1. bölüm / 7
KORİDORLARDAKİ FISILTI1. Bölüm-kırık başlangıç
Bölümler 7Şu an: 1. Bölüm-kırık başlangıç
- 1 1. Bölüm-kırık başlangıç715 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2.BÖLÜM - Sırlar ve Mesafe608 kelime
- 3 3.bölüm- Sesiz fırtına481 kelime
- 4 4.Bölüm-Sesiz Yakınlik547 kelime
- 5 5.Bölüm - Sesiz Kıskançlık563 kelime
- 6 6.Bölüm-sınır bir adım ötesi1.037 kelime
- 7 Bölüm - Beyaz Fırtınanın Önündeki Fırtına786 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gece…
Yağmur camlara vuruyordu.Lina’nın hayatı o gece ikiye bölünmüştü.Bir tarafında ailesi vardı…Diğer tarafında sessizlik.Trafik kazası.Gözlerini açtığında hastanedeydi.Bembeyaz duvarlar, yabancı yüzler…Ve yokluk.Annesi yoktu.Babası yoktu.Sadece o kalmıştı.
1 Hafta sonra…
Lina artık stajyer olarak hastanede çalışıyordu.Soğuk, mesafeli…Kimseyle yakınlaşmıyordu.Kalbini kilitlemişti.Bir akşam…Acil servise doğru koşarken biriyle çarpıştı.Önüne baksana!” diye çıkıştı Lina.ama karşısındaki adam…Sadece ona bakıyordu.Derin. Tanıyormuş gibi.Bu Karan’dı.Ama Lina için sadece yabancı biriydi.Karan hafifçe gülümsedi.“Demek sonunda karşılaştık…”Lina kaşlarını çattı.“Tanıyor muyum seni?”Karan cevap vermedi.Sadece baktı.Çünkü o…Onu zaten uzun zamandır tanıyordu.Aynı gece…Silah sesi.Acil servisin kapıları hızla açıldı.İçeri biri getirildi.Kanlar içinde.Karan.Lina bir an dondu.“Bu… az önceki çocuk…”Ama düşünmeye vakti yoktu.Doktor refleksi devreye girdi.“Sedye! Çabuk!”Ameliyat odası…Lina elleri titremesine rağmen güçlüydü.Onu kurtardı.Saatler sonra…Karan gözlerini açtı.ilk gördüğü kişi Lina’ydı.Ve hafifçe sırıttı.
“Demek beni kurtaran sensin…” dedi kısık sesle.Lina soğuk bir şekilde baktı.Şanslısın. Biraz daha geç gelseydin ölürdün.”Karan gülümsedi.“Ölmezdim… seni görmeden olmaz.”Lina gözlerini devirdi.“Ciddi olamazsın.”Karan:Gayet ciddiyim. Hem… böyle güzel bir doktora denk gelmişken biraz naz yapma hakkım yok mu?”Lina sinirlendi.“Sen az önce vuruldun farkında mısın?!”
Karan hafifçe eğildi.“Farkındayım… ama senin sesin daha çok çarpıyor.”Günler geçti.Karan iyileşti.Ama Lina’dan uzak durmadı.Sürekli takılıyor, gülüyor, sinir ediyordu.
Lina ise…
Her seferinde daha çok sinirleniyordu.Ama bir şey vardı.içinde… açıklayamadığı bir his.Bir gece…Lina hastaneden çıkarken…
Bir anda biri kolundan tuttu.Refleksle döndü.Karan.Ama bu sefer yüzü ciddiydi.Hiç o şakacı hali yoktu.“Benimle gelmen gerekiyor,” dedi.Lina kaşlarını çattı.“Saçmalama. Bırak kolumu.”Karan daha da yaklaştı.“Seni izliyorlar.”Lina dondu.Ne?”Karan fısıldadı:“Burada güvende değilsin.”Lina sertçe çekti kolunu.“Ben kimseye muhtaç değilim.”Karan derin bir nefes aldı.Ve ilk kez sertleşti.Bu bir seçenek değil Lina.”Bir anlık sessizlik…Sonra Karan onu hızla arabaya doğru çekti.Lina direndi.Ne yapıyorsun sen?!”Karan:“Seni koruyorum.”Araba hızla uzaklaştı.Lina’nın kalbi hızla atıyordu.Korku… öfke… ve garip bir güven.Karan direksiyona bakarak mırıldandı:Geç kaldım bile…”Araba aniden durdu.Kapı açıldı.Lina nefes nefese indi.
Etraf… ıssızdı.Eski bir depo.Karanlık. Soğuk.Delirdin mi sen?!” diye bağırdı Lina.“Beni buraya neden getirdin?!”Karan kapıyı kapattı.Sakin… fazla sakin.Kaçmaya çalışmasan daha iyi olur,” dedi.Lina alaycı güldü.“Sen ciddi misin? Tabii ki kaçacağım!”Arkasını döndü.Koşmaya başladı.Ama…Bir kol onu yakaladı.
