Bölümler 15Şu an: 8.Bölüm Kapıyı 3 Kez Tıklatan Şey
- 1 1. Bölüm Gece 03:17'de Duvarın İçinden Gelen Ses179 kelime
- 2 2. Bölüm 03:17'DEN SONRA524 kelime
- 3 3.Bölüm Karanlık Odanın İçindeki Şey445 kelime
- 4 4.Bölüm Karanlıktaki Merdiven407 kelime
- 5 5. Bölüm Okiku'nun Kuyusu225 kelime
- 6 Bölüm 6. Ormanda Duyulan Şey Seni Tanır464 kelime
- 7 Bölüm 7. Koridordaki Şey571 kelime
- 8 8.Bölüm Kapıyı 3 Kez Tıklatan Şey925 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 Bölüm 9. ASANSÖR 6. KATA ÇIKMIYORDU952 kelime
- 10 10. Bölüm Karanlığın İçinden Gelen Ses930 kelime
- 11 11. Bölüm Geceyi Yutan Ev; 03:17'Nin Sırrı835 kelime
- 12 12. Bölüm Kapıya Vuran Şey688 kelime
- 13 13. Bölüm 3. Kattaki Boş Oda566 kelime
- 14 14. Bölüm Gözlerini Kapatmayan Bebek1.031 kelime
- 15 15. Bölüm Son Tur:03:17 Lunaparkı847 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Mira yeni eve taşındığında yağmur yağıyordu.
Gökyüzü griydi.
Sokak bomboştu.
Taşındıkları apartman diğer binalardan daha eski görünüyordu. Duvarlarında siyah lekeler vardı ve bazı camlar içeriden tahtalarla kapatılmıştı.
Annesi anahtarı çevirirken zorlandı.
Kapı açıldığında içeriden ağır bir rutubet kokusu yayıldı.
Mira burnunu kapattı.
“Burada biri mi öldü?”
Annesi sinirli şekilde baktı.
“Saçmalama.”
Ama ev gerçekten tuhaftı.
Koridor gereğinden uzundu.
Sanki ev dışarıdan göründüğünden daha büyüktü.
Ve en kötüsü…
Evde sürekli bir ses vardı.
Çıt.
Çıt.
Çıt.
Sanki duvarların içinde biri dolaşıyordu.
İlk gece Mira uyuyamadı.
Telefonundan müzik açtı.
Kulaklığını taktı.
Battaniyeyi kafasına çekti.
Ama saat tam 03:17’de müzik durdu.
Telefon kendi kendine kapanmıştı.
Ekran simsiyah oldu.
Sonra odanın kapısından üç tıklama geldi.
Tak.
Tak.
Tak.
Mira dondu.
Annesi sanmıştı.
“Anne?”
Cevap yoktu.
Yavaşça yataktan indi.
Kapıya yürüdü.
Kapıyı açtı.
Koridor boştu.
Ama koridorun sonunda bir kadın duruyordu.
Çok uzundu.
Saçları yere kadar uzanıyordu.
Yüzü görünmüyordu.
Kadın hareketsizdi.
Mira korkuyla geri çekildi.
Kapıyı çarparak kapattı.
Kalbi deli gibi atıyordu.
Bir süre ses gelmedi.
Sonra…
Tak.
Tak.
Tak.
Bu kez kapının ÖTEKİ tarafından değil…
Dolabın içinden geldi.
Mira yavaşça dolaba baktı.
Kapak hafif aralıktı.
Karanlığın içinden uzun, ince bir parmak dışarı çıktı.
Sonra ikinci.
Sonra üçüncü.
Kapak yavaşça açıldı.
İçeride çömelmiş biri vardı.
Kadın.
Ama bu kez yüzünü görüyordu.
Kadının ağzı yoktu.
Gözleri vardı sadece.
Kocaman, simsiyah gözler.
Ve boynu normalden çok daha uzundu.
Kadın aniden dolabın içinden çıkmaya başladı.
