2. bölüm · KOD ADI

Tehlike Ben Geliyorum Demez

Müge Gümüş

~3 Ay Önce ~

Bugün sıradan başlamıştı. Karakoldan masa başında dosyaları inceliyor, rutin işlerimi hallediyordum.Yorgundum ama alışkındım da. Polislik sürprizlerle doluydu derken kapı kapanma sesi duydum. Tam kafami kaldırıp baktığımda önümdeki sandalyeye bir kadın oturdu yüzünden huzursuzluk akıyor, ellerini sıkıyor, dudaklarını kemiriyordu. Yüzünde ve bileklerinde morluklar gördüm bunlar hiç iyi işaretler değillerdi."memur hanım ben şikayetçi olmak istiyorum" dedi ama sesindeki titreme beni ürpertmişti, gözlerinde korku vardı. Konuşması için elimle dinliyorum anlamında destek verdim. Onu dikkatlice dinledim ve bu yara ve morlukları açan kocasıydı. Baskı gördüğünü söyledi ve bunlara maruz kaldı ama en sonunda buraya gelmişti asıl ilk gelmesi gereken yere en son gelmişti. Notlarımı aldım, ifadesini yazdım. Göz göze geldiğimizde gözlerinde kırık bir korku vardı ama o korku hala gitmemişti. Acaba ne zaman giderdi, kim bilir. O an fark etmiştim aslında gözleri çok güzeldi deniz mavisi gözleri, ürkek bir ceylan gibi yerlerinden çıkacaktı. Çok yanlış şeylere şahit olmuştu o gözler. Söyleyecekleri ve yazacaklarım bittiğinde ona izin verdim evine gitmesi için. Yarın biz evine gidip kocasını ziyaret edecektik. Şu an dosyayı hazırlamalıydım. Yine dosyalar arasında kaybolmuş raporları incelemeye devam ediyordum. Saatin çok çabuk geçtiğini anlamamıştım. akşam olmuş farkında değildim, artık ayrılma zamanı yarın devam ederim diye düşündüm.

