4. bölüm · Oda İnsanları

4.Bölüm

Sinem Yazıcı Tolan

Yine o ses odamın içinde belirivermişti. Kulaklarım sese kilitlenirken sesin içime işliyor olmasını hissediyor olmam Odins olmamla alakalı mıydı? Küçük bir ürpertiyle ses gitmişti üzerimden.
Telefonumda yeğenimle alakalı ablamın kurmuş olduğu bir grup vardı. Bu grup durağan bir grup değildi çünkü ablamla annem sürekli bir şeyler paylaşıyordu. Onlara cevap vermediğim zamanlarda bile onların yazdıklarını görmek yanımda gibi hissetmemi sağlıyordu. Şimdi de yeni doğan küçük yeğenimle birlikte fotoğraf atmışlar. Odins olduğumu aileme söylediğimde ne tepki verecekler? Ailemin bana kolaylıkla inanacağını biliyorum ama ilk başta bana inanmayıp benimle dalga geçeceklerini de biliyorum.
Odamın kapısından gelen sesle başımı yastıktan kaldırıyordum.
‘’Uyandın mı küçük kız? ‘’
Sesin kolaylıkla Çağdaşa ait olduğunu anlıyordum.
‘’Evet, ‘’
‘’Giriyorum o halde? ‘’
‘’Girme tabii ki! Üzerimi giyinip geliyorum. ‘’
Giyindikten sonra çantamı hazırlıyor ve oturma odasına geçiyordum.
‘’Günaydın Çağdaş, polissin sen. Kapıdan gelmelisin hırsız gibi başka bir yerden değil. ‘’
‘’Ben de senden özür bekliyorum hala dilemedin. ‘’
‘’Dün söylediklerim için mi? ‘’
‘’Aynen. ‘’
‘’Bu konuda aksini düşünene kadar özür dilemeyeceğim. ‘’
‘’Ben de evinde izinsiz beliririm. ‘’
DİNGDONG!
Çağdaş lafını bitirirken çalan kapıyı açıyordum.
‘’Günaydın Barış. Keşke herkes senin gibi kapı çalsa. ‘’
Barış ‘’Portalından evin kontrolünü iste, sen izin vermeden kimse evine portal açamaz o zaman. ‘’
‘’Barış senin bir Odins olman benim için bir armağan galiba. ‘’ dediğimde barışın yüzündeki gülümsemeyi görebiliyordum.
Çağdaş araya girerek ‘’Çok erken konuşuyor olabilirsin Venüs. Bu arada karakterlerde Deniz görünüyor olmasına rağmen seviye ilerlemesi olmamış. Bir sorunu olabilir. Onu erkenden bulmalıyız. ‘’
‘’Yani o da bu sırrı biliyor. Belki bize ulaşmaya çalışıyordur. Ana kampüse gidelim. ‘’
Çağdaşın ana kampüse açtığı portalla ana kampüse gitmiştik. Geçiy yaparken sorduğum şey ‘’Biri bizi görürse ne olacak? ‘’ idi. Geçiş tamamlandıktan sonra Barış açıklıyordu. ‘’Portalın bu durum için özel bir özelliği vardır. Olağanmış yanılgısı verir. ‘’
Çağdaş ‘’Anlayacağın dilde söylüyorum Venüs, şeklini nasıl sadece sen görebiliyorsan portalı da sadece Odinsler görebilir. ‘’
Barış ‘’Öyle de denilebilir. ‘’
Çağdaş ‘’Bizim portaldan geçişimizi de fark edemezler. Hisleri kuvvetli insanlar için portal açılabileceği en doğru yerde açılır ve bizi görebilme ihtimali olan insanlar bizi göremezler. ‘’
‘’Teşekkür ederim ikinize de. Su ürünleri fakültesi hemen şurası. Oradaki bankta oturabiliriz. ‘’
Barış ‘’ Ben okurken burada hukuk fakültesi yoktu. O yüzden portal ile okula gidip geliyordum. ‘’
Çağdaş ‘’Potalın piri bu yüzden olmuşsun, anladık onu. ‘’
Barış ‘’Senin mesleğin ne? ‘’
Çağdaş ‘’Polisim, ‘’
‘’Cavidan doktor ve Dolunayda astrolog. ‘’
Çağdaş ‘’Doğru portal da Dolunay gözüküyordu. ‘’
Barış ‘’Polis, avukat, doktor, öğretmen, astrolog bir de su ürünleri fakültesinde okuyan bir kız. Odins sanki kendisine korunaklı bir alan hazırlar gibi değil mi? ‘’
Çağdaş ‘’Saçmalama bizi koruyan Odins, biz onu korumuyoruz. ‘’
‘’Korunaklı bir alandan kastın tam olarak ne? ‘’
Barış ‘’Odalar sandığımız kadar masum olmayabilir. Özellikle kurulan yedi odanın gerçek amacı bizi bir şeylere hazırlıyor olabilir. ‘’
‘’Ne gibi şeylere ? ‘’
Barış ‘’Senin dün giydiğin kıyafet aklıma asıl takılan o. ‘’
Çağdaş ‘’Dün giydiği pantolonu giyiyor yine. Neyden bahsediyorsunuz? ‘’
‘’Hiç. ‘’
Bir an da etraf simsiyah olmuştu ve duyduğum şey Çağdaşın sesiydi.
