16. bölüm / 20
ÖLÜ AŞKIM15. Bölüm
Bölümler 20Şu an: 15. Bölüm
- 1 Giriş116 kelime
- 2 1 BÖLÜM513 kelime
- 3 2 Bölüm778 kelime
- 4 "Bazen insan sadece sever ,onu herşeyiyle"811 kelime
- 5 4.BÖLÜM597 kelime
- 6 5.Bölüm695 kelime
- 7 6.BÖLÜM641 kelime
- 8 7 . Bölüm688 kelime
- 9 8 . Bölüm856 kelime
- 10 9. Bölüm783 kelime
- 11 10 . Bölüm906 kelime
- 12 11. Bölüm980 kelime
- 13 12. Bölüm940 kelime
- 14 13. Bölüm1.111 kelime
- 15 14. Bölüm475 kelime
- 16 15. Bölüm1.099 kelime · Okuduğun bölüm
- 17 16. Bölüm956 kelime
- 18 17. Bölüm1.393 kelime
- 19 18. Bölüm1.161 kelime
- 20 19. Bölüm932 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Ve seni beni hayatıma uğratan
kaderin de vardır bir bildiği"
Özdemir Asaf
Çakır'dan
Yeni bir güne uyandığımda günde dahi aklımda hala var olan kadına karşı hislerimin derinleştiğini hisediyordum . Kader der geçerim belki yada gerçekten öyledir , her Sabah ,her saat,her ay,
herzaman ben yaşama her devam ettiğimde ona karşı hislerimin var olacağını biliyordum çoktan kabullenmiştim. Onda öyle bir etki vardı ki bu kısacık zamanda dahi ona hisler beklemiştim, aşk mıydı hayır olmazdı böyle geçici bir kelmiye sığdıramazdım sevgimi ben ona sevdalıydım hemde ne sevda .
Aklıma gelen cam gözlerini düşünemedim çünkü lanet olası telefonum çalmıştı. Kimisinin üzerindeki telefonu alıp baktığımda arayan kişinin ismiyle yerimde dikleştim" Buyrun Komutanım " " Yüzbaşı direk konuya görücem bir kaç ipucu bulduk daha doğrusu bir iz bunun sayesinde yerlerini bulmuş olabiliriz bu yüzden
daha çok emin olmak için timinle göreve çıkıyorsun "
"Emredersiniz Komutanım" kapanan telefon sesiyle derin nefes aldım. Gidiyordum ben bunu annneme nasıl söylecektim yada ona . Ama yapmak zorundaydım bu millete verdiğim bir söz , sevdiklerimi koruyacağıma dair verdiğim bir yeminim vardı .
Bu yüzden değilmiydi zaten "vatan " için canımı ve herşeyimi öne koymalıydım .
" Oğlum ne yapıyorsun seni bekliyoruz kahvaltıya , hadi kalk hem en sevdiğin börektende yaptım ıspanaklı"
nasıl söylerdim ben şimdi" Annem be-" " Ne sen oğlum kalk hadi hem daha öğlen yemeği için sevdiğin yemekleri yapıcam kalk-" " Anne zorlama ve annem , biliyorsun zaten göreve gidicem bunu daha öncede yaşadık annnem lütfen " " Peki , ne zaman gideceksin oğlum " telefon kapandıktan sonra gelen mesaj zihnimde canlandı " Akşam " " Tamam daha zaman var kalk hadi kahvaltı yapalım" " Geliyorum annnem " annnem odadan çıktıktan sonra sıkıntılı nefes alıp verip yataktan kalktım onları daha fazla bekletmeden mutfağa geçtim.
Mutfak kapısından içeri girdiğim andan bana bakan yüzlere dikkat kesildim hepsi bana sağlayamadıkları
Bir hüzünle bakıyorlardı demeli annnem hepsine anlatmıştı, sandelye çekip oturdum sessizdi ve bu sessizliğin sebebi olmam bana sik gibi hisetiriyordu
" Ablam " " Efendim Abla " " Canım benimle alışverişe gelirmisin Yalının istemesi için kendime bir kaç bişey bakicam belki kızda biseyler alırız hem " Tamam Ablam gideriz kahvaltıdan sonra " " Ha bide kızın adı ney sonra oraya gittiğimizde falan demesinler bi kzın adını bilmiyorsunuz bide kız mı isteyeceksiniz bizden "
kuruntuları görmezden geldim " Bilmem Rana mı ne öyle bişeydi " " Onuda bir mereka aşıp öğrenirsin yani " " Bilmiyorum dedim " " İyi " ne yapabilirdim ondan başka bir kadının ismi bende merak uyandırmıyordu
benim için sadece o vardı aklımda ve hafızamdaki tek isim onunkiydi .
Ben kapıda Ablamı beklerken bakışlarım karşı daireye değdi onu görmemiştim düğün gününden beri , içimde delice onu görmek isteyen tarafım içimi kemiriyordu , yoksunlukmu geçiriyordum yoksa ona takıntı olamaya başlayan bir yanımı vardı.
" Ablam noldu ?" " Ha hiç öyle dalmışım" " Hazalın kapısınamı yoksa Hazalamı " imayla söylediklerine
" Abla?!" " Peki bir şey demedim , hakkınızda hayırlısı olsun ne diyeyim " amin umarım.
