Mustafa Kemal Atatürk kitap kapağı

3. bölüm / 5

BÖLÜM 3: MİLLİ MÜCADELE VE BAĞIMSIZLIK YOLU (1919–1922)

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: BÖLÜM 3: MİLLİ MÜCADELE VE BAĞIMSIZLIK YOLU (1919–1922)

İstanbul’a Dönüş ve İşgal Altındaki Başkent
30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi, Osmanlı Devleti’nin fiilen sona erdiğini ve vatan topraklarının İtilaf Devletleri tarafından işgale açık hale geldiğini belgeleyen ağır şartlar içeriyordu. Yıldırım Orduları Grubu’nun lağvedilmesi üzerine Mustafa Kemal Paşa, 13 Kasım 1918 tarihinde İstanbul’a döndü.
İstanbul Limanı’na demirlemiş müttefik savaş gemilerini gördüğünde, yaverı Cevat Abbas’a o tarihi sözü söyledi:
"Geldikleri gibi giderler!"
İstanbul’daki altı aylık kalışı süresince Fethi Bey (Okyar) ile birlikte Minber gazetesini çıkararak halkı uyandırmaya çalıştı. Mebusan Meclisi ve hükümet nezdinde siyasi temaslarda bulundu. Ancak İstanbul hükümetinin teslimiyetçi tutumu karşısında, kurtuluşun ancak Anadolu’ya geçerek milletin bağrında örgütlenecek bir direnişle mümkün olacağını anladı.
19 Mayıs 1919: Samsun’a Çıkış ve Örgütlenme
Karadeniz bölgesindeki Türk-Rum çatışmalarını yerinde incelemek ve Asayişi sağlamak bahanesiyle 9. Ordu Müfettişliği görevine atandı. Mustafa Kemal, bu görevi yetkilerini geniş tutmak için bir fırsat olarak kullandı ve 16 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan ayrıldı.
19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basması, Türk Milli Mücadelesi’nin fiilen başlangıcı oldu. Samsun’dan Havza’ya geçen Mustafa Kemal Paşa, yayımladığı genelgelerle halkı işgallere karşı protesto mitingleri düzenlemeye çağırdı.
Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919)
Amasya’da kaleme alınan genelge, Milli Mücadele’nin ihtilal bildirisi ve ilk programı niteliğindeydi. Temel maddeleri şunlardı:
Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir. (Gerekçe)
İstanbul Hükümeti üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir. (Gerekçe)
Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. (Amaç, yöntem ve üstü kapalı milli egemenlik vurgusu)
Kongreler Dönemi: Erzurum ve Sivas
Erzurum Kongresi (23 Temmuz - 7 Ağustos 1919)
İstanbul Hükümeti’nin kendisini görevden alma kararı üzerine Mustafa Kemal, çok sevdiği askerlik mesleğinden ve resmi görevinden istifa ederek "Milletin bağrında sine-i millete döndü".
Erzurum Kongresi, toplanış şekli bakımından bölgesel fakat aldığı kararlar bakımından milli bir kongreydi. Burada alınan tarihi kararlar:
Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz. (Misak-ı Milli’nin temelleri)
Manda ve himaye kabul olunamaz. (Tam bağımsızlık ilkesi)
Milli iradeyi hakim kılmak esastır.
Sivas Kongresi (4–11 Eylül 1919)
Sivas Kongresi, Anadolu’nun her yerinden gelen temsilcilerin katılımıyla toplanan tamamen milli bir kongreydi.
Bölgesel nitelikteki tüm Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında tek bir çatı altında birleştirildi.
Manda ve kesin olarak reddedildi.
İrade-i Milliye adında bir gazete çıkarılmasına karar verildi.
TBMM’nin Açılışı ve Ankara’nın Merkez Oluşu (1920)
İtilaf Devletleri’nin 16 Mart 1920’de İstanbul’u fiilen işgal etmesi ve Mebusan Meclisi’ni basıp milletvekillerini tutuklaması üzerine, Mustafa Kemal derhal harekete geçti. Ankara’yı Milli Mücadele’nin ve yönetimin merkezi olarak belirledi.
23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) açıldı.
TBMM’nin açılmasıyla, milli egemenliğe dayanan yeni Türk devleti fiilen kurulmuş oldu. Meclis Başkanlığı’na seçilen Mustafa Kemal Paşa, hem yasama hem de yürütme yetkilerini Meclis bünyesinde toplayan (Güçler Birliği) kurucu bir meclis yapısıyla yönetimi üstlendi. İç isyanlar bastırıldı ve düzenli ordunun kurulması kararlaştırıldı.
Askeri Safha: İnönü’den Sakarya’ya ve Büyük Taarruz’a
Düzenli Ordunun Başarıları (1921)
Doğuda Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa’nın Ermeni güçlerini mağlup etmesi ve Güneyde Kuva-yı Milliye’nin Fransızlara karşı yürüttüğü efsanevi direnişin ardından odak noktası Batı Cephesi oldu.
I. ve II. İnönü Savaşları (Ocak - Nisan 1921): İsmet Paşa (İnönü) komutasındaki yeni kurulan düzenli ordu, Yunan ordusunu durdurarak yeni devletin kendine olan güvenini artırdı.
Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos - 13 Eylül 1921)
Kütahya-Eskişehir Savaşları sonrası ordunun Sakarya Nehrinin doğusuna çekilmesi üzerine TBMM, Mustafa Kemal Paşa’ya geniş yetkilerle Başkomutanlık görevini verdi. Orduyu lojistik açıdan desteklemek için Tekalif-i Milliye (Milli Yükümlülük) Emirleri yayımlandı.
22 gün 22 gece aralıksız süren Sakarya Meydan Muharebesi’nde Mustafa Kemal Paşa harp tarihine geçen şu direktifi verdi:
"Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz."
Sakarya Zaferi sonucunda Yunan taarruz gücü kırıldı, Viyana Bozgunu’ndan (1683) beri devam eden Türk geri çekilmesi sona erdi. Bu zafer sonrası TBMM, Mustafa Kemal Paşa’ya "Gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verdi.
Büyük Taarruz ve Mudanya (26 Ağustos - 11 Ekim 1922)
Bir yıl süren yoğun hazırlık döneminin ardından 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe’den Büyük Taarruz başlatıldı. 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile Yunan ordusu imha edildi.
Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!" emriyle harekete geçen Türk ordusu, 9 Eylül 1922’de İzmir’e girerek vatan topraklarını düşman işgalinden tamamen temizledi. 11 Ekim 1922’de imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması ile Milli Mücadele’nin askeri safhası zaferle sona erdi

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

26okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…