4. bölüm · KILIÇ TİMİ
4
Gece hala bana bakıyordu. Bir yerimde ağrı sızı varmı diye soruyordu her seferinde hayır diyordum. Ama içten içe gece'yi endişelendirmemek için böyle yapıyordum.
Poyraz gitmişti çok şükür ya. Ama ayaz hala buradaydı ve benimle alay ediyordu.
Ona ters bir bakış attım. Bu bakışı yakalamış olacak ki gülmeyi kesti ve mutfağa gitti. Yemek hazırlayacaktı büyük ihtimalle öküz.
Yemeği iyi yapıyordu ama yemeği yemeden önce hep 'zehirlenmeyiz dimi lan'diye soruyorum eğlencesine. Bu arkadaşlığın yani kankalığın yazılmamıl altın kuralıydı. Yemek güzelde olsa kankan yaptıysa kötü demek zorundaydın
Gece hemen büyük bir heyecanla ayağa kalktı. Bu kalkış ani olduğu için yerimden sıçradım
"Sonunda buldum be. Bak şuranda kesik var! " dediğinde gösterdiği yere yani bileğimdeki damara baktım. Cidden bu kadar kanayan bir şeyi nasıl daha yeni fark etmiştim.
Bazen salaklık başıma vuruyordu. Gece koşar adım yanımdan koşarak uzaklaşmaya çalışıyordu ki tam bir odaya girecekken
"İlk yardım çantası orada değil aptal! ters yöne gidiyorsun" dedim. Gülmemek için dudaklarımı bastırdım. Eğer gülersem gece'de beni güldürürdü ama başka şekilde
Gece bazen annem kadar olabiliyordu. Yani beni öldürtmek için adam tutan üvey annem değil. Gerçek annem çok iyiydi... Eğer bu olayı duysaydı kalpten giderdi kadın valla. Ee ne yapalım ortanca kardeş olmak benim suçum değildi ki. Bir abim bir erkek kardeşim vardı. Abim bir sporcuydu. Ünlüydü.Abim ve kardeşim İtalya'da doğmuşlar. Ben ise Türkiye'de. Onların isimleri ingilizce benim ismim ise Türkçe. Ama lakabım her zamanki gibi farklı birşey olmalıydı. Lakap olarak athena ismini kullanıyordum. Athena Armstrong.
Gece sözümün ardından doğru yöne gitmiş ve elinde sargı bezi, yara bandı ile geri dönmüştü. Hemen yanuma çömeldi.Ve yarayı ilk temizledi daha sonra sardı. Bu sırada ayaz öküzü hala yemek yapmaktaydı. Bir site sınra o'da yanımıza geldi. Ve omzuma babacan bir tavırlı vurup
"Birşey olmaz be Efsuna. Gece boşuna endişeleniyoruz. " dedi. ona bakıp gülümsedim
Gece bir iç çekti.Bu iç çekişte çaresizlik vardı. Ve ben bu çaresizlik dolu nefesten aklında ne olduğunu anlamıştım
"Gece gerçekten benim için endişelenme ne gerek yok. Hem bak ben sapasağlam biriyim. Beni hiç birşey yere düşüremez. " dedim ve kaslarımı gösterdim. Bu anda ikiside gülmeye başladi.
"Lan yemeğe gelin hadi. " dedi ayaz.Tam kalkacakken gece beni geri koltuğa itti ve konuşmaya başladı.
"Hop hop efsun hanım, siz gelmiyorsunuz. Ayaz seni yatağına bırakacak ve ben sana yemeğini orda yedireceğim" dediği an ağzım açık bakakaldım.
"Ama ben iyiyim cidden. hem sadece ufak bir çizik var. Neden ayaz beni yatağıma bırakıyor. ben yürüyebilirim. " dediğimde gözlerini kısarak bana baktı ve hiç beklemeden cevabı ile kapak olsun dedi sanki.
"Ayak bileğindeki morluğu görmediğimi ve Yürürken toplladığını görmediği sanma sakın efsun hanım" dediği an başımı öne eğdim. Evet belki biraz morluk vardı ama bana ne ya.
Ayaz bana doğru yaklaştı ve kucağına aldı. sakın fesat anlamayın. Ayaz sakince ilerlerken ben telefonuma ulaşmak için can atıyordum. Sonunda odaya gelmiştik. Beni yatağa bıraktı ve hemen yemeğini yemeye indi şerefsiz aç öküz.
10 dakika kadar sonraa
Gece elinde bir tepsi ile geldi. Hepsinin üstünde bir kase domates çorbası diğer kasede ise makarna vardı. Yemekleri gördüğüm an gözlerim parladı. E yani bu yanımı sadece vip arkadaşlarım görebiliyordu. Ve bu kişiler ayaz ile gece'ydi. Başka kişilerde vardı ama onlar ile sıksık görüşemiyordum
Gece tepsiyi yatsğımın yanındaki minik bir sehpaya bıraktı. eline çorbayı aldı ve kaşığs biraz çorba alıp üfledi. Ardından kaşığı bana doğru uzattı. İlk ona sonrada kaşıpa baktım ve sonra tereddüt etmeden yedim.
"Gece abart istersen. Ben iyiyim sadece bir kesik. hasta değilim kendim yemek yiyebilirim" dediğimde kaşığı çorbanın içine bıraktı ve bir kaşık dolusu çorbayı sanki benim sözlerimi duymamışçasına ağzıma uzattı. O benim sözlerimi umursamıyordu. Bir süre sonra odaya ayaz bey girdi
"Lan ayaz seni Allah gönderdi. Beni kurtar şu kızdan" dediğimde ayaz bir kahkaha patlattı. Gece bana tehditkar bir bakış attı. Sustum korkudan. Gece annem kadar iyiydi ama anneler yemek konusunda öldürücüdür... Bunu bilmeyen uzaylıdır amk. Derin bir nefes versin ve ayaza yazıklar olsun bakışı attım
"ulan yazıklar olsun sana ayaz ya" dedim ve gecikmeden milli bir cevap olan cık cık cık repliğimi söyledim.
30 dk sonra
Gece yanımdan ayrılalı baya olmuştu. Uyumaya gitmişti. Evdeki herkes uyumuştu. Ayaz ise ona özel olan odada uyuyordu. Nefes alıp verişim yavaşladı. Gözlerim kapanmaya başladı... Uykunun güzel kucağına bıraktım kendimi.
________________________________________________________________________________________
Evett. Sevgili okurlarım. Bu bölümde hâlâ Efsun'un dövüş kulübünü göstermediğin için bana kızacaksınız muhtemelen. Ama bence bekleme bize değecek. Ben kitabımı fazla kişi okusun istemiyorum sadece zevk için yazıyorum. Umarım bir gün keşfetinizde olabilir olabilirim... Ay neyse bu kadar duygusallık yeter. Hadi bayayyyayayayayy bana bakın sakın saçma nedenler yüzünden kendinizi üzmeyin yoksa evinizi basıp sizi döverim😌💫
