3. bölüm / 10
KUZGUN3
Bölümler 10Şu an: 3
- 1 11.279 kelime
- 2 21.636 kelime
- 3 31.398 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 41.612 kelime
- 5 51.219 kelime
- 6 61.498 kelime
- 7 71.461 kelime
- 8 81.262 kelime
- 9 91.546 kelime
- 10 101.161 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Mira, holdingin döner kapısından çıkar çıkmaz derin bir nefes aldı.Gözlerinden süzülen yaşları telaşla sildi.Elini kaldırıp yoldan geçen ilk taksiyi durdurdu.
“Buyurun hanımefendi.”
“Erenler Mahallesi.”
Şoför başını sallayıp arabayı hareket ettirdi.Mira başını cama yasladı.Karan’ın son sözleri kulaklarında yankılanıyordu.
“Bu teklifi bir gün yeniden düşüneceksin.”
“Hayır…”
diye fısıldadı.
“Asla.”
Aynı dakikalarda…Karan odasına geri dönmüştü.Ceketini koltuğun üzerine bıraktı.
“Efe.”
“Efendim patronum.”
“Fatma Demir’i çağır.”
Efe şaşırsa da belli etmedi.
“Hemen efendim.”
Yaklaşık on dakika sonra kapı çalındı.
“Gel.”
Fatma çekinerek içeri girdi.
“Beni çağırmışsınız efendim?”
Karan masasından kalkmadı.
“Oturun.”
“Teşekkür ederim, ayakta iyiyim.”
Karan önündeki dosyayı kapattı.“İkinci iş gününüz nasıl geçti?”
Fatma hafif gülümsedi.
“Beklediğimden daha güzel geçti.”
“İşinizi seviyor musunuz?”
“Elbette.”
“Buna sevindim.”
Karan birkaç saniye sustu.Sonra önündeki evrakı Efe’ye uzattı.
“İnsan kaynaklarına iletin.”
“Evet patronum.”
Fatma merakla baktı.
“Bir sorun mu oldu?”
Karan başını iki yana salladı.
“Tam tersine.Kendinizi bu şirkette uzun yıllar görmek istiyorum.”
Fatma’nın yüzünde şaşkın bir ifade oluştu.
“Bunun için…maaşınıza yüzde yetmiş zam yapıyorum.”
Kadın duyduklarına inanamadı.
“N-ne?”
“Ayrıca maaşınızı artık ayda bir değil…on beş günde bir alacaksınız.”
Fatma’nın gözleri doldu.
“E-efendim…Buna gerek yoktu.Biz sadece işimizi yapıyoruz.”
Karan sakin bir sesle konuştu.
“İyi çalışan insanlar karşılığını almalı.”
Fatma heyecanla ayağa kalktı.
“Size çok teşekkür ederim.Gerçekten…Çok teşekkür ederim.”
Karan sadece başını salladı.
“Efe, Fatma Hanım’a çıkışı göster.”
“Tamam efendim.”
Fatma tam odadan çıkacakken Karan’ın sesi yeniden duyuldu.
“Fatma Hanım.”
Kadın durup arkasını döndü.
“Buyurun efendim?”
Karan masasındaki dosyayı kapattı.
“Kızınız bugün buradaydı.”
Fatma hafifçe gülümsedi.
“Evet.beni yalnız bırakmak istemedi.”
Karan başını salladı.
“Anlıyorum.”
Kısa bir sessizlik oldu.
“Bugün kendisiyle kısa bir konuşma yaptık.”
Fatma şaşkınlıkla baktı.
“Mira’yla mı?”
“Evet.Ona da bir iş teklifi sundum.
”Fatma’nın gözleri büyüdü.
“Gerçekten mi?”
“Gerçekten, ama kabul etmedi bende 2 gün verdim düşünmesi için.”
Kadın hafifçe mahcup bir şekilde gülümsedi.
“Kusura bakmayın efendim.Kızım biraz inatçıdır.Düşünmeden konuşur bazen.”
Karan’ın dudaklarında belli belirsiz bir tebessüm oluştu.
“Fark ettim.”
Fatma şaşkınlığını gizleyemiyordu.
“İki günde fikri değişirse…”
Karan cümlesini tamamladı.
“…kapım açık.”
Fatma içtenlikle başını eğdi.
“Çok teşekkür ederim efendim.Emin olun, onun adına da teşekkür ederim.”
