1. bölüm · LALENİN SESİZLİĞİ:Bir veda, Yeni bir başlangıç

1. Bölüm

Zeynep Arici

İnsan bazen hayatının değişeceğini hissedermiş.

Ben hissetmedim

O sabah her şey sıradandı. Pencereden içeri giren güneş, mutfaktan gelen çay kokusu, annemin masanın üzerine bıraktığı notlar...

Annem Elena bir dedektifti. Küçüklüğümden beri onun işini dünyanın en heyecanlı mesleği sanırdım. Suçluları yakalıyor, gizemleri çözüyor, bazen günlerce eve gelmiyordu. Döndüğünde ise bana gülümseyip,

"Yeni bir macera daha bitti." derdi.

O gün de öyle demesini bekledim.
Ama diyemedi.
Görev sırasında ağır yaralanmıştı.
Elimi tuttu. Parmakları eskisi kadar güçlü değildi.

"Yasmin..."

"Seni hastaneye götüreceğim. İyi olacaksın."

Başını yavaşça salladı.

"Beni dinle."

Sesim titriyordu.

"Dinliyorum."

"Martha teyzenle Arthur dayının yanına gideceksin."

Şaşkınlıktan gözlerimi kırpıştırdım.

"Ne? Ama... onlar bizi sevmiyor ki."

Annem yorgun bir gülümsemeyle bana baktı.

"Bazen insanlar gerçeği bilmeden kırılır."

Ne demek istediğini anlayamadım.

"Neden?"

"Gittiğinde öğreneceksin."

Bunlar annemin bana söylediği son sözlerdi.
...

Birkaç gün sonra elimde küçük valizimle trene bindim.

Martha teyzemle Arthur dayım, ülkenin kuzeyindeki küçük ve sakin bir kasabada yaşıyordu. Herkes birbirini tanıyormuş gibi görünüyordu. Taş evler, dar sokaklar ve rengârenk çiçeklerle dolu pencereler vardı.

Normalde böyle bir kasabayı çok severdim.
Ama o gün hiçbir güzelliği görecek hâlim yoktu.

Sonunda evlerinin önüne geldim.
Kapıyı üç kez tıklattım.
Kapıyı Martha teyzem açtı.
Beni görünce yüzündeki şaşkınlık bir an sürdü.

"Yasmin?"

Başımı eğdim.

"Merhaba..."

Arthur dayım da sesleri duyup kapıya geldi.

"Kim geldi, Martha?"

Beni görünce olduğu yerde kaldı.

Derin bir nefes aldım.

"Annem..."

Boğazım düğümlendi.

"Annem öldü."

İkisi de konuşmadı.
Martha teyzemin gözleri dolduğunu gördüm ama hemen başını başka yöne çevirdi.

Arthur dayımın yüzü bembeyaz olmuştu.
İkisi de üzülmüştü.
Sonuçta annem onların kardeşiydi.

Ama yıllar önce yaşanan o olay... Onları anneme karşı taş gibi sert yapmıştı.
Martha sessizliği bozdu.

"Başın sağ olsun."

Sesinde üzüntü vardı ama aynı zamanda buz gibi bir mesafe de hissediliyordu.

"Annem... Ölmeden önce sizin yanınıza gelmemi istedi."

Martha ile Arthur birbirlerine baktılar.

Sonra Martha yavaş ama kararlı bir sesle konuştu.

"Bu evde kalamazsın, Yasmin."

Kalbim sanki durdu.

"Ne?"

"Sana bakamayız."

Arthur dayım gözlerini yere indirdi.

"Yakındaki yetimhaneyle konuşuruz."

Yetimhane...

İçimden tek bir kelime geçti.

Asla.

Ben özgürlüğü seviyordum. Yeni yerler keşfetmeyi, ağaçlara tırmanmayı, gizemlerin peşinden koşmayı seviyordum. Yetimhanenin yüksek duvarları arasında yaşayamazdım.

Derin bir nefes aldım.

Hayır.

Pes etmeye hiç niyetim yoktu.

Çünkü annemin bana söylediği son sözlerin boşuna olmadığına emindim.