‘’Bana gerçekleri anlatmazsan kara odada kalacaksın. ‘’
Barış ‘’Onun üzerinde özel gücünü kullanamazsın. Bırak onu. ‘’
Çağdaş ‘’Bana doğru söyleyinceye kadar orda kalacak. ‘’
Barış ‘’Sana bir Odins üzerinde gücünü kullanamazsın diyorum. Biraz daha kara odada kalırsa son yirmi dört saati unutur. ‘’
Siyahlıktan çıktığımda korkulu gözlerle bakıyordum. Koluna vurarak öfkeleniyordum.
‘’Size güvenmediğim için sizin ekibinizde olmak istemediğimi sert bir dille Cavidanın yüzüne söyledim. Belki de o davranışımdan dönmemeliydim. Gelecekteki ben gelip sizinle kamam gerektiğini söyledi ve Barışta gelecekteki benim giydiği kıyafetten bahsediyor. Bir daha da beni o saçma yere tıkma. Oradaki seslerin ne kadar korkutucu olduğunun farkında mısın? Dünyadaki bütün kötülüklerin sesi ordaydı! ‘’ bir insana böyle bir kötülü yapılır mı dediğim an da yanımda duran cama vuruyordum. Elimi aynı hızla geri çekecekken ortalık hiç görmediğim kadar aydınlanıyordu.
Çağdaş ‘’Şekle dokundun. ‘’
Elimin içini döndürdüğümde elimde yansımamı görüyordum. Yansımam benim aksime gülümsüyor ve gözlerimin rengi kahverenginden alev kırmızısına dönüyordu.
‘’Gözlerime bakın. Ne renk? Acele söyleyin.‘’ diyordum.
Barış ‘’Kahverengi, ‘’ dediğinde aceleyle elimin içine bakıyordum. Elimin içi bir an da o gördüğüm şekli gösteriyordu. İşte o an anlıyordum.
Çağdaş ‘’Gözlerin kıpkırmızı. Burdan gitmeliyiz. ‘’
Çağdaş portalı açtığında Barış elimdeki şekle bakmaya doyamadığımdan dolayı beni portala doğru çekiyordu. Cavidanın odasında beliriyorduk.
İlk gördüğüm Çağdaşla göz göze geldiğimdi.
Çağdaş ‘’Cavidan, Venüs gözlerime baktı, gelin hemen. ‘’
Cavidan’ın kafası gözümün içine girecek kadar büyüktü ya da bana öyle görünüyordu. Cavidan’ın ateş kırmızısı gözlerime bakması onun gözlerindeki yansımada kendi gözlerimi görmeme neden oluyordu.
‘’Göz bebeklerim ateş kırmızısı. ‘’
Gözlerimi kapatıp açmamla Cavidan irkiliyordu. Sonra da ‘’Venüs göz bebeklerin bembeyaz oldu. ‘’ diyordu.
‘’Portalda ismime bakar mısınız? ‘’
Çağdaş portalın karşısına geçerek Cavidanın portalına bakıyor ve ‘’Venüs Portalı ‘’ olarak gözüküyorsun diyordu.
Barış ‘’Yaklaşık üç saattir dondun ve sana ne oldu? ‘’
‘’Size bir şey göstermeliyim. ‘’ diyerek sol işaret parmağımı gösterdim.
Cavidan ‘’Yoksa Odins anahtarı mı bu? Odins kılavuzunda Odinsin bir anahtarı olduğu yazıyordu.‘
Barış ‘’Ben de görmüştüm. ‘’
‘’Ben beş yaşındayken gelecekteki ben gelip zihnimin belli bir kısmını silmiş. ‘’
Çağdaş ‘’Neden beş yaşındaki bir çocuğun zihnini silebilirsin? ‘’
Cavidan ‘’ Ne silmesi, gelecekteki sen mi? ‘’
Çağdaş ‘’Her neyse sonuçta kendi zihnini silen sensin. ‘’
Barış ‘’Venüs’ü dinleyin. ‘’
‘’Sağ ol Barış. Zihnimi silmişim, çünkü ben beş yaşındayken 0201 numaralı odada tam otuz gün yaşadım. ‘’ Tam biri bir şey diyecek oluyordu ki ‘’Lütfen bölmeyin beni. ‘’ diyordum.
‘’Siz hepiniz zaten on iki yaşındayken seçilmiştiniz, ben tarafından. ‘’
Cavidan ‘’Saçmalıyorsun, Odins kurallarında gerçek… ‘’
‘’Odins kurallarını ben yazdım. Bu seni tatmin etti mi? ‘’
Cavidan ‘’Bunların hepsinin beş yaşındaki bir çocuğun elinden çıkmış olduğunu mu söylüyorsun? ‘’
‘’Üzgünüm ama ben son on yedi yılımı zaten hatırlamıyordum. ‘’
Cavidan ‘’Kendi hafızanı hatırlamamak için siliyorsun ve şimdi suçsuz olduğunu söylüyorsun. Sen gerçekten kimsin? ‘’
Bildiğim her şeyi onlara anlatmak için uğraşırken beni yargılamaları bana dokunuyordu ve gücümü hissettirmek istiyordum.
‘’Venüs portalı belir. ‘’ dediğimde portalım beliriyordu.