Karan yalnızca kısa bir baş hareketi yaptı.
“İyi akşamlar, Fatma Hanım.”
“İyi akşamlar efendim.”
Fatma odadan yüzünde büyük bir mutlulukla ayrıldı.
Kapı kapandıktan sonra odada sessizlik oluştu.Efe merakla baktı.
“Efendim…Gerçekten çok iyi bir çalışan olduğu için mi?”
Karan pencereye döndü.
“Hayır.Şimdilik sadece…bir yatırım için.”
Akşam…
Fatma eve girdiğinde yüzündeki mutluluk kilometrelerce öteden belli oluyordu.
“Mira?”
“Odamdayım anne.”
Fatma kapıyı araladı.Mira yatağının üzerinde oturmuş, çizim defterine bir şeyler karalıyordu.Kaleminin ucunda yine gri gözlü bir adam vardı.Mira bunu annesine göstermeden defteri kapattı.Fatma dikkatlice kızına baktı.
“Sen ağladın mı?”
Mira başını kaldırdı.
“Ne?”
“Gözlerin kıpkırmızı.”
Mira hemen gülümsedi.
“Biraz başım ağrıyordu.Şimdi iyiyim.”
Fatma tam ikna olmamıştı ama üstelemedi.
“Hadi.Sana makarna yaptım.”
Birlikte mutfağa geçtiler.Masanın üzerine tabaklar konuldu.İlk birkaç dakika sessizce yemek yediler.Sonra Fatma heyecanla konuşmaya başladı.
“Bugün patron beni odasına çağırdı.”
Mira’nın çatalı havada kaldı.
“…Ne?”
Annesi devam etti.
“Ben de çok korktum.Bir yanlış mı yaptım diye düşündüm.Sonra…”
Kadın heyecandan gülmeye başladı.
“Maaşıma yüzde yetmiş zam yaptı.”
Mira’nın eli titredi.
“Ne?”
“Evet.Bir de maaşı artık on beş günde bir alacağım.İnanabiliyor musun?”
Mira’nın boğazındaki lokma düğümlendi.İçinden geçen tek cümle vardı.
“Sırf teklifi kabul edeyim diye yaptı…”
Başını eğdi.Fatma konuşmaya devam ediyordu.
“Bir de…Senden bahsetti.”
Mira’nın kalbi hızlandı.
“Benden mi?”
“Evet.Sana da iş teklif etmiş.”
Mira’nın elindeki çatal tabağa düştü.
“Niye bana söylemedin?”
Mira birkaç saniye sustu.
“Önemli değildi.”
“Nasıl önemli değildi kızım?”
Fatma şaşkınlıkla ona baktı.
“Patron sana kendi yanında çalışmanı teklif ediyor.Bu öyle herkese olacak bir şey değil.”
Mira derin bir nefes aldı.
“Ben istemiyorum.”
Fatma’nın yüzündeki gülümseme yavaş yavaş silindi.
“Neden?”
“Çünkü istemiyorum anne.Sebebi bu.”
“Sebep bu olamaz.”
Mira gözlerini kaçırdı.
“Ben orada çalışamam.”
Fatma’nın sesi bu kez daha duygusaldı.
“Kızım…Bizim durumumuzu biliyorsun.İki aydır kirayı zar zor ödüyoruz.Elektrik, su, doğal gaz…Hepsi üst üste geliyor.Ben tek başıma nereye kadar yetişebilirim?”
Mira’nın gözleri dolmaya başladı.Fatma devam etti.
“Bak…Patron iyi biri olmasa bana böyle bir iyilik yapar mıydı?Sana da iş teklif etmiş.Demek ki seni de beğenmiş.”
Mira içinden acıyla düşündü.
“Keşke gerçek sebebi bilsen anne…”
Fatma kızının elini tuttu.
“Birlikte çalışırsak…Belki ilk defa rahat nefes alırız.Belki borçlarımızı kapatırız.Belki sen hayallerini ertelemek zorunda kalmazsın.”
Mira yavaşça elini çekti.
“Anne…Ben o işi kabul edemem.”
Fatma’nın yüzü düştü.
“Ama Neden?”
Mira’nın boğazı düğümlendi.Gerçeği anlatamazdı.
Karan’ın kim olduğunu…Duyduklarını…
Tehditlerini…
Hiçbirini.
