6. bölüm / 7
Mahallece Aşka İnanmıyoruz.Bölüm 6: İncir Reçeli Güzeldir.
Bölümler 7Şu an: Bölüm 6: İncir Reçeli Güzeldir.
- 1 Bölüm 1: yaramızda kalsın.1.512 kelime
- 2 Bölüm 2: Haliyle kafayı yedim.1.512 kelime
- 3 Bölüm 3: Bitiyoruz albayım.2.624 kelime
- 4 Bölüm 4: İtirazım var.1.846 kelime
- 5 Bölüm 5: Çözemiyosan düğüm at.1.498 kelime
- 6 Bölüm 6: İncir Reçeli Güzeldir.1.015 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 Bölüm7: İmkanı olan delirsin.1.766 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Ya amin amin orayı geçte, Emir abiyle çok komiktiniz." dedi Cennet telefonundan videoyu gösterirken. Gerçekten komikti ama kahkahalarla gülünecek kadar değildi. "Aşkım bu arada ben sizi Emir abiyle şipledim. " deyince içtiğim kahve boğazımda kalmıştı!
"Yok canım daha neler?!" dediğim de ikisinin de sinsi bakışları altında eziliyordum.
"Ya kızlar!" diye çıkıştım. Onlara anlamsızca bir bakış atıp "Ben çok yorgunum ya" deyip yere yayıldım. Kızların şaşkın bakışları ardından birbirine bakıp yanıma uzanmaları bir oldu. "Lan yerde yatmak çok güzel gerçekten, neden hep aynı şeyleri sevdiğimizi söylemedin!" dedi Cennet gülümseyerek. Tam konuşacakken Çicek'in "Çünkü daha yeni tanıştın akıllım!" demesiyle kıkırdadım. "Haa doğru ya!" dedi yeni anlamış gibi.
Ortam birkaç dakika sessizleşince Cennet'in aklına bir şey gelmiş gibi kendi kendine güldü ve yan yatarak bana döndü. "Bizim Çiçek'le hep regl dönemimiz aynı günlere denk geliyor ya da birkaç gün gecikmeli oluyoruz!" dediğinde kaykayı bastım. "Durup dururken aklına bu mu geldi?" diye sordu Çiçek gülerek. "Evet ne var?hem seninde aynı dönem olacağımıza eminim! çok iyi anlaştık bence!" dedi bana öpücük atarken, gülmekten karnımı ağrımıştı. "Yanii iyi anladık bence kızıl fırtınam." Başımı salladım "Gerçekten buna inanıyor musun?" diye sorduğum da Çiçek'te bana dönüverdi. "Evet aynı günüz hatta 1 haftamız var çok sağ olsun Cennet bana hatırlatıyor." dedi ciddi ciddi. "Benim hiç yakın olduğum biri olmadığı için bilmiyorum ama hadi bakalım." dedim, hızlı hızlı başını salladı Cennet, Çiçek ise tebessümle bana baktı.
"İyi peki o zaman üçlü olsun güçlü olsun!" diye bağırdı Cennet. Deli bu kız der gibi ona baktım.
-
"Ya Cennet hadi!" diye seslendim, saat 1 olmuştu ve biz hâlâ dışarı çıkamamıştık. "Boşuna bağırıyorsun, daha çıkmasına 20 dakika var." dedi gülerek Çiçek. Ne der gibi oma baktığımda "Seni uyandırdığım gibi onu uyandırdım hazırlansın diye ve odasından çıkıp kendim hazırlanma gafletine düştüm." dedi ben ona ne alaka der gibi hareket yaptığımda gülüp devam etti, "O uyumaya devam etti çünkü odasından çıktığımda. Sen hazırlanıp ona seslenene kadar o hâlâ uyuyordu." dediğinde elimi alnıma vurdum. "Ya Allah'ım bu aynı benim gibi uykusuna düşkün! Ben biraz yerimi yadırgadığım için çok uyuyamamıştım." dedim ben de gülerek.
"Çatlamayın ya geldim!" dedi gözlerinin biri kapalıydı. "Oy nenem yarabbim! Yürü kız!" dediğim gibi kolundan tutup onu çekeledim. Çiçek halimize gülerken kapıya ilerleyip vestiyerde ki kapaklı yerden beyaz sporlarını çıkardığı gibi giydi. Peşinden ben ve Cennet geldik.
Çiçek'e şöyle bir baktığımda kendi gibi beyaz çiçek desenli, askılı, elbisesi ve beyaz kol çantasıyla çok tatlı görünüyordu. Sapsarı saçları gerçekten çok güzeldi nazar değecekti bir gün gerçekten! Tam yazlık kombindi, hava gerçekten çok sıcaktı!
Cennet ise mavi kot şortu, beyaz askılı cropu ve ince askılı mavi çantasıyla kendine göre bir kombin seçmişti. Siyah saçları beyaz teniyle ay gibi parlıyordu. Bir sürü kolyeler ile tam kendisiydi.
Ben ise kızıl renginde saçlarımı açık bıraktım. Beyaz sıfır kol crop, kırmızı kısa eteğim ve beyaz bel çantamla gayet güzel görünüyordum. Takılarımı da bol bol kullanmış hatta her parmağımda bir yüzük vardı, en sevdiğim.
