50. bölüm · Kendimize Bir Şans
Bölüm:50 (Final)
Merhabaaaa
Nasılsınızzz umarım iyisinizdiirr
Geldik finaleee belki daha uzun olmasını istediniz veya istedim ama burada bitiriyorum çünkü artık aklıma yeni fikirler gelmiyor
Geliyor ama sizi ağlatacak türden olduğu için yazmaktan çoğu zaman vazgeçiyorum ki geçtimde
Burada bitirme kararı aldım
Bu kitabı yazarken kötü sonla bitirmeyi düşündüm, iyi sonla bitirmeyi düşündüm
Nerdeyse bir buçuk, iki ayda çok fazla kitabım okunma aldı buda sizin katkılarınızla size teşekkürlerimi sunuyorumm ♥️
Final yaptık ammmaaaa bu bir edit yapmanıza veya video yapmanıza engel değiill
YA DAAA BANA YAZMANIZA ENGEL DEĞİİLL YORUMLARINIZI ESİRGEMEYİNNNNN
Tiktok veya instagramdan edit yapabilir beni etiketleyebilirsiniizzz
Tiktok:laydavekitaplariiii
İnsta:laydaavekitaplariiii
İnsta:kendihalindebiryazaar
Satır aralarını yorumlarla dolduralımmm 💬
İyi okumalaarrr 🍷
~
-İlk gittiğimizde oraya şok geçirdik çünkü ikiz bebeklerimiz olacakmış.
Boran abinin içtiği çay boğazında kalırken Elvan abla sırtına vurdu.
-Eltim olmuyor dedik bir tane oğlan geldi kapınıza dedik şükür bu seferde ikizmi geliyor?
-Evet abla.
-Cinsiyetleri ne?
-Biri kız biri erkek.
Hemen gelerek bana sarılırken Boran abide Berdana sarılmıştı.
Boran abi bana bakarak.
-Şu ertelediğimiz yemeği verelim artık.
-Sen çok yaşa abi verelim gitsin artık.
O akşam gülüş çığrış bitmişti. Daha sonrasında yemekler dağıtılmıştı. Tabi Berdan bununlada yetinmeyip yetim çocuklara bağış yapmıştı. Buda az deyip fakir olan insanları bulup belli bir miktar para vermiş, erzak kutuları dağıtmıştı. Günler gelip geçerken benim haraketlerim iyice kısıtlanmıştı. Mesela biri bana yardım etmeden kalkamıyordum veya eğilemiyordum.
Bu yüzden Elvan abla, Boran abi ve çocuklar bizim evde kalmaya başlamışlardı.
Kirazda doğum yapmıştı tabi ama çocukta bazı sıkıntılar vardı. Kemikleri gelişmeyecekmiş mesela.
Herkes bebeğin üzerindeyken Berdan demiştiki.
-Yiğenim ama hiç sevesin gelmedi.
Ben tabiki öyle denmiyeceğini söylesemde Berdan beni dinlemiyor çocuklarımıza dahada bağlanıyordu.
Bizim bir bebek hazırlığımız varken +2 daha olduğu için başka bir eve taşınmıştık. Çünkü bulunduğumuz eve sığamamıştık.
Çocukları bir odaya koymuştuk tamam ama ilersinide görüp yapmak lazım.
Ev değilde villa yaptırmıştık ve sabırsızlıkla bekliyorduk bebeklerimizi.
Elvan ablalarda artık konakta kalmak istemedikleri için bir daire tutmayı düşünmüşlerdi ama Berdan buna karşı çıkmıştı. Demiştiki "Merveye doğumdan sonra 3 küçük çocuk zor olacak hem ona yardımcı olursunuz hemde geniş bir ailemiz olur." Diyerek onları gitmemeye ikna etmişti.
Elvan ablanın en büyük oğlu okula gitmeye başlamıştı zaten. Küçük oğlu ise Arasla oynuyordu ve böylelikle arasında canı sıkılmıyordu.
Elvan abla bana çok kızsada işin ucundan tutmak istiyordum ama Elvan abla buna çok net şekilde karşı çıkıyordu.
Mide bulantılarım azalmışken aşermelerim hala devam ediyordu.
Arada geceleri Berdanı kaldırıp gönderdiğim bile oluyordu. Şuanda yaz ayındaydık ama geçenlerde canım portakal çektiği için Berdan yurtdışından özel olarak getirtmişti.
Herşey çok güzel giderken sadece bebeklerimizin geleceği zamanı bekliyorduk başka birşey değil.
Yeliz hanım hala beni sevmesede Berdanı seviyordu.
