15. bölüm · Kırmızı Oyuncağın Gölgesi

15. BÖLÜM: GEÇMİŞİN BEYAZ KEFENİ ( BÜYÜK FİNAL)

Eren Eryiğit

Evelyn’in Alistair’ın evindeki o gürültülü hıçkırıkları ve rüşvet itirafı, salonda buz gibi bir rüzgar estirmişti. Alistair, sevdiği kadının yüzüne bakarken gözlerinden süzülen tek damla yaşı sertçe sildi. Şok yerini mesleki bir soğukkanlılığa bırakmıştı.

"Bunu yapmam gerekiyordu..." dedi Alistair, sesi mesafeli ve çelik gibiydi.

Alistair, Evelyn’i yanına alıp karakola götürmek yerine, kaçmasını engellemek için kelepçesinin bir halkasını Evelyn’in bileğine, diğerini ise yatak odasındaki ağır demir karyolanın parmaklığına kilitledi. Evelyn ağlayarak başını öne eğerken, Alistair arkasını dönüp fırtınalı geceye, karakola doğru yola çıktı.

Karakola vardığında koridordaki duvara monte ahşap telefona yürüdü. Ahizeyi kaldırıp santralden Ryan’ı bağlatarak doğrudan onunla konuştu:

"Ryan, dinle beni... Evelyn her şeyi itiraf etti. On yıl önceki kazanın örtbas edildiğini, rüşvet alındığını... Katili bulmama çok az kaldı. Evelyn’i emniyete almam gerekiyordu ama panikle karakola getirmedim, evde karyolanın demirine kelepçeleyip çıktım. Şimdi geçmişteki o kaza dosyasını yeniden açacağız. Sen karakoldaki devriye araçlarını hazırla."

Ryan ahizenin diğer ucunda soğuk bir sessizlikle dinledi. Ryan, "Anlaşıldı Savcı Bey, araçları hazırlıyorum." diyerek hattı kapattı ve hızla evinden dışarı çıktı.

Ryan evden çıkar çıkmaz doğruca Alistair'ın evine gitti.

Yatak odasındaki demire kelepçeli halde ağlayan Evelyn, kapının açıldığını duyunca Alistair’ın geldiğini sandı. Ancak karşısında elinde kelepçe anahtarıyla duran Ryan’ı görünce donakaldı.

"Sen..." dedi Evelyn fısıltıyla.

Ryan, belinden çıkardığı kelepçe anahtarıyla Evelyn’i çözdü ama elini sıkıca kavradı. "On yıl önceki o kazada ölen küçük çocuk benim öz kardeşimdi," dedi Ryan, sesi acıyla titreyerek. "Siz Sir Charles ile bir olup o çantalar dolusu parayla kardeşimin kanını örttünüz. Ben yıllarca o korkuyla yaşadım, kimseye bir şey anlatamadım. Ama bugün adalet yerini bulacak."

Evelyn "Kardeşin için çok üzgünüm. Keşke o çocuklara dokunmasaydın, beni öldürseydin."

Aralarında kısa ama amansız bir boğuşma yaşandı. Ryan, Evelyn’i nefessiz bırakarak oracıkta hayatına son verdi. Ardından Evelyn’in cansız bedenini bir örtüye sarıp, Blackwood’un en kalabalık yerine, her kasabalanın ekmek almaya giderken veya işe yetişirken mutlaka geçtiği o büyük kasaba meydanına taşıdı. Evelyn’i meydanın tam ortasındaki taş banka, sanki uyuyormuş gibi yatırdı ve cansız ellerinin arasına o meşhur kırmızı, metal oyuncak arabayı bıraktı.

Bu sırada karakoldaki Alistair, Ryan’ın uzun süre geri dönmemesinden şüphelenmeye başlamıştı. "Nerede kaldı bu adam?" diye mırıldanarak Ryan’ın masasına yürüdü.

Alistair, Ryan’ın personel sicil dosyasını açtı ve derinlemesine incelemeye başladı. Nüfus kayıtlarında Ryan’ın bir erkek kardeşi olduğu görünüyordu ama on yaşından sonra çocuğa ait hiçbir hastane, okul veya resmi kayıt yoktu. Çocuk adeta bir an kaybolmuştu. Alistair, on yıl önceki o faili meçhul trafik kazası dosyasını çıkardı. Kazada ölen kimsesiz çocuğun eşkal bilgileriyle Ryan’ın kayıp kardeşinin bilgileri birebir eşleşiyordu!

Alistair beyninden vurulmuşa döndü. Parçalar birleşmişti: Katil Ryan’dı!

