Mustafa Kemal Atatürk kitap kapağı

1. bölüm / 5

BÖLÜM 1: DOĞUM, ÇOCUKLUK VE ASKERİ EĞİTİM YILLARI (1881–1905)

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: BÖLÜM 1: DOĞUM, ÇOCUKLUK VE ASKERİ EĞİTİM YILLARI (1881–1905)

Selanik'in Tarihi Coğrafyası ve 19. Yüzyıl Balkanlar'ı
yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı İmparatorluğu, Batı’daki sanayileşme ve milliyetçilik dalgaları karşısında siyasi ve ekonomik açıdan zorlu bir dönüşüm sürecinden geçiyordu. Bu dönemin en hareketli ve stratejik merkezlerinden biri şüphesiz Selanik şehriydi. Ege Denizi'ne açılan işlek limanı, Avrupa ile bağlantıyı sağlayan demiryolu ağı, gazete ve dergilerin hızla basılıp yayıldığı entelektüel atmosferiyle Selanik, imparatorluğun adeta Batı'ya bakan penceresi durumundaydı.
Farklı dinden, dilden ve milletten insanların bir arada yaşadığı bu çok kültürlü kozmopolit kent, aynı zamanda fikri tartışmaların ve siyasi arayışların da odağıydı. İşte bu tarihi ve dinamik coğrafyada, 1881 yılında Kocakasım Mahallesi Islahhane Caddesi’ndeki üç katlı pembe evde bir erkek çocuk dünyaya geldi. Ailesi ona "Mustafa" adını verdi.
Mustafa'nın babası Ali Rıza Efendi, evkaf katipliği ve gümrük memurluğu yapmış, daha sonra kereste ticaretiyle uğraşmış, yenilikçi ve aydın fikirli bir insandı. Annesi Zübeyde Hanım ise köklü bir Türk ailesine mensup, geleneklerine bağlı, erdemli ve güçlü karakterli bir kadındı. Aile içerisindeki bu iki farklı bakış açısı, küçük Mustafa’nın ilk çocukluk yıllarında ve özellikle eğitim hayatının başlangıcında önemli bir rol oynayacaktı.
İlk Eğitim Adımları: Mahalle Mektebinden Şemsi Efendi’ye
Mustafa okul çağına geldiğinde, evde eğitim konusunda tatlı bir tartışma yaşandı. Zübeyde Hanım, oğlunun geleneksel dualar ve törenlerle Mahalle Mektebi’ne gitmesini ve dini bir eğitim almasını arzuluyordu. Ali Rıza Efendi ise dönemin modern eğitim metotlarını uygulayan, sıraları ve karatahtası olan Şemsi Efendi Mektebi’ne gitmesinden yanaydı.
Eşinin isteğini kırmayan Ali Rıza Efendi, Mustafa’yı önce Mahalle Mektebi’ne başlattı; ancak birkaç gün sonra oradan alarak Şemsi Efendi Mektebi’ne kaydettirdi. Bu olay, Mustafa Kemal’in hayatında geleneksel kalıpların ötesine geçip modern, analitik ve bilimsel düşünceyle tanıştığı ilk kırılma noktası oldu.
Şemsi Efendi Mektebi’nde okuduğu dönemde babası Ali Rıza Efendi vefat etti. Henüz küçük yaşta babasını kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşayan Mustafa, annesi ve kardeşi Makbule ile birlikte bir süreliğine Langaza’da çiftlik işleten dayısı Rapti Efendi’nin yanına yerleşti. Çiftlik hayatı boyunca doğayla iç içe olan, bakla tarlalarında karga kovalayan Mustafa’nın okuma arzusu hiç sönmedi. Annesi, oğlunun eğitiminden geri kalmasını istemeyerek onu tekrar Selanik’e, halasının yanına gönderdi.
. Selanik Askeri Rüştiyesi ve "Kemal" Adının Verilişi
Selanik’e dönen Mustafa, Mülkiye Rüştiyesi’ne kaydoldu. Ancak onun hayalinde bambaşka bir meslek vardı: Askerlik. Komşuları Albay Kadri Bey’in oğlu Ahmed’in askeri üniforması ve askeri okul öğrencilerine duyulan saygı, Mustafa’yı derinden etkiliyordu. Annesi Zübeyde Hanım, askerliğin tehlikeli ve zor bir meslek olduğunu düşünerek oğlunun bu isteğine karşı çıkıyordu.
Mustafa, kararlılığını ve bağımsız ruhunu henüz o yaşta göstererek annesinden gizlice Selanik Askeri Rüştiyesi’nin sınavlarına girdi. Sınavı üstün bir başarıyla kazandıktan sonra annesinin karşısına geçip kararını kabul ettirdi.
Askeri Rüştiye’de Mustafa’nın derslerine olan disiplini ve kavrayış yeteneği kısa sürede öğretmenlerinin dikkatini çekti. Özellikle Matematik dersine büyük bir tutkusu vardı. Matematik öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Efendi, genç öğrencisinin zekası ve olgunluğu karşısında ona şöyle dedi:
"Senin adın da Mustafa benim adım da... Bu böyle olmaz. Arada bir fark olmalı. Bundan sonra senin adın Mustafa Kemal olsun."
"Kemal" kelimesi; olgunluk, bilgi ve mükemmellik anlamına geliyordu. Bu isim, genç öğrencinin gelecekteki liderlik kimliğinin ilk simgesi oldu.
Manastır Askeri İdadisi ve Fikri Dünyanın Derinleşmesi (1896–1899)
1896 yılında Selanik Askeri Rüştiyesi’ni dereceyle bitiren Mustafa Kemal, eğitimine Manastır Askeri İdadisi’nde (Lisesi) devam etti. Manastır, o dönemde Balkanlar’daki milliyetçilik isyanlarının ve askeri hareketliliğin tam merkezindeydi. Bu şehirde geçirdiği yıllar, Mustafa Kemal’in düşünce dünyasının şekillenmesinde hayati bir dönüm noktası teşkil etti.İstanbul Harp Okulu ve Harp Akademisi Yılları (1899–1905)
Manastır Askeri İdadisi’ni başarıyla tamamlayan Mustafa Kemal, 1899 yılında imparatorluğun başkenti İstanbul’a geldi ve Pangaltı’daki Harp Okulu’na (Mekteb-i Fünûn-u Harbiye-i Şâhâne) kaydoldu.
İstanbul, devletin merkezindeki siyasi çalkantıların, II. Abdülhamit döneminin sıkı denetiminin ve devrimci fikirlerin bizzat yaşandığı yerdi. Mustafa Kemal ve arkadaşları, memleketin içinde bulunduğu duruma duyarsız kalamadılar. Okul yatakhanesinde gizlice toplanarak ülke meselelerini tartışıyor, el yazısıyla gazete çıkararak fikirlerini diğer öğrencilere ulaştırıyorlardı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

37okunma 5beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…