Sertçe geri çekildi.Karan.Gözleri bu sefer karanlıktı.lina çırpındı.Bırak beni!”Karan eğildi, kulağına yakın konuştu:
“Benden kaçabileceğini mi sandın Güzelim?”lina’nın gözleri öfkeyle doldu.“Ben senin hiçbir şeyin değilim!”Karan bir an sustu.Sonra… yanlış bir cümle çıktı ağzından:“Zaten kimseye ait değilsin… sahipsizsin.”Sessizlik.O cümle…Lina’nın en derin yarasına dokundu.Gözleri doldu.
Ve—
ŞAAAK!
Tokat sesi depoda yankılandı.Lina’nın eli titriyordu.“Bir daha…” dedi sesi kırılarak,“ailem hakkında tek kelime edersen… seni affetmem.”Gözlerinden yaşlar süzüldü.ama geri adım atmadı.Dimdik durdu.Karan dondu kaldı.Gözleri Lina’ya kilitlendi.Pişmanlık…net bir şekilde yüzüne yansıdı.Yavaşça başını eğdi.“...hata yaptım,” dedi kısık sesle.Bir adım geri çekildi.Ona alan bıraktı.İlk kez… gerçekten centilmendi.Sonra derin bir nefes aldı.Ceketi çıkarıp Lina’nın omzuna bıraktı.“Üşürsün,” dedi sadece.
Lina hiçbir şey demedi.Sadece ağlıyordu.Sessizce.Karan tekrar konuştu.
Ama bu sefer sesi sakindi.“Dinle beni.”Lina başını çevirdi.Bakmadı bile.Karan devam etti:Buradan gitmene izin veremem.”Lina sinirle döndü.Sen manyaksın!”Karan başını iki yana salladı.Hayır.”
Bir adım yaklaştı ama dokunmadı.
“Seni koruyorum.”
Lina bağırdı:“Ben korunmak istemiyorum!”Karan’ın bakışları sertleşti.“İstesen de istemesen de…” dedi,artık buradasın.”Kısa bir duraksama…Ve ekledi:Biz yaralandığımızda… bizi tedavi edeceksin.”Lina şokla baktı “Ben sizin köleniz değilim!”Karan sakin kaldı.“Değilsin.”Bir an durdu.Doktorumuzsun.”Rüzgar içeri doldu.Kapı hafifçe çarptı.Lina’nın kalbi hızlı atıyordu.Korku… öfke… ve cevaplanmamış sorular.Karan ise sadece ona bakıyordu.içten içe yanarak.Ama bir sınırı geçmeden.Ve o gece…Lina anladı:Bu yerden kaçmak…
sandığı kadar kolay olmayacaktı.Lina nefes nefese koşuyordu.
Depodan çıkış yok gibi görünüyordu ama her yolu deniyordu.
“Kapan kapıyı! Burada duramam!” diye bağırdı içinden.
Karan sessizce peşinden geldi.
Gözleri… yanıyordu.
Aşkıyla yanıyor, sabrıyla sınırlıydı.
Lina aniden bir yan kapı gördü.
Çekti kolunu, hızla kapıyı açtı… ve içeri girdi.
Ama içeride de bir oda vardı.
Kapıyı kapatıp koluyla kilitledi.
“Bundan kurtulacağım!” diye fısıldadı, kalbi deli gibi atarken.
Dışarıda sessizlik.
Ve sonra…
Karan kapının önünde durdu.
Gözleri karardı, dudakları büzüldü.
“Hadi ama… gerçekten bana mı kaçacaksın, güzelim?”
Lina arkasını dönüp bağırdı:
“Bırak beni! Bırak!”
Karan derin bir nefes aldı.
Omuzuna güç verdi ve…
BAM!
Kapı bir anda yerinden koptu.
Tahtalar patlayarak etrafa saçıldı.
“Ohaaa!”
Lina geriye sendeledi, gözleri büyüdü.
“Sen… sen bunu… nasıl yaptın?!”
Karan ayağını kapının parçalarına basıp adım attı içeri.
Sakindi ama gücü hissediliyordu.
“Artık buradasın. Benden kaçamazsın.”
Lina arkasına yaslandı, nefesi düzensiz, gözleri yaşlı.
“Sen… delisin!”
Karan hafifçe gülümsedi, centilmenliği hâlâ kaybolmamıştı.
“Belki… ama seni korumak için delirmek gerekirse, o zaman deliyim.”
Lina titriyordu.
“Korkarım… bana dokunma!”
Karan durdu.
Bir adım geri çekildi, ama gözleri hâlâ onu takip ediyordu.
“Dokunmayacağım… ama artık buradasın, kalacaksın.”
Lina gözlerini kapadı, sessizce ağladı.
Karan ise yanında dururken sessizce iç geçiriyordu, onu yakından izliyordu.Lina hâlâ titriyordu, gözlerinden yaşlar süzülüyordu.
Karan sessizce yanına eğildi, bir an bakışları kesişti.
“Artık buradasın,” dedi sadece, sesi kararlı ama yumuşaktı.
Ve dışarıda yağmur hâlâ yağıyordu…
Depo sessizliğe gömüldü.
Bölüm etkileşimi
