2. bölüm / 7
Mahallece Aşka İnanmıyoruz.Bölüm 2: Haliyle kafayı yedim.
Bölümler 7Şu an: Bölüm 2: Haliyle kafayı yedim.
- 1 Bölüm 1: yaramızda kalsın.1.512 kelime
- 2 Bölüm 2: Haliyle kafayı yedim.1.512 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Bölüm 3: Bitiyoruz albayım.2.624 kelime
- 4 Bölüm 4: İtirazım var.1.846 kelime
- 5 Bölüm 5: Çözemiyosan düğüm at.1.498 kelime
- 6 Bölüm 6: İncir Reçeli Güzeldir.1.015 kelime
- 7 Bölüm7: İmkanı olan delirsin.1.766 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Selamss.
Harika ikinci bölümle karşınızdayim efendim.
💃
Birkaç hafta sonra,
Hayatımın dönüm noktası olan güne gözlerimi yarım yamalak açtım. Yani tercihlerin açılacağı güne.
Birkaç hafta önce abimin manitasıyla tanışmıştım. Gerçekten çok tatlı ve içten gelmişti Gülhanım. Yanlış anlamayın kızın ismi Gül değil, Gülhanım. İlk duyduğum da Gül sandığım kızın ismi Gülhanım'mış. Sakarlığım ve her ortamda bitmek bilmeyen rezil olmalarım eksik olmadı tabiki. Sandalyeye takılıp kızın üstüne mi düşmedim, pasta yerken tişörtüme mi dökmedim. Rezildim ama en azından kendim gibiydim. Napabilirim?
Yatağım da oturur pozisyona gelip öylece perdemi süzdüm birkaç dakika. Ayağa kalkıp odamdan paytak adımlarla gözlerim kapalı yürürken banyoya ilerlemeyi düşünüyordum ki ayak serçe parmağımi bir yere geçirme sonucu halının üzerine bir atmış uzanacağım sırada "Aaaa-" diye bağırmam sonucu sesimin kesilmesini sağlayan kafamı sert bir şeye çarpıp yere düşmem oldu. Koşarak yanıma gelen aile fertlerimin bağırış sesleri adeta kulağıma uğultu gibi geliyordu. Ulan alt tarafı yere uzanmışım, neden duyamiyorum? İçimden kendime,
aşkom yere uzananlar düşemez.
en son hatırladığım aklımdan geçen bu cümleydi.
•
Lan n'oluyor anasını satayım. Gözümü açamıyorum imdat. Oy başım, oy nenem nerelere gideyim. "Uyanmıyor oğlum, ne olacak." diyen annemin ağlamaklı çıkan sesiydi da sıkıntı bende, duyuyorum da hem gözümü açamıyorum hemde cevap veremiyorum?! Hay ananii açılsana aq. Gözlerimi zorla açmaya çalışırken abimin sesini duydum, "Uyanacak, baksanıza."
Gözlerimi açtığımda beyaz ışık gözlerimi almış birkaç saniye göz kapaklarımı kırpıştırmaya başlamıştım. Hay Allah'ım hastanelerin de bu beyaz ışık sevdaların anlamıyorum, göz yoruyor be!
"Su..." diye kısık sesle konuştuğum da annem ayaklanmış, su içirmişti bana. "Teşekkür ederim." dediğim de abim başlamıştı yakınmaya, "Neden gözlerin kapalı yürüyorsun kızım? Sayende her ayın beş günü hastanedeyiz. Doktorlar hemşireler de şaşırmıyor bizi görünce. Biraz kendine dikkat etmeyi denemiyo-" diye sıralamaya devam edecekken onu bölen elimi başıma götürüp inlemem oldu. Başım az da olsa ağırsa da az numaradan zarar gelmezdi dimi?
