10. bölüm · Maestronun kalbi

Alina Asu Aktaş

Günler akıp geçiyordu ve Yuşanın doğum günü zamanıydı asu saat tam 00.00 da yuşaya “Bebeğimmmmmmm nice birlikte yaşlarınaaaaaa ömrün kalbin gibi güzel olsunnn seni seviyorummmmm” yazmıştı çok süre geçmeden yuşadan mesaj geldi “Amin inşallah bitanem çok sağol ilk mesajımı senden aldım “ diye cevap verdi asu evin içerisinde çığlık atmak üzereydi çok mutluydu gece onun için kalpli kurabiye yapmıştı sabah buluşacaklardı ve çok heycanlaydı gece biraz daha sohbet ettikten sonra uyudu sabah kalkıp gene çok güzel bir şekilde giyinmişti yuşaya günaydın mesajını eksik etmemişti dışarı çıkıp beyaz bir thisört ve kumaş boyası alıp uzun uğraşlar sonucu 1903 yazan öpücüklü bir thisört yapmıştı yuşa beşiktaşlı değildi ama olmasını istediği için yapmıştı…
Yuşa sabah uyandı asunun mesajına cevap verip her zamanki klasiği buz gibi bir duş alıp hazırlandı ve asu ya yazdı “nerdesin canım” asudan cevap geldi “meydann umutlayım gel hadi” diye yazmıştı yuşa “tamam canım” deyip hamzayı bekledi hamza geldikten sonra meydana indiler yuşa asuyu tekrardan görüyordu uzun kumral saçları güzel tebessümüyle gözlerinin içine bakıyodu “hoş geldinizz ve tekrardan iyi ki doğdunnn” yuşa piç bir gülüş atıp teşekkü etmişti asunun elindeki poşet ilgisini çekti “one”” senin içinnn yaptımm” yuşanın değişiğine gitmişdi daha bu kadar kısa sürede böyle bir uğraşa girmesi ilgisini çekiyordu reçelli kalpli kurabiye ve öpücüklü bir thisört yuşa teşekkür edip asu ya sarıldı içinde değişik bir his vardı asu ise heycanını ve yüz kızarıklığını dindirmeye çalışıyordu…