9. bölüm · Korunan Günah

İhanetin acısı

Soluktenyildizlar Sahra

Kader yıllar önce iki insanı birbirine bağlamıştı ve iki ruhta bundan habersizdi inanılan kırmızı ipler ise ruhları bir arada tutardı ve geriye sadece zaman kalmıştı

"Sanem hanım bu kadar dosyanın olması normal mi yani umarım yasa dışı bir iş yoktur."

"Ülkeyi ele geçireceğiz Adil sessiz ol." İkimizde gülmüştük. Sürekli olarak buraya gelmemek için önemli bütün dosyaları yanımıza alıyordum.

"Şimdi eğer benim yanımda ise senden bazı isteklerim var Adil."

"Tabii Sanem hanım."

Abim, Gölgenin son olan şeylerden sonra hastaneye kaldırıldığını söylemişti ama neden kaldırıldığını bilmiyordum işin ucunda babam ya da abim var mu bilmiyordum.
En çok merak ettiğim şeyleri aileme soramıyorum.

"Şimdi Gölge neden hastaneye kaldırıldı ve babam neden onu öldürmedi bana bunları bulabilir misin çünkü dosyalarda ilerleme kat edemiyorum.

"Kalp krizi geçirmiş Sanem hanım."
"Öldürmemesinin sebebi ise... Kardeşinin onunla evli olması."
Kız kardeşi ile mi evliydi
Babamın bir kardeşi daha mı vardı. Bizim bildiğimiz hepsini kaybetmişti
Kardeşi de Gölgenin yanına gittiğinde kaybetmiş oldu
"Teşekkür ederim." Kalan son dosyaları alıp arabaya bindik

Evde olan telaşeden bir nevi de olsa uzaklaşmıştım Adil ve Handan'ın nişanı için her yerde hazırlık oluyordu

" abim ile Alp olayını araştırdınız mı?" diye sordum Hala bir haber olmaması beni korkutuyordu

Hayat Burada fazla Durağan geçiyordu Ben de eve geçince odama çekilip yeni aldığım dosyaların raporlarını inceliyordum

"Halaa!" Diye Koşarak gelen Ceylini gördüm
"Kimse benimle oyun oynamıyor sen benimle oynar mısın."

"Olur geç bakalım odana hemen geliyorum."
Koşarak odasına geri döndü. insanların Özellikle de çocukların heveslerini kırmayı sevmiyordum Çünkü bir kere kırılan hevesler ve Hayaller bir daha eskisi gibi olmuyordu çocukları olan düşkünlüğünde ayrı bir sevgiydi belki asla anne olamayacağım içindir bilmiyorum

" Bak şimdi ağla Sen bu bebekleri al ben de şurada olanları alayım dedi ve elime iki tane bebek verdi saatlerce aynı odanın içinde ikinizi Hiç sıkılmadan oynadık

Beraber aylarca hiç ayrılmayacaklardı ama çektikleri acıların tarifi de olmayacaktı

**********

Ceylin ile oyunumuz akşam yemeği ile sona ermişti Yemekten sonra içeride Hanım ile yalnız kalmıştım Alpin ne kadar arasam da hiçbir yerde bulamamıştım aynısı Ben arada olduğunu bilmiyordu ve o da en az benim kadar endişeliydi Abim ve babam ise hala onu arıyorlardı ya da bana yalan söylüyorlardı

Içimdeki O kötü sese kulak vermemeye çalışsam da kötü bir şey olduğunu ben de hissediyordum gölge ve adamları bu sefer de Alp'e mi zarar vermişlerdi diye düşünmeden edemiyordum

Telefonumu çıkarıp tekrar aradım o yokken aldığım nefes canımı yakıyordu Handan da ABD'de olan nişan için sürekli alışveriş yapıyordu şu an ise elinde bir dergi ile Kendine elbise bakıyordu aynı evin içinde yaşanan acıların hiçbir onu ilgilendirmiyordu

Benimle eş zamanda handan'da telefonla çalmaya başladı önce bakmadı ama Panik oldu her halinden belliydi sonra kızardı ve cebinden hızlıca telefonu çıkardı gözlerinde tarif olmayan bir korku vardı ve bu beni fazlaca şüpheye düşürüyordu

Telefonu kapattığım zaman Handan'ın elinde olan telefonda kapandı ve oturduğu yerden hızlıca kalktı.

