Oda B613 kitap kapağı

6. bölüm / 6

Oda B613

Noel in other hand

Vaveyla Yazarı: Luna .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Noel in other hand

Başka bir bakış açısından noel

Chan ile konuştuktan sonra Jungkook’un odasına geri girdim. Birkaç ilacını kontrol ettim.bugün alması gereken ilaçları almış olmakı ki bir hap eksikti.

“İlaçlarını almak yerine onları çöoe atmıyorsun dğeil mi?”

Sessizce bana baktı. Galiba atıyordu.

“Hepsini camdan aşağı atıyorum…” sesi üzgün geliyordu.

“Peki neden?”

“Çok ağır geliyorlar ve içtikten hemen sonra başım ağrıyor, bayılıyorum…” yüzüm ciddileşti.

“Peki bunu bana önceden neden söylemedin?”

Jungkook bana koru dolu gözlerle baktı.

“Sorun olmak istemdim sana…” Evet baika hastalarım vardı ve çoğu meşguldum ama onun sağlığı daha önemliydi.

“Sen bana hiçbir zaman yük veya problem olmadın.” Jungkook yorganı üstüne çekip daha da rahat bir hale geldi.

“Bana başka bir ilaç yazar mısın?” Başımla onayladım. Onun için var olmayan ilacı bile çıkarırdım.

“Teşekkürler…” ilaçlarını cebime atıp yanına oturdum.

“Baş ağrısı ya da bayılma dışında başka bir rahatsızlığın var mı?”

“Aslında… bu senin kontrolünde mi bilmiyorum ama… hemşirelerin bana getirdiği yemek çok az geliyor ve çoğu zaman da aç kalıyorum… bu da midemi ağrıtmaya başladı.”

Başımla onayladım. Ona az yemek veren bendim çünkü çok yerse ilaçları işe yaramazdı.

“O zaman yemeğinin miktarını ve ilacını değiştiriyorum.”

“Teşekkürler…”

“Ama,” diyerek konuşmaya devam ettim. “Yıl sonunda Noel kutlamasına katılmanı istiyorum.” Başı ile istemsizce onayladı.

“Yanımda olucak mısın?” Gözleri korku doluydu.

“Tabikide. Seni yalnız bırakmam.” Gülümsedi. Onu nasıl yalnız bıracağımı düşünüyordu ki?

Yanına otutup onunka sohbet ederken içeriye Jungkook’un yemeğini getiren hemşire geldi. Yemeği koyup gidiyordu ki omzundan tutarak durdum.

“Bundan sonra Jungkook’a bu kadar az yemek getirirsen yemeği sana yaptırırım.” Dedim sertçe. Hemşire korku ile onaylıyıp hızla odadan çıktı. Junglook’a dönüp gülümesdim.

“Teşekkürler…”

“Hiş sorun değil. Sonuçta buraya iyileşmek için geldin. Aç kal diye değil.” Gülümsedi.

“Eğer üniversiteyi bitirebilirsem senin gib bir doktor olmak istiyorum.” Yanağından makas alıp güldüm.

“Tabikide olursun. Yeter inan. Hatta benden dah da iyi bir doktor olursun.”

Jungkook gülümseyip yatakta oturur pozisyona geçti. Bazen çok şirin olabiliyordu bu çocuk.

“Garip olucak ama… sana sarılabilir miyim?” Başımla onaylayıp kollarımı sarılması için açtım. O da otuz iki diş sırıtıp sıkıca bana sarıldı. Dediğim gibi bazen çok tatlı olabiliyordu.

“Nedenini bilmiyorum ama hayatımı kurtarmaya çalışan birine sarılmak çok iyi hissettiriyor.”

Güldüm. “Belkide hayatını kurtarmaya çalıştığım içindir.”

“Olabilir…” boynuma daha da sokulup kıkırdadı. Aşık faln olmuş olabilir miyim?

(Timeskip yoksa çok uzuycak.)

Noel gelmişti ve hastenin aşağısında yapılacak festival için hazırlanıyorduk. Jungkook beim sweatshirtlerimden birini giymişti. Hastane kıyafetleri dışında başka bir giysisi olmadığı için benimkilerden almasına izin vermiştim. Bol olan kolları dışında yakışmıştı da.

“Hazır mısın? Çıkalım mı?” Gülümseyip başı onayladı. Kapıyı onun için açıp gülümsedim.

“Bugün alacağın herşey benden, tamam mı?” Kıkırdadı.

“Hayır desem bile param yok. Mecbur sen ödeyeceksin.” Saçını okşayıp arkasından kapıyı kapattım.

“Seungmin de aşağıda olacak mı?”

“Emin değilim ama Chan muhtemelen aşağıya inmek için Seungmin’i zorlamıştır. İstersen Chan’a mesaj atıp sorabilirim.

“Eğer rahatsız olmazlarsa arayabilir miyiz?”

Telefonumu çıkartıp Chan’a mesaj attım. Birkaç dakika sonra dönüş yaptı.

“Geliyorlarmış. Seungmin hazırlamak ile oyalanıyormuş. Chan sakin bir yerde buluşalım dedi.” Jungkook gülümsedi.

“Şu deniz kenarında olan yerde buluşalım. Bence Seungmin orayı sever. Hem sessiz sakin biryer.”