"Noldu lan iyi misin?" diye sordu abim yanıma gelirken. "İyiyim de başım ağrıyor abi." dedim dudaklarımı büzerken. "Kafanı sehpaya çarptın, yerde uzanırken de "Yere uzananlar düşemez." gibi bir şeyler söyledin." dedi gülerken. "Ulan sesli mi söylemişim ben onu?" dedim gülmeye başlarken. O sırada içeri artık tanıdığım biricik yakışıklı doktorcum olan Yahya ve babam girdi.
"Evet Nalan'cım pardon Nalan hanım, ee alıştık her ay her ay." dedi gülerek devam etti, "Güldüğünüze göre daha iyisiniz?" dedi dosyalardan kafasını kaldırarak. Evet diye başımı salladığım da "Başınız ağrıyor mu?" dediğinde "birazcık." diye yanıtladım onu. "E normal sabah saat 8'den beri uyuyorsunuz." dedi daha çok gülerek. Gözlerim kocaman oldu, yuh anasını ya kış uykusuna mı yatmışım? "Evet, bildiğimiz kış uykusu." dedi doktorum. İçimden söylediğim şeyleri nasıl duyup cevap veriyor bu adam lan? "Hayır dışardan söylüyorsun Nalan." dedi abim ve ardından güldü Yahya'cım. Ya yazıklar olsun ya, Adam alıştı o yüzden rahat bu kadar. Of her yerde kendimi rezil ediyorum! "Yok estağfurullah ne rezilliği." dedi Yahya'cım. Al işte yine!
Elimi alnıma vurup "Allah'ım kör et beni!" dedim yakınırken. "Bu kadar lak lak yeter." dedi babam.
Gülüşümü anında soldurup düz bir ifademi takınmaya çalışırken aklıma gelen fikirle gözlerim anında abimi buldu. Bana, çok fena şeyler olacak, der gibi baktı. Sıçtık!
"En az 8 saat uyutmayın, ne olur ne olmaz." dedi Yahya'cığım. Abim, "O iş bende hocam."dedi gözlerimin içine bakarak. Bittim ben...
•
"Ya hastayım ben hastaaa!" dedim oturduğum koltuktan abime bağırarak. "Gerçekten iğrenç bir hayat." diye repliği tekrarlamaya başladım. "Lan sussana uyuyorlar!" diye sessizce bağırdı abim. Ulan sessizce nasıl bağırılır aq?
Sabah 8'den, akşam saat 9'a kadar uyumuşum. Şaka gibi. Gerçi beni bıraksalar günlerce uyurdum da neyse. Anne ve babam 9 dedimi hep yatarlar. Abimle çay demler, cips, çekirdek falan yerdik. Bugün de ama bugünün özel nedeni beni uyutmamaya çalışmaktı.
"Lan kime diyorum aloooo!" dedi abim kolumu severken. Ulan bir rahat düşünemiyoruz anasını! "La ne var?" dedim kolumu çekerken. "Hayde balkona." dedi beni oturduğum yerden kaldırırken. "Çay demledin mi?" dedim yürürken. "Kızım bu sıcakta ne çayı ya? Kola aldım." dedi yalancı kızgınlıkla. Sıcak veya soğuk fark etmez, çayın hastasıyım ne yapabilirim? Allah Allaah!
"Ya abi sanki beni bilmiyorsun? Of ya." dedim sitemle. "tamam ağlama kaynamış su vardı, sallama çay yaparız." dedi burnuma vururken. "Afferin çalış köle!" dedim sırıtırken. Bir anda elini belimden çekti sendeler gibi olsam da umursamadım ve balkon kapısından içeri girdim. Çok salak bu sanki ameliyat olmuşum yürüyemiyordum da beni yürütmeye çalışıyor.
