4. bölüm · KudZir ⏳📚

Bölüm 4

smyys ★

Ekim ayının ortalarına gelindiğinde, birinci dönem ortak sınavlarının stresi koridorları çoktan sarmıştı. Öğrenciler ellerinde notlarla ezber yaparken, öğretmenler odasında da hummalı bir soru hazırlama telaşı vardı.

Kudret, tarih sorularını titizlikle hazırlamış, cevap anahtarını kırmızı kalemle çıkartmıştı. Tam o sırada odanın kapısı sertçe açıldı ve okulun tonton ama evrak işlerinde biraz panik olan müdürü asabi adımlarla içeri girdi. Elindeki resmi yazıyı sallayarak doğrudan Kudret ve Vezir'in masalarının olduğu tarafa yürüdü.

"Hocalarım, acil bir durum var," dedi müdür bey, nefes nefese. "Milli Eğitim'den yazı geldi. Bu yılki geleneksel 'Kültür ve Tarih Köprüleri' projesi kapsamında haftaya Bursa ve Çanakkale'ye iki günlük bir kültür gezisi düzenlememiz gerekiyor. Sorumlu öğretmen olarak da ikinizi görevlendirdim. İtiraz istemiyorum, evrakları hazırlayın."

Müdür bey, arkasından gelecek hiçbir itirazı dinlemek istemediğini belli eden bir hızla odadan çıkarken, arkasında tam anlamıyla bir bomba bırakmıştı.

Kudret elindeki kırmızı kalemi masaya bırakırken yavaşça yutkundu. "Gezi mi? İki gün? Bir otobüste kırk tane öğrenci ve..." Bakışları hemen yan masada oturan Vezir'e kaydı.

Vezir ise durumdan son derece memnun bir ifadeyle arkasına yaslanmış, kollarını göğsünde birleştirmişti. Gözlerini Kudret'in şaşkın yüzüne dikti. "Ve benimle, öyle değil mi Kudret Hanım? Çanakkale ve Bursa... Tam bir tarih ve edebiyat buluşması. Şiirsel bir gezi olacak."

"Hiç de şiirsel olmayacak Vezir Bey," dedi Kudret, sesini toparlamaya çalışarak ayağa kalkarken. "Kırk öğrencinin sorumluluğunu almak ne demek farkında mısınız? Disiplini sağlamak zorundayız. Gezi planını tamamen ben yapacağım. Dakika dakika nereye gidileceğini, nerede durulacağını ben belirleyeceğim."

Vezir de ayağa kalktı. Kudret'in masasına doğru bir adım atarak aralarındaki mesafeyi kapattı. "Yine kurallar, yine planlar... Kudret bazen sadece yola bakmak gerekir. Bırak tarih bizi nereye götürürse oraya gidelim."

"Ben tarih öğretmeniyim Vezir Bey, tarihin beni nereye götüreceğini zaten kitaplardan biliyorum," dedi Kudret, dik bir duruşla onun gözlerinin içine bakarak.

"Kitaplarda yazan tarih başkadır," dedi Vezir, ses tonunu düşürerek. Gözleri bir anlığına Kudret'in topladığı saçlara, ardından o her zaman ciddi bakan gözlerine kaydı. "Kendi tarihimizi yazmak başkadır."

Öğretmenler odasındaki diğer hocalar kendi aralarında fısıldaşırken, Kudret kalbinin göğüs kafesini zorladığını hissetti. Bu adamın her kelimesinde, her bakışında insanı kendine çeken, kuralları unutturan tehlikeli bir şey vardı.

"Ben... Gidip gezi belgelerini hazırlayayım," diyerek masadaki kağıtlarını topladı Kudret ve hızla odadan çıktı. Koşar adımlarla tuvalete gidip aynaya baktığında, yanaklarının hafifçe kızardığını gördü. Kendine kızdı. Bugüne kadar hayatına kimseyi almamış, kalbini sadece işine adamış bir kadındı o. Şimdi ise yeni gelen bir edebiyat öğretmeninin iki lafıyla sarsılıyordu.
"Kendine gel Kudret," diye fısıldadı aynadaki yansımasına. "Sadece bir gezi. İki gün sonra bitecek."

Ancak yanıldığı bir şey vardı; o gezi, ikisinin hayatını da değiştirecek büyük bir fırtınanın başlangıcı olacaktı..

🤍