5. bölüm · KÜÇÜKLÜKTEN KALAN YARA
3. BÖLÜM
Kapıyı açan Ahmet'di. Beni görememiş olmalı ki
Ahmet:Alya neredesin? Bense sadece hıçkırıklarla ağlıyordum bir yandan da hıçkırıklarımı saklamaya çalışıyordum. Ahmet hıçkırıklarımı duymuş olmalı ki hemen yanıma gelip oturdu.
Ahmet:Alya iyi misin? Dedi ve beni kaldırdı.
Ben:Ba-bam hıh gel-di hıh sandım.
Ahmet:Alya amcam naptı sana? Ben sinirden ağlamayı unuttum.
Ben:Annemi o öldürdü, beni o dövdü, abilerim onun yüzünden öl- diyemeden sözümü kesti.
Ahmet:Tamam, ben anlamadım. Sakin ol rahatla yanında biz varız, annemler var yani o adam sana bir şey yapamaz artık.
Onaylayıcı anlamda başımı salladım. Zaten okula gitme vaktimiz yaklaştığı için uyumamaya karar verdik.
Küçüklük anılarımızdan bahsettik ve hazırlanmaya başladık. Aşağiya indiğimizde çoktan masa hazırdı, yemek yedik ve okula doğru yola çıktık. İlk günüm olduğu için heyecanlıydım. Okula geldiğimizde okuldaki kızların halini görünce kuscaktım resmen. Herkes makyaj yapmış, çok açık kıyafetler giyip, erkeklerin azının içine bakıyorlardı.
Sonra bir anda herkes bize döndü ve ilk defa birini görüyormuş gibi baktılar.
Ahmetle umursamadan okula girdik. Yanımıza bir gurup geldi.
Ahmet:Alya bu arkadaşım Kübra, Derya ve Ali.
Kübra:Tanışdığıma memnun oldum.
Derya:Ahmet'in dediği kadar varmışsın gerçekten.
Ben:bende memnun oldum da AHMET ne dedi benim hakkımda!
Derya:Hiç ya öyle normal yaniii
Sert bi bakış attım.
Kübra:Neyse ee napalım
Derya:Kantine gideliimmm.
Kübra:Sence Alya?
Ben:Bana fark etmez, beni biraz gezdirseniz olmaz mı?
Kübra:Çok mantıklı hadi gidelim.
Önce kantine gittik, kütüphaneye, koridorlara, sınıflara,laboratuvar,
oturabildiğimiz yerlere gittik.
Sınıfım 10-E'eydi. Diğerlerininkiler ise;Kübra=D, Derya=D, Ahmet=D, Ali=D'eydi.
Ahmet:Herkesin bir dolabı var ve artık senin de var.
Ben:Nerede peki?
Ahmet:Sen gel ben gösteririm. Bide hocaya diyelim sana kitapları versin. Programlarda koridorun sonunda var oradan bak.
Önce kitapları almaya gittik. Yarısını Ahmet, yarısını ben aldım. Ahmet beni dolabıma götürüyorken birine çarptım.
Ben:Dikkat etsene be.
O kişi:Asıl sen önüne bak!
Ben başımı kaldırıp baktığımda buz gibi gözleri olan birini gördüm. İçim buz gibi oldu. Donup kaldım.
Ahmet:Ne abarttın be. Bak işine hadi. Dedi ve önüne dönüp gitti. Ama gitmeden önce sırıtıp gitti.
Ben:Ahmet bu kim?
Ahmet:Bu çocuk çok tehlikeli. Babası tam bir mafya. Oğluda o yolda gidiyor. O her istediğini yapılmasını istiyor, aksi takdirde yapmayan kişinin başı dertte. Adı Mert, Mert DENİZ.
Ben:Tamam. Yere düşen kitaplarımı aldım ve dolabıma koydum. Yan kapak çok dikkatimi çekmişti. Üstünde"Mert DENİZ " Yazıyodu.
Sınıfa gittim ve ders Müzikmiş. Hoca bir müzik listesi veriyor, bu listeden istediğimiz bir şarkı söylüyorduk. İstemeyenler ise müzik aleti çalıyordu. Arkama bi döndüm ve bana bakan biri vardı. Biraz değişik hissettim. Sıra bana geldi ve çıktım. Müziği seçtim ve söylemeye başladım. Tüm sınıf çok değişik bakıyordu.