"Ulan madem yürüyebiliyordun ne diye uğraştırdın?" dedi elindeki sallama çayla yanımdaki sandalyeye oturdu. "E yürüyemiyorum demedim ki? Sen girdin koluma." dedim gülerek elindeki bardağımı aldım. Aklına bir şey gelmiş gibi balkondan çıktı. Omuz silkip karşımdaki manzarayı izlemeye başladım. 5 dakika geçti, geçmedi abim elinde bilgisayarla sandalyeyi çekip oturdu. "O karmaşayla tercihine bakamadık." dedi. Hızla başımı salladım, "Babam bilmiyor mu?" diye sordum. Hayır der gibi kafasını salladı, "Öğrenmesi an meselesi olur." dedi. "Açıl hadiii... Heh!" dediğin de ekrana yanaştım. "ODTÜ Psikoloji mi?!" dedim sindirmeye çalışırken. Bu hiç çıkmaz dediğimiz bölüm olan psikoloji?! "Çüş." dedi abim ve devam etti. "Ulan yurt çıkmamış."
"Ya nasıl ya, hayır." dedim üzüntüyle. Ev mev nasıl uğraşacaktık? Ayrıca ev için de ev arkadaşı bulunmalı ve şimdiden bakılmalıydı. Bu devir de ateş pahasıydı her şey. Derince ofladığım da abim elini sırtıma koydu, "halledeceğiz kız, çayın soğudu lan. Sen sevmezsin soğuk soğuk içmeyi!" dedi gülerken. Bende güldüm ve çayımdan bir yudum aldım. Soğumaya durmuştu ama önemsemeyip çayımı içmeye devam ettim.
"Hayırlısı gülüm." deyince abim hemen Memati baş modumu açtım, "Nalan sus sakın hayır-."
"Sana gülüm demem, gülün ömrü az olur." dedim omuzlarımı gererek. "Sen kafanı çarparken başka sorun mu oluştu acaba ya da yok önceden de böyleydin, doğuştan bence bu." dedi kafamdaki sargıyı incelerken. "Ya kes be!" dedim elini iterken. Telefonumun ekranını açıp Instagram da biraz gezinmeyi planlıyorken abim elimdem telefonumu hızla çekti. "Ya abi nabaysın ya!" dedim sinirle.
"Yi ibi nibiysin yi." diye beni tekrar ettiğin de bu sefer gülmeye başladım. "Çok komikti olm." dedim karnımı ovarken. "Lan sus ya, senden alıştım zaten." dedi gözlerini kaçırırken. "Zaten Gülüme de öyle dedim, kız yarıldı anasını satayım." dediğinde bu sefer kahkahayı bastım. Manitasına demiş olm lan manitasına.
"Lan sus yav!" dedi sinirlenirken. "A-ma a-bi!" dedim zorla kendimi durdururken. "Oy çok güldüm, yarın ağlamayayım abi." dedim, çayımı dudaklarıma götürürken. "Neyse susta söyle, güzel bir film açalım." diyince biraz durup düşündüm. Aklıma gelmiyo- "Buldum!" dediğim de abim bana bakmadan konuştu, "Söyle da."
"Film değil ama Kurtlar vadisi.." dedim yüzüne doğru 'Lütfen.' der gibi baktım. 'Sen iflah olmazsın' der gibi bir bakış attığında önüne dönüp en son kaldığımız yeri açtı.
"Ah be Süleyman." dedim üzüntülü sesle. Süleyman Çakır öldükten sonra Laz Ziya'nın ilk ve tek sigara içtiği bölümdeydik. Gerçekten üzülmüştüm.
Birkaç bölüm daha izlediğimiz hafifçe esnedim. Gözlerim kayıyor, başım aşağı düşüp duruyordu. Gözlerimi kapatmış uyumayı düşünürken abim sallamasıyla deprem oluyor sandım, "abi kalk deprem oliiyy." diye bağırınca abim gülerek ağzımı kapattı. "Ulan sus annemleri uyandırmayı geçtik, site ayağa kalkacak." dedi gülüşlerinin arasında. "Çok komik." dedim umursamaz bir şekilde. Gülüşünü durdurup konuştu, "Uyuma lan, daha beş saat doldu." dedi bana bakarak uykulu gözlerle ona baktığım da esnedim.
