7. bölüm / 7
Mahallece Aşka İnanmıyoruz.Bölüm7: İmkanı olan delirsin.
Bölümler 7Şu an: Bölüm7: İmkanı olan delirsin.
- 1 Bölüm 1: yaramızda kalsın.1.512 kelime
- 2 Bölüm 2: Haliyle kafayı yedim.1.512 kelime
- 3 Bölüm 3: Bitiyoruz albayım.2.624 kelime
- 4 Bölüm 4: İtirazım var.1.846 kelime
- 5 Bölüm 5: Çözemiyosan düğüm at.1.498 kelime
- 6 Bölüm 6: İncir Reçeli Güzeldir.1.015 kelime
- 7 Bölüm7: İmkanı olan delirsin.1.766 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Off kızım ayağa kalkta neler oluyor anlat!" dedi Çiçek. Kollarından tutup onu kaldırdığım sırada ardımızdan gelenlerle duraksadım.
"Ne oluyor Cennet?" diye sordu Gürhan. Cennet ona sana ne der gibi baktığında hâlâ neler olduğunu anlamaya çalışıyordum. "İçeriye aşağı mahalleden Cenk girdi sizden önce! Nalan'la çarpıştılar kız yere düştü, kaşlarını kaldırıp mal mal sırıtıyordu Nalan'a. Zaten sizinle aralarında husumet vardı, çıkalım hemen dedik peşimizden zaten gelirdiniz diye böyle bir şeye başvurdum." dedi tek nefeste. Gayet ciddi görünüyordu. Çiçekte onu destekler nitelikte, "Korkmadık, ufak bir tadımız kaçtı sadece." Dedi Ata abinin omzuna başını koyarken. Ortamı sessizce dinlerken olayları az çok kafamda çözmeye çalışıyordum. Normalde bu kadar sessiz değildim.
"Nalan'la mı çarpıştı o it?" dedi Emir abi varlığını ancak fark etmiştim. Usulca başımı salladım. "Kapının önünde duran bendim. Cennet, Resul amcaların hemen yanına gitti; Çiçek'te ona gelinim diyen teyzenin yanına gitti öylece kaldım ayakta bir anda kapı açıldı çekilecekken çarpıştık. Kavga çıkaracakken Cennet beni çekiştirdi amcaların yanına. Bir şey anlamadım." Cennet'le Çiçek bana üzgün bakışlar atarken umursamadım. Bilmediğim yerde tek başıma kalmıştım. Eve de gidemezdim ki yolları bilmiyordum bile, tamam hafızam iyidir ama daha yeni görmüştüm mahalleyi karmakarışıktı.
Bir anda Gürhan abinin sert sesini işittim. "Kızı neden yalnız bırakıyorsunuz Cennet kafan nerdeydi? Bende ki de soru uçuyorsun sen!" dedi sinirle, Emir abi ise "Ya sen Çiçek? Bilmediği memlekette napabilir kız? Aklı başında sanıyorduk seni!" dediğinde şaşırmıştım. Böyle bir tepki beklemiyordum. "Hem hava geç olmuştu kendi başına nasıl dönsün?" dedi bu sefer Yaman abi. Cennet'in anında gözleri dolduğunda Çiçek üzgün gözleriyle bana bakıyordu, Ata abi "Tamam gitmeyin üstlerine nerden bilebilirlerdi o Pezevenkin oraya geleceğini?" dediğinde elimi boş verin der gibi salladım.
"Onların hatası yoktu, ben anlamıyorum bu kadar abartmaya gerek yok." dediğimde tabii ki onlaea trip atacaktım yeni tanışmış olmamız bir şeyi değiştirmezdi. Emir abi sinirle güldü, "Neler olduğu hakkında bir şey bildiğin bile yok!" dediğinde ne dercesine ona baktım. Şaşırmıştım. Gereksiz fazla samimiyete girdiğimi o an anlamıştım. "Haklısınız, anladım yani. Şey eve gitmek istiyorum artık." deyip çantamdan kulaklıklarımı çıkarıp kulağıma ardından telefonuma taktım. Evet, evet kablolu kulaklık kullanan 3 kişiden biriyim.
Sırtımı onlara döndüğüm sırada kulağımda Emircan İğrekten- Nalan dinliyordum. Abim koymuştu ismimi aklıma abimin gelmesiyle burukça gülümsedim. Onu çok özlemiştim, şimdiden. Mırıltı halinde şarkıyı söylerken bana birinin eşlik ettiğini fark etmem bir oldu. Anında kaşlarım çatılırken başımı yerden kaldırıp sağımda yürüyen kişiye baktım. Emir?
