Bölüm 1: yaramızda kalsın.

Vaveyla Yazarı: messi 🤘🐺

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Bölüm 1: yaramızda kalsın.

ilk kurgum değil ama ilk yayınlayacağım kurgumdur.

Öhöm öhöm başlıyoruz.

•

"Anne!" diye elimdeki bilgisayarla mutfakta kahvaltı eden annem, babam ve abimin yanına koştum.

"Açıklanmış!" diye bağırdığım da abim umursamazca bana bakış atıp ağzında bir şeyler gevelerken anne ve babam hızla bana döndü. "Baktın mı? Yoksa kötü mü? kazanamadın mı? üzülme gızım seneye de girersin hem abi-" diye heyecanla konuşan annemi babam susturmuştu, "Hanım bir dur da!"

"Oh şükür!" diyen abime babam sert bir bakış atıp bana tekrar dönüp konuştu, "Çatlatma daa."

"Site açılmay ki!" diye sitemle konuştuğum da sinirlendiğim için çoktan şivem kaymıştı bile. Pardon ağız! Abim bana gülmüş, "Herkes aynı anda girince öyle oluyor." dedi gayet düzgün Türkçesiyle. Kendileri Karadeniz teknik üniversitesinde edebiyat fakültesinden mezun olmuş Trabzon'da benim mezun olduğum lise de öğretmenlik yapıyordu. Öyle edebiyatçılar gibi naif, hoş da değil dağ ayısı mübarek!

Onların tatlı atışmalarına ortak olduğum sırada bilgisayarın ekranı açıldı.

"A-anne, açıldı!" diye bağırdığım da herkes susmuş, abim yanıma gelmiş; anne ve babam pür dikkat beni izlemeye başlamıştı. İkinci senemdi ve geçen sene sınava yetişmediğim için girememiştim salak gibi.

Ellerim titrerken her seferinde tc kimlik numaramı yanlış yazdığım için giremiyordum, "La bırak şunu bana ya!" diyerek bilgisayarı elimden çekip aldı ve tc kimlik numaramı yazmaya başladı, ezbere biliyor da!

"Oha kızım bu ne?" dedi abim şokla. "Çok mu kötü oğlum?" diyen annemin gözleri dolmuş, benimde gözlerimi dolmasını sağlamıştı bile. Yapamadım mı yani? Olmadı mı? Başaramadık a- diye içimden küfür edecekken beni durduran abimin sesi oldu.

"Eşit ağırlıktan 662. sayısaldan 1.461. olmuşsun! Çüş kızım!" dediğin kızla ayağa kalktım ve abime sarıldım. "Başardım lan, emeklerim boşa gitmedi abi!"

"Ulan biraz daha uğraşıp 661. olsaydin ya bir işi beceremedin." dedi abim gülerek. "Evet ya!" diyerek dalga geçtiğim de gülüşlerimizi bozan yine ve yine babamın sert sesi oldu,

"Oh oh harika, Karadeniz teknik üniversitesi sağlık alanından ful yazacağız bütün tercihlere o zaman." dedi babam kahvaltısına devam ederken birden abimin kolları arasından çıktım ve konuşmaya başladım, "Ama baba b-"

"Sözümün üstüne laf gelmesini sevmem." deyince kaşlarımı çattım sevincimi bile daha yaşayamadan bunu bile boğazıma dizmeyi başarmıştı. Yine. Gözlerim dolu dolu abime baktığım da bana gülümseyip gözlerini kırptı.

"Baba Nalan çok çalıştı, bu sıralamayla İstanbul, Ankara gibi okullarda okuyabilir. Ben evet, onun kadar çalışmadım ama bende yüksek sıralama yaptım. Yine de KTÜ'den daha yüksek okullarda okumama izin vermedin. Nalan için bu olmayacak, bu sefer izin vermeyeceğim." dedi abim. Ona gülümsediğim de babam hızla kafasını kaldırıp abime baktı, "Ne?"

"Bende sözümü söyledim baba." deyince babam sinirle söylene söylene kahvaltısına devam etti. "Oğlum dur bakalım ortalık durulsun da tercih dönemi gelince bakarız." dedi annem abim omuz silkip kahvaltısına devam etti. Annemin telefon zil sesi kulaklarımıza ulaştığın da annem konuştu, "Hacer halan arıyor." dedi bana karşı. Omuz silkip mutfakta ki balkona çıkmayı hedeflerken babamın sesiyle duraksadım,

"Nalan annen halanın aradığını söyledi, merak etmiştir seni." dedi yumuşak sesiyle, umursamazca yüzümü ona çevirdim.

"Bunca zamandır bana nasıl diye sormayan halalarım ve amcalarım, beni merak etmiştir öyle mi? Hemde bugün, açıklandığı gün. Komikti baba bir daha olmasın lütfen." dediğim de elinde ki çatalı sertçe önüne bıraktığın da sırtımı dönerek balkona ilerledim. Zaten sıcaktı nelerle uğraşıyoruz!

