12. bölüm / 13
L-17Tesadüf mü?
Bölümler 13Şu an: Tesadüf mü?
- 1 L-171.226 kelime
- 2 Bilineyen Numara1.122 kelime
- 3 Ailemin evinde1.120 kelime
- 4 Korku1.365 kelime
- 5 Gerçekler1.238 kelime
- 6 Glasgow994 kelime
- 7 Glasgow 21.260 kelime
- 8 031.640 kelime
- 9 Güvenli ev?1.002 kelime
- 10 Güven1.213 kelime
- 11 121.599 kelime
- 12 Tesadüf mü?1.097 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 Elliot769 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ava ile konuştuktan sonra kendisi teslim oldu. Bana bilmem gereken her şeyi söylemese de en azından gitmem gereken yerin adresini ve bilgilerini vermişti. Ve ne tuhafsa, o kişi de beni bekliyordu. Şu anda kütüphaneye, Sophie'nin yanına gelmiştik. İçeride onu arıyorduk.
"Ne yaptınız? Ava nerede?" diye sordu Sophie yanımıza gelirken.
"Yakalandı" dedi Elliot, oysaki teslim olmuştu.
"Ne yani, hiç mi kurtarılma olasılığı yoktu?" diye sordu Sophie, Elliot da başıyla olumsuz yanıt verdi.
"Şimdiye dek iki kişiyi de kurtaramamış olabiliriz ama daha çok kişi var. Onlarla iletişim kurarız biz de. Elliot, Sophie, bir sonraki yere gitmeden önce benim yapmam gereken şeyler var. Siz yolculuk için hazırlanın" dedim ve arkamı dönüp uzaklaşmaya başladım ki Elliot beni durdurdu
"Nereye arandığının farkındasın, değil mi?"
"Sadece birkaç şey alacağım, yolculuk için"
"Biz de gelelim, I" dedi Sophie
"Çok uzun sürmeyecek, inanın bana ve çok dikkatli olacağım" dedim ve kütüphaneden ayrıldım
Nereye gideceğimi bilmeden öylece yürümeye başladım. En son bir banka oturdum ve düşünmeye başladım, lakin telefonumun titremesi buna izin vermedi
Bilinmeyen numara: 12 ile olan konuşmanı arkadaşlarına anlatmaman çok iyi bir seçimdi, 01
Bilinmeyen numara: Bazen bazı şeyleri herkes bilmemeli. (15.00)
Sence söylemeli miyim? :Sen
Bilinmeyen numara: Bu sana kalmış
.....
Sana bir şey sorabilir miyim? Tabii, eğer yine engel basmadıysan :Sen
Bilinmeyen numara: Hayir
Çok kaba oldu, bu engel yemişim gibi hissettim :Sen
Neyse, dikkatimi fazla çekmeye başlıyor son zamanlarda :Sen
Benim hareketlerimi nasıl önceden biliyorsun? :Sen
Bilinmeyen numara: Ne demek istediğini anlamadım
Salakla yatma, bildiğini biliyorum :Sen
Bana ne zaman yazsan ya saat yada dakika 01 veya 17 oluyor :Sen
Sence bu tesadüf mü? :Sen
Bilinmeyen numara: Tesadüflere inanmam ben. (15.17)
Ne zaman hangi adımı atacağımı nasıl biliyorsun o zaman? :Sen
Bilinmeyen numara: Sandığından daha çok şey biliyorum ben, Iris. (15.18)
Daha fazla konuşmadık çünkü bana net bir cevap vermeyeceğini anlamıştım. Bir şeyler biliyor ve saklıyordu, herkes gibi. Bu sırada Ava'nın dedikleri aklıma geldi.