‘’Venüs portalı gerçek ismini görünür kıl. ‘’
VENÜS KRİSTALİ
Çağdaş ‘’ Elini duvara dokundurtmadan sesli bir şekilde portalını açtın ve karakterinin ismini değiştirdin. ‘’
‘’Çağdaş bana güvenmelisin. Çünkü Odinsler birbirine güvenir. ‘’
Cavidan ‘’Ayrıcalıklı bir odinssin. ‘’
‘’ Hikayenin devamını dinlemek ister misiniz? ‘’
Barış ‘’Can kulağıyla. ‘’
Cavidan ‘’Merak ediyorum. ‘’
Çağdaş başıyla onayladıktan sonra devam ediyordum.
‘’Otuz gün boyunca oda tarafından büyütüldüm. Fakat gerçek dünyadaki bir oda değildi bu. Odins odası bir çizgi odasıydı önce. Yani gerçek dünyanın çizgi versiyonu. Hepinize verilecek özelliklerin üzerimde denendiği bir boyut. Odins portalından bu yedi oda dışındaki özel odalara geçiş yapabildiğimizi ama bazı odaların kötü olduğunu söylemiştin bana Çağdaş. O kötü odaların hepsinden daha beş yaşında çıkmayı başardım. Bu senin beni gönderdiğin kara odadan kat kat kötüydü. Bu ve birçok yaşadıklarımdan sonra Odins portalının kalbini bilinmezlikler odasından getirmemi istediler. Bu araftan daha kötü bir yer çünkü orada sadece kötü varlıklar var. En kötüsü de o kötü varlıklara zaten yakalanmak için gönderilmiş olmam. Otuz gün o odanın içindeydim dedim değil mi? Elli yıl bilinmezlikler odasının içinde onlarla yaşadım. Beş yaşındaki bir çocuğun vücudunda elli yıl! Sürekli beni alt ettiler. Onların aralarına karışıp asla onları kandıramadım. Biri vardı. Beni oradan kurtardı ama onu hiç göremedim. O odadan çıktığımda o çocuğa ait hatırladığım tek şey on iki yaşında olduğuydu. Bilinmezlikler odasından döndükten sonra asla iyi olamadım. Çünkü hala beş yaşındaki bedenimdeydim ve kimsenin görmediği varlıklarla yıllarımı geçirmişken Odins çalışanları beni şeker, çikolatayla oyalıyorlardı. Onların davranışları ve kendi iç dünyam beni 0201 numaralı odaya sürüklemişti. Kimsenin beni anlamadığı ve bilmediği şeyleri yazıp duruyordum. En sonunda Odins yönetim kurulu başkanı bir psikolog getirdi ve psikoloğu o gün içinde benden uzaklaştırdı. Çünkü o başkanın amacı benim ona odinsin kalbini getirmemdi. Dediği sözler şuydu ‘Küçüğüm, sen muazzamsın. Böyle tuhaf davranmanın nedeni gerçekten başarmış olman. Odinsin kalbi elli yıllık kuluçkasını senin üzerinde tamamlamış. ‘ Bu yüzden gelecekte gidip kendime o elli yılı unutturdum ve sizinle tanışmam gereken zamanda şu an ki bana gelip sizinle ekip olmam gerektiğini söyledim.
Barış ‘’Peki bizi ne zaman seçtin? ‘’
‘’Sizi henüz seçmedim. Çünkü kazanmam gereken özelliği kazandıktan sonra geçmişe gidip geçmişi düzenleyeceğim. Sizin teker teker o evlere taşınmış ve o odalarda kalmış olmanızı sağlayacağım.
Çağdaş ‘’Yani geçmişi gelecek belirliyor. ‘’
Cavidan ‘’Ben özür dilerim Venüs. ‘’
‘’Gelecekte hala sizi seçtiğime göre biz iyi bir ekip olacağız. Özrün kabul edilmiştir. ‘’
Cavidan ‘’10 yıl boyunca Çağdaş bir oyunun içinde sıkışıp kalmıştı. ‘’
Çağdaş ‘’Döndüğümde güçlüydüm ama otuz iki yaşında olmam gereken yerde yirmi iki yaşında bir bedendeydim. Bu yüzden şekline dokunmamanı istedim. Bir yerde tek başına sıkışıp kalmandan korkmuştum. ‘’
Cavidan ‘’İlk yapmamız gereken özelliklerini kazanmanı sağlamak Venüs yani Venüs Kristali. ‘’
‘’Denizi bulamadık. ‘’
Barış ‘’Sınavına gitmelisin. ‘’
Sınavımın başlamasına son yirmi dakika vardı.
Çağdaş ‘’Seni okuluna götüreceğim. ‘’
Barış ‘’Sen burada kal, ben onunla giderim. ‘’
‘’Artık portalı nasıl kullandığımı hatırlıyorum. İyi günler hepinize. ‘’ diyerek portaldan okula ışınlanmıştım. Teknik olarak yirmi iki görünümlü bir yetmiş ikiydim. Bir sınava ilk kez hiç korkusuz giriyordum. Hiçbir yerde beni rahatsız edecek bir şekil yoktu. En fazla korktuğum sınav da hiç korkmaz olmuştum. İlk on beş dakika kuralı yüzünden on dakika da biten sınav kâğıdını on beş dakika da teslim ederek çıkmıştım sınıftan. Koridorda bir portal açarak evime gitmiştim ve yatağımın üzerine atmıştım kendimi.