"Sen bahçesin ben kasırga, çiçeklerin kopar burda.. yapma Nalan." dediğinde elleri cebinde tam karşıya bakıyordu, dimdik. Diğerlerinin hemen ardımızda olduğunu hararetli bir şeyler konuştuklarından anlamıştım. Umarım eve gidiyoruzdur. "Evet, sizi eve bırakacağız." dedi yanımdaki. Başımı salladım. Lan bir dakika! Sesli mu söylemiştim? "Evet." dedi gülerek. Hay Allah'ım! Elimi alnıma vurduğumda gülümsediğini gördüm göz ucuyla ona baktığımda. "Neyse," diye mırıldandım.
Eve 20 dakikada vardığımızda "Herkese iyi geceler." deyip bugün bana çıkarttığımız anahtarla direkt apartmana girdim kimseye bakmadan. Yorulmuştum. Daireye girdiğim de hızla banyoya adımlayıp yüzümü yıkadım. Aynada ki yansımamla bakışırken kapının açılıp kapanma sesini duydum.
"Nalan?" diye seslenen Çiçek'e "Buradayım!" diye yanıtladığım da ses gelmedi. Omuz silktim. Fazla mı tepki verdim diye düşünürken adım seslerinin buraya geldiğini duydum. Kapı tıklatıldığın da "İyi misin bebeğim?" diyen Cennet'in sesini duydum. Kapıyı açıp "İyiyim bir şey mi oldu?" dediğim de üzgünce bana bakıyordu. Gülümsedim. Bir şey yoktu sadece beni orada yalnız bıraktıkları için kızgın olsamda belli etmek istemiyordum yine de yeni tanışmıştık. Bir de olayları bilmediğim için verdiğim tepkiye kızmışlardı. Suçum neydi hakim bey!
Bana sarıldığında ilk başta tepki veremedim. Daha sonra kollarımı beline doladığımda hıçkırık sesini duydum. Hadi ama bu kadar duygusal olma! Gülerek omzuma vurdum. "Salak ne ağlıyorsun?" ağlarken güldü, "Regl dönemim yaklaşıyor!" dediği gözlerinden yaş gelirken hem de gülüyordu. "Sorun yok." deyip onunla beraber oturma odasına ilerledik. Çiçek ortadaki masaya bir sürü abur cubur dizmiş, mutfaktan elinde içeceklerle gelmişti. "Kız gecesi yapacağız!" dedi bana bakarak gülümsedi. "Gereksiz çok şeyle uğraştık. Seni de kırdığımızı fark ettim. Özür dilerim." dedi Çiçek yere masanın yanına kenarına otururken. Cennet'te bağdaş kurup oturdu ardından bacağıma çimdik attı, "Ah acıdı!" dediğimde gözleriyle oturmamı işaret etti.
Omuz siklip oturacakken kapı çaldı. "Azra'dır." dedi Çiçek ben kapıya giderken. Kapıyı açıp "hoş geldin." dediğim gibi ayakkabılarını çıkarıp bana sarıldı. Bir anda öyle boş kaldım bir elimi sırtına koydum. Herkes bir anda aşırı samimileştiğimi hissettim. Hızlı giden atın boku seyrek düşermiş.
Azra benden ayrılıp dolaptan terlik çıkardığı gibi ayağına geçirdi, "Hoş buldum gülüm." dedi, hayır Nalan söyleme, söylemez söy "Sana gülüm demem gülün ömrü az olur!" deyip asker selamı verdim. Kahkaha atarak salona kızların yanına adımladı. Peşinden ben de girdiğimde Çiçek ile Cennet haratetli bir şeyler konuşurken bizi görünce sustular. Anlamaz gözlerle onlara bakarien bağdaş kurup oturan Azra'nın yanına oturdum.
"Neler oluyor?" diye sorduğumda Cennet önce Çiçek'e ardından Azra'ya baktı. En sonda gözleri ben de durdu.
"Bugün yanımıza gelen sana çarpan çocuk vardı ya?" dedi Cennet derin bir nefes alıp sustu, yanımdaki Azra yutkunup bir bardak su doldurdu kendine. Noluyor bu aşağılık yerde?
"İşte zamanında bir olay olmuştu baya büyük bir olay." Tekrar sustu. "Olm ne oluyor? Korkutmayın." dediğimde Azra konuşacakken Çiçek onu susturdu, "Geçen sene bu dönemlerde bu çevrede aşırı derecede taciz, tecavüz oranı artmıştı; hani ülke genelinde maalesef bu durumları hepimiz yaşıyoruz. İşte kasım ayı zamanları Azra dershaneden çıkmış yedi gibi eve geliyordu. -o sırada Azra'nın elinin üzerine elini atmıştı Çiçek- kulağında kulaklık önüne bakarak yürüyormuş bir yandan şarkı mırıldanarak. O günde dershaneden onu Emir abi alacaktı, işi olunca sen beni bekle önünde bir yere ayrılma demiş Azra'ya." durdu derin bir nefes alıp konuşacakken Azra konuşmaya başladı gözleri dolu doluydu.