"Senden bir şey isteyeceğim. Bu kişi ile iletişime geçince yanında kimse olmasın. Korkma, L-17'ye çalışmıyor. Sadece ben bu deminki çocuğa güvenmiyorum. Sadece ona da değil, yüzünü görmediğim şu arkadaşına da"
"Hiç görmedin ki Sophie'yi. Bir görsen sen de seversin, inan bana"
"Konu sevmekle ilgili değil, Iris. Konu güvenmek. Güvenliğin... Ve ben bir şey fark ettim. O kız beni ararken kullandığı yöntem, L-17'lerinki gibiydi"
"Çünkü o, Dr. Reed adında bir ajandan dersler almışlığı oldu yakın zamanda. Onun L-17'den olduğunu öğrendik" Gözlerimi kaçırdım
"Olayın aslını bilmiyorum ama sadece senden yalnız gitmeni istiyorum"
"Tamam"
Ava'ya onlarla birlikte buluşmayacağımı söyledim ama ben yalan söylemek istemiyorum. Cebimden Ava'nın bana verdiği kâğıda baktım. Kâğıt katlıydı ve bahsettiği kişinin bilgileri vardı. Onunla iletişim kurmalıydım eğer gerçekleri öğrenmek istiyorsam.
Kâğıdı tekrar cebime koydum. Etrafıma baktım. Kimse yoktu, herkes kendi hayatlarıyla meşguldü. Oturduğum banktan ayağa kalktım ve tekrar yürümeye başladım. Ne tuhaf, az önce düşünmeye çalışırken şimdi ise düşüncelerimden kaçıyordum.
Birkaç dakika daha yürüdükten sonra yine bir banka oturdum. Burada birkaç çocuk vardı, diğerine göre daha canlıydı. En sonunda kâğıdı açıp bakmaya karar verdim.
Kâğıdı açtığımda o kişinin bilgileriyle karşılaştım.
15/17 — Jamie
Belfast'ta yaşıyor
Kâğıdın aşağı tarafları boştu. Ava bana onun numarasını vermemişti. Oturduğum yere de arkama yaslandım, kâğıt ile oynamaya başladım. Onunla nasıl iletişim kuracağımı bilmiyordum ve Ava bana Sophie'ye bundan bahsetmememi demişti. Eğer bana iletişim bilgilerini vermediyse, nasıl onu bulacaktım?
Sophie'den yardım istemeliydim.
Ava ile olan konuşmalarımızı düşünmeye başladım. Yine...
"Bu kâğıtta istediğin bilgiler var" dedi. Ardından cebindeki bir adet sigarayı çıkartıp, üstünde bir yerin resmi olan Zippo çakmağıyla sigarasını yaktı. "Al, senin olsun. Çok benimmiş gibisin"
"Hayır, sadece üstündeki resim ilgimi çekti"
"Al, merakını giderirsin. Zaten elimden alacaklar, en azından aynı tarafı paylaştığım biriyle olur"
"Ne yapacağım ki bununla?"
"Kâğıdı yakmak için kullanırsın. En nihayetinde kimsenin eline geçmemeli"
Çakmağı çıkartıp üstündeki desenlere baktım. Sanki kişiye özel yapım gibiydi çünkü böyle bir resim olan bir çakmak görmemiştim. En azından Cambridge'i anımsatan bir resim değildi.
Çakmağı yaktım. Ava'nın dediği gibi, hiç iz kalmamalıydı. Kâğıdın aşağısına tuttum çakmağı.
Ben ne olduğunu anlamadan sayılar belirdi. Bir anda yanında 'buldun demekki' yazıyordu.
Ava limonla yazmıştı numarayı, kimse anlamasın diye benden yakmamı istemişti. Çünkü Jamie'nin numarasını ancak böyle bulabilirdim.
Ezberlediğim haneleri hemen girip Jamie'yi aradım. Bir defa çaldırıp ardından kapattım, cevaplamasını beklemeden. Hemen aktif olup bana yazmaya başladı.