“Çünkü…içime sinmiyor.”
Fatma hayal kırıklığıyla arkasına yaslandı.
“İçine sinmiyor diye böyle bir fırsat reddedilir mi?Ben seni zorlamıyorum.Ama lütfen bir kez daha düşün.Belki de hayatımızın dönüm noktasıdır.”
Mira’nın gözlerinden bir damla yaş süzüldü.Başını eğdi.
“Özür dilerim anne.”
Fatma sessizce ayağa kalktı.Tabakları toplamaya başladı.Bu kez yüzünde birkaç dakika önceki mutluluk yoktu.Sadece derin bir hayal kırıklığı vardı.Mira ise olduğu yerde kaldı.Annesinin kırıldığını görmek…Karan’ın tehditlerinden bile daha çok canını acıtmıştı.
Miranın içinde büyük bir suçluluk oluştu.
“Eğer reddedersem…Annem çok üzülecek”
İlk kez…Karan’ın teklifini tamamen reddedemeyeceğini hissetti.Tam o sırada telefonu titredi.
Azra: Yaşıyor musun sen?
Mira telefonunu eline aldı.
“Doydum anne.Ben odama geçeyim.”
“Tamam kızım.”
Odasına girer girmez kapıyı kapattı.Yatağına oturup Azra’yı görüntülü aradı.Telefon açılır açılmaz Azra’nın sesi yükseldi.
“Anlat!”
Mira derin bir nefes aldı.Sonra gün içinde yaşanan her şeyi tek tek anlattı.
Ve aldığı teklifi…Azra ağzı açık dinliyordu.
“Bir dakika…Adam sana kendi yanında çalışmayı mı teklif etti?”
“Evet.”
Mira yorgun bir sesle cevap verdi.
“Ben de reddettim.”
Azra birkaç saniye sustu.Sonra gayet ciddi bir ifadeyle sordu:
“Tamam…Bir şey soracağım.”
“Neymiş?”
“Patron…yakışıklı mı bari?”
Mira istemsizce gözlerini devirdi.
“Azra!”
“Ne var?”
“Hayati mesele bu.”
Mira istemeden gülümsedi.
“Bütün anlattıklarımdan çıkardığın sonuç bu mu?”
Azra kahkaha attı.
“Evet.Şimdi cevap ver.”
Mira birkaç saniye sessiz kaldı.Sonra istemeye istemeye mırıldandı.
“…Maalesef.”
Azra zafer kazanmış gibi bağırdı.
“Ben olsam teklifi bir daha düşünürdüm!”
Mira yastığını telefon ekranına doğru fırlatacakmış gibi yaptı.
“Sen tam bir delisin.”
İlk kez o gün gerçekten gülümsemişti.
Ertesi sabah…
Güneş ışıkları odanın içine süzülürken Mira yavaşça gözlerini açtı.Refleks olarak kapıya baktı.Her sabah olduğu gibi annesinin gelip onu uyandırmasını bekledi.Sessizlik…Kapı hiç çalmadı.Mira kaşlarını çattı.
“Anne?”
Cevap gelmedi.Yataktan kalkıp odasından çıktı.Salonun kapısına geldiğinde durdu.Fatma pencerenin önünde durmuştu.Elinde kahve kupası vardı.Sessizce dışarıyı izliyordu.Her sabah yüzünde olan o sıcak gülümseme yoktu.Omuzları düşüktü.Bakışları dalgındı.Mira’nın içi burkuldu.
“Annemin yüzünü ben düşürdüm…Sırf benim yüzümden…”
Fatma arkasını dönünce Mira’yı fark etti.Zoraki gülümsedi.
“Günaydın kızım.”
“Günaydın…”
Mira annesinin yanına yürüdü.Bir süre ikisi de konuşmadı.Fatma yeniden pencereden dışarı baktı.
“Aslında…”
Annesi duraksadı..
“Boş ver.”
Mira annesinin sesindeki kırgınlığı hissedebiliyordu.Bir anda dayanamadı.Annesine arkadan sarıldı.Fatma şaşkınlıkla döndü.
“Kızım?”
Mira gözlerini kapattı.
“Düşündüm.”
Fatma sessizce onu dinledi.
“Teklifi…kabul edeceğim.”
Fatma birkaç saniye konuşamadı.
“Gerçekten mi?”
