7. bölüm / 13
L-17Glasgow 2
Bölümler 13Şu an: Glasgow 2
- 1 L-171.226 kelime
- 2 Bilineyen Numara1.122 kelime
- 3 Ailemin evinde1.120 kelime
- 4 Korku1.365 kelime
- 5 Gerçekler1.238 kelime
- 6 Glasgow994 kelime
- 7 Glasgow 21.260 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 031.640 kelime
- 9 Güvenli ev?1.002 kelime
- 10 Güven1.213 kelime
- 11 121.599 kelime
- 12 Tesadüf mü?1.097 kelime
- 13 Elliot769 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Ee, anlat bakalım. Neler buldun, Sophie?" diye sordum. Birkaç saat ayrı kaldıktan sonra Tık ve 03 ile ilgili gelişmeler var mı merak ediyordum. "Yani 03 ile ilgili herhangi bir şey bulabildin mi, yoksa hâlâ elimizde bir bilgi yok mu?"
"Araştırıyorum, Iris. Bu arada dedemin yazdığı programın başarılı olduğunun kanıtını bulduk. X adında bir kullanıcı, birkaç kişinin dosyasında bir şeyler değiştirmiş. Onları biraz inceleyip net bir bilgi verebilirim" diye açıkladı
Bu güzel bir şeydi. Sonradan bize çok yardımı dokunacak gibi görünüyordu.
"Bunu nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum ama değiştirilenlerden birinin dosyası da seninkiydi. Burada olduğumuzu biliyorlar. Neyin peşinde olduğumuzu biliyorlar mı bilmiyorum ama bizi takip ediyorlar"
İşte bu da kötü bir şeydi. Zaten şu ana dek hep takip edilmiştim ama onlardan kaçarken bile takip ediliyor olmak tüyler ürperticiydi.
"Belki telefonlarınızda takip cihazı falan vardır. Yani düşündünüz mü? Kontrol ettiniz mi?" diye merakla atıldı Elliot. Gerçekten kontrol etmiş midir Sophie?
"Düşündüm ama bulamadım bir şey. Zaten telefonlardan dinleniyoruz. Onları bulmamız çok kolay değil," diye açıkladı Sophie.
"Haklısın galiba" dedi Elliot
"Tahminimce onların teknolojisi biraz daha gelişmiş olabilir. En nihayetinde böyle büyük bir proje kuruyorlar, yüksek bir teknolojiye ihtiyaçları olacak. Onların elindeki teknolojiyle bizimkilerin kıyaslanabileceğini sanmıyorum"
"Peki, anladım. Şimdi o zaman biz 03 ile ilgili hiçbir şey bilmiyoruz. O zaman ne bileyim, öğrenci olup olmadığını nasıl bulabiliriz? Belki bir öğrencidir ve burada okuyordur. Yani kaç yaşında demiştik bu kişi?" diye sordum Sophie'ye
"25 yaşında. Kendisi. Yaşından bir noktaya varacağımızı sanmıyorum. Çünkü zengin olup okumuyor olabilir ya da belki ailesinden bağımsız olup okuyordur. Fakir olup okula gidemiyor olabilir veya fakir olduğu için çok çalışıyor olabilir. Yani bu kişi okulda da olabilir, işte de. Bu arada babanın odasından aldığım dosyayı verir misin? Belki içinde bir şey bulabilirim. Tabii, istemezsen biraz seni oyalayabilir. Okuyabilir miyim?" dedi Sophie
Gerçekten işe yarar mı bilmiyorum ama onun ancak yarayı daha derinleştireceğini biliyordum.
"Yani yardımcı olacaksa tabii, neden olmasın" dedim
"Ben de sana yardım edeyim. Çıkıyorum. Belki gözünden bir şey kaçmıştır. En nihayetinde bir elin nesi var, iki elin sesi var" dedi Elliot
Ben de kütüphaneyi gezmeye başladım.
Tıp kitaplarının olduğu tarafa gittim. Neden bilmiyorum ama kendimi buraya gelmiş buldum. Bir anda sanki çok önemli bir şey varmış gibi hissediyordum. Tarihi kitapları çok seviyorum. Eğer tıp da yer alıyorsa onları daha çok seviyorum. Eskilerimizin yöntemleri beni nedense büyüleyip duruyor.
