7. bölüm · Kızıl Ateşi

Yeni Hayata Alışma

Nurefşan Güran

Sabah uyandığımda, abla demesini bekleyeceğim bir kardeşim yoktu ama daha güçlü durmam için nedenlerim vardı. Dün odaya o yorgunlukla bakamamıştım. Çok sade bir odaydı, çalışma masası, gardrop ve yataktan ibaretti. Krem ve kahverengi renkleriyle tam bir ofisi andırıyordu ve odanın aydınlık olmasına rağmen pencere yoktu. Yatak çok rahattı ya da bana onca yattığımız yer yüzünden rahat geliyordu. Odayı incelemek bittikten sonra dışarı çıksam mı diye düşündüm. Dışarıdan hiç ses gelmiyordu. Belki de herkes hâlâ uyuyordu. O sırada kapı çaldı, gir dedim, içeri Morgana girdi giydiği beyaz, kalın askılı, dar tişört vücuduna yapışıyor, kaslarını daha çok ön plana çıkarıyordu, altına giydiği bol, yeşil, paraşüt kumaştan pantalon onu çok şık gösteriyordu. Uyanmışsın, biz kahvaltıya oturuyoruz sen de çabuk hazırlanıp gel, dedi gülümseyerek. Kafamı salladım ve dolabıma uzandım dün dikkatle bakamamıştım. Ama burada sadece pantolonlar taytlar ve genellikle vücuduma yapışan tişortler vardı. Bunları giyip dışarı çıkamazdım, daha önce bunları giyen de buradakiler hariç görmemiştim. Odadan çıktım, ve seslere doğru ilerledim. Gözler üzerimde toplanırken ben bunları giyemem dedim. Mirielle itici bir tavırla sana özel kıyafet mi hazırlansın istiyorsun, kendini fazla şımartmışaın desem seni nerden aldığımız belli dedi. Morgana ona sert bir şekilde tekme atarak bana döndü ne demek istediğini anlamadık nasıl bir şey istiyorsun ki üstüne giymek için? O an çok utanmıştım ne diyecektim ki kıyafetlerin vücuduma yapışmasını istemiyorum çünkü sizin sapık olacağınızı düşünüyorum mu? Tristan'ın küçümseyici bakışları, tepemin atması için tetikte bulunuyordu. Dürüst olmayı seçtim ve anlamalarını umarak ben daha önce böyle şeyler giymedim yani utanıyorum dedim tek nefeste şuan kendimden nefret ediyordum kendimi rezil etmiştim. Herkese rezil olmuştum şimdi benim hakkımda ne düşünüyorlardı. Ben buraya da ait değildim. Bu sırada Cedric kalktı ve yanıma geldi, Tristan sorgular bakışlarla ona bakıyordu sanki bu acınası durumumun devam etmesini istiyor bundan zevk alıyordu. Bugünlük sana benim tişörtlerimden birini vereyim altına bol bir pantolon giyersin dedi, ona şuan minnetle bakıyordum gerçekten da babacan bir yanı vardı. Kıyafetlerimi giyip geri döndüğümde herkes kahvaltısını bitirmişti. Büyük ihtimalle akşamki operasyonu konuşuyorlardı. Sessizce oturup, yemeğimi yemeye başladım, kimsenin yüzüne bakacak gücü kendimde bulamıyordum. Leo, hemen karşıma oturdu ve anlayışlı bir şekilde daha yeni geldin böyle şeyler çok normal utanmana gerek yok biz burada bir aile gibiyizdir. Mesela bende senin gibi onlara nazaran buraya geç geldim ama beni de aralarına aldılar. Mirielle nin de böyle konuştuğuna bakma sadece biraz zor alışıyor ama sevdimi tam sever bana da öyle davranmıştı, Tristan'ı anlamadım ama genellikle yaşınını da itibariyle bize hep babacan davranırdı bu sabah ki hareketi de Cedric'ten değil Tristan'dan beklerdim ama boşver bu sabahı unut dedi eski enerji dolu sesine geri dönerek. Leo bana kardeşimi hatırlatıyordu aynı yaşta olmamıza rağmen kendimi ablasıymış gibi hissediyordum, gülümseyerek karşılık verdim. Herkes kirli tabağını kaldırırken, Tristan yanıma o gıcık sırıtışıyla geldi. Demek çabuk alışıyorsun köylü kızı dedi. Ben Cedric'e üzülüyorum seni bugün kurtardı değil mi? Artık onada benden uzak dur diye herkesin içinde bağırırsın. Senin seni kurtaranlara karşı bir düşmanlığın var herhalde. Bu sadece sana özel grup başkanım dedim, gözlerimi gözlerine dikip küçümseyici bir şekilde gülümserken ama pek etkili olmuyordu çünkü kafamı kaldırdığımdan daha ufak bir görünüme sahipmişim gibi görünüyordu. Tabağımı alıp kalktım ilerliyorum ki ayağıma çelme takan Tristan yüzünden tabak havaya ben yere doğru giderken, sanki kendi bilerek yapmamış gibi önce beni sonra tabağı yakaladı. Sana köyünüzde yürümeyi öğretmiyorlar mı küçük kız diye bağırdı herkesin daha iyi duyması için, beni yukarı doğru kaldırırken ama burada öğretecekler en çok da ben öğreteceğim diye kulağıma fısıldadı. Gerçekten zekiydi şimdi ben bir karşılık göstersem herkes tarafından kötü görüleceğim aşikârdı. Tabağımı alıp bir an önce gitmek istiyordum, ama tabağıma uzandığımda her seferinde tabağı daha çok yukarı kaldırıyor, almamı engelliyordu. Bir şey unutmadın mı dedi bana, sorgulayan gözlerle yüzüne baktım teşekkür dedi r'yi uzatarak artık gerçekten ona karşı büyük bir öfke besliyordum. Son kez tabağı almak için hoplayarak ayağının arkasına vurdum o yere kapaklanırken elinden tabağımı aldım. Sandalyeye kafasını çarpmaması için elimi arasına koydum ve ıyımısın diye yanına çömeldim kulağına beni bir daha sakın küçümseme diye fısıldadıktan sonra elimi acıyla kaldırdım. Endişeyle yanıma gelen Morgana'ya önemi yok derken morarmaya başlamış elimi gösterdim. Elim sargı beziyle sarılırken Tristan hâlâ yerde oturmuş, beni izliyordu. İşini tamamlayan Morgana sencede kıza teşekkür etmen gerekmiyor mu? diye sordu Tristan ne kadar istemeden de olsa ayağa kalkarken teşekkür ederim dedi m 'yi uzatarak.