5. bölüm / 5
Mustafa Kemal AtatürkBÖLÜM 5: ATATÜRK’ÜN İLKELERİ, DIŞ POLİTİKASI VE VEDASI (1930–1938)
Bölümler 5Şu an: BÖLÜM 5: ATATÜRK’ÜN İLKELERİ, DIŞ POLİTİKASI VE VEDASI (1930–1938)
- 1 BÖLÜM 1: DOĞUM, ÇOCUKLUK VE ASKERİ EĞİTİM YILLARI (1881–1905)606 kelime
- 2 BÖLÜM 2: İMPARATORLUĞUN SON CEPHELERİ VE BİR KURMAY DEHANIN YÜKSELİŞİ (1905–1918)698 kelime
- 3 BÖLÜM 3: MİLLİ MÜCADELE VE BAĞIMSIZLIK YOLU (1919–1922)682 kelime
- 4 BÖLÜM 4: CUMHURİYETİN İLANI VE BÜYÜK İNKILAPLAR (1923–1938)513 kelime
- 5 BÖLÜM 5: ATATÜRK’ÜN İLKELERİ, DIŞ POLİTİKASI VE VEDASI (1930–1938)551 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Atatürk İlkeleri ve Çağdaşlaşma Vizyonu
Atatürk ilkeleri, Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi, hukuki, sosyal ve kültürel yapısını şekillendiren; akıl ve bilimi rehber edinen temel ilkelerdir. Bu ilkeler 1937 yılında Anayasa'ya girmiştir:
Cumhuriyetçilik: Devlet yönetiminde milli egemenliği ve demokrasiyi esas alır. Halkın kendi kendini yönetmesini savunur.
Milliyetçilik: Irkçılığı ve kafatasçılığı reddeden; ortak tarih, dil, kültür ve bağımsızlık ideali etrafında birleşen kapsayıcı (birleştirici) Türk milliyetçiliğidir.
Halkçılık: Sınıf ve zümre ayrıcalıklarını reddeder. Kanun önünde eşitliği, sosyal adaleti ve toplum yararını savunur.
Devletçilik: Özellikle ekonomik alanda özel sektörün yetersiz kaldığı büyük yatırımları ve sanayileşmeyi devlet eliyle yürütmeyi esas alan milli kalkınma modelidir.
Laiklik: Din ve devlet işlerinin ayrılması, vicdan hürriyetinin güvence altına alınması ve devlet düzeninin akla, bilime, hukuka dayandırılmasıdır.
İnkılapçılık (Devrimcilik): Çağın gerisinde kalan kurumları yıkarak yerine modern ve dinamik kurumlar koymayı, sürekli gelişimi ve yenileşmeyi savunur.
Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası (1923–1938)
Atatürk’ün dış politikadaki temel ilkesi "Yurtta sulh, cihanda sulh" (Yurtta barış, dünyada barış) olmuştur. Türk dış politikası, bağımsızlıktan ödün vermeden diplomasi ve uluslararası hukuk yoluyla barışçıl çözümler üretmiştir.
Milletler Cemiyeti’ne Üyelik (1932): Türkiye, uluslararası alanda barışçı politikaları sayesinde davet edilerek Milletler Cemiyeti’ne katılan tek devlet olmuştur.
Balkan Antantı (1934): Almanya ve İtalya’nın Avrupa’da yayılmacı politikalarına karşı Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında batı sınırlarını güvenceye almak amacıyla kuruldu.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936): Lozan’da boğazlar üzerinde kurulan uluslararası komisyon kaldırıldı. Boğazların tüm egemenliği ve askeri kontrolü Türkiye’ye geçti.
Sadabat Paktı (1937): Doğu sınırlarının güvenliği için Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalandı.
Hatay Sorunu ve Hatay’ın Anavatana Katılması: Atatürk’ün "Benim şahsi meselem" dediği ve son günlerine kadar büyük bir diplomasi mücadelesi verdiği Hatay, ölümünden sonra (1939) yapılan halk oylamasıyla Türkiye’ye katılmıştır.
Atatürk’ün Eserleri ve İletişim Mirası
Atatürk, sadece bir asker ve devlet adamı değil, aynı zamanda düşüncelerini kaleme alan büyük bir yazardır.
Nutuk (1927): 1919’dan 1927’ye kadar olan Milli Mücadele ve Cumhuriyet devrimlerini kapsayan, TBMM’de 36.5 saatte okunan tarihi vesikadır. "Ey Türk Gençliği!" hitabesiyle sona erer.
Vatandaş İçin Medeni Bilgiler (1930): Yurttaşlık bilincini geliştirmek amacıyla kaleme aldığı eserdir.
Geometri Kitabı (1937): Türkçe geometri terimlerini (üçgen, kare, açı, teğet, boyut, dik üçgen vb.) bizzat türeterek yazdığı ders kitabıdır.
Cumhurbaşkanlığı Arşivi ve Yazıları: Bölük Muharebe Eğitimi, Zabit ve Kumandan ile Hasbihal gibi askeri ve stratejik nitelikli çok sayıda esere imza atmıştır.
Son Günleri, Vefatı ve Ölümsüz Mirası
Yoğun çalışma temposu, cephelerde geçirdiği zorlu yıllar ve Hatay meselesi için harcadığı yoğun çaba Atatürk’ün sağlığını olumsuz etkiledi. 1938 yılının başlarında Siroz teşhisi konuldu.
Tüm rahatsızlığına rağmen devlet işlerini aksatmamaya özen gösteren Atatürk, tedavisi için Dolmabahçe Sarayı’nda dinlenmeye çekildi.
10 Kasım 1938 Perşembe günü saat 09.05’te Dolmabahçe Sarayı’nda hayatını kaybetti. Vefatı sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada derin bir üzüntüyle karşılandı. Dünya liderleri, onun askeri dehasını ve devlet adamlığını öven mesajlar yayımladılar.
Geçici İstirahatgah: Naaşı, 21 Kasım 1938’de görkemli bir cenaze töreniyle Ankara Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabrine konuldu.
Anıtkabir: 10 Kasım 1953 tarihinde, yapımı tamamlanan Anıtkabir’e nakledilerek ebedi istirahatgahına tevdi edildi.
Atatürk'ün Mesajı
Gazi Mustafa Kemal Atatürk; yıkılmış bir imparatorluğun enkazı içinden milli bir irade çıkararak modern, bağımsız ve laik Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuş tarihi bir şahsiyettir. Onun başarısının temeli; askeri stratejiyi millet sevgisiyle, siyasi vizyonu akıl ve bilimle birleştirebilmesinde yatar.
Onun bıraktığı vasiyet ve rehberlik, Gelecek Nesillere şu ilkeyle aktarılmıştır:
"Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir."
"Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."
Bölüm etkileşimi