Raflardan bir tane kitap aldım, başlığı Bitkisel Tedaviler idi, birkaç sayfasına göz gezdirdim.
Rafların arkasından bir ses geldi, oraya baktığımda bir adam gördüm. Kitap arabasına çarpmış olmalıydı kitaplar yere düşmüştü.
Elimdeki kitabı incelemek için sessiz bir yere geçtim. Demek ki adam da ilerideki masalara geçmişti. Aldığım kitaba odaklanmaya başladım, yeni şeyler öğreniyordum.
03'e odaklanmam gerektiğini biliyorum ama kendimi nedensizce kötü hissediyorum. Ailemin bu işin ucunda olması beni hayal kırıklığına uğratmıştı. Üstelik şimdi yeni bir sorunumuz vardı. Nerede olduğumuzu bilen biri vardı. Neden bilmiyorum ama o kişinin şu anda buralarda olduğunu ve beni izlediğini hissediyordum.
Eğer öyleyse ve ne yaptığımızı biliyorlarsa, Sophie ve Elliot'tan odağı çekiyorum. Ama olmayabilir de. Belki de hersey bir plan bir oyundur.
Kafam allak bullak olmuştu.
"Gerçekten de bizi kimler izliyor?"
"Ne demek kimler izliyor? L-17 programının ajanları"
"İşte o ajanlar kim yani? Şu anda burada bize bakıyor olmalılar"
"Haklısın. Önceden bilmediğimizden dikkatimizi çekmedi ama şimdi takip edildiğimizi biliyor ve aynı zamanda hissediyoruz. Yani—"
"Hissediyoruz. Bu yüzden etrafımıza bakarsak eğer... İşte şu mesela çok şüpheli. O kitap pek onunluk durmuyor mesela"
"Çocuk kitabı değil mi o ya?"
Adamın elindeki kitaba daha dikkatli baktım ve gerçekten çocuk kitabı olduğunu gördüm.
"Bir de deminki adam bizi takip ediyor ve bir anda gerildiğinden o araca çarptı"
"Olabilir. Zaten bunca yerden yakınımıza geldi sayılır"
"Ama bize kanıt lazım. Onu bizi takip ederken yakalayalım"
Oturduğum yerden ayağa kalktım ve olduğum yerden uzaklaştım. Sanki hiçbir şey bilmiyormuşum gibi davranmaya çalıştım.
Normalde çok ilgimi çekmeyen kurgu kitapların bölümüne gittim. Şansa bak ki burası kütüphanenin ikinci katıydı. Aşağıya buradan rahatça bakabilirdim.
Elime rastgele bir kitap alıp içeriden bakılan kısma doğru oturdum ve olup bitenleri izlemeye başladım.
"Bu deminki adam değil mi?"
"Haklısın, o. Ama tuhaf davranıyor"
"Sanki bir şeyin peşinde gibi"
"Bizim peşimizde sanıyordum ama çok öyle durmuyor. Şuna bak, rafın arkasına saklanıyor gibi"
"Çocuk kitaplı adam orada. Onu mu takip ediyor?"
"İyi de niye takip etsin?"
"Ya 03 ise?"
"Ya 03 ise?"
Olduğum yerden ayağa kalktım ve biraz daha gözlemledim. Gerçekten de onu takip ediyorlardı.
Aşağı kata indim ve çocuk kitabı olan adama doğru ilerledim. Ona çarptım ve elindeki kitap düştü.
"Çok affedersiniz, bayım. Sizi görmedim. Biraz acelem vardı. Çocuğunuz için mi bu kitap? Kaç yaşında? İsterseniz size yardımcı olurum"
Adam beni umursamıyordu, tek umurunda olan o kişiydi.
"Sorun değil, hanımefendi. İzin verirseniz geçmem gerek" dedi aceleci bir şekilde.
"Kitabı burada bıraktınız, bayım" dedim ve onu tekrar durdurdum.
Adamın arkasındaki acil çıkış kapısından o kişi çıktı ve bana teşekkür edip gitti.
"Pardon, aceleniz olduğunu bilmiyordum. Buyurun" deyip adamın önünden çekildim.
Sophie
"Neden söylemedin?" dedi Elliot
"Hee, söyle. Ben de ne zaman ağzındaki baklayı çıkaracaksın diye düşünüyordum" dedim
"Sophie, ben ciddiyim. Yani Iris'in de bilmeye hakkı var bence"
"Evet, var, biliyorum ama zaten ailesinden bir darbe almışken neden okuldaki hocalarından da alsın ki?"