Kemikleri çatırdıyordu.
Kolları çok uzundu.
İnsan gibi hareket etmiyordu.
Örümcek gibi sürünüyordu.
Mira çığlık atıp kapıya koştu.
Koridora fırladı.
Annesinin odasına vurdu.
“Anne! Anne aç!”
Kapı açıldı.
Ama içeride annesi yoktu.
Oda tamamen karanlıktı.
Ve tavanda bir şey vardı.
Bir sürü insan yüzü.
Duvarın içine gömülmüşlerdi.
Ağızları açılıp kapanıyordu.
Ama ses çıkmıyordu.
Bir tanesi yavaşça Mira’ya döndü.
Ve fısıldadı:
“Kaç.”
Tam o anda arkasından sürünme sesi geldi.
Mira döndü.
Kadın koridorda emekliyordu.
Ama artık daha büyüktü.
Kolları uzamıştı.
Parmakları yerde sürünüyordu.
Saçlarının arasından siyah bir sıvı damlıyordu.
Ve en korkuncu…
Kadının karnı hareket ediyordu.
Sanki içinde birileri vardı.
Bir anda kadının derisi yırtıldı.
İçinden insan elleri çıkmaya başladı.
Onlarca el.
Çocuk elleri.
Duvarlara tutunarak dışarı çıkmaya çalışıyorlardı.
Mira nefes alamıyordu.
Kadın kafasını aniden ters çevirdi.
ÇAT.
Boynu tamamen dönmüştü.
Şimdi ona bakıyordu.
Sonra koşmaya başladı.
Ama insan gibi değil.
Kollarıyla tavana tutunup örümcek gibi ilerliyordu.
Mira çığlık atarak salona kaçtı.
Kapıyı açmaya çalıştı.
Kapı açılmadı.
Kilit dönmüyordu.
Arkasındaki ses yaklaşıyordu.
TIK.
TIK.
TIK.
Mira ağlayarak kapıyı yumrukladı.
“YARDIM EDİN!”
Tam o sırada televizyon kendi kendine açıldı.
Ekranda görüntü yoktu.
Sadece cızırtı vardı.
Sonra görüntü geldi.
Kendi odasını görüyordu.
Yatağını.
Dolabı.
Ve yatağın altında bir şey vardı.
Uzun beyaz bir yüz.
Yavaşça kameraya doğru süründü.
Ekrandaki yaratık bir anda kafasını çevirdi.
Ve televizyonun içinden Mira’ya baktı.
Sonra televizyonun camı şişmeye başladı.
İçerden biri bastırıyordu.
Bir EL dışarı çıktı.
Ardından ikinci.
Sonra yüzsüz bir kafa.
Yaratık televizyonun içinden çıkıyordu.
Mira geriye sendeledi.
Arkasında nefes sesi duydu.
Kadın tam arkasındaydı.
Soğuk parmakları Mira’nın omzuna dokundu.
Ve kulağına fısıldadı:
“Sen artık evi gördün.”
Bir anda ışıklar söndü.
Tamamen karanlık oldu.
Mira hiçbir şey göremiyordu.
Ama sesleri duyuyordu.
Evin her yerinden.
Sürünme sesleri.
Ağlama sesleri.
Fısıltılar.
Ve çocuk kahkahaları.
Birisi saçına dokundu.
Başka biri ayağını tuttu.
Karanlıkta onlarca insan vardı.
Mira çırpınmaya başladı.
Sonra telefonunun ekranı yandı.
Zayıf ışıkta etrafını gördü.
Ve çığlık attı.
Salon insanlarla doluydu.
Ama bunlar normal insanlar değildi.
Bazılarının yüzü yoktu.
Bazılarının gözleri dikilmişti.
Bazılarının çenesi kopuktu.
Hepsi hareketsiz şekilde ona bakıyordu.
Sonra hepsi aynı anda gülümsedi.
ÇAT.
Ağızları normalden fazla açıldı.