Sonunda dışarı çıktığımızda derin bir nefes aldım. Güneş tepemizde parlıyordu. Neşeyle şakıyan Cennet bana bakarak "Her yeri gezeceğiz ama önce mahalleyi gezelim!" dedi az önce yarı uyanık olan Cennet. Olur der gibi omuz silktim. "Ay çillerin ne kadar güzel görünüyor! Güneşte daha çok belirgin." dedi Çiçek. Gülümsedim, "Onları ben de çok seviyorum."
"Ee şimdi rota nereye kaptan Cennet hanım!" dedi Çiçek. "Deniz kenarı diyeceğim ama burda deniz yok!" diye ağlanmaya başladım. Kolumdan çekiştirilmemle susup Cennet'i takip ettim.
-
"Cennet canımız çıktı yeter!" diye seslendi Çiçek. Ben artık nefes nefese kaldığım için söylenemiyordum. Yokuş çıkmıştık ve Cennet hanım hâlâ enerjikti.
"Ya tamam gelim dinleneceğiz hemen şuraya gidiyoruz!" dediğinde oraya göz ucuyla baktım. "La orası gave!" dediğimde güldü Çiçek. "Su ağıza bayılıyorum ya! Hep öyle mi konuşsan?" dedi. Şu an ilgilendiğim o değilde kahveye gitmemizdi! "Ayrıca o kahve hepimizin sadece amcalar yok!" dedi Cennet soru sorar gibi baktığımda Çiçek gülmüş, Cennet ise "Yav gel göreceksin!" dedi şakıyarak. Tamam kahveye gittiğ. ama herkes hem tanıdık hemde akrabalarımızdı.
Cennet önde arkasında ben benim arkamda ise Çiçek olacak şekilde içeri girdik. "Selamün aleyküm ağalarım ve hanımağalarım!" dediğinde gözlerim fal taşı gibi açıldı. Teyzeler bile vardı! "Oo Cennet kızım gel otur!" dedi bir tane amca "Gelmem mi Osman amcam!" deyip masasına kuruldu. "Çiçekk, gel yavrum yamacıma." deyip hızlı hızlı konuşan teyzenin yanına gidip oturmadan elini öptü. Teyze Çiçek için gelinim diyordu be!
Ben öyle ayakta dikilirken ortada kalmışlık hissettim. Arkamdaki kapı açılınca köşeye çekilecekken yanlışlıkla bana tosladı giren kişi. Yere doğru düşüverdim. Hayır arkadaşlar kitaplardaki gibi kimse beni tutmadı. Karşımdaki elini uzattığında Cennet'te elini uzatınca Cennet'in elini tutup kalktım."Beyefendi dikkat etsenize?" diye bağırdığımda Cennet beni çekiştirip yanına oturttu. Özür dilerim der gibi bakarken hâlâ sinirle bana çarpan adama bakıyordum. Cennet kulağıma yaklaşıp "Mümkünse ondan uzak dur kızılım." dediğinde ona döndüm, niye der gibi ona baktığımda sonra işareti yaptı. Kafamı sallayıp masaya baktım. "Kızılım da geldiğine göre 101 başlasın!"
-
"Hopppbalaaa!" İlk 9 elde de okey bana geldiği için Osman amca "Kızın sende de ne şans varmış bee! Diğer eller bendesin!" dediğinde güldüm. Yeniden taşları dizmeye başladığımız da 10. ele girmiştik. Bu sefer kahkaha attığımda masadaki üçlü bana soru sorar gibi baktığımda elden iki okeyde bana geldiği icin alnıma yapıştırıverdim. "İşte benim kızım!" dediğinde Cennet güldüm. "Hile bu yav!" diyen Resûl amcaya daha çok gülüyordum. Tüm kahkaham kahveyi sarmıştı. "Sende kaybedince ağlayan çocuklar gibisin Resûl amca." dediğimde daha çok kahkaha attık hepimiz.
Tam o an kapı açılıp kapandı, "Kahkahalarınız taa mahallenin başından duyuluyor!" dediğinde arkamı döndüm. Emir abiyle göz göze geldiğimizde gülüşüm durmuştu. Tüm tayfa buradaydı "Gelin buraya Emir oğlum, Trabzon'dan kızımız gelmiş vallaha çok güldürüyor bizi" dediğinde tebessüm edip elimle göğsüme vurdum. "Eyvallah amcam!" dediğimde daha çok güldü. "Ee geç oluyor kalkalım mı yorulduk bayağı?" deyip yanımıza geldi Çiçek. Kolumdaki saate baktığımda 11.10 olduğunu gördüm. "İki el sözüm olsun Osman amcam!" deyip kalktığım gibi ortamdaki herkese selam verdim. Cennet'te kalktığında "Biz kızları bırakalım sonra uğrarız amcam." Dedi Gürkan abi. "Gerek yok, hadi kızlar." deyip bizi dışarı çekeledi. "Ne oluyor Cennet?" dedi Çiçek. Vallaha ben de anlamayrim ki?
Kaş göz yaptığında hızlı hızlı yürüdü. "Bişe diysın ama ne diysın." dediğimde durup yolun ortasında kahkaha atmaya başladı.
★
Bitti!!
Bayağı uzun zaman oldu ama buradayım!
Anca vakit buldum ama, iki hafta da ya da bir haftada bir bölüm gelecek!
Bölüm etkileşimi