" Handan kimdi o arayan diye sordum resimdeki gariplik gariplik onu da ürkütmüştü ama Alp'in telefonunun handan'da ne işi vardı.

" Kimse senin hem seninle ilgilendiriyor ki benim telefonum sana hesap vermek zorunda olduğumu düşünmüyorum."

" telefonun arkasında alp ile Benim tanışma tarihimiz yazarken telefon nasıl Senin oluyor."

Yavaş adımla bile ona yaklaşmaya başladım içimdeki öfke ve merak o sustukça daha da artıyor du

"Alp nerede?"
"Bilmiyorum."
"Ne demek bilmiyorsun Handan nereden buldun o telefonu."
Dedim hiddetle. Alp buradaydı ve benim bundan haberim yoktu. Sevdiğim adam bu evdeydi ama benim ruhum bile duymamıştı

"Bilmiyorum." Dedi O da bağırarak
" Eğer bir kez daha bilmiyorum dersen seni öldürürüm Handan ve bunu bil ben söylediğim şeyi yaparım bu evden Sadece ölün çıkar söyle Alp nerede?"

"Bodrum da abin ve babanla." Dedi kolunu bırakıp koşarak Bodrum'a indim aşağı inene kadar ölüp tekrardan dirildim tek dileğim geç kalmamış olmaktı tekrar bir kayıp daha yaşamak istemiyordum tekrardan birinin yaşaması için geç kalmak istemiyordum

Kapıyı açtığım an gördüğüm manzara ile bütün kanım çekilmişti

"Dur Abi!" Diye bağırdım abimin elinde bir silah ve hedefi Alp ti benim alpim karşımda kanlar içinde duruyordu.

" çekil lizge karışma Bu olaya."
" ne demek karışma abi sevgilim O benim gelmezsen öldürecektin onu."

Alp'in yanına çöktüm her yeri kan içindeydi kesikler vardı yüzünde kollarında vücudunun her yerinde derin yaralar vardı o ölüyordu
"L-lizgem git."
" gitmem gidemem alpim seni burada bırakamam ölmene İzin veremem." Dedim gözyaşlarımın arasında bağlı ellerini çözdüm yaşamak zorundaydı beni bırakıp gidemezdi dayanmak zorundaydım

" neden Baba onu öldürünce elinize Ne geçecekti benim canımı yakmaktan başka elinize Ne geçecekti."

Cevap gelmedi

"Cevap verin susmayın."
"Düşmandı o izge seni seven biri değildi." diye bağırdı abim gözlerindeki öfkeyle Artık hiçbir şeyin aynı olmadığını anlamıştım

" oynadığınız oyunlara bizi alet edemezsiniz ne Alp düşman Ne De Ben sizdenim."

Zar zor ayağa kalkarken Alp'in kolunu omzuma attım

" sizi bir kere affedebileceğimi söylemiştim Ama siz o hakkı tek günde mahvettiniz."

Bir insanın Ailesi kızını kaç defa öldürebilirdi

Yavaşça Bodrum kattan çıkıp kendi odama doğru ilerlemeye başladım
"Ayşegül bana İlk yardım çantasını getir hemen." diye bağırdım

Odama çıkıp Alp'i yatağa yatırdım ne haldeydi neden buradaydı gerçekten düşman mıydı bilmiyordum şu an hiçbir şey düşünmek istemiyordum sadece tek dileğim onun yaşamasıydı

" Ne oldu sana Alp." dedim ağlarken Ayşe'nin getirdiği ilk yardım çantası ile yüzündeki yaraları temizlemeye başladım

" yapma Lizgem." dedi yorgun bir ses ile
"neden." dedim bende bıkkın bir ses ile hayatım boyunca sadece neden diye sormak da geçti

Babam neden annemi öldürdü
Babam neden hiç ben yapmadım demedi

" Lizge aç kapıyı hemen!" diye bağırdı abim ve kapıya vurmaya başladı

" bırak beni lizge karışma."
" ne demek karışma Siz beni deli etmek mi istiyorsunuz abim senin için dedi ki düşmanmışsın saçmalıyor şu an farkındasın değil mi?"

