10. bölüm · Paranormal Olaylar
10. Bölüm Karanlığın İçinden Gelen Ses
Bu hikâye normal bir olay gibi başlamadı ve hiçbir zaman da normal bir şekilde devam etmedi çünkü bazı şeyler vardır ki başına geldiği anda artık hayatın çizgisi değişir ve sen bunun farkına bile varmadan başka bir şeye dönüşmeye başlarsın ve ben bunu çok geç fark ettim.
Taşındığımız ev şehir dışında, eski, rutubet kokan ve duvarları sanki yıllardır bir şey saklıyormuş gibi sessiz duran bir evdi ve ilk baktığımda bile içinde bir huzursuzluk vardı ama insan bazen bunu görmezden gelir çünkü başka seçeneği yoktur ve biz de öyle yaptık.
İlk gün hiçbir şey olmadı ama evin içinde sürekli bir “bekleniyormuşuz” hissi vardı sanki duvarlar bile bizi izliyordu ve bu düşünce o kadar saçmaydı ki kimse dile getirmedi.
İkinci gün gece olunca evin içindeki sessizlik değişti çünkü artık sessizlik bile sessiz değildi ve özellikle üst kattan gelen çok hafif ama düzenli bir ses vardı sanki biri çok yavaş adımlarla dolaşıyordu ama biz iki katlı evde sadece alt katta yaşıyorduk ve üst kat yıllardır kullanılmıyordu.
Baba önce önemsemedi ama gece ilerledikçe ses daha da netleşti ve en tuhafı da sesin bir ritmi olmasıydı çünkü bu rastgele bir gürültü değil sanki biri bir şeyi sayar gibi adım atıyordu ve her adım arasında aynı boşluk vardı.
Gece yarısından sonra telefonum kendi kendine açıldı ve ekran tamamen karardıktan sonra sadece tek bir mesaj belirdi ve bu mesaj hiçbir numaradan gelmemişti ve sadece şunu yazıyordu: “Sizi duydum.”
O an odanın havası değişti ve bunu anlatmak zor ama sanki oksijen azaldı ve nefes almak zorlaştı ve ben kalkıp ışığı açtım ama ışık yandıktan sonra bile karanlık gitmedi çünkü karanlık artık ışığın içinde bile vardı.
Koridordan bir ses geldi ama bu kez yukarıdan değil evin içinden geliyordu ve çok yavaş sürtünme sesi gibi ilerliyordu ve sanki biri yerde sürünüyordu ama ses hiçbir zaman tek bir noktadan gelmiyordu çünkü evin her yerindeydi.
Kapı aniden üç kez çaldı ama dışarı baktığımızda kimse yoktu ve sadece rüzgâr bile yoktu ve buna rağmen kapı tekrar çaldı ve bu kez daha sertti ve o anda baba kapıyı açmamak için ayağa kalktı ama kapı ondan önce açıldı.
Kapının açılmasıyla birlikte hiçbir şey görünmedi ama içeri giren bir şeyin “hissi” vardı çünkü oda bir anda daha soğuk oldu ve ışık titredi ve annem bir adım geri çekildi.
Koridora çıktığımızda zemin ıslaktı ama su değildi çünkü kokusu farklıydı ve ağırdı ve duvarlarda daha önce olmayan ince çizikler vardı ve sanki biri tırnaklarıyla duvarı kazımıştı ama yukarı doğru çıkıyordu bu çizikler ve bu çok daha kötüydü.
Baba el fenerini aldı ve yukarı kata çıktı ve biz arkasından bağırdık ama cevap vermedi ve sadece merdivenlerden yukarı çıkan adım sesleri vardı ve sonra bir anda o sesler kesildi ve ev tamamen sessizleşti ama bu sessizlik normal değildi çünkü bu sessizlik “zorla” yapılmış gibiydi.
