11. bölüm · Lavinia (texting)
1.1
Buse'nin anlatımı
Sırıtıyordum. Çok aşığım ona. Öylesine temiz, öylesine saf bir sevgiydi.
Kapının yumrukla vurulması ile irkildim.
*dejavu?*
"AÇ KAPIYI GÜZELİM. BABAN GELDİ KIZIM."
Bir telefona bir kapıya bakıyordum. Batuhan'a cevap vermeden uygulamadan çıkıp telefonu çarşafın altına attım. Elime sert bir eşya aldım. Kapıyı kilitledim.
Ve hemen koşup banyoya kilitledim kendimi. On dakika sonra ise herşey çok geçti. Babam olacak şerefsiz kapıyı kırmış, daha sonra benim olduğum odanın da kapısını kırmıştı.
Şerefsiz. Ayı gücü vardı heralde.
"BUĞLEM. SAKLANMIYORSUN GÜZELİM. BENİMSİN."
Kolumu sertçe çekerken benim odama gelmiştik.
"BIRAK BENİ. NE İSTİYORSUN BENDEN? BABA OLAMADIN BANA. OLAMAYACAKSIN. NE İSTİYORSUN ŞİMDİ? "
Bana sapıkça sırıtıp yaklaşmaya başlayınca
"DOKUNMA BANA"
"SANA BABA OLAMADIĞIMI KİM SÖYLEDİ? GEL BURAYA. CEZANI ÇEKECEKSİN BUĞLEM. AYRICA İSTER DOKUNURUM, İSTER DOKUNMAM.
Sert tokatı yiyip,heryer siyaha boyanmadan önce duyduğum son iki kişinin konuşmasıydı.
"Herşey tamam değil mi Fırat abi?"
Bir kahkaha.
"Evet. Herşey sana bağlı bundan sonra Ege. İstediğin herşeyi yap. Herşeyi."
sonrası kapkaranlıktı.
___________________________________________
Batuhan'ın anlatımı
Polis karakoluna girdim ve önüme çıkan herhangi bir polise hemen kaydı gösterdim.
Lavinia'nın evini tespit etmiştik. Yani ekran kaydından sonra Buğlem'in.
Polis arabasının içinde saçlarımı çekiştirerek ona birşey olmaması için dua ediyordum. Yanımda oturan yeni atanmış polis elini omzuma koydu.
"Sakin ol Batuhan. Merak etme. Ona birşey olmayacak."
"Bilmiyorum abi. Onu yeni bulmuşken kaybedemem."
Polis kaşlarını çatarak baktı.
"Yeni bulmuşken derken?"
"Abi aşığım ben ona. Kız bana ne yüzünü gösterdi ne de hayatını anlattı. Sesini bilmeden, yüzünü görmeden aşığım ona. Onu yeni bulmuşken asla kaybedemem onu."
"Anlıyorum kardeşim." dedi ve eliyle sırtıma vurdu birkaç kez.
Polis arabası durmuştu. Lavinia'mı görücektim artık.
Hemen bir hışınla arabadan indim. Bir saniye? Burası daha önce Ege şerefsizin den kurtardığım kızın eviydi.
Benim Lavinia'm mıydı Ege piç'i tarafından tacize uğrayacak?
Daha sonra hemen kapıya gidip, sert bir tekme savurdum kapıya. Daha sonra arkama polisler gelmişti.
Eve gelip bütün odalara baktım.
Lavinia yoktu.
Sadece Lavinia'mın odasına bakmamıştım. Hemen oraya girdim. Polisler ise evin etrafını sarmıştı.
Odasına geldiğimde dağınık yatağın içine baktım. Telefonu buradaydı. Daha sonra masanın üstündeki kenarları yanmış olan kağıtları gördüm.
Telefonu yatağa geri bırakıp masaya yöneldim.
Masanın üstünde iki raf vardı. Birinci rafta normal klasik tarzında kitaplar. İkinci rafta ise şiir kitapları vardı. Benim Lavinia'm şiirleri çok seviyordu. Ve ben isterse onun için her gün şiir yazardım.
Kağıtlar da da şiirler vardı. Altlarında "Lavinia" yazıyordu. Şiirlerden birini alıp okumaya başladım.
Ölüm
Kalp miydi sev diyen,
Yoksa bir avuç toprak mı?
Gözlerin uçurumdu belki,
Veya ölme sebebim.
Yaşamak neydi bilmem.
Benim nefesim,senin dudakların.
Benim ölümüm,senin ellerin
Beni öldüren katil,aşkından öldüğüm insandı.
Ölmek sana gelmekti.
Yaşam senden uzaktı.
Senin nefretin, sevgimle yarışırdı.
Ben seni her zaman,ölürcesine sevdim.
Kağıtların en altında "Çok sevdiğim Batuhan'ıma" yazıyordu. Sonra elime geçen bir diğer şiiri aldım.
Sevgilim
Ölmek neydi sevgilim?
Senin bana gelmen mi,
Yoksa yok olman mı,
Veya sonsuza dek benim olman mı?
Ölüm müydü gözlerin?
Sorarsan belki derim.
Yanına yaklaşamam belki.
Çünkü bana yasak olan sendin.
Bir sevdaydı belki.
Bilinmez,eski bir sevda.
Peki ya sevda neydi?
Altında yine aynı şey yazıyordu. Daha sonra ufak bir not çarptı gözüme.
"Sevdiğin insan artık benim Batuhan. Lavinia'na bay bay de :) Çünkü bu akşam. Artık Senin bilginle Lavinia. Aslında Buse Buğlem Öz diye bir insan heryerinden bıçaklanarak öldürülecek:)"
~Ege Denizi~
"SİKTİR." polislerden birinin sesini duydum. Arkamdaydı.
"Ne oldu? Bir şey mi buldun." Kafamı yukarı aşağı salladım. Ve daha sonra notu gösterdim.
"BU GECE BUSE BENİM YANIMDA OLMAZSA O PİÇ'İ GEBERTİCEM."
