19. bölüm · Maestronun kalbi
19
Asu tekrardan yıkılmıştı ve bu sefer nasıl olucak tahmin dahi edemiyordu…
Her gün ağlayıp çok özlediğini dile getiriyordu,Aslan gibi bekliyordu ama yemeden içmeden kesilmişti herkes zorla yemek yedirmeye çalışıyordu ama asu ne yese kusuyordu…
Çıktığında yüzü gülsün diye ona güzel bir kutu hazırlıyordu anıları olan bir defter,örmeye çalıştığı bir yastık,kendi elleriyle yaptığı küllük ve daha nicesi…
Yuşa aradığında ya da mektubu geldiğinde sadece iyi hissediyordu harici harebe bir ev gibiydi…
Kafası dağılsın diye dışarı çıkıyordu evde kaldığında çok ağladığı için kalbi ağrıyordu yuşa ona dik dur diyordu ama asu’nun elinden gelmiyordu kalkamıyordu ayağa…
İnsanlar asu bişe yapmadan laf çıkartıyor diye asu yuşanın arkadaşlarının olduğu yerlerde oluyordu ama bu hataydı ve çok sonra fark etmişti ama asu beyni ve yüreği çıkmış sadece bir bedenden ibaretti takki 25 mart gününe kadar…
Mahkeme tarihi gelene kadar çok zorlansada bir şekilde geçmişti mahkeme saatinde adliyedelerdi ve mahkemenin başlamasını bekliyorlardı sanki mahkeme de başlamamak için uğraşıyor gibiydi akşam olmuştu ve en sonunda mahkeme oldu…
TAHLİYE haberi geldi sonunda 4 gözle beklediği haber gelmişti asu yuşanın annesinin elini öpüp sarıldı ve tüm arkadaşlarıyla birlikte cezaevinin önüne geçti sonunda günlerdir gün saydığı,dualar ettiği,hatimler yaptığı canından çok sevdiğinin tahliye haberi gelmişti ve o an geldi yuşa asu’nun yanındaydı beyaz polo yaka thisörtü vardı gene her zamanki gibi çok yakışıklıydı…