•

Evde sessiz ve gergin hava vardı o günden beri her akşam. Televizyon karşısında oturmuş yıllık dizi olan arka sokakları izliyorduk. Sessizliği bozan babamın sesi oldu,

"Alparslan tercih dönemi ne zaman açılacak?" diye sordu babam, abime bakmadan televizyon seyrederken. "Muhtemelen yarın." diye cevapladı abim. "Tamam." dedi başını sallarken. Cevap verecekken abim elini dizimin üzerine koyup gözlerini kapatıp açtı. Bu aramızdaki "bir planım var." anlamına geliyordu. Başımı hızla salladığım da memnuniyetle gülümsedi abim.

Kendisiyle aramız bir iyi bir kötü olsa da sırlarımız her zaman bizde kalırdı. Adını çok severdim ama diğer adı olan Han'ı kullanarak onu sinir ederdim. Baba tarafında bütün erkek kuzenlerin ikinci ismi Han'dır. Yusuf Han, Timur Han falan filan. Aslında kızlara da eklemeyi düşünseler de annem karşı çıkmış bütün kız kuzenlerin arasında sadece benim ismim de Han yoktu. Zaten yakışmazdı da. Telefonumun bildirim sesi oda da yankılanınca gözlerimi kocaman açtım. Lan sessizden çıkarmazdım ben bu telefonu, nasıl açılmış lan bu?! Herkes bana dönünce şirince gülümseyip telefonumun ekranını açtım.

Gözlerimi devirdim ulan Türk telekomdan gelmiş ya bildirim! Gelen bildirimi seslice okumaya başladım.

"Değerli Müşterimiz, BENZERSIZ 25GB Paketinizin yenilenmesi için 1 ay içinde mobil hattınızda en az ** TL bulunmalıdır. TL yüklerken paket ücreti ve tahsil edilmeyi bekleyen telsiz kullanım vergi borcunuzu göz önünde bulundurunuz." bana gelen max bildirim işte! Babam başını sallayıp önüne dönerken, annem de elma soymaya devam etti. Abim gülüp keyifle arkasına yaslandı, haspam herkesi dövdüğü yetmedi zaten! Somurtup telefonu sessize aldığım gibi televizyon izlemeye geri döndüm. Arka sokaklar da mesutsuz sarmıyor ki!

Saat 12'ye gelirken iki saattir durmadan esneyen abime bakıp konuştum, "Ulan yeter da kalk yat, esneye esneye benim de uykumu getirdin!" abim dediğimi umursamayıp gözleriyle odama girmemi işaret etti.

"Abine lanlu lunlu konuşma Nalan. Kalkın yatın." diyen anneme sinirle bir bakış atıp ayaklarımı vura vura küçük odama ilerleyip kapıyı ardımdan kapattım. "Ulan bir rahat yok anasını sata-" diye saydırmaya başlayacakken abim odama girdi, pardon daldı. Ulan kız odası kız belki üstümü değişiyorum.

Ulan salak kaş göz yaptı ya sana aq. Diye cevap veren içimdeki o tuhaf sese hak verdim. Ulan bende kafayı yedim o benim kafamın içinde geçen kendi sesim! "Of malım ben." diye sesli konuştuğum da abim, "biliyorum." dedi. Elimi alnıma vurunca tekrar ofladım.

"Neyse senin salaklığını konuşmaya gelmedim, en nihayetinde." dedi. Gözlerini devirdiğim de devam etti, "Yarın babamla istediği tercihleri yapacağız son-" deyince kaşlarımı çatıp sözünü kestim, "Ne demek ya! hani ben uzakta ondan uzakta yaşamak istiyorum ya! En iyi sen biliyorsun neler çektiğimi burda. Geçen yazdan beri deli danalar gibi çalıştım abi. Bu mu planın se-" diye sözlerimi hızla sıraladığım da elini ağzıma kayıp beni susturdu. Elini hızla ısırdığım da hızlıca elini çekip"Gerizekalı dinlemeyi öğrensen bir kere keşke!" dedi elini üflerken. Yatakta yanıma otururken konuşmaya başladı, "Neyse bunun hesabını sonra soracağım, şimdi daha önemli bir konumuz var. Gizlice değiştireceğiz merak etme." dedi mavi gözlerini bana çevirirken.