"Ben de dinlemedim salak gibi gitsem ne olacak ki? dedim kendi kendime. Sonra... bana saldırdılar, tacize uğradım. Tecavüz etmeye kalktıklarında Emir abim ve Ata abi buldular beni. Titriyordum çok kötüydü. Kendimden geçmiştim uyandığımda Emir abimin evindeydim. Gözlerim açık bakıyordum çevreme idirak edemiyordum-" demesine kalkmadan gidip ona sıkıca sarıldım gözlerimin dolduğunu görmelerini istemiyordum. Her şey çok tanıdık gelmişti. Ağlaması şiddetlenmiş omzuma gömmüşken Cennet ve Çiçek'te bizi sardı. Birkaç dakika sonra ağlaması durmuş iç cekiyordu. "Kim?" demeye kalkmadan, "Bugün sana çarpan adam vardı ya adı Cenk, abisi Cengiz." dediğinde anlamadım. "Onları yapan Cengiz'di. Daha birkaç gün önce çıktı hapisten." dediğinde kaşlarımı çattım, Azra kafasını omzumdan kaldırdı ve bana baktı. "Yani Emir abinin tepkisini anlıyordum ama sen bir şey bilmiyordun." dediğinde başımı salladım.
"Of susun la!" dediğimde masaya az önce bıraktığım laptopumu açtım, Spotifya girerek Serdar Ortaç- Poşet şarkısını açtım"Ağlamaya mi geldik gızz az eğelenelim da!" dediğimde Azra'yı kendimle birlikte ayağa kaldırdım. Göz yaşlarını ayağa kalkan Cennet sildiğinde gülümsemişti Azra.
"Ben ne sana taparıım, ne seni ararıım, ne trip atarııım," diye zıplayarak ilk sözleri söylediğimde beni devam ettiren Cennet oldu,
"Sen ne beni oyalaaa, ne omuz ovalaaa, işime bakarııımm," ardından Azra bizimla zıplarken. Sesi gerçekten güzeldi bu kızın.
"Ben o nazı çekemeeeem, günahaaaa giremeeem, kötü söz edemeeeem," diyen Azra'yla gülümsedim kahkahalarca gülüyorduk.
"Aşk bu kızıl ötesi, yaralı müzesi, hareket edemeeem." diyen Çiçekti. Çiçek bize bakarak kahkaha attığında hâlâ yerde oturuyormaya devam ediyordu.
Biz kahkaha atarken birkaç sözü geçmişti bile dans ediyorken bir anda Çiçek'i de ayağa kaldırdık. "Ya kızlar dediğinde omuz silktim. "Biz delirirken sen yerinde mi duracağdun." dediğimde kahkaha atıp sen delisi bakışlarını ihmal etmemişti.
"Seni çöpe atacağım poşete yazık!" diye aynı aynı anda bağırdığımızda ben kıvırtıyordum.
"Bi sigara yakacağım ateşe yazık!" devamını söylerken ben susmuş mezdeke çalışıyormuş gibi kıvırtmaya devam ediyordum.
"Ooo Nalan hanım!" diye Azra çantasından beş TL çıkarıp alnıma yapıştırdı. Çiçek gülmekten karnını tutarken koltuğa yayılmış, Cennet'te benimle gülerken kıvırtmaya başlamıştı. Azra ona da aynısı yaptığında gülmekten ağlayacaktım.
"Aşk gidene acımak mı?
Bu yükü taşımak mı?
Yarayı kaşımak mı?
Sor iyisi çıkacak mı?
İçime akacak mı?
Ve güneş açacak mı?" diye hepimiz bağırdığımızda kapı çaldı. Şarkıyı kapattığım da Çiçek kapıyı açmaya adımladı. Hepimiz birbirimize bakıp gülerken ben kendimi yere attım yanıma Azra ve Cennet uzandı. "Kim geldi ki?" diye nefes nefes konuşan Cennet'in cevabı belli olmuştu. "Kızlar bizimkiler geldi!" diye içeri doğru bağıran Çiçekle gözlerimi büyüttüm. Herkes olduğumuz odaya geldiğinde hepsi bize bakıyordu. Çünkü üzerimde ki etek yukarı kıvrılmış, tişörtümü ise sütyenime sıkıştırmıştım kıvırtırken. Çiçek ise şort eteği kıçına kadar gelmiş crop ise göğüslerinin hemen altında bitmişti. Azra da çicekli elbisesini yandan toplamış bacaklarının hepsi meydandaydı v yakası göğüslerini zar zor kapatıyordu.