Ablamla AVMye girerken peşinden resmen sürükleniyordum hani sadece kendine alacaktı . Ordan başka mağazaları gezerken elime yüklenen alışveriş poşetleriyle
acınacak haldeydim . Ablam şahin gibi kestirdiği mağaza ilerlerken tanıdık suretle duraksadım ne tanıdığı resmen bu benim camgözümdü yanındaki kişiyle elimdeki alışveriş poşetlerini sıktım , o piçle ne işi vardı helede ona gülerken sıklaşan nefesimle onlara bakıyordum , bir şey yok ne yok lan nası yok o piç ilk gördüğüm anda öldürmeliudim , ben cinayet planları kurarken Ablam otarafa gitmişti bile .
" Hazal canım nasılsın" " İyim abla sen " " İyidir ablacım" " Eee kim bu delikanlı ?" delikanlımı gerçektenmi "Arkadaşım " " Merhaba efendim ben Arın" o merhabayı götüne montalıyacam merak etme sen " Hiç görmedim yanında bu çocuğu canım " " Şey
o daha yeni taşındı bizim binaya zaten " " Öylemi "
Ablam odağını ona (piçe) verirken onun bakışları benim üzerindeydi , öyle bakma be kızım bendekide kalp
" Hazal hadi canım sizinde işiniz bittiyse Çakır bizi bıraksın" çakır'da uşağınızdı sanki bunlari sesli söylememiştim tabi , içim içimi kemiriken eve gitmek için arabaya ilerledim umarım arabayı uçuruma sürükleyip o piçi kendimle beraber öldürmezdim .
Hazldan
Onu gördüğümde donup kalmıştım, ne yapacağımı şaşırmış ona bakıyordum . Aynur Abla bana soru sorarken bir yandan onu cevaplıyor çaktırmadanda Çakıra bakıyordum. Kıskanmışmıydı, şaşırmış mıydı
beli bir duygu yoktu yesilerinde hoş bana karşı bişey hisediyormuki beni kıskansın. Son zamanlarda bana olan hal ve hareketleri bakışı, acaba bütün bu olanları
benim yanlış anlamıştım. " Hazla hadi canım sizinde işiniz bittiyse Çakır bıraksın bizi " ben cevap vermeden
" Sizi rahatsız etmeyelim biz " arının mütevazi konuşmasına karşı" Olurmu öyle şey bırakırız sizi dimi Çakır" " Hıhı , evet abla " sıkıntılımı çıkmıştı sesi yoksa bana mı öyle geliyordu .
Aynur Ablayla Arın arkaya geçerken ben yine ön koltuğa oturdum , tesadüfmüydü ne hep ön koltuk prensesi olmuştum .
Yol sesizce geçerken - çakırın anı homurdanmalarını saymazsak - kısa sürede apartmanın olduğu yere gelmiştik bile
Apartmana girdiğimizde Arın bizden ayrılıp kendi dairesine girerken bende yukarı çıkmak için asansörü çağırdım sonunda yapmışlardı bu asansörü evet yoksa bu narin ve güzel bedenimiz merdivenleri daha fazla kaldıramazdı " Canım" "Efendim Abla" " Bize gelsene "
" Yok Abla yoruldum hem " " Niye ya gel hem senin sevdiğin pastalardan da var evde " " Yok Abla ya gerçekten " "Peki , bari Çakır elindeki poşetleri alsın senin dairene bıraksın" ona baktığımda konuşmamızın başından beri bana baktığını far etim " Olur Abla" kesin ve net çıkan sesiyle el mecbur kabul etim Çakır elinde
benim poşetlerimi taşırken Aynur Abla çoktan eve geçmişti. Daha fazla beklemden elimdeki anahtarla kapıyı açıp geçmesini bekledim o içeri girerken bende ardından kapıyı kapattıp arkasından ilerledim .
Koltuğun önüne bıraktığı poşetlerle tekrar doğruldu
" Ben senle bişey konulacaktım daha doğrusu sorucam " " Dinliyorum " " Şey bizim tümden birinin istemesi varda " " Allah mesut etsin " " Amin , ailesi olmadığı için biz gidicez ve sende gelirmisin diye sorucaktım " " Ben mi?" " Evet mecbur değilsin " biraz düşündüm sıkıntı olamazdı, güzel bir ana tanıklık etmiş olurdum " Tama olur peki ne zaman" " O biraz belirsiz normalde kesindi ama bugün görev emri geldiği için kesin değil" " görev mı ?" " Hıhım ne kadar sürer bilmiyoruz o yüzden döndükten sonra " göreve gidiyordu daha ona doymamışken , bakışlarım elerimdeyken ağlamamak için büyük bir çaba sarf ediyordum , hisetiğim sıcaklıkla ona döndüm ellerimi alıp avuçlarının arasında tutu" Üzülme sana söz sağ salim gelicem hem aramızda çözülmesi gereken şeyler var " " Kötü anlamdamı " " Hayır iyi anlamda "
" Tamam " o gün ellerim onun avuçlarındayken kendimi avutum , gözlerim gözlerine tuttunarak sustu,
ben onun beklentisine başladım o takı bana gelene kadar .
Bölüm etkileşimi