‘’RİSK bilinmezlikler odasını kilitle. Bütün kötü odalara giriş iznini kaldır. ‘’
RİSK ‘’Bütün geçişler yasaklandı. Görüşmeyeli uzun zaman olmuştu. Tekrar hoş geldin. ‘’
Yatağımın duvara bakan kısmına oturarak ‘’Beni uyarmıştın RİSK. Bilinmezlikler odasını kilitlemeni söylediğinde kilitlemeni istemeliydim. ‘’
RİSK ‘’Güvenin ne kadar önemli bir şey olduğunu beş yaşında anladınız. Bu da başkanın bilinmezlikler odasında ömrünü geçirmesi demektir. ‘’
‘’Biliyorum. Yönetim kurulunun yerini öğrenmek istiyorum. ‘’
RİSK ‘’Yönetim kurulundaki hiçbir üyeye ulaşılamamaktadır. ‘’
‘’RİSK bana onların yerini söyle. ‘’
RİSK ‘’Siz bu evden götürüldükten sonra bütün üyeler bir odaya hapsedildi. Odanın kaydını göremiyorum. ‘’
‘’Kim hapsetti? ‘’
‘’Sizin dediğiniz 12, 12, 12… ‘’
‘’Risk sayıyı söylemeyi bırak. Şu ana kadar beş Odinsi bulduk. 12 bir Odins mi? ‘’
‘’Güvenliğiniz için cevaplar sınırlandırılmıştır. ‘’
‘’ RİSK 0100 portalının kimlik bilgilerini göster. ‘’
‘’Kimlik bilgileri son kayıt: 0401 numaralı Odins: Barış Portalı ‘’
‘’RİSK istersem tüm bilgileri görebilirim. ‘’
‘’Son seviyeye gelmeden Odins kalbinin anahtarını kullanamazsınız. ‘’
‘’Kurallar bunlar değildi. Kim değiştirdi kuralları? ‘’
‘’Üzgünüm. Sizi korumalıyım. ‘’
‘’RİSK Barış, Cavidan, Dolunay ve Çağdaşı odaya davet et. Bugün ki yaptığım bütün açıklamaları ilk önce Dolunaya mesaj olarak at. ‘’
‘’İletilmiştir. ‘’
‘’RİSK odayı yatak odası görünümünden çıkar ve ziyafet sofrası kur. ‘’
‘’Ne giymek istersiniz? Küçükken kırmızı tüllü elbisenize bayılırdınız. ‘’
‘’Biraz ciddi olduğumuzu gösterelim. Kırmızı dantelli elbiseyi hazırla. ‘’
‘’Odins hızlı hazırlanma kabini hazır. ‘’
‘’En azından bunların kullanımı bana açık. ‘’ diyerek kabine girip çok farklı bir Venüs olarak çıkmıştım.
‘’Portaldan geçtiklerinde oturma odasından buradaki portala yönlendir onları. Bir de portaldan geçerken şık görünmelerini sağla. ‘’
‘’Portal hızlı hazırlanma ayarı açılmıştır. ‘’
‘’RİSK ziyafet masasını beşgen biçiminde düzenle. Buradaki herkes başköşeye oturmayı hak ediyor. ‘’
‘’Ziyafet masası beşgen biçiminde düzenlendi. ‘’
Portaldan geçtiklerinde onları ayakta karşılayacak ve ellerini sıkacaktım. Yarım saat sonra Cavidan ve Çağdaş portaldan geçenlerdi.
İçeriye girerken kıyafetlerinin değişmesi onları çok şaşırtmıştı.
‘’Hoş geldiniz. ‘’
Çağdaş ‘’Gerçekten çok hoş buldum. Burası neresi? ‘’
Cavidan ‘’Bu elbiseye bayıldım. Senin elbisen de çok güzel. ‘’
‘’RİSK her oOdinsin tahyesine görüntülü konuşma özelliği ekle. ‘’
RİSK ‘’Eklenmiştir. ‘’
DAYDİNG ! DAYDİNG! DAYDİNG! DAYDİNG!
O esnada portaldan giren Barış ‘’Görüntülü konuşma özelliği harika oldu. ‘’ diyordu.
Cavidan ‘’Bize yeni özellikler ekleyebiliyorsan seviyeleri atlamamıza gerek kalmadı. ‘’
‘’Maalesef Odins kurallarını benden sonra düzenleyen biri var. Lütfen siz ziyafet masasına oturun. ‘’
Çağdaş ‘’Sen neden gelmiyorsun? ‘’
‘’Merhaba’’ diyen bir sesle hepimiz portala bakıyorduk.
‘’Sen Dolunay olmalısın? ‘’
Dolunay ‘’Özelliklerimi sadece iki güncük kullanabiliyorum. ‘’
Cavidan ‘’Dolunay, hoş geldin. ‘’ diyerek ona sarılıyordu. Hepimiz selamlaşıp tanışıyor ve ziyafet masasına oturuyorduk.
Dolunay ‘’Aslında böyle bir daveti asla beklemezdim. O mesajdan sonra bu ekibin ruhuna daha çok inanmaya başladım. Düşünsenize eskiden sadece odayı rastgele seçtiğimizi zannediyorduk. Aslında paradoksun kendisiyiz. Geleceğe bağlı geçmiş. Bir muhteşem! ‘’
Barış ‘’Ben de öyle düşünüyorum. Masada iki kişi eksiğimiz olsa da artık bir ekibiz. Onaylamayan var mı?
