10. bölüm / 11
Kökbörü kamanın destanıSon görü
Bölümler 11Şu an: Son görü
- 1 Sisli doğum567 kelime
- 2 Geçmişin sesleri568 kelime
- 3 Kamların yargısı616 kelime
- 4 Av yolunda karşılaşma523 kelime
- 5 Gölgedeki ihanet573 kelime
- 6 Baba ve oğul571 kelime
- 7 On ok'un yemini579 kelime
- 8 Çin sınırında fırtına525 kelime
- 9 Kayıp akıl173 kelime
- 10 Son görü160 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 Deli şansın139 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
BÖLÜM X — Son Görü
Savaş başladı.
Bu kez düşman kalabalıktı.
Han ordusu disiplinliydi.
Hunlar hızlıydı.
Çarpışma günler sürdü.
Toprak kana doydu.
Kökbörü savaş alanının gerisinde diz çökmüştü.
Artık müdahale etmiyordu.
Çünkü her müdahale yeni bir dalga yaratıyordu.
Ruhlar bağırıyordu.
“Seç!”
“Birini seç!”
“Hepsini kurtaramazsın!”
O an Kökbörü anladı.
Sorun görmek değildi.
Seçmekti.
Bir görüntü netleşti.
Mete kuşatılmak üzereydi.
Eğer şimdi müdahale ederse…
Mete yaşayacak.
Ama Hunlar uzun yıllar sürecek bir barışa zorlanacaktı.
Eğer müdahale etmezse…
Mete ağır kayıplarla kurtulacak.
Ama Hun gücü büyüyecek.
İki kader.
İki sonuç.
Kökbörü ayağa kalktı.
Gözleri sakindi.
İlk kez.
“Ruhlar,” dedi.
“Bu kez ben seçmeyeceğim.”
Ve sustu.
Mete kendi zekâsıyla manevra yaptı.
Ordusunu dar vadiden çıkardı.
Ağır kayıp verdi.
Ama yok olmadı.
Ve o gün Hunlar zayıflamadı.
Aksine daha da sertleşti.
Savaş bittiğinde Mete Kökbörü’yü aradı.
Çadırında buldu.
Çocuk ateşe bakıyordu.
Ama bu kez alevler sakindi.
“Bu kez bağırmadın,” dedi Mete.
Kökbörü hafifçe gülümsedi.
“Çünkü kaderle savaşmayı bıraktım.”
“Peki ne yaptın?”
“Kaderi insanlara bıraktım.”
Bölüm etkileşimi
