7. bölüm · LALENİN SESİZLİĞİ:Bir veda, Yeni bir başlangıç

7. Bölüm : Son bir Dans

Zeynep Arici

Aradan yıllar geçmişti.

Kasabamız hiç değişmemişti. Taş yollar, eski okul binası ve pencerelerindeki beyaz ile pembe laleler hâlâ aynı güzellikteydi.

Ben ve David artık sevgili olduğumuzu herkese açıklamıştık.

Emma sevinçle boynuma sarılmıştı.

"Bunu en başından beri biliyordum!" demişti gülerek.

Ethan da gülümseyerek David'in omzuna vurmuştu.

"Sonunda söyleyebildiniz."

Sadece Gilbert sessizdi.

Gülümsüyordu ama gözlerindeki hüznü fark etmemek mümkün değildi.

...

Aylar geçtikçe David'le daha da yakınlaştık.

Okul çıkışlarında lale tarlasına gidiyor, dere kenarında oturuyor, geleceğimizden konuşuyorduk.

Gilbert ise hep yanımızdaydı.

Bize destek oluyor, gülümsüyor ama kalbindeki acıyı kimseye göstermemeye çalışıyordu.

...

Son sınıfın bitmesine birkaç hafta kala David'e beklenmedik bir teklif geldi.

Kasabanın zengin ailelerinden biri ona,

"Kızım uzun zamandır senden hoşlanıyor. Onunla evlenirsen seni Paris'te okutacağım. Dünyaca ünlü bir doktor olabilirsin."

dedi.

David'in en büyük hayali doktordu.

Bu teklif onu derinden sarstı.

O akşam beni her zamanki gibi lale tarlasına çağırdı.

Rüzgâr beyaz ve pembe laleleri usulca sallıyordu.

David uzun süre konuşamadı.

Sonra sessizce,

"Yasmin... Sana söylemem gereken bir şey var."

dedi.

Teklifi anlattı.

Sözleri bitince ben hiçbir şey söylemedim.

Sadece lalelere baktım.

Rüzgâr çiçekleri eğip kaldırıyordu.

İçimde kopan fırtınayı ise kimse göremiyordu.

...

Aylar sonra düğün günü geldi.

Kasabanın meydanı çiçeklerle süslenmişti.

Bay Thomas eski öğrencilerini bir araya getirmişti.

"David'e küçük bir sürprizimiz olacak."

demişti.

Dans edecektik.

Ben istemedim.

Ama Martha teyzem omzuma dokundu.

"Hayat bazen canımızı acıtır, Yasmin. Ama yine de ayağa kalkmayı öğrenmeliyiz."

Bay Thomas da gülümseyerek,

"Bir kez olsun bizim için."

dedi.

Sessizce kabul ettim.

Provalarda eşim Gilbert olmuştu.

Dans boyunca tek kelime etmedi.

...

Müzik başladı.

Herkes dans ediyordu.

Gilbert'le adımlarımız uyum içindeydi.

Dansın sonuna geldiğimizde bir anda bana yaklaştı.

Gözlerinde yıllardır sakladığı duygular vardı.

Sessizce,

"Seni hep sevdim..."

dedi.

Ben daha cevap veremeden dudaklarıma kısa bir öpücük kondurdu.

Salondaki herkes donup kaldı.

Ben şaşkınlık içinde geri çekildim.

Gilbert gözlerini kapattı.

"Özür dilerim..."

dedi kısık bir sesle.

"Bunu söylemeden yaşayamayacaktım."

Arkasını dönüp salondan çıktı.

Ben olduğum yerde kalakalmıştım.

Gilbert salondan çıkar çıkmaz arkasından baktım.

Kalbim hızla atıyordu.

Bir an bile düşünmeden peşinden koştum.

"Gilbert!"

Sesimi duydu ama durmadı.

Elbisesinin eteklerini toplayarak arkasından koşmaya devam ettim.

Kasabanın sessiz sokaklarını geçtik.

En sonunda göl kenarına geldi.

Söğüt ağacının altında durdu.

Nefes nefeseydim.

Yavaşça yanına yaklaştım.

"Neden kaçıyorsun?" diye fısıldadım.

Gilbert başını eğdi.

"Çünkü yüzüne bakacak cesaretim kalmadı."

Sessizce yanına oturdum.

Bir süre sadece gölün kıyıya vuran suyunu dinledik.

Sonra usulca başımı omzuna yasladım.

"Ben sana kızgın değilim, Gilbert."

Gilbert gözlerini kapattı.

"Ama ben kendime kızgınım."

"Seni yıllarca sevdim... Bunu içimde tutmaya çalıştım."

"Bugün kendime engel olamadım."

Derin bir nefes aldı.

"Özür dilerim, Yasmin."

Başımı kaldırıp ona baktım.

"Seni affettim."

"Ama seni sadece çok değer verdiğim bir arkadaşım olarak sevebilirim."

Gilbert buruk bir gülümsemeyle başını salladı.

"Bunu biliyordum."

Gölün üzerinde gün batımının son ışıkları parlıyordu.

O an ikimiz de sessizce ufka baktık.

Bazen en zor vedalar, hiç söylenmeyen duyguların ardından gelirdi.

SON