1. bölüm · Maskeli Balo

1. Bölüm

~Gökçe’n 🌷 *

Sabah olduğunu anlamamın 2 yolu vardı burada. 1. Yol gözüme gelen güneş ışıkları. Her sabah sanki yeni, güzel bir güne başlıyormuşum gibi bir hava katardı. 2. Si ise bahçedeöten kuş sesleri. Sabahları bazen ne kadar sinir bozucu olsalar da ötüyorlardı sürekli. Aynı şarkıyı defalarca mırıldanırmış gibi. Gözlerimi yavaş yavaş araladım. Her ne kadar uyanmak istemesem de görevlerim ve çeşitli sorumluluklarımı yerine getirmeliydim. Açıkçası bunlardan nefret ediyordum. Biraz doğruldum. Odamdaki herşeyi bir süre inceledim. İlk uyandığımda toparlanmak her gün bir tık daha zorlaşırdı. Yatağa geri uzandım ve yuvarlana yuvarlana yatağımın baş ucuna gittim. Komidinüme yaslı olan takma metal bacağımı kendime doğru çektim. Evet, sağ bacağım yoktu. Annemin anlattığına göre küçükken gittiğimiz bir davette vampirlerin bize kurduğu bir tuzaktan kaynaklı sağ bacağımı yakarak kaybetmiştim. Bu metal bacakla yaşamaya başlamıştım. Tabii ki birkaç da yanık izleriyle. Yatağın kenarına oturdum ve takma bacağı taktım. Bu soğuk şeyi 16 yıl takınca alışıyordunuz artık. Bacağı taktığım an kalktım. Biraz topallamama neden olsa da pek bir kusuru yoktu. Aynama doğru ilerledim. Karşımda dağılmış kızıl saçlı bir kız vardı. Yüzündeki çillerden yüzü belli bile olmuyordu neredeyse. Masamın önüne geldim ve saçlarımı taradım. Ardından dolabımı açarak içinden yeşil bir elbise çıkarttım. Yeşil elbisenin hemen üstüne bir kısa beyaz elbise giydim. Dolabımın en arkasından da korsemi alarak taktım ve bağladım. Şu korse bağlama işine de alışmıştım. Sevmesem de annem bunun zariflik için gerekli olduğunu söylüyordu. Bir prenses isem zarif olmam gerekirmiş. Saçma. Kapım çalındığında başımı o yöne çevirdim ve “Girin!” Dedim.