6. bölüm · KORKU HİKAYELERİ

Mavi bileklik

Hafize

6. Bölüm
☆Işıklar kapandı, karanlıkla yüzleşmeye hazır mısınız? Başlıyoruz...
~Ameliyathaneden yeni çıkmıştı. 12 saatlik bir ameliyattı. Elleri hala cerrahi sabun kokuyordu. Yorgunluktan gözleri yanıyordu.

Dördüncü kattaki ofisine inmesi gerekiyordu. Rapor yazacaktı.
Asansörün kapısı açıldığında içinde zaten biri vardı. Orta yaşlı bir adam. Hasta önlüğü giymişti. Yüzü solgundu ama ayaktaydı.

Doktor başıyla selam verdi ve bindi.

Asansör yukarı çıktı. 8. kata geldi ve "ding" diye durdu.
Kapılar açıldı.

Kapının önünde küçük bir çocuk duruyordu.
En fazla 9-10 yaşında. Saçları dökülmüştü. Üstünde hastane pijaması. Zayıftı. Ama gözleri çok büyüktü.

Çocuk başını kaldırdı ve kısık bir sesle sordu:
"Aşağı mı iniyor?"

Doktor çocuğu süzdü. Solgun yüz, mor halkalar, o boş bakış...
Başını iki yana salladı.
"Hayır," dedi yorgun bir sesle. "Yukarı çıkıyor."

Parmağıyla "kapan" düğmesine bastı. Kapılar çocuğun yüzünde kapandı.
Asansör tekrar aşağı inmeye başladı.

Yanındaki hasta adama döndü. Kaşları çatıktı.
"Doktor bey," dedi. "Neden o çocuğu almadınız? Aşağı iniyordu işte. Yazık değil mi?"

Doktor derin bir nefes verdi. Omuzlarını düşürdü.
"O çocuk çoktan öldü," dedi. Sesi kısılmıştı.
"Geçtiğimiz gün. Lösemi. 8. katta yatıyordu. Ben de ameliyatına girmiştim. Kurtaramadık."

Hasta şok olmuştu. "Ölü olduğunu nereden çıkardınız?"

Doktor asansörün aynasına baktı. Kendi yorgun yüzünü gördü.
"Sol bileğini görmedin mi?" dedi. "Morg'a giden her hastaya mavi bileklik takarız. Kimlik karışmasın diye. O çocuğun sol bileğinde parlak mavi bir bileklik vardı."

Asansör 4. kata geldi. "Ding"

Kapılar açılmak üzereydi.

Hasta yavaşça sol bileğini kaldırdı. Doktorun gözlerinin içine baktı.
Ve yüzüne öyle bir gülümseme kondurdu ki doktorun kanı dondu.

"Benimki gibi mi yani?" dedi hasta.

Bileğinde de aynı parlak mavi bileklik vardı.

"Kapı" sesi geldi.
Ama doktor ve hasta hala asansörün içindeydiler.

(Umarım beğenirsiniz ve lütfen takip edebilirmisiniz😘)