ÖLÜ AŞKIM kitap kapağı

18. bölüm / 20

ÖLÜ AŞKIM

17. Bölüm

Yazar: Beyza 🌸 🌸🌟

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: 17. Bölüm

" Belirsizlikler önemsemediği anda çığ gibi yükselir yüreğinizin içinde "

O mesaj Tan sonra ne yapacağımı şaşırmış, akşamı zor etmiştim heyecan hızla çarpan yüreğim bana eşlik ediyor gecenin mavisinin karanlığa çökmesini izliyordu
Saatler akşam vaktini gösterdiği vakit elimde telefonla koltukta oturmuş titreyen bacaklarımla mesajın gelmesini bekliyordum biraz sakin olmalısın yoksa adamla konusamadan bu dünyadan kalp kiri geçirerek göç ediceksin ayy alg korusun deme öyle derim öyle sen sakın olmadıkça sana olası bütün ihtimalleri sayarım bak bunu yapamazsın bunu soyelrsen ve ben senin ihtimalerinin kurbanı olursam pek sevdiğicemizle sende görüşmezsin evet haklısın hiç bu yönden düşünmemiştim ben şimdi uzuyorum ve bir süre sonra tekrar görüşürüz daha doğrusu sen sağ kalana kadar

İç sesimle tartışmamı , gelenesajla parlayan siyah ekran bozmuştu . Titreyen elerimle telefonu açıp mesajlar kısmına girdim evet o yazmıştı

Yeşil Gözlüm: Ben bahcedeyim meleğim bekliyorum seni , çabuk gel yoksa insanlar birazdan bağırarak söyleceğim sözlerle maruz kalıcak.😉

Gülerek baktığım telefona bişey yazmadan çıktım zaten aşağıya inicektim . Yani etiği iltifatan dolayı utandığımdan değildi . Adam seviye kilidi açılmış oyun gibi yeni şeyler söylüyordu . Onu daha fazla bekletmek için vestiyerdeki ceketimi ve anahtarlıklarımı alıp daireden çıktım.

Çakırdan

7 saat önce;

Sığındığım taşın ardından etrafı gözetlerken pusuda bekliyordum . Kulaklıktan gelen seslerle bizimkilerin benimle aynı sükunetle beklemediği aşikardı

" Eee komutanlarım daha nasılsınız" gereksiz konuşan Yalınla sıkıntılı bir nefes aldım yine başlamıştık . " Benim kide soru komutanım tabikide iyi olacaksınız çünkü bu görevden sonra bana kız isticez , bende olmasam bu timde hiç eğlence olmazdı he iyi varım dimi komutanım" ben sessizliğimi korurken Selim atıldı konuşmaya " Ne yapsın oğlum komutanım seni , gevşemiş vida gibisin ne yapsın oğlum insanlar seni "
" Aşk olsun kırıyorsunuz kalbimi bu minacik ve narin kalbimi kırmaya hakkınız yok " " Siktir git Yalın" diğerleri bu konuşmaya gülerken gördüğüm harektliklikle bu sefer ben konuştum .

" Kesin zevzekliğide pozisyon alın pozisyona geçicez "
emrimi uygulayan askerlerimle saklandığım yerden görünmeyecek şekilde doğruldum

Biz kimiy dik

Yüzbaşı Çakır Hansalan
Üsteğmen Selim Yüce
Teğmen Yalın Kara
Astsubay Başçavuş Serkan Karahan
Astsubay Başçavuş Sami Nihat Banarlı

Biz Şafak Timiydik , geldiğimiz bu görevde de düşmanlarımızı kanlı topraklarına görmeden gitmeyecektik .

" Sami tetikte bekle ve bizi kola , Yalın ve Serkan etrafı sarın ve Selim benle beraber ilerle " " Emredersiniz Komutanım" verdiğim emirle harakete geçerek sesizce inlerine yaklaştık " Komutanım arkada ikişi içeriyede az önce üç kişi girdi " " Yalın, Serkan ikisi sizde biz içeriye gidicez , gözünü ayırma Sami "

İçeri ilk ben girdiğimde Selim ardımdan gelip içeriyi kolacan eti , soldaki kapının açılmasıyla hızlı davranıp
vurdum yere yığıldığında çıktığı odaya girdim temizdi
, sesizce ilerleyip diğer odaları kontrol etim bişey yok diye arkamı döneceken bir çift el silah sesi duydum