⛓️💥

Bugün o kadının evine gidip soruşturma başlatma zamanıydı. Sabah karakoldan ayrılıp oraya geçtik birkaç kişiyle. Evine geldiğimizde kapıyı açan kimse yoktu içeriden ses bile gelmiyordu. Biz de kapıyı kırdık ve içeri girdiğimizde karşımızdaki manzara ile şok geçirmiştik. Elimi ayaklarım buz tutmuştu sanki. Kadının cansız bedeni yerde yatıyordu. Karnında bıçak vardı oradan oluk oluk kan akıyordu taze değildi belki ama üzerine çok da geçmiş sayılmazdı o an kalbime bir ağrı girdi böyle bir şeyi kimse hayal bile edemezdi. Birkaç saniye sonra kendime gelip hemen ekibin çalışması için seslendim. Bu dosyayı kendime almayı çok iyi düşünmüştüm çünkü buradaki cinayet içimde garip bir burukluk hissettirdi, büyük bir sorumluluk aldım. Ben de etrafa göz gezdirdim burası aslında topluydu sadece duvar kenarındaki dolaplar karıştırılmış içindekiler yerlere saçılmış sanki bir şey aranmış gibi. Acaba ne arandı. Yatak odasına gittim evet burası da dağınık. Dolaplar, çekmeceler kurcalanmış yatağın üstü ve yerlerde kıyafetler, kutular vardı. İlk önce kocasının yaptığını düşündüm neden olmasın evde neyin nerede olduğunu bilen bir şeyler aramış olabilirdi. peki ya kadını neden öldürdü? İşte bunu hayal etmek zordu. Kazaya ya da cinayete kurban gitmişti ikisinden birine. 2 saat sonra elimizi bir telefon bıçak ve bir saç teli ile karakola geri döndük. Arkadaşlar bunların üzerindeki dna'lara bakacaktı ilk şüphelimiz kocasıydı zaten onun için gitmiştik kadın onun için şikayette bulunmuştu peki kocası neredeydi kaçmış mıydı?"buldum"dedi Gizem kocasının konumundan Bir meyhanede olduğunu bulmuş. Onu alması için birkaç arkadaşı yollattım. Bir de o vasıfsız için o kadar kilometre gidemezdim. Ama içimden bir ses bu olayı kocası tarafından olduğundan değildi her ne kadar delillerin bir kısmı onu gösterse de adam bu kadar ileri gitmez diye düşünüyordum sonuçta 15 yıllık karısıydı ve şu ana kadar istese onu kaç kere öldürürdü. O yüzden bence kocası değil de başka biri vardı bunun altına. Derine indikçe ortaya çıkacaktı 2 saatin sonunda geri döndüler. Sorgu odasına aldık onunla Furkan görüşecekti. Birazcık da dövsün bakalım belki hızlı konuşur. Ben de o sırada kadının dosyasına göz gezdiriyordum. Babası ölmüştü, annesi de bir oğlu ile yaşıyordu. Onlar da buraya getirilmeli diye düşünürken Furkan geldi.adamın hiçbir şey bilmediğinden bahsetti ve eşinin öldüğünden bile şimdi haberi oluyordu. Bu işin altına çok büyük bir oyun vardı ama bunu çözecektim, çözmeliyim."tamam"dedim Furkan'ın söylediklerine "şu kardeşiyle annesini de getirin"Furkan onaylar şekilde başını salladı ve gitti. Bir saat içinde onlarda gelmişti. Annesi ise masum, kızı öldüğü için gözleri kan çanağına dönmüş ağlamaktan, kocası da nezaretteydi. Peki bunun içinden kim çıkacaktı? Kardeşide nezaret attık. DNA testleri sonucu çıkmış. Elime geldi oradaki saç teli kardeşine aitmiş. Sorguda ne kadar ben bir şey yapmadım ablamın yanına gitmedim bile, diyen kardeşi. Şimdi taşlar yerine oturdu. Kumar borçları vardı annesi para vermeyince ablasına gitmiş ve kaza sonucu ölmüştü o an içimde öyle bir öfke kabardı ki bir insan nasıl bu kadar kör olabilir, nasıl bu kadar ileri gidebilir, niye böyle bir şey yapabilir. Aklım almıyordu gerçekten o an sanki durmuştu o pisliği kendi ellerimle boğmak istiyordum. Nezarete gittim ayaktaydı pislik, ve oraya gidene kadar sıktığım yumruğumu sol yanağına öyle bir şiddetle vurdum ki çenesi kırılmış olacak şekilde ses çıktı ve kafası yana giderken ağzı açılıp yere dişi düştü ne olduğunu anlayamadan bir darbeyi de karnına indirdim arkamdan beni kendine doğru çeken Arda ya da bırak anlamında elimi vurmuştum yanlışlıkla karnına gelmiş O anki sinirle. Ama o da