21. bölüm / 22
KIRIK KANATLAR-ASKERİ KURGU19.BÖLÜM
Bölümler 22Şu an: 19.BÖLÜM
- 1 1.BÖLÜM715 kelime
- 2 2.BÖLÜM728 kelime
- 3 3.BÖLÜM700 kelime
- 4 4.BÖLÜM616 kelime
- 5 5.BÖLÜM606 kelime
- 6 6.BÖLÜM675 kelime
- 7 7.BÖLÜM640 kelime
- 8 8.BÖLÜM352 kelime
- 9 9.bölüm300 kelime
- 10 10.BÖLÜM658 kelime
- 11 11.BÖLÜM530 kelime
- 12 12.BÖLÜM601 kelime
- 13 13.BÖLÜM544 kelime
- 14 14.BÖLÜM379 kelime
- 15 15.BÖLÜM620 kelime
- 16 16.BÖLÜM551 kelime
- 17 17.BÖLÜM679 kelime
- 18 18.BÖLÜM477 kelime
- 19 Duyuruu27 kelime
- 20 19.BÖLÜM549 kelime · Okuduğun bölüm
- 21 20.BÖLÜM397 kelime
- 22 FİNAL51 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalar dilerim, bazı yerler askerler içindir, bilginize teşekkürler 🎀💖
______________________
19. BÖLÜM
Işıl hemen mor renkli abiyeyi eline aldı ve aynada kendi üzerinde denemeye başladı. Aslında o mor elbiseyi ben alacaktım, neyse diyip iç çektim. Ellerime koyu yeşil tonlardaki elbiseyi alıverdim, kısaydı ama hayli hoştu. Başka bir odaya geçerek üzerime elbiseyi giyiverdim, tam oturmuştu. Aynadan kendime bakıyordum, dalgalı saçlarımı öne doğru attım ve bir poz verdim. Aynada o sırada herkes gelmişti, ta ki karşımda gördüğüm şahıs sonucu "Oktay?" dedim şaşkın şekilde. "Efsun, uzun zaman oldu seni görmeyeli, nasılsın?" diye verdi kalın sesiyle. Onu görmeyeli dört buçuk yıl olmuştu, tarzı, yüzü, her şeyi değişmişti. "Yavuz'la hala sevgili misin? Sürekli seni beklemekten sıkıldım," diye ekledi. Üzerine düşünürken Oktay, lise sonlarında bana yürüyordu, sadece oradan tanıyordum. Gözlerim Demir'e kaymıştı, yüzünde mutsuz bir ifade vardı, ara sıra gözlerimin içine bakıyordu. "İyiyim, teşekkürler Oktay, fakat benim burada olduğumu nereden biliyorsun?" dedim. Arkadan Işıl çıkı verdi ve yüzüme gülümsüyordu. "Ben söyledim, Efsun, özür dilerim," diyerek ekledi. Şok olmuşum, arkadaş dediğim kişi benim arkamdan oyun oynuyordu. Nilüfer şok geçirmişti, hiç kimse bunu beklemiyordu. Oysaki Baran abim bağırdı: "Hadi, boş verin, başlayalım!" Başımı salladım, herkes birbiriyle dans ediyordu. Kendimi kenara yasladım, Demir Oktay geldiğinden beri yüzüme dahi bakmıyordu, hatta karşımda şu an Işıl'la dans ediyordu. Oktay bir elini bana uzattı, çaresiz halde elimi onun eline verdim. Dans etmeye başladığımızda gözlerim sürekli Demir'i kesiyordu, o bana bakmıyordu bile. "Yeşil üzerine yakışmış," Oktay'a baktım, bana dediklerini umursamadım.
"Şu an rahatsız olduğun bir şey var mı, Leyla'm?" dedi Aktan. Leyla etrafına bakıyordu, Demir ve Efsun'un şu anki olayından rahatsız gibiydi. "Işıl'la Oktay'ı yok etmemiz lazım," dedi boğuk sesle. "Neden, neleri var ki?" Leyla. "Efsun'la Demir'in arasında bir şey var, bunu kapatanda bu ikisi bir şey bulup bunları bir araya getirelim." Aktan başını salladı, o dörtlüyü kenara bırakıp ekipçe konuşmaya başladılar ayrı bir odada. "Nasıl yapacağız?" dedi Nilüfer oflayarak. "Nilüfercim, bak şimdi, ilk önce Efsun'u hasta etmemiz lazım ya da onu ortadan kaybedip Demir'i telaşa sokturmamız gerek," dedi Aktan gülerek. "Demir de telaşa girer tabi." Kızların morali bozulmuştu, Aktan başını salladı. Planı yerine getirmek için Efsun'u yalnız bir yerde yakalayıp bina terasına götürdüler ve direğe bağladılar. "Demir, Efsun'u gördün mü?" dediler gülerek. "Hayır, görmedim, nerede ki?" Nilüfer, Demir'in kulağına yaklaşıp, "Odasında seni çağırıyor, koş bak," dedi. Demir ilk başta takmadı çünkü Efsun'a biraz da olsa kırgındı. Leyla dayanamadı ve elindeki fotoğrafı gösterdi. "Gidip al, kız orospu çocuğu, soğuktan ölmesini istemezsin," diyerek Demir'e bağırdı. Demir bunu görünce Işıl'ı kenara iterek bina koridorunda merdivenlere koşmaya başladı. Merdivenlerden o kadar hızlı çıkıyordu ki Efsun'a bir şey olmaması için, "Lütfen dayan Efsun, geliyorum," dedi. Nefes nefese terasa çıktığında Efsun'u arıyordu fakat Efsun burada olmadığını fark etti. Yere oturup içini iyice dökmeye başladı. "Seni nerede bulacağım? Görevdeyken sürekli sana yazıp durduğum mektuplar, seni ilk gördüğümde o küçük balerini hatırlıyordum. Sana sürekli soğuk davranıp kafana tuttuğum silahları sikeyim, neredeysen çık ortaya," diyerek bağırdı etrafa.
Demir'in arkasından yavaş adımlarla elimdeki mektubu okuyordum. Tek takıldığım kısımda şuydu: "Sana yaptığım her soğuk hareketim yüzünden yüz binlerce özür dilerim..." O kısım beni bitirmişti. Demir'e yaklaşıp yanına eğildim, elimi omzuna koydum. "Ben buradayım, boşuna ağlama," dedim sakin ses tonuyla. Gözlerini yüzüme dikti. "Bu bir oyun muydu?"
19. BÖLÜM SONU
__________________________
Selam ballarım, bazen bölüm atıyorum, kusura bakmayın, sınavlarım vardı ve araya proje girdi, bu yüzden daha az bölüm gelecektir, bilginize 🎀💖
Bölüm etkileşimi
