47. bölüm · Nefretten doğan neşe

Kendime doktor buldum

Esma Nur

Saat sabahın 7 disi ve beni kaldırıyor
"Hadi bakalım önce kahvaltı sonra Spor sonra nefes egzersizi"
"Ya öff"
"Öfleme hadi kalk kalk" yataktan kalktım kahvaltıyı yaptıktan sonra beni aşağı kata indirdi Spor odası yapmış
"Napıcaz burda"
"Senin felçini azaltïcaz" beni önce bisiklete bindirdi sonra da koşu bandına sonra ağırlık kaldırdık
"Tamamdır şimdi nefes egzersizi" dedi ve yavaşça nefes alıp vermeye başladık hem astımım hem de felcim azalıyordu kendim de ayrıca pilates+yoga yapıyorum çok mutluydum ta ki 3 gün sonra evi sanemi ve obani basana dek biz Spor bölümü deyken kapı çaldı Yuki
"Ben bakarım" dedi yukarı çıkıp kapıyı açtığında sanemi Yuki nın yakasına yapışıp
"Nerde lan kardeşim" dedi ben onun geldiğini anladım ve yukarı çıktım
"Ne var niye geldin"
"Sen gel evde hesaplaşıcaz senle"
"Gelmiyorum"
"Ne dedin"
"Dedim ki gelmiyorum abi,ben 10 yaşında velet değilim tamam mı ayrıca ben burda evde olduğumdan daha mutluyum" Sanemi Yukinin yakasını bıraktı OBANAİ ise
"Rumi şu anda ne halde biliyor musun"
"Rumi nın şu anda o halde olmasının tek sebebi sizsiniz he bide sana birşey söyliyim mi MİTSURİ HAMİLE"
"Ne diyorsun be sen"
"Gerçek git Mitsuriye Sor"
"Sanemi"
"Kanka valla ben bilmiyom"
"Yürü eve" dedi ve ikiside gittiler ben
"Yuki özür dilerim"
"Niye"
"Onlar"
"Senin bi suçun yok" dedi ve
"Akşam oldu şimdi yat"
Işıkları kapattı.
Kapı kapanınca ev yine sessizleşti.
Yatağa uzandım ama gözlerim tavana takılı kaldı.
Bacaklarım gün boyu yaptığımız spordan hâlâ sızlıyordu ama bu acı…
alıştığım bir acıydı.
Kaçmak istemediğim bir acı.
Kapı aralandı.
Yuki başını uzattı.
“Acın var mı?” dedi alçak sesle.
“Var,” dedim dürüstçe.
“Ama kötü değil.”
Yaklaştı, yatağın kenarına oturdu.
Sessizce dizlerime baktı. Dokunmadı.
“Zorladın bugün,” dedi.
“Biliyorum,” dedim.
“Ama durursam… yine kaçmak isteyeceğim.”
Bir süre sustuk.
“Sanemi,” dedi sonra.
“Seni seviyor ama korkuyor. Kaybetmekten.”
“Beni iterek kaybediyor,” dedim.
Sesim titremedi.
Bu defa ağlamıyordum.
Yuki başını salladı.
“Burada güvendesin,” dedi.
“En azından bir süre.”
Işığı kapattı.
Kapı kapandı.
Gece boyunca birkaç kez uyandım.
Bacaklarım uyuştu, sonra sızladı.
Ama sabaha karşı…
ilk defa fark ettim:
Ayağımı yatakta oynatabiliyordum.
Çok az.
Titreyerek.
Ama bilinçliydi.
Nefesimi tuttum.
Tekrar denedim.
Oldu.
Gözlerim doldu ama bağırmadım.
Kimseyi uyandırmadım.
Sadece kendi kendime fısıldadım:
“Kaçmadım.”