18. bölüm · Maestronun kalbi

Alina Asu Aktaş

Asunun doğum günü geçmişti her şey çok güzel ilerliyordu taki o güne kadar…
Yuşa,mehmet emin,eyüp,emir ve asu parkta oturuyorlardı…
Bazı yapılan yanlışlar vardı ortada.Hava çok yağmurluydu yağmurun dinmesini bekliyorlardı internet cafeye gitmek için giderlerken devriye polislerinden bir araba geçti diğer araba da geçip durdu,üst araması yapıldı daha sonrasında asuya seni eve bırakalım istersen bu arkadaşların işi uzun die söylediler asu hayır der gibi başını salladı ve arabaya binip ilk hastaneye ordan karakola geçildi… Asu tekrardan aynı sahaneye takıkıyordu ve çok korkuyordu mehmet emine ve yuşaya yemek götürdü yuşa içeri telefon sokmuştu asu ne yapacak bilemeyip yuşanın arkadaşlarından berkan karahan ve ömür’ü çağırmıştı polislerle konuşulduğunda 4 ünden biri içeri girecekti ve asu gene yuşasını göremiyeceğini anladı saat 7 idi herkes evlerine dağıldı asu da zeynep diye arkadaşına umut kardeşi çetin de ordaydı yuşanın arkadaşlarından can da asu 8.30 a kadar yuşayla konuştu sonra yuşa uyudu asu ise dua ederek mahkeme saatini bekledi saat geldiğinde çetinle birlikte mahkemeye gittiler asu yuşanın dediği ifadeyi emirle eyübe verdi sonra mahkeme başladı 3 ü sırayla denetimle serbest bırakıldı ama yuşa cezaevine gene sevk yedi asu’nun gene dünyası başına yıkılmıştı nasıl olabilirdi…
Hemen rink aracına bindikleri yere gitti asu emir eyüp mehmet emin yuşanın arkadaşlarından bazıları da ordaydı yuşa polislerle birlikte çıktı elinde kelepçe yoktu asuyla göz göze geldi asu kendini çok zor tuttuğu belliydi polislerden izin alarak sarıldı öptü asunun yüreğini sökmüşlerdi ve elinden hiç bir şey gelmiyordu gene asunun yuşasını almışlardı…