Bazılarının çenesi göğsüne kadar indi.
Ve hepsi aynı anda konuştu:
“ALT KATTAKİ ŞEY UYANDI.”
Bir gürültü duyuldu.
Derinden gelen bir ses.
GÜÜÜÜÜM.
Apartman sallandı.
Duvarlarda çatlaklar oluştu.
Yerden siyah sıvı sızmaya başladı.
Ve koridorun sonundaki kapı yavaşça açıldı.
Mira o kapının daha önce orada olmadığını fark etti.
Kapının içi tamamen karanlıktı.
Ama içeriden nefes sesi geliyordu.
Çok büyük bir şeyin nefesi.
DUFFFF.
DUFFFF.
DUFFFF.
Apartmandaki herkes aynı anda diz çöktü.
Hepsi karanlık kapıya bakıyordu.
Kadın da diz çöktü.
Sonra fısıldadı:
“O geliyor.”
Kapının içinden uzun bir kol çıktı.
İnsan kolu değildi.
Derisizdi.
Kemikleri görünüyordu.
Sonra ikinci kol çıktı.
Kapının çerçevesi çatlamaya başladı çünkü içerideki şey çok büyüktü.
Mira geri geri yürüdü.
Ama biri ayağını tuttu.
Yere baktı.
Zeminin altından yüzler çıkıyordu.
İnsan yüzleri.
Hepsi ağlıyordu.
Bir tanesi gözlerini açtı.
Ve Mira’nın annesinin sesiyle konuştu:
“Mira… sakın arkanı dönme…”
Ama Mira döndü.
Ve hayatının son hatasını yaptı.
Çünkü kapıdan çıkan şeyi gördü.
Onun bir yüzü yoktu.
Bir kafası da yoktu.
Sadece devasa bir ağız vardı.
Tüm bedeni ağızlardan oluşuyordu.
Binlerce insan dişi vardı.
Ve ağızların içinden insanlar bağırıyordu.
Bazıları hâlâ canlıydı.
Yaratık tavana kadar uzanıyordu.
Apartmanın içi onun bedeniydi sanki.
Bir anda tüm ışıklar patladı.
Karanlıkta sadece ağızların açılıp kapanma sesi duyuluyordu.
Ve sonra…
Her şey sessizleşti.
Ertesi sabah apartman tamamen boş bulundu.
Polis hiçbir ceset bulamadı.
Kapılar açıktı.
Masalarda kahvaltılar duruyordu.
Televizyonlar hâlâ açıktı.
Ama insanlar yoktu.
Sadece bir şey bulundu.
Mira’nın telefonu.
Şarjı bitmek üzereydi.
Polis videoyu açtı.
Kayıt kendi kendine başlamıştı.
Videoda Mira karanlıkta ağlıyordu.
Kamera titriyordu.
Ve arkasında bir şey duruyordu.
Devasa.
Uzun.
Nefes alıyordu.
Mira kameraya bakıp fısıldadı:
“Eğer bunu izliyorsanız… sakın üçüncü kattaki kapıyı açmayın…”
Sonra arkasındaki şey yavaşça eğildi.
Videonun son saniyesinde yaratığın içindeki binlerce ağız aynı anda bağırdı:
“BİZ HÂLÂ AÇIZ.”
Not;
Eğer gece saat 03.17 civarında kapından üç kez tıklama sesi duyarsan 🚪
Sakın kapıyı açma.
Çünkü gelen şey insan olmayabilir. 👁️
Özellikle koridorda uzun saçlı bir kadın görürsen ona bakma.
Çünkü bir kere göz göze gelirsen seni bırakmaz.
Ve yatağının altından sürünme sesi gelirse…
Ayağını yere sakın indirme. 🖤
Bazıları o apartmanın hâlâ boş olmadığını söylüyor.
Çünkü geceleri üçüncü kattan hâlâ şu ses duyuluyormuş:
Tak.
Tak.
Tak. 🔥
Bölüm etkileşimi