Arkamı döndüğümde kalan iki kişide yerde alınlarından vurulmuş şekilde yerde yatıyordu " Aferin Selim " daha fazla bu yerde durmamak için dışarı çıktım" Sami içerde değildi biseyler görebiliyor musun " " Bu piç nereye kaçmış olabilir komutanım saatlerdir bu evi gözetliyoruz " " Bilmiyorum Selim bilmiyorum "

" Komutanım biz iz yok " " Tama aslanım, Yalın, Serkan ses verin nereye kayboldunuz " " Sadece biraz ava çıkmıştik komutanım" arkamdan gelen sesle oraya döndüm Yalın sürükleyerek getirdiği adamı önümüzdeki kuru toprağa atı " Bunu ve bu kaç kisyide kaçarken gördük değerleri öldü bu da kolundan yaralamış işimize yarar diye getirdim " " İyi etim "

Kolunu tutup oturduğu yerde kıvranan adama baktı, elimdeki silahı Selime verip yakasına yapıştım " Birseyler biliyor musun " " Va-lla bilmiyorum, bırakın beni " " Yalan söyleme bana sizin gibileri iyi bilirim ben"
çıtı tekrar çıkmayınca sıkıca tutmuğu yaralı koluna bastırdım ellerimi " Söyle!!" " Ahh!! , tamam bıra-k söyleyeceğim " elimi bir süre yarasında tutktak sonra
bıraktım" Anlat ,hemen "

Şimdi

O andan sonra herşeyi ötmüş , bende öğrendiklerimi albaya aktarmıştım bana Onuda alıp gelmemi söylediginde erken döneceğim için sevinmiştim ilk defa bir gorevimimden döndükten sonra bu kadar mutluydum, hiç kolay olmamıştı geçtiğimiz heryerde , uzayan her saatlerde onu dusunmeden edemiyorumdum . Özlemim yüreğimi sızlatırken aklımdan bir an bile o cam gözleri çıkmıyordu

Şimdide herşeyi kesinleştirip bu karmaşayı çözmeliydim .

Hazaldan

Heyecanla indiğim merdinevenler le sonunda arka bahçeye gelmiştim bile , sokak lambalarının az da olsa aydınlattığı yerde ilerlerken onu arıyordum .

İlerdeki ışık vuran çardakta onu görünce vakit kaybetmeden ilerledim, gökyüzündeki bakışlarını bana çevirdiğinde derin nefes alıp heyecanımı az da olsa bastırmaya çalıştım .

Yanına gelip önünde durduğum ana kadar bana bakmış soğuk havaya rağmen o bakışlarıyla ısınmıştım . Terleyen elerimi çaktırmadan pantoluma sürterek silmeye çalışırken ona bakıyordum. Yeşileri bana odaklanmış konuşmadan beni izlerken ben yurkunamıyordum acaba o da benim gibi hisediyormuydu .

" Geldin " " Geldim " sözleri ile bana bir adım atıp aramızdaki mesafeyi biraz azlatı , ben ona beklentiyle bakıp beklerken o bir süre sonra konuşmaya başladı
" Biliyorsun konuşacaz dedim " başımı onaylayarak saladım " Ben , bunu nasıl söylesem bilemiyorum yada hislerimin bu denli nasıl ilerlediğini bilmiyorum" kesilen nefesimle onu dinlerken tekrar size girdi " Açıkçası olan şeylerede takilmiyorum bir şekilde oldu ama kesin olan bişey biliyorum ben , ben seni seviyorum Hazal hemde çok fazla " söyledikleriyle çınlayan kulaklarım ve nedensiz kalan bedenimle ona baka kaldım itirafı beklendikti , kimi kandırıyorum beklendik değildi onun bu denlisine açık ve net olaması kafamdaki ikilemleri ve şüpheleri tek kalemde silmişti bile .

" Bişey söylememe gerek yok ama cevabın olumsuz olursa nasıl hissederim bilmiyorum " ellerini sertçe saçlarna geçirdi " Kahretsinki sik gibi hisetirecek ben ben kahrolurum hazla ben be-" " Seni seviyorum " sözünü kesen cümlelerimle hava kalan eliyle bana baktı"N-e ne dedin " kızaran yanaklarımla o cesareti tekrarlayarak " Seni seviyorum dedim " şaşırmış bisr sekilde bana bakaeken bu olanları hiç tahmin etmemiş gibi duruyordu .

