13. bölüm / 22
KIRIK KANATLAR-ASKERİ KURGU13.BÖLÜM
Bölümler 22Şu an: 13.BÖLÜM
- 1 1.BÖLÜM715 kelime
- 2 2.BÖLÜM728 kelime
- 3 3.BÖLÜM700 kelime
- 4 4.BÖLÜM616 kelime
- 5 5.BÖLÜM606 kelime
- 6 6.BÖLÜM675 kelime
- 7 7.BÖLÜM640 kelime
- 8 8.BÖLÜM352 kelime
- 9 9.bölüm300 kelime
- 10 10.BÖLÜM658 kelime
- 11 11.BÖLÜM530 kelime
- 12 12.BÖLÜM601 kelime
- 13 13.BÖLÜM544 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 14.BÖLÜM379 kelime
- 15 15.BÖLÜM620 kelime
- 16 16.BÖLÜM551 kelime
- 17 17.BÖLÜM679 kelime
- 18 18.BÖLÜM477 kelime
- 19 Duyuruu27 kelime
- 20 19.BÖLÜM549 kelime
- 21 20.BÖLÜM397 kelime
- 22 FİNAL51 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalar dilerim, bazı yerler askerler içindir, bilginize teşekkürler 🎀💖
________________
13. BÖLÜM
Göklerden yağan bomba sesleri her yeri kaplıyordu. Demir kolundaki yarayı sarıyordu, koluna gelen kurşunlar az da olsa sıyırıp geçmişti. Öztan, adamların yerini, örgütlerini bulmuş, hatta konuşmalarına şahit olmuştu. Elindeki telsizi açarak, "Komutanım, bizi yiyeceğini söylüyorlar, ne yapalım?" Aktan pusuda beklerken dudakları yukarı doğru kaldırdı. "Sadece zamanı bekleyin ve RPG-7'yi hazırlayın." Öztan'ın gözleri kocaman olmuştu, komutanın böyle diyeceğini düşünmemişti bile. Olduğu yerde oynamaya başladı, askerlik yaptığından beri bu anı bekliyor gibiydi. Demir örgütün liderine nişan almıştı. "Gez göz arpaçık, bismillah," dedi ve ateş aldı. Örgüt lideri yerde kanlar içinde yatıyordu, bir yandan kıvranıyordu. Aktan olan biteni dürbün ile gözlüyordu. Eline aldığı telsiz ile, "Şimdi asker," dedi. Öztan elindeki RPG-7 ile ateş aldı. O an oluşan patlama ile Öztan kendini yere serdi ve nefes alarak, "Görev başarılı, komutanım." Demir'in dudaklarından gülümseme çıkıyordu. Nedeni anlamsızca Aktan kaçak cepheye çocuk gönderildiğini görünce, "Beyler, burada işimiz bitmedi, daha çocuk çoluk kurtarıyoruz," dedi. Barut timilerde çocukları fark etmişti.
Işıl elindeki şırıngaya serum dolduruyordu, diğer yandan Leyla şarkı söylüyor ve halay çekiyordu. "O şimdi asker, canı neler ister," diyerek elindeki kırmızı mendille oynayıp duruyordu. Işıl gülmeye başladı. "Siz de mi bizimle mesaiye kalacaksınız?" dediğinde başımı salladım. Hem Nilüfer'i yalnız bırakmak istemiyordum, hem de Leyla ve Işıl'ı, üçü de en yakın arkadaşlarımdı. Hepsi benim için can dostumdu. Leyla elimden tutarak dans etmeye başladık. Halay modundan tangoya geçmek ayrı bir şeydi ve Leyla'nın hareketlerine hayranlıkla baktım. "Sen önceden tango mu yapıyordun, kız bu kadar yeteneklisin?" dedim. Leyla gülümsedi ve yere oturarak anlatmaya başladı.
Leyla üzerindeki fırfılı elbisesiyle Aktan'a yaklaşıp birbirine sarıldılar. Leyla'nın eli Aktan'ın omuzlarına değiyordu. Aktan'ın sözleri Leyla'nın kulaklarında, "Benim yeşile karşı zaafım olduğunu bile bile mi giydin bu fırfılı elbiseni?" dedi. Leyla'nın yanakları kızarmış, başını Aktan'a gömmüştü. "En son hatırlıyorsam mor sevmiyor muydun?" Aktan masanın üzerinde duran Sezen Aksu'nun kutlama şarkısını açtı. Leyla'nın yanına gelerek bir elini arkasına, diğer elini Leyla'ya uzatıp, "Benimle tango yapar mısınız?" dedi. Leyla Aktan'ın elini tutmuş, tango yapmaya başlamışlardı. Leyla'nın ayağındaki beyaz topuklu ayakkabısı çıkmıştı, saçları birbirine dolanmış, esmer yüzü su içinde kalmıştı. "Artık cevap bekliyorum," dedi Leyla. Aktan gülerek, "Senin her giydiğin renge zaafım var," dedi ve Leyla'nın yanağına dudaklarını getirip öptü.
"İşte öyle oldu ama harikaydı, gerçekten tarihi saati her şeyi ezberimde," dedi Leyla. Şaşırarak bakıyordum. Nilüfer elindeki kahvesini içerken, "Demek siz önceden tanışıyordunuz," dedi. Nilüfer, Leyla başını salladı. "Ee, siz zaten birbirinize yarımışsınız, evlenin bitsin işte," dedim. Işıl gülerek, "Leyla'nın ailesi kızının bir askerle evlenmesini istemiyor," dedi. Ayağa kalktım, Işıl'a kaş göz yaptım ve masaya vurdum. "Biz kızı o evden almadan çıkmayız, Işılcım," dedim. Nilüfer güldü. "Suç Aktan'da bence," dedi. Leyla iç çekti ve başını salladı. Kahvemden bir yudum aldım. Kızlar birbiriyle konuşurken kapı açıldı. Barut timiler içeri hücum şekilde girdiklerini görünce şaşırdım. "Efsun, neden hazır değilsin kuzum?" dedi Baran abim. "Ne hazırı abi?" Aktan kollarını birleştirdi. "Bir hafta boyunca Fransa'dasın, turnuvalar için ve kimle gidiyorsun biliyor musun canım?" Karman abim gülerek Demir'e bakıyordu. "Demir'le tabii ki. İyi, hadi iyisin, korumamızla berabersin, ona iyi bak, tamam mı?" dediğinde yüzümü buruşturdum ve başımı salladım. Hayalimde sadece kendim gitmek varken, istemediğim bir adamla gitmek sinir bozucuydu. Demir bana çantamı uzattı, hemen çantamı aldım ve evin yolunu tuttum.
13. BÖLÜM SONU.
__________________
Okuduğunuz için teşekkürler, sizleri seviyorum. Oy verip yorum yapmayı unutmayın 💖🎀
Bölüm etkileşimi