Cavidan ‘’Tamamen katılıyorum. Bir şeyler dönüyor ve birlikte bulacağız bunu. ‘’
Çağdaş ‘’O adamın Venüse’ yaşattıklarından sonra tabii ki bir ekibiz. ‘’
‘’Davetime katıldığınız için teşekkürler. Yemeğe başlayabilirsiniz.
Gözlerim bir kristal gibi parlamaya başladığında hepsinin bana baktığını görüyordum.
Dolunay ‘’Gözlerin buz kristali gibi. ‘’
Barış ‘’Sabahta böyle olmuştu.
Dolunay ‘’Burcun nedir? ‘’
‘’Boğa. ‘’
Dolunay ‘’Burcunun gezegeninin Venüs olduğunu biliyor muydun? Gözlerin renk değiştirebiliyor değil mi?‘’
Cavidan ‘’Kırmızı renge döndüğünü de görmüştük. ‘’
Dolunay ‘’Kristalle konuşmak istiyorum. ‘’
‘’Adım Venüs. ‘’
Dolunay ‘’Kimi kastettiğimi biliyorsun Venüs. Kristalini göster. ‘’
‘’Herkesin içinde mi? ‘’
Dolunay ‘’Özelliklerimi sadece o iki günde kullanıyor olabilirim ama o iki gün dışında da kullanabildiğim birkaç özelliğim var. Şu an içinde büyüyen o şeyi gerçek görünüşünle birlikte ortaya çıkart! ‘’
‘’Yemeğin sonunu bekleseydin zaten bilmeleri gereken şeyi bileceklerdi. ‘’ diyerek sandalyenin önüne doğru kaydım o esna da bembeyaz tüylere sahip altı adet kuyruk belimden çıkıverdi. Vücudum değişime uğruyor ve gözlerim daha da kristalleşiyordu. Kırmızı elbisenin içerisinde parıldayan bir kristaldim.
Çağdaş ‘’Venüs senin kuyrukların mı var? ‘’
Cavidan ‘’O Venüs olmayabilir. ‘’
‘’Seni zeki kız. Venüs’ün özellikle de sana selamı var. ‘’
Dolunay ‘’O nerde? ‘’
‘’Bilmem ki. Belki de içimde bir yerdedir değil mi? ‘’
Barış ‘’Senin Venüs’ün içerisinde olduğunu nasıl göremedim ben? ‘’
‘’Elli yıldır bu vücutta kuluçkadaydım. Sence iki günlük çömez beni öyle kolay bulabilir mi? ‘’
Dolunay ‘’O kadar uzun yıl onun vücudunda yaşaman demek bilinmezlikler odasından kaçtığın anlamına geliyor. Seni oraya geri tıkabiliriz. ‘’
‘’Üzgünüm Dolunay, ben artık buradayım. O odayı Venüs çoktan kilitledi ve ben burda olacağım için asla açamayacak. Beni kara odaya gönderme denemelerinden vazgeç Çağdaş! Tam altmış yedi yıldır bu bedendeyim. Bana alışsanız yaşarsınız. ‘’
Çağdaş görünmeyen kılıcını çıkarararak Kristalin kuyruğunu kesecekken Cavidan ‘’Ah’’, Dolunay ‘’Yapma Çağdaş. ‘’ diyordu.
Barış ‘’Neler oluyor? ‘’
Dolunay ‘’O kuyrukların her biri aslında biziz. ‘’
‘’Artık odalarınıza gidin kuyruklarım. Uyku vaktiniz. ‘’ geldi demesiyle hepsi hipnoz olmuş gibi odalarına gitmişlerdi.
O gün Ay niahyet dolunay oluyordu. Bütün odinsler uyurken Dolunay uyanıyordu.
Dolunay ‘’FARK odayı ve evimi gizle. Sonra Barışın evinin konumu güncelleyip göster. ‘’
FARK ‘’Gizleme ve güncelleme yapıldı. Konum Bilgileri: Portal açılmıştır. ‘’
Dolunay ‘’Fark portalı kapat. ‘’ Aklına gelenleri işleme geçirdikten sonra Cavidan, Çağdaş ve Barışın rüyaya geçmiş zihinlerini arıyordu. Bulduğu an onları hafif uykuya geçirerek gerçeğe benzer rüya olan lucid rüyada topluyordu.
Dolunay ‘’Hepiniz derin bir rüyadaydınız. Son olanları hatırlıyor musunuz? ‘’
Çağdaş ‘’Venüs tehlikede. ‘’
Cavidan ve barış, Çağdaşı onayladığında Dolunay ‘’Venüs’ün yardımımıza ihtiyacı var. ‘’
Cavidan ‘’Düşünüyorum ama Venüs onun içindeyken onu nasıl kurtarabiliriz? ‘’
Çağdaş ‘’Kuyruğunu bile kesemiyoruz. ‘’
Dolunay ‘’Dolunay olduğu için güçlerimi kullanabiliyorum. Hepimizin gücünü birleştirerek onu kurtaracak bir şey yapmalıyız. ‘’
Barış ‘’Onu kurtaran 10 tekrardan kurtarmaz mı? ‘’
Dolunay ‘’10’nin kim olduğunu bilmiyoruz. ‘’
Cavidan ‘’İçimizden birinin 10 olma ihtimali olabilir. ‘’
Çağdaş ‘’10 olduğumuzu bilsek ona yardım ederiz zaten. Niye burada duralım ki? ‘’
Barış ‘’Bence de 10 henüz aramızda değil. ‘’
Cavidan ‘’O iki kişiyi vaktinde bulmamız gerekiyordu. ‘’
Lucid rüyada bir ışık beliriyordu.