öfkelendiğimde beni tutmasın sinirlenince gözüm hiçbir şey görmüyor. Böyle bir cinayette bu adamı elimden almaları gerçekten zordu. Kocasını nezaretten çıkartırken O anki şaşkınlığı yüzündeki halini unutamıyorum. Ona da bir Osmanlı tokadı atmıştım az bile oldu, gerçi Furkan hırpalamıştı. Ama olsun nasıl olur da bir kadına el kaldırırdı hadsiz köpek. Gerçek katil hak ettiği yere parmaklıkların, arkasına gidecekti. Olay çözüldüğüne göre dosyayı hazırladım ve başkomiserin odasına götürdüm. Dosyayı titizlikle incelediğimi doğru sonuca bu kadar kısa sürede vardığımı görünce yüzünde gurur hissettim. Ee buralara kolay gelmedik sonuçta değil mi? Diye içimden geçirdim. Sonra başkomiser Ömer ayağa kalktı ve bana doğru yürümeye başladı aramızda birkaç santim vardı ve gözlerimin içine bakıp asıl meseleye geçti;"Lina, artık başarılı bir komiser olduğuna göre sana güvenebileceğimi anlıyorum ve yeni dosyanı veriyorum"deyip masa uzandı elindeki kırmızı kapaklı bir dosyayı bana uzattı, uzatırken gözlerime bakıyordu elime alıp kapağını açtım. İlk sayfada bir fotoğraf vardı gülümsemiyor bakışları ciddi adamın değişik bir havası vardı açıkçası hoş bir hava. Ömer başkomiser konuşmaya başladı;"artık bu mafya dosyası sana emanet."dedi nee mafya mı? Kalbim deli gibi atmaya başladı bu sıradan bir görev değildi bu tehlikenin ta kendisiydi uzun soluklu ama aynı zamanda kariyerime büyük bir adım olacak tehlike. ama başkomiserin bunu bana layık görmesi hoşuma da gitmedi değil. Tekrar konuşmaya başladı"planlar çok açık dosyanın içinde, hepsi yazılı ekibinle bir haftalık izne çıkacaksınız iyi dinlenin geldiğinizde planlar tıkır tıkır işlemeye başlayacak şimdi gidip Güzelce dinlen, yavrucuğum sana güveniyorum ve güvenmekte hata yapmayacağıma eminim kızım."dedi bunu çok içten söyledi. ben de "teşekkür ederim başkomiserim bunu bana layık gördüğünüz için memnun oldum"deyip başımı eğdim izin alıp odadan çıktım. İnanamıyorum Bu kadar büyük bir planı bana devretmesi gerçekten çok güzeldi ve Bir mafya dosyası. Ben, Gizem, Furkan, Arda dördümüze verilmiş bir görev onları da çağırıp bahçeye çıktım. Dosyayı incelemeye koyulduk bilen çok açık Ben mafya'nın evine girecektim ve yaptıklarını asla gün yüzüne çıkartmayan yeraltı mafyasının pisliklerini gün yüzüne çıkartacaktık. Böylece kanıtlarımızı kimse alamazdı bizzat biz öğrenecektik. Dedi ki her zaman ben geliyorum demez değil mi? Ama bu bizzat tehlikenin ta kendisiyim diyor. Gizem ve Arda gidince bankta oturan sadece furkan'la ben kaldık belli ki huzursuzdu"anlamıyorum tehlikeli bir işi başkomiser neden sana verdi?"dedi Furkan. Ne yani ben başarısız mıyım bu kuruma korumacılık nereden geliyor. Kaşlarım çattım sinirlendiğim belli olsun diye ellerimi masada birleştirdim. Ve konuştum;"Bu meslek zaten tehlikeli, ben bile isteği seçtim hem niye vermesin başarılı ve zekiyim"dedim ona pabuç bırakamazdım."ama mafya babalarının içine giriyorsun istemiyorum gidip konuşacağım başkasını versin"dede sinirlendi ve o hışımla ayağa kalkıp parmağımı ona doğru uzatıp salladım " sen kim oluyorsun da beni düşünüyorsun kimse sana böyle bir hak vermedi ve bu görev benim anladın mı?"çok sert ve anlaşılır konuştum hayır yani yakınız diye bu davranışın olmadı Furkan. Başın olaylar şekilde salladı"iyi tatiller"dedim ve arkamı dönüp bakmadan gittim. Eve geçip eşyalarımı bavuluma koydum bir haftalık tatilim başlıyor. Dinlenmem lazım çok yorulmuştum hele ki bu son 3 gün gerçekten benim için kolay değildi. Ben de soluğu Bursa'da aile evimde aldım annem babam kardeşlerim bir süreliğine polis kimliğimi bir kenara bırakıp sadece lina almak istedim. Ama biliyordum ki döndüğümde yeni bir sayfa açılacak ve mafya ile savaş başlayacaktı.