"Saçmalamayın lizge dur artık!" Diye bağırdı ne demek saçmalamıyordu Ne dönüyordu burada Alp ve düşmanlık benim alpim Her anımda yanımda olan adam mı

" ama hiçbir şey göründüğü gibi değil." dedi
"yani abim doğru söylüyor sen benim sevdiğim adam değilsin kandırdın beni" diye bağırdım
"içimi açtım ben sana güvendim nasıl yaptım ha Nasıl Kıydın."

" kıymadım yemin ederim kıymadım."
" anlat yalan dolan söylemedim bütün her şeyi tek tek anlat."

" 7 cihan bir araya gelse yıkılmazdım ama sen beni tek bir sözünle yıktın."

" ben... gölgenin Oğluyum." oğlu muydu annemin katilinin oğlu Alp benim sevdiğim içimi açtığım adam annemin katilinin oğluydu

Içim yanıyordu kalbimin tek tek kırıldığını hissediyordum içimde bir yerlerin kanadını hissediyordum Ama kimse görmüyordu sırtımı dayadığım dağın yıkıldığını hissettim

" ne demek oğlusun lan o adam annemi benim çocukluğumu elimden aldı Ben sana içimi döktüm o adamı sana anlattım Sen nasıl... nasıl yaptın bunu."

" Ama şu an hiçbir şey görünce gibi lizge Evet başta babamın amacı ile geldim sizi..."

" bizi öldürmekti değil mi amacım." Sinirden gülmeye başladım yıkıldım ama ona göstermek istemiyorum bu savaşta kazandıklarını bilmelerini istemiyorum

" sonra işler değişti lizgem olaylar istendiği gibi gitmedi Ben Değiştim senin sayende sana aşık oldum Yemin ederim aşık oldum ve o zaman her şeyi iptal oldu sadece sen ve ben vardık."

" ya Olaylar istendiği gibi gitseydi Alp ya ben o işin ucunda ölseydim de hiçbir suçum günahım yokken Asıl sizin ölmeniz gerekiyor baban benden hayatımı annemi çaldı ve Ben hiçbir şey yapmadım Sence asıl Suçlu kim ölmesi gereken kişi ben miyim."
Bana gerçekten aşık olmuş muydu kendime içimden defalarca söylesem de bu söze inanamıyordum onun bana aşık olmuş ihtimalini aklından bile geçiremiyordum yıllarca bu yalanı inanmış olsam da şu an inanamıyordum

" sonra babam anladı ve başta hiçbir şey söylememişti seni değil sadece aileni istemişti Sonra ne oldu ne bitti Seninle olan görüşmesinden sonra bize bir hafta süre verdi gitmemiz için ve sana yalvardım Lizge ikimizin de yaşaması için sana yalvardım."

"Bana anlatabilirdin bana hiçbir şey anlatmadan gitmemi bekleyemezdin tamam mı inandığım her şey yalan çıktığında o boşluğun içine sen yoktun ama şu an o boşlukta tek başınasın Alp."

