5. bölüm / 6
KORKU HİKAYELERİKaranlıktaki el
Bölümler 6Şu an: Karanlıktaki el
5. Bölüm
☆Işıklar kapandı, karanlıkla yüzleşmeye hazır mısınız? Başlıyoruz...
~
O gün ilk defa evde tek başımaydım.
Annemle babam taziyeye gitmişti. "Korkma kızım" demişlerdi. "Kapıları kilitle, televizyon izle."
Ben de korktuğum için eve girer girmez tüm kapıları kilitledim. Pencereleri kontrol ettim. Geceydi ve ev çok sessizdi.
Sıkılmamak için oturma odasına geçtim. Televizyonu açtım.
Şansıma Harry Potter vardı. Büyücüler, ışıklar, Hogwarts... biraz olsun korkumu unuttum. Battaniyeye sarılıp cips yiyordum.
Ve sonra oldu.
"FÜT"
Bütün ev karardı. Televizyon sustu. Buzdolabının sesi kesildi. Sadece dışarıdan gelen köpek havlaması kaldı.
Çığlığı ben attım. Kendim bile korktum sesimden.
Kalbim deli gibi atıyordu. "Sakin ol" dedim. "Şalter atmıştır. Git kaldır."
Telefonumun fenerini açtım. Işık titriyordu elimde.
Şalter salondaydı. Oturma odasından çıkıp karanlık koridordan geçmem lazımdı.
Ellerimi iki yana açtım. Duvarlara dokuna dokuna ilerliyordum. Nefesimi tutmuştum.
Her adımda tahtalar "gıcır" diyordu. Kendi ayaklarımın sesinden bile ürperiyordum.
Salonun kapısına gelmiştim. Şalter tam kapının yanındaydı. Bir adım daha...
Ve o an oldu.
Karanlıkta, boşluğun tam ortasında... elimin sağ tarafına bir şey değdi.
Sıcak. İnsana benzeyen bir el.
Bedenim buz kesti. Döndüm. Feneri oraya tuttum.
Kimse yoktu.
Sadece boş bir salon. Koltuklar, sehpa, televizyonun siyah ekranı.
Ama elimde hala o sıcaklığın hissi vardı. Parmaklar. 5 tane.
Boğazımdan ses çıkmadı. Dizlerim titremeye başladı. Feneri düşürmemek için sıktım.
O anda evin en uzak köşesinden... çocuk odasından... bir çocuk kahkahası geldi.
Kısa. Alçak. "Hihihi" gibi.
Benim evimde çocuk yoktu.
Feneri elimde olmadan şaltere vurdum. "Çat" diye elektrik geldi. Ev bir anda aydınlandı.
Işık gözümü aldı. Hızla etrafa baktım. Yine kimse yoktu.
Ama koltuğun üstünde... benim oturmadığım koltuğun üstünde... küçük, ıslak bir ayak izi vardı.
Çıplak bir çocuğa aitti. Koltuktan başlayıp çocuk odasına doğru gidiyordu.
Telefon çaldı. Annemdi.
"Kızım elektrikler gitti mi sizde de?" dedi.
"Geldi şimdi" dedim. Sesim çıkmıyordu.
"İyi. Biz de yoldayız. 20 dakikaya evdeyiz."
Telefonu kapattım. O ayak izlerine baktım.
O kahkahayı tekrar duymamak için televizyonun sesini sonuna kadar açtım.
Annemle babam gelene kadar hiç kıpırdamadım.
Çünkü karanlıkta eline değen şey... belki de sadece "oyun oynamak" istiyordu.
(Arkadaşlar sizinde yaşadığınız ürkütücü bir olay varsa bu paylaştığım korku hikayelerine bir bölüm olarak ekleyebilirim tabi sizde isterseniz bana mesaj olarak atabilirsiniz umarım beğenirsiniz ve lütfen takip edebilirmisiniz😘)
