44. bölüm · Mucizevi tiyatro
44.bölüm Kırık Ritim ve Tıkanan Melodi
Rose'un (Prenses Fragrance) yenilgisinden sonra, Lena ve Adrien rahat bir nefes almıştı. Yedi Aktör kurtarılmıştı. Ancak Lila'nın (Chrysalis) listesindeki bir sonraki kurban, grubun duygusal dengeleyicilerinden, pozitif enerjisiyle bilinen Nino olacaktı. Nino'nun en büyük zafiyeti, sanatının ciddiye alınmaması ve etkisiz kalma korkusuydu.
Nino, Sektör 7'nin boş bir koridorunda, kulaklığını takmış, kendi yazdığı bir rap şarkısını prova ediyordu. Sözler, özgürlük, dostluk ve Sektör 7'nin geleceği hakkındaydı. O, müziğiyle insanlara ilham vermeyi ve onları birleştirmeyi seviyordu.
Lila Rossi, her zamanki gibi sessizce yaklaştı. Yüzünde, bu kez bıkkınlık ve küçümseyici bir yargılama vardı.
"Vay canına, Nino," dedi Lila, sesi yapmacık bir hayal kırıklığıyla doluydu. "Hâlâ o pis sesleri mi çıkarıyorsun? Bu ne biçim bir müzik? Sanki birisi bir çöp kutusunu tekmeliyormuş gibi geliyor."
Nino, aniden durdu ve kulaklığını indirdi. "Bu... bu benim müziğim. Benim ritmim. Ben insanlara ulaşmaya çalışıyorum."
Lila alaycı bir şekilde güldü. "Ulaşmak mı? Senin bu ciddiyetsiz, gürültülü müziğin, kimsenin umurunda değil, Nino. Sen, hep arka plandasın. Nino, Kaplumbağa Adam olarak bile, senin rolün sadece kalkan olmak. Senin sanatın, senin sözlerin, senin müziğin... hepsi gereksiz bir gürültüden ibaret."
Lila, Nino'nun elindeki not defterini işaret etti. "Bu sözler... bunlar Sektör'ü kurtarmayacak. Senin gücün, kendini ifade etme yeteneğin değil. Senin tek gücün, arkadaşlarının gölgesi olmak. Senin gibi bir figüranın ciddi bir sanat yapmaya çalışması çok gülünç."
Nino'nun kalbi sıkıştı. Onun en büyük korkusu, yeteneğinin ve çabasının değersiz bulunmasıydı. Lila'nın sözleri, onun etkisiz ve ciddiyetsiz olduğu korkusunu tetiklemişti.
Lila, aradığı Değersizleştirilmiş İfade enerjisini almıştı. Hızla koridordan uzaklaştı ve Sektör 7'nin yeraltı depolama alanına sığındı.
Lila, anında Chrysalis'e dönüştü. Mor enerji, Nino'nun boynundaki kulaklığını hedef aldı.
Chrysalis'in sesi, Sektör'ün duvarlarında yankılandı: "Senin sesin mi duyulmuyor? O zaman Baloncu ol! Artık herkes, senin dünyana hapsolacak! Senin sanatsal ifadeni, herkes sessizce dinleyecek! Senin dünyandan kaçış yok!"
Nino, dönüşüme uğradı. Vücudu, renkli, esnek ve tehditkâr bir kostümle kaplandı. Elinde, herkesi içine hapsedebilen, devasa bir balon makinesi belirdi. O artık Baloncu'ydu.
Baloncu, etrafa hızla renkli, yapışkan ve dayanıklı balonlar yaymaya başladı. Lila'nın son oyunu, grubun iletişimini ve ifade özgürlüğünü hedef almıştı. Sessizlik ve hapis... bu, Nino'nun müziğinin tam tersiydi.