‘’Kristali yenmek için özel güçlerinizden çok sizdeki kişisel özellikleri kullanın. ‘’ diyordu ses.
Barış ‘’Sen de kimsin? ‘’
‘’10’’
Çağdaş ‘’Onu daha önceden kurtardın neden şimdi de kurtarmıyorsun? ‘’
10 ‘’Size edebileceğim en iyi yardım buydu. Dikkatli olun. ‘’
Cavidan ‘’Seninle ne zaman tanışacağız 10? ‘’
Işık ortadan sesle birlikte kayboluyordu.
Dolunay ‘’Kişisel özelliklerimizi kullanmamız gerekiyorsa dediğini yapalım. Dün geceyi hatırlayın. Farklı görünen neydi? ‘’
Çağdaş ‘’Her şey farklıydı. ‘’
Dolunay ‘’Bir polis gibi düşün. ‘’
Barış ‘’Kristalde bir tuhaflık vardı fark ettiniz mi? Bize en son kuyruklarım dedi ve Cavidanın kolu acımıştı en son. ‘’
Çağdaş ‘’Bunu bir tek fark eden sen değilsin. Hepimiz ordaydık. ‘’
Barış ‘’Peki bir polis olarak kaç tane kuyruğu vardı? ‘’
Çağdaş ‘’Bizi etkiliyor olduğuna göre toplam yedi kuyruğu vardır. ‘’
Barış ‘’İşte orda yanılıyorsun. ‘’
Cavidan ‘’Evet altı kuyruk vardı. Yani içimizden biri onun kuyruğu değiliz. ‘’
Dolunay ‘’Bu da demek oluyor ki kuyruklarını kesersek altı kişi ölür ve bir kişi yaşar. ‘’
Barış ‘’Kuyruk olmayan o tek kişi kesinlikle Venüs’tü. O yüzden Venüs onun varlığından hiç haberdar olmadı. ‘’
Dolunay ‘’Yine bir çıkmazın içindeyiz. Bizi kurtaracak kişi Venüs ama o kurtarılacak halde. ‘’
Cavidan ‘’Venüs’ün zihnine giremez misin? ‘
Çağdaş ‘’Tahye! Şu an lucid rüyadayız ve tahyeler elimizde. Ona görüntülü arama yapabiliriz. ‘’
Barış ‘’Bizleri aynı uykuya gönderen kişi Kristalin kendisi ve Venüs’ü de uykuya göndermiş olmalı. ‘’
Dolunay ‘’Venüs’ü tahyesi üzerinden lucid rüyaya gelmesini sağlayabiliriz. Aynı an da el ele tutup dolunayın gücünü almalıyız ve onu buraya yansıtmalıyız. ‘’
Hepsi Venüs el kılavuzunu görüntülü arıyor ve çember bir şekilde el ele tutuşuyordu.
Hep birlikte ‘’Sağ el sol eline gitsin aranan ortaya gelsin. ‘’ cümlesiyle dolunay gözlerini kapatıyordu. Sağ elin sol ele verdiği yansımalar ile Dolunay gözlerini açıyor ve Venüs’ün görüntüsünün ortaya yansımasını sağlıyorlardı.
Barış ‘’Venüs! ‘’
Venüs ‘’Burası… ‘’
Dolunay ‘’Vücuduna Kristal sahip. Seni ondan nasıl kurtarabileceğimizi biliyor musun? ‘’
Venüs ‘’İçimde konaklamayı başarmış demek. ‘’
Cavidan ‘’Bundan haberin var mıydı? ‘’
Venüs ‘’Odinsin oluşabilmesi için onun yedi kuyruğuna birden sahip olmalıydık. ‘’
Çağdaş ‘’Sadece altı kuyruğu var. ‘’
Venüs ‘’Bu onun çok büyük bir hata yaptığını gösterir. ‘’
Hep bir ağızdan ‘’Ne hatası? ‘’
Venüs ‘’Onunla bir anlaşmamız vardı. Kristalin kuyrukları bu odalarda uzaktan kablo görevi görür. Bir kuyruğa zarar gelirse o odanın odinsi ve kendisi ölür. ‘’
Çağdaş ‘’Bir kuyruk hala eksik. ‘’
Cavidan ‘’Yoksa diğer iki Odinsten biri öldü mü? ‘’
Venüs ‘’Yaptığımız anlaşmada ben ölmeden başka bir Odinse zarar veremeyeceği geçiyordu. Kristal ırkı kötü olsa da anlaşmalara uymak zorundadır. Uymazsa kuyrukları kurur ve ölürler. ‘’
Cavidan ‘’Her Kristalin yedi kuyruğu varsa ve bu odaların kurulması sağlanıyorsa senin üzerinde çalışma yapan insanlar başka odinsler oluşturabilir. ‘’
Venüs ‘’Umarım öyle bir şey olmaz. Çünkü kristalle anlaşabilmen için senin vücudunda konaklamak ve süreci bittiğinde o vücudu kullanmak ister. ‘’
Barış ‘’Bir nevi bu senin ölmen demek. ‘’
Venüs ‘’Bende ondan bahsediyorum. Ben oyunun en başında zaten feda edilen kişiydim ama o beş yaşında bir kızı kandırmaya çalışıyorken elli beş yaşında ve Odinsin anahtarına sahip biriyle konuştuğunu bilmiyordu. ‘’
Cavidan ‘’Odinsin anahtarı olan kişinin bir özelliği mi var? ‘’
Venüs ‘’Evet, yaptığımız anlaşmada ancak yedi kuyruğu olursa vücuduma konak süresi bitince girebilirdi. Kristal vücuduma girdiği gibi odins anahtarı benim olana sahip çıktı ve yedinci kuyruğu sakladı. ‘’
Dolunay ‘’Odins anahtarı neden vücudunu korumadı? ‘’
Venüs ‘’Çünkü Kristal ölmek üzere. ‘’
Barış ‘’Peki kuyruklar ölmeyecek mi? ‘’
Venüs ‘’Arkama bakın. ‘’ dediğimde arkamdan yedi tane kuyruk çıkıyordu.