Alet çalana baktım ve karşımda o çocuk vardı. Devam etmem gerekiyordu. Sınıfa baktığımda bir kişi dışımda herkes bana bakıyordu. O bir kişi ise canlı yayın açmıştı.
Sınıf kapısına baktım ve oradan bakanlar vardı. Şarkıyı bitirdim ve büyük bir alkış geldi. O çocuğa baktım ve bana hayranlıkla baktı.
Zil çaldı ve ben hızlıca sınıftan çıktım. Kalbim o kadar hızlı attıki bi an.
Bir hoca:Bana yardım edermisin? Bir gezi olucak 10.sınıflara onun duyurusu için.
Ben:Tabiki hocam nasıl yardımcı olabilirim
Hoca:Sınıflara gidip 10. Sınıflara gezi var, kamp gibi bir şey olucak. Bunun duyurusu için sınıf başkanlarını 3. Derste müdür yardımcısının odasına gelmelerini dersin.
Ben:Tamam hocam. Dedim ve kütüphaneden çıktım. Tüm sınıfları dolaştım ve artık kendi sınıfıma gelmiştim. Kendi sınıfımada derken sınıf başkanının o çocuk olduğunu öğrendim.
Ders zili çaldı. Ders en sevmediğim dersti. Ders sonrası tekrar kütüphaneye gittim. Ders çalışmaya başlıyordum ki;
Mert:Alya!
Ben:Biraz sessiz ol ve nevar.
Mert:Tamam, bana anlamadığım bir dersi anlatırmısın? Ben tam bir şey diyecekken arkadan bir ses
Sesin sahibi:Mert'im
Mert:Berra sen ne saçmalıyorsun yine!
Berra:Sevgilim hiçbir şey saçmalamıyorum. Sadece yanına geldim. Bu yelloz kim? (O bana yelloz mu dediiii)
Mert:Öncelikle biz senle sevgili değiliz. Bana sevgilim demeyi bırak. Birdaha bu kıza yelloz demiceksin. Yoksa çok kötü olur.
Ben hiçbir şey demedim ve öylece baktım. Berra yanımızdan uzaklaştı. Bende ardından oradan uzaklaşacaktım ki bana masum taklidi yaparak;
Mert:Konu.
Ben:Git başka birinden öğren.
Mert:Sana son şans eğer okul çıkısı bana bu konuyu anlatmazsan çok kötü olur. Dedi ve istemsizce gözlerim doldu. Hızlıca oradan uzaklaştım ve tuvalete gittim. Orada ağlamamın durmasını bekledim.
Sonra zil çaldı ve sınıfa gittim. Kalan ders ve tenefüsleri uyuyarak geçirdim. Son tenefüs Ahmet yanıma geldi.
Ahmet:Ben okul çıkışı seni götüremicem. Dönüşü yapabilirmisin
Ben:Evet ya yaparım.
Ahmet:Beni ara ama tamam mı?
Ben:Tamam. Dedim ve zil çaldı.
Ben:Görüşürüz
Ahmet:Görüşürüz. Sınıfa gittim ve yine uyudum. Çantamı toplayıp hızlıca çıkmaya çalıştım. Ama biri benim kolumdan çekti ve topların olduğu bir odaya soktu. Baktığımda karşımda yine Mert vardı. Onu gördüm ve çok korkmaya başladım. Okul tamamen boşalmıştı. Kaçmaya çalışırken yanlışlıkla topların dizili olduğu büyük dolap gibi bir şeyi devirdim. Mert altında kaldı.
Üstüne düşen dolabı kaldırmasına yardım ettim. Bana o kadar sert baktı ki korkum yeniden artmaya başlamıştı.
Ben:Şey ıııı özür dilerim
Mert:Niye bunu yaptın? Dedi ve ben cevap vermeyince
Mert:CEVAP VERSENE! Diye bağırınca korkudan kaçmaya başladım.
Bir sahile doğru koşmaya başladım.