Annem ağlamaya başladı ve ben yukarı bakarken merdiven boşluğunda çok kısa bir an için bir siluet gördüm ama bu siluet insan gibi durmuyordu çünkü çok uzundu ve eğilmişti ve sanki tavanla birleşiyordu ve o an göz kırptım ve gitti.
Sonra yukarıdan bir ses geldi ama bu baba değildi çünkü ses aynıydı ama ton yoktu ve düz bir şekilde “gelin” diyordu ve bu kelime bile insan gibi söylenmemişti sanki biri sesi taklit ediyordu.
Biz çıkmadık ama aşağıda kalmak da mümkün değildi çünkü evin duvarları bile hareket ediyormuş gibi hissediliyordu ve özellikle mutfak duvarı sürekli hafif titriyordu sanki içinde biri nefes alıyordu.
Bir anda elektrikler gitti ve ev tamamen karanlığa gömüldü ve o anda karanlık sadece görsel bir şey olmaktan çıktı çünkü sanki bir varlık gibi hareket etmeye başladı ve koridorun sonunda çok hafif bir ışık parlaması oldu ama bu ışık ışık değildi daha çok bir göz gibi açılıp kapanıyordu.
O gece hiçbirimiz uyumadık ve sabaha kadar evin içinde dolaşan sesler vardı ama bunlar adım sesi değildi çünkü aynı anda birden fazla ritim vardı ve sanki evin içinde çok sayıda şey hareket ediyordu ama hiçbirini göremiyorduk.
Sabah olduğunda baba ortada yoktu ve merdivenlerde sadece yukarı doğru sürüklenmiş bir iz vardı ama bu iz ayak izi değildi çünkü sürüklenme gibi kesintisizdi ve duvarlara bulaşmış siyah lekeler vardı ama ne olduğunu kimse açıklayamadı.
Polis geldiğinde hiçbir şey bulamadı ve her şeyi normal gösterdiler ama biz biliyorduk çünkü gece tekrar başladığında her şey daha da kötüydü ve artık ev sadece bir ev değildi sanki bir şeyin iç organıydı.
Geceler ilerledikçe telefonum hep aynı saatlerde açılmaya başladı ve her seferinde farklı bir şey gösteriyordu ama hepsinde ortak olan tek şey vardı: evin içi artık bizim değildi.
Bir gece koridorda yürürken aynada kendimi gördüm ama yansımam bir saniye sonra bana bakmayı bıraktı ve arkama döndü ve o an anladım ki aynada gördüğüm şey ben değildim ama bana çok benziyordu.
Sonraki gün duvarlardan ses gelmeye başladı ve bu kez sadece ses değil kelimeler vardı ve duvarların içinden “çık” kelimesi defalarca tekrar ediliyordu ve bazen bu kelime bizim sesimizle söyleniyordu.
Bir gece kapının altında siyah bir gölge gördüm ve bu gölge hareket etmiyordu ama oradaydı ve bekliyordu ve ben yaklaştıkça o gölge sanki büyüyordu ve nefes alıyordu.
Sonra bir gece baba geri döndü ama bu baba değildi çünkü gözleri boştu ve yürürken çok yavaş hareket ediyordu ve kapıya geldiğinde sadece şunu söyledi: “geç kaldınız.”
O an evdeki tüm ışıklar patladı ve camlar titredi ve evin içinde aynı anda yüzlerce fısıltı yükseldi ama bu fısıltılar insan sesi değildi çünkü aynı anda konuşuyorlardı.
Ben kaçmaya çalıştım ama kapılar açılmadı ve ev artık dışarıdan farklı içeriden farklı bir yere dönüşmüştü ve duvarlar artık duvar değildi çünkü içinden bir şey çıkmaya çalışıyordu.
Ve en son gördüğüm şey şuydu: koridorun sonunda duran şey bana benziyordu ama ben değildim ve başını yavaşça eğdi ve sadece şunu fısıldadı:
“Şimdi sen oldun.”
Nasıl olmusssssssss