Venüs ‘’Yaptığımız anlaşmaya uymadığı için kuyruklar artık benimdir. En başından beri her şeyi biliyordum. Bu yemeği o yüzden düzenledim. Portala Venüs Kristali yazdığımda 10’un gelip size yardım edeceğini biliyordum. ‘’
Çağdaş ‘’Bunları nasıl bilebilirsin? ‘’
‘’Çünkü odayla bağlantılı yedi kuyruk beş yaşımdan beri vücudumda. Odalarla ilgili şeyleri olacakları her zaman bilmesem de hissedebiliyorum. ‘’
Dolunay ‘’Bizden bir şey isteyeceksin. Bunu öngörebiliyorum. ‘’
Venüs ‘’Kuyruklar ben de olduğu için sizi rüyadan çıkarabilirim. Siz rüyadan çıktıktan sonra onu derin bir rüyaya sokacağım. Sizden istediğim şey dünyadaki vücudumda tam burnumun ortasında uzun bir kıl var. Siz benim vücudumu tutarken Dolunay burnumdaki o kılı çekip benim portalımdaki çöp kutusuna atacak. ‘’
Dolunay ‘’Portallarda çöp kutusu mu var? ‘’
Venüs ‘’Var. Bunu yaptığınızda ben aranıza geri döneceğim. ‘’
Hepsi rüyadan teker teker uyandığında Kristal derin bir uykuya dalıyordu. Dediklerimi yaparak o kılı çöpe atıyorladı. Böylece gözlerimi açıyordum. Kuyruklarımsa içime çekiliyorlardı.
‘’Yardımınız için teşekkür ederim. ‘’
Barış ‘’Yine böyle şeyler yaşayacak mıyız Venüs? ‘’
‘’Eğer kötü odalara bulaşmazsak kendi boyutumuzdaki sırf Odinsi kurmak için başta ben olmak üzere siz altınızı tehlikeye atan insanlarla bunun daha fazlasını bile yaşayacağız. RİSK burayı odam yap. ‘’
Dolunay ‘’Seninle tanıştığıma memnun oldum Venüs Kristali. ‘’
‘’Değil mi artık kuyruklarım var. ‘’
Dolunay ‘’Sana kristalin özellikleri de geçti. Alışmaya çalış. ‘’
‘’Evet, dolunay senin için küçük bir şey yapabilirim. ‘’
Dolunay ‘’Ne gibi? ‘’
‘’Birisi benim özelliklerimi sırf güvende olayım diye kısıtlamış. Bunun 10 olduğunu düşünüyorum çünkü tıpkı sizler gibi seviye seviye asıl özelliklerimi kazanmamı istiyor. Yine de yapabileceğim bir şey var başını getir. ‘’
Şakaklarına tutuyor ve özelliklerini buz kristali gibi gözlerimle ayda dört defa kullanabilmesi için ayarlıyordum.
Dolunay ‘’Ne yaptın? ‘’
‘’Dolunay dışında özellerini iki gün daha kullanabilirsin. O iki günü de her ay kendin seçeceksin. ‘’
Dolunay ‘’İkiyken dört gün oldu. Teşekkür ederim. ‘’
‘’Dolunaya sarılarak onu portaldan evine yollamıştım.
‘’Sizin için artı yapabileceğim henüz bir şey yok. Bunun için üzgünüm. ‘’
Cavidan ‘’Kuyruklara sahip çıksan emin ol bizim için bir şey yapmana gerek kalmaz. ‘’
Çağdaş ‘’Sen de iyi ol. ‘’
‘’Denizi bu gün bulamadık bunun için üzgünüm. ‘’
Cavidan ‘’23.00’e çok az kalmış. Uyu ve Odins derslerini al. Denizi buluruz bir gün. Belki de yine birden karşına çıkıverir. ‘’
‘’Böyle ılımlı olmana sevindim. ‘’
Cavidan ‘’Her şey için sağ ol. ‘’
Cavidan portaldan odasına geçtikten sonra Çağdaş konuşuyordu.
Çağdaş ‘’10 ile aranızda ne vardı? ‘’
‘’Bilmiyorum. ‘’
Çağdaş ‘’Tanımadığın birine güvendin. ‘’
‘’Ve yanılmadım. ‘’
Çağdaş ‘’Bu gece istersen uyumana yardımcı olabilirim. ‘’
‘’Yok uyurum. Bu gün ki yorgunlukla hemencecik uyuyacağım. ‘’
Çağdaş ‘’İyi, yarın görüşürüz. ‘’diyerek portaldan eve gitmişti.