Mert:Nereye gidiyorsun bak kaybolucaksın. Dediği an dahada çok koşmaya başladım. Sonra bir ağacın altına eğilip oturdum. Ellerimi kulağımın üstüne bastırmaya başladım. Arkadan
Mert:Nereye kaçtığını sanıyorsun sen bunun bedelini ödeyeceksin! Dediği an kendimi denize attım. Fakat bir sorun vardı, ben yüzme bilmiyorum. Denize küçükten girmeye başlamıştım. Arkama bir baktım ve bana doğru koşan simsiyah bir adam. Aklıma direk babam geldi ve olduğum yerde oturdum. Geriye doğru sürünerek gitmeye çalışıyordum. Bir an su seviyesi benim boyumu geçti ve aklıma yine babam geldi. Babam küçükken beni havuzda boğmaya çalışmıştı ve askalsın boğuluyordum. Bunun etkisiyle olduğum yerde kaldım. Bilincim kapanıyor, nefes alamıyordum. Olduğum yerde yattım. Bir ses duyuyor gibi oluyordum. Ama artık bilincim yoktu.
MERT DENİZ'DEN
Artık onu göremiyordum. Suda boğulmasından çok korkuyordum. Direk suya girdim ve "ALYA" Diye bağırmaya başladım. Ama ses gelmiyordu. Suya daldım ve yerde Alya'yı gördüm. Alya'yı sudan çıkardığımda nefes alamıyordu. İlk yardım yaptım.
ALYA BAŞYİĞİT'TEN;
Akılma denizin içinde boğulduğum geldi. Birden öksürmeye başladım.
Mert:Niye bunu kendine yaptın güzelim? Neeee güzelim miiiii? Ben birşey demedim ve kendimi kumların üstüne bıraktım. Birden biri kolumdan çekti ve oturmamı sağladı. Karşımda Mert vardı. O buz gibi bakışları gitmişti artık, karşımda korku ve endişeli gözler vardı.
Mert:İyi misin güzelim?
Ben:Evet iyiyim. Dedim ama hala korku vardı üstümde. Ayağa kalkıp benide kaldırdı. Arabaya doğru gidiyoruz. Ben artık soğuğa karşı gelememeye başladım. Birden ayaklarım yerden kesildi. Mert beni sırtına almıştı.
Ben:Mert bırak!
Mert:Yürüyemeyen benim zaten. Dedi ve sustum. Çünkü haklıydı. Biraz yürüdükten sonra arabaya geldik. Beni ön koltuğa bıraktı. Üstüme birkaç eşya attı ama bünyem okadar iyi olmadığı için uyuyup kaldım. Uyandığımda sabah olmuştu. Başımda amcam, yengem ve Ahmet vardı.
Yengem:Alya, iyimisin? Diye sordu ama sesi çok endişeliydi.
Ben:Evet gayet iyiyim.
Amcam:Sen dün akşam niye o çocuklaydın? Ben ne dicemi bilemedim. Bir yalan uydurmam gerekti ama ne!
Ahmet:Alya ben sana demedim mi o çocuktan uzak dur diye! Artık gerçekleri anlatacaktım.
Ben: Ben ilk tenefüs bir hocaya yardım ettim. Bunu sende biliyorsun, ikinci tenefüs kütüphaneye gittim yanıma Mert geldi. Dedim ve olayları anlattım.
Ahmet:Seni suçladığım için özür dilerim.
Ben:Sıkıntı yok bilmiyordun.
Yenhem:Peki senin şuben ne?
Ben:E
Yengem:Seni Ahmet'in sınıfına alalım.
Ahmet:Ama anne bizim sınıfta Mert var! Dediği an bi noluyo bakışı attım
Ben:Gitmesemde olur. Dedim ama şuan olduğum sınıftaki bana bakan çocuk geldi aklıma.
Yengem:Yok olurmu öyle şey. Yarın yeni sınıfına gidiceksin. Ben onaylayıcı anlamda başımı salladım. Aklıma bugün evden kaçışımın 3. Günü olduğu geldi.
Ahmetle okula gittik. Karşıdan Mert geldi ve Ahmet'in bakışı bir an sertleşti. Mertse hala bana bakıyordu. Arkasından da Berra geliyordu.
Berra:Ahmet dün akşam niye gelmedin? Diye sordu. O an benim yanımdaydı dememek için kendimi zor tuttum. Bir hoca geldi.
Hoca:2 gün sonra E şubesi geziye gidecek. Neden diye sorucaksanız. Tersten başlamaya karar verdik. Kaydım çoktan D şubesine geçmişti bile. Sınıfa gittik. Ben Ahmet'in yanına oturdum. Yana doğru baktığımda Mert'in yanınında Berra vardı. Yani geziye o kızda gelecek ve Mertte.
Arkadaşlar şimdilik bölüm bu kadar lütfen yorum yapın.
Bir sonraki bölüm de görüşmek üzereeee 💐💐