" düzeltebiliriz lizge hem de her şeyi en baştan başlayabiliriz buradan gidebiliriz. "
"Neyi tam olarak düzelteceğiz ortada düzeltilebilecek bir olay kaldı mı beni öldürmek için gelmişsin ya"

Bir şey demedin odadan çıktım ve aşağı doğru inmeye başladım aşağıda sinirli bir şekilde oturan Abim ve babam vardı

Onlar da değişmemişlerdi babam Hala bıraktığım gibiydi ailesinin bu olayla dağıldığını bilmesine rağmen devam ediyordu ve peşinde abimi de sürüklemişti içlerindeki o masumiyeti öldürmüşlerdi

"Ne yaptığını sanıyorsun sen lizge adamı odana çıkartıp kapatmak ne."

"Cevap ver susma, suratıma bak neden?"
" sevdim abi tamam mı ölmesini istemedim Ya neden onları öldürmek size mi kaldı daha dün konuştuk düzgün ve eskisi gibi bir aile olacaktık Ama siz o hayali tek günde yıktınız abi."

Bir kez daha ailemden vazgeçtim çünkü biz Asla eskisi gibi olamayacaktık kimse bir çaba sarf etmiyorken ben kendimde olan her şeyi vermiştim ve çaba tek taraflı iken canı yanan tek ben oluyordum.

" kızım bak."
" kızın mı kaldı Baba sence ya Ben hayatım boyunca sadece yalanlar kanlar ürünleriyle büyüdüm kendimi bulamamıştım ama değişiyordum bizim için değişmeye Çalışıyordum ama siz ne yaptınız baba."

Hayal kırıkları ile doluydum ve canım çok yanıyordu herkes bana karşı cephe alırken tek başıma olmaktan yoruldum

" Handan nerede." Dedim sinirli bir şekilde alp ile aralarında ne vardı öğrenmem gerekiyordu çünkü Alp Eğer bir şey yaptıysa tek başına değildi

"Odasına gitti." Dedi Adil hızlı adımlar ile yukarı çıktım. Nasıl hesap soracaktım ya da sorduğun soruların cevaplarını aldım da nasıl tepki verecektim ya da cevap olarak ne gelecekti.

Kapıyı açıp içeri girdim
" telefonun nerede."
"Sanem telefon oradaydı Ben de Celal babaya vermek için aldım Ne kadar olayı büyüttün benim o olayla hiçbir alakam yok. "
"Emin misin peki arpe seni sorsam o da seni tanımadığını söyler mi?"

" istediğin kişilere sor Sanem Hem o gölgenin oğlu ve Bir Hain. "
"sen de onlardansın biliyorsun değil mi? Ben bu evde olduğum sürece sana huzur yok handan, ve yemin ederim senin de onlardan olduğunu en kısa sürede bulacağım."

Bir şey demesini beklemeden odadan çıktım
"onu haklı çıkartmak için uğraşma Lizge annemizin katilinin oğlu ve Seni öldürmek için gelmiş." söylediklerini bağırmadan ve sakince söylüyordu ama öfke Gözlerindeki o Öfkeyi görebiliyordum İkimiz de birbirimize katlanamıyorduk

" yine o adam yüzünden acı çekmemize izin verme lizge."
" beni niye anlamıyorsun abi ya dene bir kere de olsa dene lütfen ya Ben gelmesem öldürecektin onu size mi kaldı hesap kitap adalet var ona teslim edin."

" ben burada olduğum sürece kimse ona dokunmayacak tamam mı." dedim babam istemese de başını saldı ama
Abim hiçbir tepki vermedi
"abi"
" Tamam Allah kahretsin tamam."

Odama girdim hiç konuşmadan yanda Duran ilk Yardım çantasını alıp yaralarını temizlemeye devam ettim

"yine aynı şeyler olacak soyaların iyileşmesine gerek var mı?"
" iyileştireni varsa yaraların açılması çok önemli mi?"

" Handan diye birini tanıyor musun."

Biraz durdu düşündü belki tanıyordu ama Deşifre etmek istemedi ya da tanımıyordu onca şeyi tek başına yapmıştı

"Tanıyorum ona dikkat et riski O da gölgenin adımı bu işe ilk beraber başladık sonra sen geldin Seni sevdim ve benim için her şey bitmişti ama o devam etti babam onun Deşifre olmaması için her şeyi yapar ve bunları onu anlattığımda bana inanmadılar ve inanmalarında beklememiştim zaten."