Ve tam o anda Alistair’ın aklına dehşet verici bir detay geldi: Ryan’a Evelyn’in evde kelepçeli olduğunu az önce telefonda kendi eliyle söylemişti!

Alistair panik içinde telsize sarıldı. Sadece kasaba karakoluna değil, bölge emniyetine, ulusal istihbarat birimlerine ve tüm devriyelere acil anons geçti: "Tüm birimlerin dikkatine! Çocuk cinayetlerinin faili Polis Memuru Ryan’dır! Şüpheli silahlı ve son derece tehlikelidir, derhal adrese baskın düzenleyin!"

Alistair kendi aracına atlayıp son sürat evine sürdü. İçeri girdiğinde yatak odasında boğuşma izleri vardı. Demir karyoladaki kelepçe açılmış, yere fırlatılmıştı. Katil bir polisti ve kendi anahtarıyla kelepçeyi çözüp Evelyn’i götürmüştü.

Alistair ve ekibi Ryan’ın evine operasyon düzenlemek üzere yola çıktıklarında, kasaba meydanından gelen siren sesleriyle durmak zorunda kaldılar.

Meydandaki kalabalığın ortasında, taş bankın üzerinde Evelyn’in cansız bedeni duruyordu. Kucağındaki kırmızı oyuncak araba, sabahın ilk ışıklarında parıldıyordu.

Alistair araçtan indi. Evelyn bir rüşvetçi de olsa, gözlerinin önündeki bu manzara Alistair’ı derin bir şoka soktu. Ne ağlayabildi ne de feryat edebildi; sadece görev bilincinin getirdiği o soğuk öfkeyle çenesini sıktı. "Ryan..." diye mırıldandı. "Bu iş bugün bitecek."

Alistair ve tüm polis birimleri, kasaba dışındaki eski tren raylarına doğru kaçan Ryan’ın peşine düştü. Sislerin arasında koşan Ryan, etrafının sarıldığını anlayınca rayların ortasında durdu.

Alistair, elinde silahıyla ona doğru yaklaştı. "Bitti Ryan! Etrafın sarıldı, silahını bırak!"

Ryan yavaşça arkasına döndü. Gözyaşları çamurlu yüzünden süzülüyordu. "Hiçbir şey bitmedi Savcı!" diye bağırdı, sesi sisin içinde yankılanarak. "Siz adaleti paraya sattınız! Ben o vicdanları uyandırmak için kardeşimin kanını aradım! Evelyn cezasını çekti, Sir Charles hapse girecek! Ben görevimi yaptım!"

"Adalet cinayetle sağlanmaz!" diye kükredi Alistair, adım adım yaklaşarak.

"Ben bir katil olarak hapiste çürümeyeceğim," dedi Ryan, gözlerinde son bir kararlılıkla. "Adalet benimle başlıyor ve benimle bitiyor."

Alistair’ın "Yapma!" diye öne atılmasına fırsat kalmadan, Ryan belindeki silahı çekip kendi şakağına dayadı ve tetiği çekti.

Sert bir patlama sesi Blackwood’un üzerindeki fırtınanın son kalıntılarını da dağıttı. Ryan’ın cansız bedeni tren raylarına yığıldı.

Güneş kasabanın üzerine doğarken, Alistair elindeki silahı yavaşça indirdi. Kasabadaki cinayetler son bulmuş, katil ölmüş, geçmişin kirli sırları ortaya saçılmıştı. Adalet tecelli etmişti ama geride sadece sessizlik ve yıkım kalmıştı.

O sırada olay yerine siyah bir makam aracı yanaştı. Bölgenin en kıdemli ismi olan Emniyet Genel Başmüfettişi Harrison araçtan inip doğrudan Alistair’ın yanına yürüdü. Elini Alistair’ın omzuna koyarak derin bir saygıyla sıktı.

"İki devasa davayı birden kapattın Savcı Stone," dedi Harrison, sesi gurur doluydu. "Sir Charles kelepçelendi, rüşvet çarkı kırıldı ve bu cani durduruldu. Teşkilat sana minnettar."

Alistair gözlerini tren raylarındaki Ryan'ın cansız bedeninden ayırmadan hafifçe başını salladı. "Adalet sağlandı Müfettiş... Ama bedeli çok ağır oldu."

"Gerçek adalet hiçbir zaman ucuz değildir Alistair. Sen görevini fazlasıyla yaptın," dedi Müfettiş.

Alistair arkasını dönüp yavaş adımlarla kasabaya doğru yürümeye başladı. Şehir temizlenmiş, ruhundaki fırtına dinmişti ama geride bıraktığı izler asla silinmeyecekti. Basın yavaş yavaş toplanmaya başlamıştı. Alistair şapkasını düzeltti ve sislerin arasında kayboldu.