“İyi düşündüm. Seungmin’in kalabalığı seveceğini sanmıyorum.” Jungkook’un elini tutup deniz kıyısına doğru ilerlemeye başladık. Onu dışarı etkinliklere katılmasında zorluyordum çünkü bu yaşında hem yalnız olup hemde hastanede kapana kıslmaso onu için sağlıklı değildi. Sosyal olmaso gerek yaşta ölme korusunda içeri kapanmıştı.

“Hey hyung?” Dedi sekin ve meraklı bir şekilde.

“Efendim?”

“Seungmin havai fişekleri seviyor mudur?”

Jungkook’a bakıp bilme anlamında omzumu silkeledim. “Bence uzaktan izlemeyi seviyordur. Yakından çok ses gelir diye hoşlanmaz muhtemelen.”

“Galiba biok ortak yönümüz var.” Başımla onayladım. Zaten o sarada Chan ve Seungmin de gelmişti. Selam verdikten sonra Seungmin’in ne kadar sessiz ve tedirgin olduğunu fark ettim.

“İyi misin? Çok stressli gözüküyorsun. Kalabalıktan dolayı mı?” Başıyla sessizce onayladı.

“Çok ses var değil mi? Bende sevmiyorum bu kadar sesi. Kimseyi duyamıyor insan.” Diyerek empati yaparak iyi hissetmesini sağladım. Hafifçe gülümseyip Chan ile kıyıda bir banka oturup sohbet etmeye başladırlar. Bende hastanenin duvarıma yaslanıp Jungkook’a döndüm.

“Tatlı çocuk. Bu hayatı yaşamıyor olsaydı bence çok eğlenceli bir arkadaş olurdu. Muhtemelen santös ilgilenirdi.” Dedim gülümseyerek.

“Bazen insan olanı değiştiremiyor. Bunu o da istememiştir. Benim gibi. En azından bize iyi bakan doktorlarımız var” diyerek dirseğime dirseği ile vurdu. Ayrı göz kırpmayı da unutmamıştı. Güldüm .

“Senden de çok iyi iş adamı okurdu. Düşünce tarzın ve konuşman çok düzenli ve diksiyonlu. Nerde ne denir biliyorsun.” Dedim gülümseyerek.

“Belki bu hastaneden çıkınca bir işe başlarım ya da kurarım. Kim bilir?” “Nasıl bu kadar başrılı olduğumu sorarlarsa da doktorum Kim Tae sayesinde derim.” Dedi kıkırdayarak.

Gülümsedim. “DoktoruM diyorsun ha? Şimdi de özel doktor mu oldum?” Gülerek başını salladı. Telefonumu açıp saate baktım. Son üç dakika vardı.

“Hiç yılbaşında dilek diler misin, Jungkook?”

Başı ile onayladı. “Çoğu zaman dileklerim kauk edilmese bile en azından bir amaç için yaşadığımı hatırlatıyor. Bu yul muhtemelen hastalığıma bir çözüm bulunması için dikek dileyeceğim. Peki sen?” Biraz düşündüm.

“Ben mi? Yani benim hastalarımın mutlu olması dışında çok da bir isteğim yok.” Gözlerini devirdi.

“Hadi ama illaki kendin için bir dileğin vardır. Söz gülmem.” Kendi hayatım mı? Ben zaten hayatımı hastalara adamıştım. Ama yine de biraz düşündüm.

“Daha az hastamın olup kedime cakit ayırmayı isterdim. Zaten az hasta demek daha çok salıklı insan demek.” Gülümsedim.

“Bu aralar çok yoğunsun ha?” Başımla onayladı .

“En azından hastlarım agresiv değil.” Saate tekrardan baktım. Son 1 dakika.

“Hey hyung, bu yol arkanda bırakmak istediğin birşey var mı?

“Aslında var. Endişe ve koru.. ikisi de çok fazla geliyor. Biraz rahtlamak istiyorum.” Gülümsedi.

“Kaç sanşye kaldı?”

“Yirmi olmalı.”

“Birazdan geri saymaya başlarlar.” Başımla onayladım beraber beklemeye koyulduk.

Son on saniye kaldığında herkes geri sayım yapıyordu. Ben ise Jungkook’u izliyordum. Ben geri sayım yapmayı sevmezdim. O da bunu bilirdi. Geri sayım bana ölümü hatırlatıyor.

“Yeni yılda da mı geri sayım yapmıyorsun sen?”

“Hayır sebep farketmezsizin sevdiğim vbirşey değil.

“Evet bu yılın ölümü olabilir ama yeni bir doğumun da sayımı.” Bundan tam bir saniye sonra ise yeni yola girmiştik.

“Belki bunu da yeni yılda değiştirmek istediğim listesine ekleyebilirim…”

“Yeni yılın kutlu olsun.”

“Seninde…”

*bölüm sonu*

*evettt o istediğiniz bölüm sonunda karşınızda*

*neredeyse bir yıldır bölüm atmıyorum farkındayım.*

*bu kadar beklettiğim için herkesden özür dilerim ve bu kadar sabırla beklediğiniz için de teşekkür ederim.*

*seviliyorsunuzzzz

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

126okunma 5beğeni 7yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.