7. bölüm / 22
KIRIK KANATLAR-ASKERİ KURGU7.BÖLÜM
Bölümler 22Şu an: 7.BÖLÜM
- 1 1.BÖLÜM715 kelime
- 2 2.BÖLÜM728 kelime
- 3 3.BÖLÜM700 kelime
- 4 4.BÖLÜM616 kelime
- 5 5.BÖLÜM606 kelime
- 6 6.BÖLÜM675 kelime
- 7 7.BÖLÜM640 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 8.BÖLÜM352 kelime
- 9 9.bölüm300 kelime
- 10 10.BÖLÜM658 kelime
- 11 11.BÖLÜM530 kelime
- 12 12.BÖLÜM601 kelime
- 13 13.BÖLÜM544 kelime
- 14 14.BÖLÜM379 kelime
- 15 15.BÖLÜM620 kelime
- 16 16.BÖLÜM551 kelime
- 17 17.BÖLÜM679 kelime
- 18 18.BÖLÜM477 kelime
- 19 Duyuruu27 kelime
- 20 19.BÖLÜM549 kelime
- 21 20.BÖLÜM397 kelime
- 22 FİNAL51 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalar dilerim, bazı yerler askerlerimiz içindir, bilginize teşekkürler 🎀💖
__________________
7. BÖLÜM
Leyla yüzüne su çarptı, ellerini birleştirdi. "Yani öyle bir şeyi umuyorum, hem tek benim mi adım Leyla yani aa," dediğinde Nilüfer ile gülüşmeye başladık. "Tamam, öyle olsun," dedik. Her iki ağızdan Karman abim tabağa çiğköfte koyarken ayağıma terliklerimi giydim. Dışarı çıkarak markete ilerliyordum, her bir tarafa bakıyordum ki karşıma Yavuz'un dahi çıkmasını istemiyordum. "A101 harça harça biter," dedim. Dışarısı soğukken market daha soğuktu. Hızla süt peynir reyonuna giderek ayran aldım. Biri arkamdan gelip omzuma dokununca korkarak arkamdaki kişiyi yere ittim. Arkamı döndüğümde karşımdaki Demir'di. Kafasını oyalayarak ayağa kalktı. O ayağa kalkınca kafamı yukarı kaldırdım. "Ne oldu, neden buradasın, abimlerle değilsin?" dedim. Demir yüzüme bakıyordu. "Abin gönderdi," dediğinde kollarımı birbirine birleştirdim. "Abim sürekli seni başıma gönderiyor, neden acaba?" dedim. Demir yüzüme bakıyordu, her zamanki gibi. Demire bir şey demeden iki tane ayran aldım. Kasaya geçtiğimizde kasiyer Demir'e hayranlıkla bakıyordu. O an sırıttım, Demir'in gözleri bana döndü. "Gülmeyi kes," dediğinde normal halime döndüm. Parayı uzatırken Demir çoktan parayı uzatmıştı. Demir'in kolunu tutarak, "Bırak, ben öderim bunu," dedim. Demir kolunu çekerek, "İşime karışmazsan sevinirim, Efsu," dedi. Kasiyer, "Para vermeyin, benden olsun efendim," dedi. Ayranları poşete koyarken Demir parayı sert şekilde kasanın önüne bıraktı ve marketten çıkınca arkasından ilerlemeye başladım. O kadar hızlı gidiyordu ki sinirlerim bozulmuştu. "Yavaş olsana!" Demir bir anda durmuştu. Koşarken ona çarptım ve yere düştüm. Yavuz'un arabası önümüzden geliyordu. Arabasını durdurdu ve Demir'e bakışlar attı. Bana elini uzattı. "Kalk bakalım, hadi," dediğinde yardım almadan yerden kalktım. Arkamdaki kızı temizledim. "İlerleyelim, Demir," dedim. Demir önümde ilerlemeye devam ediyordu. Yavuz bana ağıza alınmayacak şeyler söylüyordu. Gözlerimi yere çevirerek ilerlemeye devam ettik. Demir'in yüzü bana dönmüştü. "Neler düşünüyorsun, deli Efsu?" Demir'in gözlerinin içine bakarak, "Hiçbir şey düşünmüyorum," dedim. Eve geldiğimizde ayranları masaya koydum ve bir bardak daha çıkardım. Demir kollarını birleştirmiş, Karman'a bakıyordu. "Kızlar, sana emanet dedik, piknik yapıyorsunuz," dedi. Bardaklara ayran koydum. "Hadi geçin, yiyin." Herkes oturmuştu, tek Demir hariç. Bahçeye geçerek şezlonga oturdu ve dışarıyı izlemeye başladı.