Barış ‘’Hemen yan odada olacağımı biliyorsun değil mi? ‘’
‘’Aslında gerçek manada yan odamda değilsin. İstediğinde Odanın duvarını kıramazsın. Gerçek bir oda olsa kırardın. ‘’
Barış ‘’Binaya uyumunu sağlayan bir oda tabii ki kırarım. ‘’
‘’Bunu da bilirmiş. İyi o zaman sen annenin yanına git. ‘’
Barış ‘’Annem gitti. ‘’
‘’Onu ben görmeden gitmesine üzüldüm. Tabağınız da hala ben de. ‘’
Barış ‘’Böyle dertlerin varken bir tabağı düşünmene gerek yok. ‘’
‘’Şimdi olduğum kişiyi yaşadığım o elli yılın hafızamdan silinmesine borçluyum. Annenin tabağını ona dolu bir şekilde vermek isterdim. Bu olaylar yüzünden gerçek dünyada olduğum beni unutmamak için çabalamalıyım. Umarım çuvallamam. ‘’
Barış ‘’Haklısın, insan olduğumuzu unutmamalıyız. Yarın sınavından sonra biraz gezelim mi? ‘’
Gözlerim bir onun yüzüne bir de ellerime giderken yüzümde oluşan tebessüm aslında ne söyleyeceğimi bilmememden kaynaklanıyordu. Tırnaklarım utangaç bir genç kız misali bir biriyle oynarken o an kendi hafıma neden dokunduğumu anlıyordum. Bütün gelişimlerimi içtenlikle yaşamam gerekliydi. Çoğu duyguları yaşayarak öğrendiğim yirmi iki yıllık hayatıma borçluyum. O elli yılın üzerimdeki etkilerini seyrelten yeni hatıralarımdı. Şimdi o elli yıl içinde yaşadıklarıma rağmen hayatı sevdiğim için bu gezegende yaşayabilmeme neden oluyor. Gerçek bir genç kızım ve karşımdaki bu adamın bana söylediklerini öyle masum algılıyorum ki bir an benden hoşlandığını düşünüp ondan hoşlanabilirim. Temkinli olmak benim özelliğimdi çünkü hisler zamanla ortaya çıkar tıpkı gerçekler gibi. Benden hoşlandığını sanıp yanılmamalıyım.
‘’Sırf avukat olduğum için beni yargılama, oldukça eğlenceli biriyimdir. ‘’ diyerek suskunluğumu durduruyordu.
‘’Normal şartlarda olsaydık birbirimizi görmeye mecbur olmadığımız sürece birbirimizle konuşmazdık buna eminim. Beni olanlar yüzünden düşünmene gerek yok. ‘’
Barış ‘’Öyle düşünüyorsan dediğin gibi olsun. Bir davam var ve ben onunla daha sık ilgileneceğim. ‘’
‘’Seni rahatsız etmeyiz. ‘’
Barış ‘’O halde ben portalı olmayan biri gibi yürüyerek eve gidiyorum. ‘’
‘’Giderken portalını unutma ‘’ gibi kötü bir espri yapıyordum. Galiba soğuk bir espri anlayışım vardı.
Barış ‘’Üşüdüm, ona da en kısa süre de yürümeyi öğretmeliyim. ‘’
Gülümseyerek ‘’Kendine iyi bak. ‘’ dememle elini sallayıp kendi evine gidiyordu. Kapıyı bile eliyle kapatmıştı. Sıradan bir insan gibi yaşamak hayata en anlama katan şey. Oysa ben daha iki gün öncesine kadar bunun önemini bilmiyordum. Kendi zihnimi sileceğim gün için sabırsızlanıyorum desem yeridir. Odam benim için eskiden de özeldi. Çünkü o benim odamdı. Her insanın odası kendisine özeldir. Farkına varmadan onunla saatlerimizi geçiririz ve farkına varmadan onu yalnız bırakırız. Duvarların ardında hepimiz bir yerlerde yaşıyoruz. Peki o duvarlar olmasaydı oraya ne isim verirdiniz? ‘’Sokak ‘’ gibi bir isim olabilir mi bu? İşte o zaman herkese ait olurdu. Ben bir odanın insanın en yakın arkadaşı olduğuna inanırım. Yani inandığımı hatırlıyorum. Daha da çok inanıyorum şimdi. Bu gece istenilen saatlerde uyuyup odamla bağımı güçlendirmek istiyorum. Odins kurallarını bilsem bile benden sonra oluşturulan sisteme uymak zorundayım. Uyumaya hazırım RİSK!
RİSK ‘’Odanın sıcaklığı yirmi dereceye ayarlandı. Sıcak su torbanızı portaldaki bölümden alabilirsiniz. ‘’
‘’Bunu nerden anladın RİSK? ‘’
‘’Hızlı hazırlanma kabininde anladım. Canının çektiği bir şey var mı? ‘’
‘’Çok düşüncelisin RİSK. Karnımın ağrısına bu torba çok iyi gelecek. ‘’ diyerek torbayı bölmeden alıyor ve yorganın içine girerek ‘’İyi geceler. ‘’ diliyordum RİSK’e.
Onun da ‘’İyi geceler. ‘’ dilemesiyle uyuyordum.