldukları.
-Çok yargılayıcı baktın.
Sustum.
-Pek konuşkan değiliz galiba.
Yine birşey demedim desem bile ne diyim.
-Yeni misin burda daha önce hiç görmedim seni ?
Biraz zeka olsaydı görmediğin bir insanın yeni olduğunu anlardın. Hatırlat sana bir beyin nakili bulayım.
-Evet.
Demir çok değişik bakmaya başlamıştı ve gerçekten çok rahatsız ediciydi. Mehtap hanım telefonunu pantolonunun cebine koyarak bize doğru yaklaştı.
-Bakıyorum da baya iyi anlaştınız.
Bu kadın kör galiba yada yalancı. Ya ne demezsiniz baya iyi anlaştık.
-Tatlı kız.
Sensin lan tatlı bisküvü pastası. Ama o ucuz olur sana sen daha çok sufle falan.
-Madem iyi anlaştınız yarın okula sen bırakabilir misin cereni. Hem okulu falanda tanıtırsın basket kulübünü. Ne dersin ?
Neee ! Ben bu sufleyle hayatta gitmem. Kendim öğrenirim okulu. Ben beynim elimde dolaşmıyorum.
-Seve seve.
Derken bana bakıyordu. Bende tiksinerek ona.