Gözlerim yarı açık abime işaret parmağımı doğrulttum ve "Yılandan, çakaldan korksaydık çoban olmazdık ustaaa." dediğimde abim tekrar gülmüş ve eklemişti. "Nalan baş." dedi, güldüm. "Ha şunu bileydin abim." dediğim de "git elini yüzünü yıka Unutma gözlerin kapalı değil." dedi beni ayağa kaldırıp iterken. Başımı sallayıp ayaklandım ve bu sefer gözlerim açık banyoyu buldum. Yüzüme su çarpmadan klozetin kapağını kapatıp üzerine oturdum ve gözlerimi kapatıp duvara yaslandım. Birazcık uykudan zarar gelmezdi.
Tam uykuya dalacağım abimin sesini duymamla gözlerim hızla açıldı. "Ulan nalan bayıldın mı ne yaptın, açıyorum kapıyı bak ayıksan." dedi ve ardından kapı açıldı. "Çok korktum salak." deyince gözlerimi kapatıp devam etmeyi hedefliyordum.
Bir anda havaya kalkınca gözlerim açıldı. Ulan ya. "Çok uykum var." dedim uyku mahmuruyla. "Biliyorum ama az kaldı, dayan." dedi abim beni balkona getirmek yerine koltuğa oturttu. Gözlerimi kapatıp koltuğun baş kısmına koydum kafamı. "Uyuma, pes atalım gel." dedi elime kumandayı tutuştururken. "Off tamam dedim gözlerimi açarken. Tabiki de Paris Saint German seçecektim. Messi aşkım.
"Abicim, abicim gerçek futbol fanatikleri Messicidir." dediğimde bana karşılık olarak gülmüştü, "Ronaldo buna güldü."
"Maç sonu bende böyle güleceğim." deyip yarı açık gözlerimle maç ayarlarını yapan abimi izledim. kollarımı sıyırıp "Başlıyoruz." dedim sinsice.
Maçın başlarında abim birkaç Şut denese de Donnarumma aşkımı geçememişti. "Donnarumma'yı geçmiş kolay mı lan?" dedim canlanırken. "Görürüz." dedi abim gülerek.
Tüm takımı ileri almış atak yaparken bir anda messim topu taa ilerden gelip kapmış, kontraya başlamıştım. "Hadi olm, hafi aslanım, hadi koçum." Depara hâlâ basıyor, çalımlayarak ilerliyordum. Ceza sahası dışından bir gömdüm vee, "Goooooolll. Messiii, Mesiiii! Futbolun zirvesi bu adam!" diye bağırıp hızla koltukta zıplarken abim bu sefer beni susturmaya bile yeltenmedi. "Yesss ya." dedin sevinçle. "Devam ediyor, çok sevinme." dediğinde, 'sen değişik misin?' der gibi baktım. Maldı bu. Tam doksana çakmışım ağlanıyor.
Hazırlık yakalandığım da bol press yapıyordum ama yemiyordu. "Lan yicem hay ananı." dediğim de bir bakış atmış son vuruşunu yapmıştı Ronaldoyla. "Golllll be golll. Noldu Donnarumma'na." dedi alayla. Keyifsizce bakış attığımda omuz silktim. Benim golüm daha güzeldi.
Maçın sonlarına doğru atak yapsam da olmuyordu. Son düdük çalınca ofladım. Abim elini uzatıp "tebrikler." dediğinde bende elini sıkıp"oyo moçto hocam." dedim esnerken.
"Saat 3'e geliyor, uyuyabilirsin artık." dedi gülerken. Sonunda deyip kendimi odama zar zor attım. Her yerde her an uyuyabilme kapasitem vardı. Yatağıma koşup, zıpladım. "Sonunda." diye mırıldandığım da uykuya dalmıştım anında.
•
Bu da bitti, çok şükür.
Bir daha ki bölümde görüşürüzzzz.🤡
Bölüm etkileşimi
