11. bölüm · ÖLÜ AŞKIM
10 . Bölüm
"Yaşanmışlıklar acı verir ama olacak ümidiyle yaşananlar daha acı verir"
Geçirdiğim o güzel andan sonra kapıyı açıp içeri girdiğimde o da ardım bir süre sonra gitmişti . Belki bir saat yüzümü yastığa basıp çığlık atmıştım en doğrusu bence yastıkla kendimi boğdum olacak yastık artık isyan bayrağını çekmişti beni bırak diye bağırıyordu resmen saçmalık öyle bişey yok bikere aynen hıhm çok gıcıksın ben senin ic sesinin yani kendine bineği söylemişt oluyorsun sus sen neyse senle uğraşamam.
Yeni bir güne uyandığımda bile o anın etkisinden çıkamamış sırıtıyordum evde , otobüste - hata büyüzden garip bakışlara maruz kalmıştım - klinikte hata şuan bile
Basit bir özür olabilirdi ama benim için paha biçilmezdi
" Baytar Hanım " seslenen sele beraber olduğum yerde döndüm kaldım " Duyuyormusun yoksa duymamazlıktan mı geliyorsun" gerçek çünkü hala küstah ve soğuk " Şe-y yok duyuyorum " bedenimi çevirip yesileriyle göz göze geldim " O zaman duymamazlıktan geldin " " Ne hayır sadece burda olaman biraz garip niye Helsinki dimi beni görmeyi " bana boş boş bakınca saçmaladığımı anladım " Neyse boşver sen buraya ne için gelmiştim " aferin sıçıp batırdın ah evet
"İlla bişeymi olmasımı gerekiyor cam göz" hitap şekliyle hafif kızardım bana cam gözmü demişti " Cam gözm-ü ?" kekelememle dudakları kıvrıldı ve inanın o an kalp krizi geçirebilirdim insan en ufak hareketle bile bu kadar karizmatik olabilirmi
" Evet , gözlerin aynı cam gibi parlak ve güzel" iltifatı , o hafif kıvrılmış dudaklarıyla helede müziplikle dolmuş olan o gözler ölmeme sebep olabilir , benim konuşmayıp kızarmama karşı o hala ...ilgi çekiciydi yada seksi
" Neyse cam göz iyilestirmen gereken küçük bir dostum var " ona dalıpta fark etmediğim o küçük arkadaşa baktım baya küçükmüş gerçektende , elimle aramızdaki sedyeyi göstererek " Buraya uzanır dırdır mısın " o dediğimi yapıp 'küçük arkadaşı ' alıp sedyeye uzandırırken elime yeni eldivenleri takıp sedyeye daha çok yaklaştım .
" Neyi var ?" sorumla beraber köpeğin siyah tüylerini okşadı " Bacağında dikilmesi gereken bir yara var " başımla onu onaylayıp köpeğin anı tepki vermemesi için elimi yavaşça uzatım o sırada sarı gözleri beni dikkatle izliyordu " Adı ne ?" "Lexi " elimi yaranın biraz üstünde tutup dokunuşuma alışmasını sağladım" Lexi ( diğer yanda elimle hafifçe tüylerini okşadım) sana zarar vermicem " bir süre gözlerime bakıp bekledi sonra ise başını Çakır çevirdi . Yandaki kutudan bacağını uyuşturmak için bir iğne aldım elimle iğneyi batıracağım yeri açtım, iğne yavaşça deriye girdiğinde
hafifçe hareketlendi ama Çakır onu sakinleştirmek için
kısık sesle bir şeyler söyledi .