"Dönsenize lan arkanızii! Fuşki yiyenler!" dediğimde hepsi arkasını döndüğü gibi kahkahalar atmaya başladılar dediğime. Oturur pozisyondan ayağa kalktım. Bok vardı bu kadar kısa etekle kudurmak. Üzerime çeki düzen verdiğimde kızlarda üzerlerini düzeltti. Koltuğa yayılırken Çiçek onlara koltuğunu gösterdiği gibi herkes dönüp bir yerlere yayıldı. "Haber vermeden ne bu çat kapı gelmektir?" dediğimde Çiçek'e döndüler kaşlarımı çattığımda "Geleneklerini bana yazmışlar ben gelmeden birkaç dakika önce mesajı gördüm ama gülmekten bir şey diyemedim!" dediğinde yanımdaki Cennet derin bir nefes aldı sinirle. "Kızım sen salak mısın ne diye haber vermedin üstümüz başımız ayrı oynuyordu!" diye çimdik attı Azra, Çiçek'e.
Emir ve Gürhan abi ellerindeki poşetleri masaya bıraktıklarında bakışlarımı Çiçek'ten masaya çevirdim. "Abur cubur almıştık da hep birlikte yer içerdik" dedi Ata abi. Başımı salladım. Cennet hemen poşettekileri çıkardığında sessizce onu izliyordum. Bir anda bu kadar kişi tanımak bana fazla gelmişti. Elbette sosyal biriydim ama ortamda fazlalık gibi hissetmiştim. Koluma dokunulmasıyla transtan çıktım. "Neli seversin doldurma aşkım?" dedi Cennet. "Bademli." dememle gülümsedi, "ay ben de!" deyip bana uzattı. Azra'nın bakışlarını üzerimde hissettiğimde ona döndüm. Gözlerini açıp kapadı, ona göz kırptığımda samimi bir şekilde gülümsedi. Belki de düşüncelerimi okumuştu.
"Teşekkür ederim, Emir abi." dedim ona bakarken. Önce kaşlarını çatmış sonra gülümsemişti, "Rica ederim, öncelikle bugün olanlardan dolayı özür dilerim. Azra bizim gözbebeğimiz, yaşanılan şeyler kolay şeyler değildi. Bir anda çıkmıştım. Kusura bakma Nalan. Birde abi demene gerek yok." dediğinde başımı salladım ben de olsam ben de sinirlenirdim. Ona hak verdim. Derin bir nefes aldım. "Sorun değil, Emir." dediğimde paketini açtığım dondurmamdan bir ısırık aldım. Bana gülümsemişti. Odadaki herkes sessizce bizi izliyordu. Onlara döndüğüm de bir şeyler yiyormuş gibi yaptılar. Omuz silkip dondurma yerken birkaç cipsi ağzıma tıktım.
"Ne yapıyordunuz taa kaç sokak öteden duyduk sesleri. İyi Apartmandan sizi atmıyorlar." dedi Gürhan, Cennet hemen konuştu, "Ya kız kıza oturalimyiki dertleşelim dedik, beş dakima yalnız bırakmadınız. Neyse işte Nalan şarkı açtı bağırarak söylüyorduk bir anda Nalan kıvırtmaya baş-" derken Yediğim cips boğazımda kaldı. öksürmeye başladığım da "Nalan iyi misin?" diye yanıma adımlayan Cennet ile kafasına geçirdim bir tane öksürüklerim arasında. "Gerizekalı!" dedim boğazımı tutarken. Yavru kedi bakışları ile bakarken Çiçek gülmeye başlayınca herkes güldü. "Şimdi anlaşıldı kıyafetleriniz." dedi Yaman abi.
Emir kaşları çatık gülenlere bakarken ben de gülmeye başladım. bakışları bana döndüğünde dudaklarımı dişlerimin arasına aldım gülmemek için. Bakışları dudaklarıma kaydı birkaç saniye orada oyalandığında dudaklarımı dişlemeyi bıraktığım da gözleri gözlerime değdi. Nefesimi tuttuğumda bakışlarını diğerlerine çevirdiğindr nefesimi verdim.
Cennet kolunu omzuma atıp sohbete dahil olmamı ister gibi bana baktı. Göz kırpıp ağzına cipsleri ağzına tıkarken konuştu sesizce, "Sizi görmediğimi sanma, herkes gidince konuşacağız."
^^
selam! umarım bölümü beğenirsiniz!
geciktiğim için özür dilerim, yeni bölümle görüşürüz!
Fuşki aslında Fışkı Doğu karadeniz bölgesinde tezek yani bok demektir.
1743 kelime.
Bölüm etkileşimi
