12. bölüm · Kızıl Ateşi
İlk Deneyim
İçeri girdiğimizde etraf çok kalabalıktı, ben etrafa gülümseyerek bakarken Tristan kolumu bırakarak gitti, tek başıma kalmıştım ama bu benim partide eğlenmeye hakkım olmadığını göstermiyordu, hayalimin içindeydim ve doyasıya yaşayacaktım yemeklerin olduğu bölüme gittim küçük porsiyonlara ayrılmışlardı, hepsinden yediğimde ihtiyacım olan tek şey suydu, boş bir masaya geçip insanları izliyordum ki gözüm Tristan' kaymışdı 3 kızla aynı anda konuşuyor, yeri geliyor dans ediyor, yeri geliyor gülüyordu onu neyin bu kadar güldürdüğünü merak etmiştim doğrusu, yanına gittim. Kızlara selam verip, Tristan'a ne yaptığını sanıyorsun diye sordum, sadece eğleniyorum burada çok da dikdatör olmaya gerek yok bence sen de keyfine bak dedi. Ben senin gibi yanımda 3 tane kızla konuşmuyorum dedim, dansa kaldırmayı düşünmüştüm ama daha yeni benden uzak dur diyen birine böyle yapışamazdım. Yanından ayrılırken, bir adam gelmişti, bana dönük bir şekilde merhaba hanımefendi, güzelliğiniz sizi gördüğümden beri gözüme çarpıyor isterseniz sizinle tanışmak isterim dedi. Güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim ben Kara Hançerler örgüt başkanı Garwin'in kız kardeşi Althea diyerek Tristan'ı göstererek abim dedim, Tristan sinirle bana bakıyordu evet planın dışına çıkmıştım ama o kadar da değil hem benim sevgilimin 3 tane kadınla başbaşa durması abes olurdu, böylesi daha iyiydi. Karşılıklı birbirlerine selam verdiklerinden sonra adam bana dönerek ben Gece Gölgesi örgüt başkanı Lucius Tarquinius dedi. Tanıştığıma çok memnun oldum dedim.
Bir centilmen gibi önümde eğilip elini uzatarak bu dansı bana lütfeder misiniz diye sordu? Yeterince sıkılmıştım elbette diyerek elini tuttum gayet güzel dans ediyordu ben de ona uyum sağlamaya çalışıyordum. Abinle hiç benzemiyorsunuz dedi evet birimiz anneme birimiz babama çekmişiz, her yönden çok zıt insanlarız dedim, belli dedi abiniz soğuk, temkinli ve saldıracak gibi bakıyorken siz bir o kadar yumuşak, naif, sıcakkanlı görünüyorsunuz güzelliğiniz de çabası dediğinde yanaklarım kızarmıştı, ilk defa bir erkekten bu kadar güzel sözler duyuyordum. Keşke sizi daha sık görebilsem, keşke ya- derken, Tristan izninizle kız kardeşimle dans etmek istiyorum diye araya girdi. Tekrar görüşmek üzere Althea dediğinde Tristan kaşlarını kaldırarak Althea mı ne ara bu kadar samimi oldunuzda sana adınla sesleniyor dedi Lucius'u tekrar gördüğünde daha çok sahiplenerek beni kendine yaklaştırdı. Gülmemek için kendimi zor tutuyordum sen dengesiz misin çok değil daha birkaç saat önce benden uzak dur diyordun şimdi neredeyse içime gireceksin dediğimde durumu anlamış bir şekilde belimi biraz rahat bıraktı, neredeyse adamın ağzının içine düşecektin, yanakların hâlâ kızarık öylece baksamıydım? işin sonu yaş gözüküyordu dedi. Sana ne demeli biz buraya çift olarak gelmiştik, sen adamı görünce kardeşiz dedin, hayretle asıl sen kızların ağzının içine düşecektin ben sevgilin olarak seni kızlarla yalnız bırakmış olmam sencede mantıksız olmaz mıydı? ben yalanımızın ortaya çıkmasını engelledim bay akıllı ayrca sen bana keyfine bak dememişmiydin tam olarak öyle yaptım ve daha yeni başladım diyerek onu ittirdim. Servis yapan garsonun elinden içi dolu bir bardak kadeh kaptım içinde ne olduğunu bilmiyordum, daha önce hiç içmemiştim ama şimdi tadının nasıl olduğuna karar verme zamanıydı, kafama diktim tadı iğrençti acı ve ağzımı buruş buruş ediyordu kendimi kusacak gibi hissetmiştim ama durmayacaktım, iki tane daha kadeh aldım, ben içtikçe görüntüler bulanıklaşıyor, Tristan gidelim dedikçe hırslanarak daha fazla içiyordum en sonunda neredeyse ayakta bile duramayacak hale geldiğimde, etrafa el sallıyor, öpücük atıyordum, Tristan'la birlikte giderken de ona kardeşimi anlatıyor, ağlıyordum eve varmıştık, ben bağırmak istedikçe beni eliyle susturuyor hareket etmemi engelliyordu, zorla da olsa odama varmıştım ama yatmak istemiyordum onu yerine Tristan' in üstüne yürüdüm, onu ittirerek sen duygusuzsun, sen beni ne kadar kırdığının, üzdüğünüz farkına varmayan bir aptalsın, sen bir pisliksin ve sonrası yok...
Sabah kalktığımda başım ağrıdan çatlıyor ve dönüyordu, hiç bir şey hatırlamıyordum, rimelim akmış, saçım dağılmıştı, iyi bir duşa girip, üstümü değiştirdiğimde herkes kahvaltısını yapmış, oyalanıyorlardı, Tristan beni görünce kafasını eğerek odadan çıktığında, Mirielle ve Morgan'a konuşmam için beni yanlarına çağırmışlardı, kısaca eğlendiğimi ve Lucius' u anlattım. İmalı gözlerle bana bakıyorlardı ama elimde onlara anlatabileceğim bir olay yoktu ayağa kalkıp atıştırmalıyım dedikten sonra Tristan'ın yanına gittim. Kapısını tıklatarak girdim ve utançla, grup başkanım, ben dün size rahatsızlık verecek bir şey yaptıysam özür dilerim, eğer ne yaptığımı söylerseniz ona göre konuşurum dediğimde oflayarak, sen, dün herkese el salladın ve ağzından ses çıkararak üfledin (öpücük atmaktan bahsediyor) kel bir adamın kafasına vurdun, şanslısın ki senin gibi bir çok insan vardı bu yüzden göze batmadın, sürekli ağladın bir şeyler sayıkladın ve... Diyerek duraksadı ve dedim korkuyla, ben bu sefer bitmiştim, elimle ağzımı örtmekten kendimi alıkoyamıyordum, ve beni öptün dedi.
Evettt ilk tohumları atmış bulunuyoruz bundan sonrası hayırlı uğurlu olsunnn gelecek bölümler için tavsiylere hazırım lütfen bana iletin🥰