Yarayı dikip bitirine kadar Çakır başından ayrılmamış bende onu böyle görme fırsatıyla gözlerimi alamamıştım , o yeşil gözleri şefkatle parladığında
içim daha da kıpır kıpır oluyordu işte insan bazen köpek olmak istiyordu
" Bitimi son defa sargıyı çevirdikten sonra kesip üzerine tuturdum " Bitti " onları arkamı dönüp eldivenleri çıkarmaya başladım bir yandan da kulağım onlardaydı " Geçti kızım şimdi evimize dönücez " merhameti ve herşeyiyle o kadar iyiydiki çok iyi bir baba olacağı kesindi , onunla çocuğumuz olduğu hayaleri düştü aklıma onun gibi yeşil gözlü kumral bir oğlumun olamaını çok isterdim hayali bile içimi titretirken gerçeğini düşünüyorumdum bile . "Tekrardan teşekkürler cam göz " başımı sorun yok derecesinde saladım , o Lexi yi alıp gittiğinde elimi kalbimin üstüne koyup nefeslendim aynı ortamda olsak olmasakta bile ben onun varlığı ile heycalanıyordum . Ben ona ona duyduğum sevgiyle bir kere daha canlandım ..
Çakır'dan
Onu ilk defa işini böyle sevecenlikle yaparken görüyordum daha doğrusu onunla ilk defa böyle bir ortamda bulunmuştum o kadar güzeldiki keşke onunla daha önceden tanışsaydım belki daha fazla anımız olur sevinirdim şimdi ise yeniydi ve ben ne yapacağımı zere bilmiyordum böyle şey ler benim için yeniydi hemde çok yeniydi
Lexi yi güvendiğim bir arkadaşıma bırakıp karargaha gelmiştim , soğuk koridorlarda gezerken düşüncelerim
onunla doluydu cam göz dediğimde kızaran yanaklarıyla çok sevimliydi onu böyle herzaman görmek isteme arzum yüzünden hep utandırabilirdim .
Toplantı için olan odanın önüne geldiğimde düsüncelerime ara verip kapıyı tıklatım Albayın şer sesiyele ' Gel ' dediğinde içeri girdim , duruşumu alıp "Yüzbaşı Çakır Hansalan efendim " sert ve gür sesim odada yankılandı " Otur Yüzbaşı"
Albaya yakın olan tarafa oturduğumda masadakiler baktım bir kişi hariç hepsi benim timimdi Şafak Timi
" Seni tanıştırayım Yüzbaşı bu Binbaşı Demir Kara " elimi uzatıp " Memnun oldum " elimi tutup mavi gözleriyle bana baktı " Bende Yüzbaşı" yüzü ve tanıdık gözleri onu hatırlatmıştı bana ,cam gözü
" Biliyorsun ki Demir , yüzbaşı ve şafak timi görev için 3 yıldır buralarda değildi oradaki terör örgütünü durdular ama Rasim ellerinden kaçtı" Rasim Seran terör örgütünün bası onu nasıl elimizden kaçırdık hala bilmiyordum " Size onun orda olacağı bilgisi verilmedimi " yerimde hafif dikleştim Binbaşı Demir e
dönüp " Irak'ta ki bir kaç askerimiz onun orda olduğu bilgisini vermişti , kamp alanlarına yakınına vardığımızda da bir gece öncesinde pusuda bekledik sabahın erken saatlerinde saldırıya geçtik ama olması gereken çadırda değildi ya askerlerimiz yakaladı ve kayboldular ya-" " Yada hainlersi " başımı sallayarak onayladım o askerlerin vatan haini olaması olasılığı acı vericiydi
Uzun süren toplantıdan sonra timle beraber bahçeye çıktık " Komutanım bir sorum olacaktı " " Söyle Çaylak " Acaba sevdiğiniz varmı " soğuk gözlerle ona baktım yan taraftan Yalının sesi yükseldi"Napcan lan yoksa komutanımıza göz mü koydum " " Hayır lan sadece merak " " Sende her haltı merak ediyorsun ve oğlum " onlar gülüşüp aralarında şakalaşırken arkamı dönüp onlardan uzaklaşrım seviyormuydu sahi sen duyduğum şeylerin karşılığı sevgimiydi sahi eğer öyle bir şeyde ne o benden kaçabilirdi nede ben kaçabilirdim ...
Çakırın köpeği ;
Temsili