" Sen beni sevdiğini mi söyledin az önce" aşağa yukarı sağladığım başımla onu onayladım,bir şey söylemeyi ve titreyen elerimi şaşkınca havada asılı kalan sıcak ellerini tutum . " Bak , bunları söylerken bile utanıyorum ama ben seni seviyorum Çakır ve bu yeni değil 3 yıldır var " " Nasıl?" fısıltıyla söylediklerini zar zor duyarken cevapsız kalmaması için açıklamaya başladım

" Ben senin o görev için kendini ölü gösterip gittiğin o anlardan beri seviyorum, seni ilk Neslihan Teyzenin evinde duran fotoğraflardan gördüm , sana dalıp kalırken daha çok dalıyor bu kim kimde beni bin denli etkiliye ilir diye düşünüyorumdum , annen baktığım fotoğrafı görüpte şehit olduğunu söylediginde Dünyam başıma yıkılmış gibiydi sanki , inkar etim olmaz dedim ama içten içe biliyordum ki ben sana çoktan kapılmıştım şimdi diyeceksin psikopatmısında ölü olduğun birine aşık oldun ama ben senin yaşadığını hisediyor gibiydi Kader bunu kanıtlamak istercesine seni ve senin anılarını karşıma çıkarıyordu , ben sana böyle inanmış kapılmışken ölmediğini öğrendim ve .. bu çok zor oldu çünkü öncesinde dahi seni özlerken gerçek olup ta dokunmamak çok koyuyordu , seni öylesine sevdim ki ben " sözlerim bittiğinde bende bitmiştim gözyaşlarım durmadan akıyor bulanık gözlerle onu izliyordum bir tepki verir diye .

Ellerimden çektiği elleriyle kalbim sıkışarak ona baktım ne diyecekti sen takıntılı manyağın tekimin diyecekti yoksa daha kötüsünümü ben kurduğum kurmacalarla kendimi dahada üzüp ağlarken sonunda konuşmayı başarmıştı.

Eğdiği başını kaldırdığında buğulanan yeşilerini gördüm " Sen sen nasıl bilseydin böyle, bunu rağmen beni sevdinmi gercekten benimgibi birisi için katlandın mı bu acıya " " Hayır hislerime acı diyemezsin ben bunu bilerek ve severek sıralandım , böyle konuşarak üzme beni " " Ben seni hakedecek ne yaptım " söyledikleri son cümlesi oldu , ardından önce sıcak avuçlarını hisetim yüzümde sonra sıfırlanan mesafeden dolayı sıcak nefesini .

O-o.o bizevet o biz öptü dudaklarımın üzerindeki sıcak dudaklarıyla titredim , dönmüş şekilde bana bakan yesilerine baktım aşkla bakan gözleri kapanırken dudaklarının baskısını sahada hisetim , donukluğumdan kurtulmayı başarıp gözlerimi kapattığım andan itibaren ojundum artık.

Kendimi ona bıraktığımı hisetiğimi anlayıp aralanan dudaklarımın içerisinden sızan sıcak nefesi kendini bana bırak diyordu .

Bende öyle yaptım,

Dudakları üst dudağımı sertçe kavrayıp etmeye başladığında havada kalan elerimi daha fazla tutmadan boynuna yerleştirdim . Beni sertçe ama incitmeden öperken hem aşkını, hemde şefkatini hisetim. Birbiriyle dans eden dudaklarımız daha da sertleşirken yüzümdeki ellerinden bitensini belimde hisetim , beni kendine çekip kollarının arasına hapsederken nefezsizce ona teslim oluyordum .

Başını yana eğerek daha çok öperken elimden geldiğince ona karşılık veriyordum , nefes almadığı hisetiğimi anladığında yavaşca dudaklarını ayırdı , titrekce açtığım gözlerimle dibindeki ona baktım.

Kızaran dudaklarıyla bende onu daha çok öpme arzusu ortaya çıkarıyordu . Yeşil gözlerinden bahsetmiyorum bile koyulasan gözleri içimi delercesine bakarken söyledikleriyle bu sefer öpmekten dolayı değilde sözleriyle nefessiz kaldım.

"Özgürlük gökyüzünüdemiydi yoksa gözlerinin rengimi ? "

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

37okunma 4beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…