J: Ava da yakalandı demek
Öyle oldu :Sen
Senden bilgi alabileceğimi söyledi :Sen
J: Evet ama buradan olmaz. Yüz yüze olalım. Yalnız biliyorsun, değil mi?
Evet, Ava söyledi :Sen
J: Kimseye söyledin mi?
Hayır :Sen
J: Güzel
J: Buraya geleceksin ve seni ben bulacağım, sen değil
Ya arkadaşlarım? :Sen
J: Onlara sıradaki kişinin 15. kişi olduğunu söyle
J: Sen onlara katılmayacaksın. Yani Belfast'a geleceksin ama buldukları yere gitmeyeceksin
Daha fazla konuşmadık. Konuştuklarımızın hepsini sildim. Diğerlerinin oraya doğru yönünü değiştirdim. Önce Glasgow'a dönmeliydik. Karavanı geri vermeliyiz, sonra ise uçak bileti almamız gerek.
"Kuzu kurda yem olmaya gidiyor"
"Ne alaka be?"
"Bizi ayağına çağırıyor kurt"
"Evet ama Ava onun onlardan olmadığını söyledi ve biz de zaten hazırlıklı olacağız"
"Neye?"
Elliot
"Kaç saattir, I? Ya ulaşamıyorum, acaba bir şey mi oldu?" dedi Sophie bilmem kaçıncı kez
"Birazdan gelir o. Merak etme" dedim
Iris'in aklı Ava yüzünden karışmış olmalı. Ne tesadüf ki ikisi de beni aynı şeyle sorguladı. Hayır yani, bir insanın sosyal medyasının olmaması bu kadar tehlikeli ve güvensiz mi yapardı?
Iris bana güveniyor çünkü kickboks benim için sadece fiziksel değil, ruhen de güçlü olmak demek. Ve ben Iris'le antrenmanlara başladığımda onu ruhen hiç iyi görmemiştim. Çok çökmüş bir durumdaydı. Bu yüzden önce ona güvenmeyi öğrettim ve daha sağlıklı hâle geldiğinde asıl kickboksa başlamıştık. Bu süre boyunca Sophie de gelip gidip duruyordu. Bir süre sonra nedeni değişse de o da gelmeye devam ediyordu.
"Sonunda! I, nerede kaldın? Kaç saattir seni bekliyoruz burada" dedi Sophie, hemen bize doğru gelen Iris'e doğru gitti
"Abartma, Sophie. Gören de beş yaşında biri sanacak beni" dedi. Yüzü aydınlık gibiydi ama içindeki o yangını bizden saklıyordu ve bunu çok iyi beceriyordu. "Dediklerimi yaptınız mı?"
"Evet, şimdi bitirmiştik" dedim
"Güzel. Önce Glasgow'a gidip emaneti geri vereceğiz, sonra 15. kişiyi arayacağız" dedi. Bu süre boyunca bunu planlamış olsa gerek. "Hadi, bir an önce yola çıkalım"
"Önce 15. kişiyi bulmayayım mı? En azından hangi şehirde olduğunu buluruz" dedi Sophie
"Gerek yok. Ava bizim için çoktan bulmuş zaten," dedi ve ardından bana baktı "Elliot, Ava'nın evinde çektimizi gösterir misin?"
İstediğini yaptım ve telefonu Iris'e verdim
"İşte, Ava da birçok kişiyi araştırıyormuş. 15 de onlardan biri"
"Eğer fotoğraf Elliot'ta ise bunu nereden biliyordun, Iris?" dedi Sophie. Bu soru ile birlikte Iris'in gözleri karardı, sanki bir şey çözmüş gibi
"Ben de Elliot'la birlikteydim, Sophie. O sırada onları ben de gördüm ve hafızamda kalmış" dedi ve telefonu bana verip karavana bindi
Galiba ben karavanı almaya gittiğim zaman boyunca Ava ve Iris'in konuşmak için bolca zamanı olmuş
Bölüm etkileşimi