"Hey, o senin gerçek annen mi?" dedi yeşil üniformalı çocuk, Barbielerimin saçını örerken. "Hayır, öz annem değil," dedim. Yeşil üniformalı çocuk ayaklarıma bakıyordu. "Seni neden istemediğini bir şeye zorluyor ki?" dedi. Yere baktım, bir şey demedim. Üvey annem beni çağırdığında ayağa kalktım. "Annem çağırıyor, gitmem lazım," dedim. Bana son söylediği şeylerdi. O günden sonra o portakal renkli saçlı kızı göremedim.
Nilüfer Karman'a bakarak, "Bu Demir neden herkese soğuk yapıyor, özellikle kadınlara?" Karman ayranını içerken, "Bunun çok önceden 15-14 yıl falan tanıştığı bir kızdan dolayı böyle, pek de bakmayın. Kızın adını bile bilmiyor, sadece bir kızdan dolayı böyle olduğunu duyduk," dedi gülerek. "Bir kız yüzünden bu duruma düşmesi üzücü," dedim. Karman abim gülerek, "Öyle de ara sıra elinde eski tarz mektuplar var ama ara sıra götürüyoruz," dediğinde gülmeye devam ettim. "Durum kritik yani." Nilüfer gülerek, "Senin ki daha acı ya, Yavuz peşini bırakmıyor. Yakında camının önünde benimle barış diye pankart yapacak," dedi. Yüzümü sümürrttüm. "Onunla olacağıma bir aptalla olurum, tamam mı?" dedim. Nilüfer gülerek, "Aptal dediğin Yavuz mu yani?" Bir şey demedim, lokmalar boğazımda takılıyordu. Demir yanımıza gelerek önümde duran yedek çiğköftemi aldı ve yemeğe başladı. Sinirimden gözüm dönmüştü. Demir'e bakarak ayağa kalktım. "Neden çiğköfte mi aldın, yapsana kendine," dedim. Demir bana bakarak, "Bazen canına susadığına düşünüyorum," dedi anlamsız bakışlarla. "Hayır, susamıyorum somurtkan yüz seni." Demir elindekini bırakarak sıkıca omzumu tutuyordu. Göğsündeki tüfeği kafama tuttu. "Susuyorsun, bana kafa tutma. Komutanımın kız kardeşi olsan bile düşmanımsın," dedi. Gözlerim fal taşı gibi açılmıştı ve sustum. "Sık hadi, sıksana." Demir tüfeği indirdi. "Gereken yerde yapacağım," dedi. Kenetlendim ve koşarak odama çıktım. Bana dedikleri kulaklarımda yankı yapıyordu. Daha demin ne yaşadığıma dair kendime gelmek için aşağı inip soğuk bir su içtim. "Gel, ye şunu Efsuncum, boş ver sen Demir'i," dedi Leyla. Doktor başımı iki yana salladım. "Ben doydum, gerek yok," dedim.
7. BÖLÜMÜN SONU
________________________
Okuduğunuz için teşekkürler, oy verip yorum yapmayı unutmayın. Sizleri seviyorum 🎀💖
Bölüm etkileşimi