"aranızda bir şey geçti mi peki telefonu onda buldum çünkü."
Gelen cevap ile Kalbim daha da Kırılacaktı ama bilmeliydim Ailemi ve Beni öldürmeye gelen kişileri bilmeliydik hepimizin bunu Hakkı vardı

"Cevap versene Alp."
"Sevgiliydik ama uzun süre önce bitti."

Bitmiş miydi gerçekten ya Ben şu an neyin içindeydim sevdiğimi sandığım adam beni öldürmeye gelmişti evimizde olan bir kadın haindi ve bunlar sevgiliydi beni onunla aldatmıştı

Dolapta duran çantayı çıkardım

" gideceksin dedim ölmesine göz yumamazdım ve lanet olsun o karım Onu hala acıyordu kıyamıyorum

" Nereye gitsem beni bulurlar Lizge Babam da abin olmasa Benim ailem var işin sonunda ölüm var Lizge."

"Yurt dışına çıkacaksın bizimkiler sana zarar vermeyecek ve kimse de bilmeyecek."

Acımı bir kenara bırakıp evde yıllarca ailemin yanında kalan ve onlara ihanet eden Handan dan bahsetmem gerekiyordu
Evet Alp fazlası ile suçluydu ama tek değildi.

Odadan çıkıp babamın yanına gittim. Odasında tek başına oturuyordu elinde eski aile resmimiz vardı

"Yapamadım Hülyam ailemizi bir arada tutamadım."
''Kızımız geldi ama ona babalık yapamadım yirmi yıl önce ki olay yine oldu Hülya kızımız yine elimde kanlı bir silah gördü ve ucunda sevdiği adam varmış. Bir hata daha yaparsam beni affetmeyeceğini söyledi ve ben o sözü tek günde mahvettim. Yoruldum Hülya dağılmaktan fazlası ile yoruldum Oğlumuz benim gibi oldu hayallerini dağıttım iyi bir baba olamadım. Özür dilerim Hülyam özenle kurduğun ailemizi toparlayamadım."

Ağlıyordu... hiç ağlayan babam ağlıyordu çünkü hatalar üzerine kurulmuş hayatını hatalar ile düzeltmeye çalışıyordu.

"Gelebilir miyim?"
"Gel kızım gel" dedi ağladığını belli etmemek için gözlerini sildi resmimizi kenara koydu.

"Handan'ı ne kadardır tanıyorsun."
"Dört ya da beş yıl oldu kızım da niye sordun."
"O da gölgenin adamı baba Alp'in telefonunun onda buldum hem Alpte söyledi onunla beraber çalışmış."

"Öyle şey olmaz kızım Adil getirdi onu öyle bir şey olsa biz anlardık hem düşmanın sözü e güven olmaz."
"Bende düşman mıydı baba ya kızınım senin kızın inan bir kere inan Adile ya da Handana güvenirken bana niye güvenmiyorsun."

"Kızım..."
"Ben artık tanıyamıyorum kendimi de sizi de ya öldürecektin aklım hala almıyor."
"Seni öldürmesini mi isterdin Lizge ona hala nasıl inanıyorsun Kızım."

"Kalp yalan söylemez baba... Bana her şeyi anlattı ve ben onun gözünde doğruyu gördüm."

"Sizi asla affetmeyeceğim biliyorsun değil mi?"
"Ne yazık ki kızım... biliyorum."

Aile denilen kavram onlardan fazla uzaktı karakaya ailesi bir kez daha dağılmıştı. Acılar yakın ve taze mutluluk ise uzaktı

Sanem Lizge sevdiği adam tarafından aldigi darbe ile yıkılmıştı kocaman bir boşluğun içinde tek başına kalmıştı
Sırtında olan darbeleri artık sayamıyordu şimdi ne ailesi kalmıştı ne de sevdiği adam