Mira başını salladı.
“Evet.”
Fatma’nın gözleri doldu.
“Kızım…Çok teşekkür ederim.”
Mira’yı sıkıca sarıldı.
“Bunun ne kadar büyük bir fırsat olduğunu göreceksin.Her şey düzelecek.Bak göreceksin…”
Mira da annesine sarıldı.Ama gülümserken bile boğazındaki düğüm çözülmüyordu.
“Sen mutlu ol yeter anne…Ben bir şekilde dayanırım.”
Yaklaşık yarım saat sonra Mira odasına geçti.Dolabının kapağını açtı.Bir süre kıyafetlerine baktı.Sonra siyah mini eteğini çıkardı.Üzerine siyah, uzun kollu sade bir bluz giydi.Saçlarını bu kez toplamadı.Düzleştirip omuzlarına bıraktı.Aynanın karşısına geçti.Normalde yaptığı hafif makyaj yerine bugün biraz daha özenli hazırlandı.
İnce bir eyeliner…
Belirgin kirpikler…
Tenine hafif bronzluk veren pudra…Dudaklarına doğal tonlarda parlak bir ruj…
Son olarak ince altın kolyesini, küçük halka küpelerini ve bilekliğini taktı.Aynaya baktı.Karşısındaki kız tanıdığı Mira’ya benziyordu.Ama gözlerinin içindeki ışık eksikti.Derin bir nefes aldı.
“Hadi…”
Fatma onu görünce şaşkınlıkla gülümsedi.
“Maşallah.Bugün çok güzel olmuşsun.”
Mira hafifçe tebessüm etti.
“Abartma anne.”
“Abartmıyorum.Patron seni görünce kesin işe aldığına bir kez daha sevinecek.”
Mira bu cümle üzerine sadece gülümsemekle yetindi.Birlikte evden çıktılar.Otobüs yolculuğu her zamankinden daha sessiz geçti.Fatma heyecandan sürekli yeni planlar yapıyordu.
“İlk maaşlarla borçların bir kısmını kapatırız.Sonra sana güzel bir bilgisayar alırız.Resimlerini artık telefondan değil, bilgisayardan çizersin.”
Mira annesini dinledikçe içi daha da sıkışıyordu.Sadece başını sallayabiliyordu.Yaklaşık kırk dakika sonra Aslan Holding’in önüne geldiler.Fatma doğruca kendi departmanına giderken Mira derin bir nefes aldı.Bugün ilk kez…Kendi isteğiyle Karan Aslan’ın yanına gidiyordu.Asansörlere doğru yürüdü.Resepsiyondaki görevli onu görünce gülümsedi.
“Günaydın.”
“Günaydın.”
“Size yardımcı olabilir miyim?”
Mira birkaç saniye duraksadı.Sonra kararlı bir sesle konuştu.
“Karan Bey’le görüşmek istiyorum.”
Görevli şaşkınlıkla başını kaldırdı.
“Randevunuz var mı?”
“Hayır.Fakat bana dün gelmemi söylemişti.”
Görevli telefona uzandı.
“Bir saniye lütfen.”
Yukarıdaki özel kata kısa bir arama yaptı.“Efe Karan beyle görüşmek isteyen biri.Kendisi Mira Demir olduğunu söylüyor.”
Efe şaşkınlıkla ayağa kalktı sonra hemen patronunun odasına girdi. Karan dosyalarına bakıp bir yandan kahvesini içerken efenin yüzündeki şaşkınlığı gördü
“Sorun nedir?”
“Efendim Mira sizinle görüşmek istiyor”
Karan kısa bir kahkaha attı
“Geleceğini biliyordum söyle alsınlar”
Ede birşey demeden odadan çıktı.Resepsiyon telefondan gelen cevabı dinledikten sonra başını kaldırdı.Telefonu kapattı.Görevli bu kez daha saygılı bir tavırla gülümsedi.
“Karan Bey sizi bekliyor.Sağ taraftaki özel asansörü kullanabilirsiniz.”
Mira’nın kalbi yeniden hızlanmaya başladı.Annesiyle sarıldılar annesi kendi işine gitti Mira’da Özel asansörün kapılarına yöneldi, kapılar sessizce açıldı.İçeri girdi.Kapılar kapanırken derin bir nefes aldı.“
Artık geri dönüş yok…”
Bölüm etkileşimi