"Anlıyorum, onu korumak istiyorsun ama ona gerçekleri söylemeden koruyamazsın" dedi Elliot
Haklıydı ama yine de ben böyle bir şeyi ona nasıl söyleyebilirdim ki? Üstelik ikimizin de ortak hocasıyken...
"İkimizin de ortak hocası" dedim bir anda
"Ne?"
"Dr. Reed ikimizin de ortak hocası ama ikimiz de farklı bölümlerdeyiz"
"O, iki bölümle de ilgileniyor olamaz mı yani?"
"Bölüm ile mi ilgileniyor ya da bizimle mi? Şunu demeye çalışıyorum—"
"İkinizle de arasını iyi tutuyor çünkü sizi gözetim altında tutuyor"
"Aynen öyle. Bu da onu L-17 çalışanı yapar. Yani oklar onu gösteriyor ama Iris'e bunu kim söyleyecek?"
"O zaman önce daha fazla delil toplamalıyız. Onu suçlamak için tabii, istersen eğer"
"Olur ama Dr. Reed'den de darbe almak onu nasıl hissettirecek bilmiyorum"
"Bu yüzden onu yalnız bırakmayacağız" dedi Elliot
Ona baktım. Haklıydı. Birbirimize sahiptik ve onun bir darbe daha almasına asla izin vermeyecektim.
"Hadi işe koyulalım. 03 ile ilgili bir şeyler bulmalıyız, yoksa zaman kaybı olur"
Onu onaylayıp işe koyulduk. Iris'in verdiği dosyalardan okumadığım kısımları aldım. Elliot da bizim önceden okuduğumuz kısımlara bakıyordu.
Raporların hepsi genel olarak başarısız oldukları anları anlatıyordu. Bir başkası birkaç gerçeği açıkladığında yaşananlar, her bir başarısızlığın abisinin ameliyatını nasıl etkilediği...
Iris bana daha önce abisi ile ilgili hiçbir şey söylememişti. Var olduğunu biliyordum ama hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Onun hakkında soru sorduğumda sanki öyle biri yokmuş, hiç olmamış gibi davranıyordu.
Hep tuhaf buluyordum. Ta ki o güne dek.
Yaz ayıydı. Üç Temmuz akşamı bende kalmıştı galiba. Abisinin ölüm yıl dönümüymüş ve kâbuslar gördüğünden, annesinin de onu suçladığından bahsetmişti. Bende kalıp kalamayacağını sormuştu. Kapıma geldiğinde ona kapımı açmıştım.
Çok kötü olduğundan üstüne gitmemiştim ve hiçbir şey sormamıştım. Ona olayları unutturmaya çalışmıştım. Şimdiye dek hep yaptığım şey buydu. Üç Temmuz'da onu evime çağırıyordum, hep.
"Sophie, şuna bir bakmalısın" dedi Elliot ve beni düşüncelerimden kurtardı
"Ne oldu? Bir şey mi buldun?" diye sordum
"Evet, şuna bak," dedi.
Bilgisayardan 01, yani Iris'in belgelerindeki psikolojik durumunu ve aile içi psikolojik durumunu gösterdi bana.
"Şimdi de 03'e bak" dedi
Iris'in durumuna göre çok iyi değildi. Gerçi 01'in durumu da iyi değildi ama bunda iki değer de çok kötüydü.
"Peki ya ilaçlardan dolayıysa? İşte burada bak. Raporlarda başarısız olunca ilaç veriyorlar. Hangi ilaç olduğunu bilmiyoruz ama bence bağlantılı olabilir"
"Haklısın ama 03'ün raporları yok bizde ve bunu sadece o verilen ilaçlara atamayız. Sorumluluğu... Hayatı çökmüş birisinden bahsediyoruz. Bağımlı olması nedenleri ortaya çıkarıyor tabii. Bu iyi bir şey demiyorum"
"Bence hemen net bir cevap vermeyelim. Raporlarda ilaç türünü öğrenelim ve öyle netleştirelim"
"Tamam. Ben birkaç eski rapora ve biraz da yakın zamandakilere bakayım. Belki yaştan ötürü değiştirmişlerdir"
"Haklısın. O zaman ben de öyle yapayım"
Bölüm etkileşimi