"Açıklandığın da ne olacak abi? Öğrenecek sonuçta." dedim. "Ona o zaman bakacağız ama unutma ben yaşadığım sürece kılına zarar gelemez hayallerin neyse o olacak." dedi bana kollarını açarken ardından devam etti, "Hayalin dişçilikti hâlâ istiyor musun?" diye sordu. Hemen ona sarıldığım da cevapladım, "Evet onu de yazalım ama eşit ağırlıktan madem o kadar yaptım psikoloji de yazalım mı?" dediğim derin bir nefes aldı saçlarımın arasında. "Tabiki olur, sen ne istersen. Benim takıldığim nokta senden nasıl ayrılacağım ben?" dediğinde kollarından çıktım. "Sus lan mutlu olursun sen! Nilin Tribzinspir firmimi mi giydin yini?!" diye onu taklit ettiğim de güldü, "Feda olsun kızım sana." dedi gülerek.

tekrar ona sarıldığımda kaldık öyle bir süre. "Neyse hadi yat, yarın büyük gün." dedi ayaklanırken.

Aklıma gelen şeyle hızla oturur pozisyona gelip konuşuverdim, "Abi dur bi!" dediğim de durmuş bana dönmüştü, soru sorar biçimde. "Yengeden ne haber?" dediğim de "şt kızım sessiz olsana!" dediğin de gözlerimi kocaman açtım. Heyecanlandım ha. Başını salladı, "Çok seviyorum Nalan. Sanki yıllardır hayatım da. Benimleymiş gibi hep. Çok fena aşık olmuşum ben." dedi, gözlerinin içi adeta parlıyordu. "Aşka inanmayan Alparslan beye aşkı inandıran o kadını gerçekten görmek isterdim." dedim geri yastığıma gömülürken esnedim ve konuşmaya devam ettim "Ayrıca senin bana demeni beklerdim buna da ayrıca kırıldım abi. Konuşacağız bu konuyu." dedim yorganımın altına iyice sokulurken çıkmasını bekledim. "Özür dilerim Nalan ama bilemedim, istemezsin sandım... Bir dakika ulan sen nerden biliyorsun?" diye sorduğunda omuz silktim. "Telefona bakarak gülüyordun kaç zamandır, bende baktım."

"Ne yaptın sen?" deyip yanıma geldiğinde çoktan gözlerimi kapattım. Ukalaca güldüm "Ne zamandır sana sorucam kaçıyordun abi, ne yapabilirim? Ayrıca yine de istemiyorum." dediğime ofladığını duyduğum da naptığını görmedim, birkaç adım seslerini duydum. Ardından kapı açılıp kapanma sesi.

•

"...Tıp yaz, eczacılık yaz, dişcilik yaz." dedi babam abime. Kollarım bağlı somurtkan bir şekilde abimin yanında oturuyordum. "Sanki kendi okuyacak anasını avradını s-" diye geveleyen abime bakıp gülmemek için zor tuttum kendimi. "Tamam baba dediklerini yazdım,." dedi. Aslında göndermemiş temiz ekrana geçmişti, gözümde kaçmadı değil. Kurnaz şey.

"Güzel." diyen babama bakmadım bile. Hızla ayağa kalkıp odama ilerlerken konuştum. "Dışarı çıkacağım ben." dediğim de abim ve babam aynı anda "Nereye?" diye sormuşlardı. "Hani yaz ya evde oturdum bütün sene, dışarı çıkıp gezeyim diyorum!" dediğim de babam onaylar mırıltılar çıkarırken abim kaşları çatık bana dönmüştü. Annem "Geç kalma." dedi. Abim ayaklanırken konuşuverdi, "bende geliyorum."

Annem, "Tamam oğlum, dikkat edin." dediği sırada abim çoktan yanımdan geçip odasına girmişti bile.Lan bu evde rahat yok bana, yok!

Odama girip üzerimdekileri bir çırpıda çıkardım. Dolabın kapağını açıp içinden, beyaz baskılı yarım tişörtümü ve dar paça siyah kot pantolonumu üzerime geçirdim. Telefonumu arka cebime koyduğum sırada çoktan alıştığım şey olan, abim odama daldı. Ona kırgındım ve benimle gelmesini istemiyordum.

Onu görmezden gelip odadan çıkmaya yeltendim, kapıyı açacağım sırada kolumu tutmuş beni durdurmuştu. "Yapma ama hem sana sürprizim var." dedi gözlerimin içine bakarak. "Ne oluyor?" dememe kalmadan kolumdan tutup beni sürüklemeye başladı bile. Hay ben böyle işin!

"Ayakkabılarını giy." deyip kolumu bıraktı. Bana emir verilmesinden nefret eder inada binerdim ama şu an merak duygum daha baskındı. Ayakkabılarımı ayağıma geçirip doğruldum. "Ne oluyor abi, söylesene?" dedim. Artık sinirleniyordum cidden.

"Seni onunla tanıştıracağım."

"Kiminle?"

"Dün de dediğin gibi bana aşkı inandıran kadınla."

•

Az çok tanıştık güzel oldu la.

Buraları hızlı hızlı geçip asıl olaylara gelmek istiyorum sabırsızlıkla alsmwozkss.

¹⁵⁰⁸ kelime.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

771okunma 3beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.