Peki ya torunları derseniz eğer de onlarıda sevmiyordu ama Mehmet ağa onlar için ölebilirdi o derece seviyordu. Arada Yeliz hanımdan kaçak gelip Arası seviyordu.
Bebeklerimiz doğunca ne olacağını tam olarak bilmiyordum burda yatıp kalkmazsa iyi. Bebeklerimizin isimlerinede karar vermiştik.
Yatağımda yatıyordumki Arasın sesini duyunca ayaklanmak için bayağı bir efor sarfettim.
Berdan bugün çok yorulmuştu ve iştende geç gelmişti. Onun kalkmasına gönlüm razı gelmemişti.
Zorla kalkarak Arasın odasına adımladım. Aras beşiğine oturmuş ağlıyordu.
Arası kucağıma alıp koltuğa oturdum.
Ona ninni söylemiştim.
Oğlum adam olacak
Kanı deli akacak
Mertliğin destanını
Benim oğlum yazacak
Aras uyurken odanın içindeki boş iki beşiğe baktım.
Orada belki 1 gün belki 1 hafta sonra oralar dolacak eve iki tane daha ağlama sesi eklenecekti.
Arasın iyice daldığını gördüğümde yavaşça onu beşiğe yatırdım.
Doğrulunca kasıklarıma bir ağrı baş gösterdi ve olduğum yere çökmek zorunda kaldım.
Altıma baktığımda suyum gelmişti yani bebeklerimiz geliyordu.
Eğer şuanda bağırırsam Aras korkardı o yüzden bağırmadan kendimi yerde sürükleyerek odamıza gittim.
Berdanın yanına ulaştığımda Berdanı dürttüm.
-Berdan kalk.
-Hmm.
-Berdan kalk suyum geldi.
-İç suyunu geldiyse.
-Berdan kalk oğlumuz ve kızımız geliyor.
-Kimin oğlu kızı?
-Berdan bizim bebeklerimiz başka kimin bebeği olacak Allah aşkına!
Birden doğruldu.
-Bizim bebeklerimiz geliyormu dedin sen?
-Evet haydi koş Elvan ablalara haber ver.
Hemen odadan fırlarken bende zorlukla ayağa kalktım ve dolaptan çantayı aldım.
Berdan odaya girerken bir omzuna çantayı taktı, kucağınada beni aldı.
-Boran abi burda dursun Elvan abla bizimle gelsin.
Elvan abla ve Boran abi telaşla çıkarlarken.
-Abi sen burda çocuklarla kal, yenge sende bizimle gel.
-Tamam paşam haydi haydi.
Berdan hızla merdivenleri inmiş beni arabanın arka koltuğuna yatırmıştı.
Elvan abla başımı dizlerinin altına alırken beni sakinleştirmeye çalışıyordu.
-Haydi guzum haydi güzelim burundan al ağızdan ver.
-Olmuyor abla olmuyor çok acı verici.
-Biliyorum eltim biliyorum ama birde şöyle düşün onların güzellikleri hepsini unutturacak bak bana güven oldumu eltim haydi sen sakin ol.
Gözlerimin kaymaya başladığını hissettim. Berdan ise son gaz arabalara korna çalarak ilerliyordu.
-Merve eltim bak ben ne dedim biliyormusun sen ilk geldiğinde.
-Ne dedin abla?
-Dedimki bu kız çook güçlü biz sırt sırta verir kaynanama karşı geliriz dedim.
-Geldik.
-Geldik tabi ya Yeliz hanım kim ki yani dimi sonraa dedimki benim eltim bu kız dedim.
Hastaneye geldiğimizde hemen beni sedyeyle doğumhaneye almışlardı.
Doktorumu yolda aradığımız için hemen doğumhaneyi hazırlatmıştı.
-Merve nasılsın?
-Nasıl görünüyorum ordaan!
Çığlık atıyordum nerdeyse çünkü böyle bir acı hayatımda neredeyse hiç yaşamadım ve tatmadım.
-Merve ıkın.
Ikındıkça daha da zor geliyordu ama içimden kendime teselli veriyordum "Onları kucağına alacaksın Merve düşün ve daha fazla ıkın."
Bir bebek ağlama sesi geldiğinde doktor sevinçe bağırdı.
-Oğlun dünyaya geldi Merve şimdi sıra kızında haydi.
Ikındım ama gücüm varmıydı bilmiyordum.
Ama dayanmak zorundaydım biraz daha ıkındıktan sonra pes ederek geri yattım.
-Olmuyor!
-Olacak Merve haydi bak kafasını gördüm!
Tekrardan kendime güç aşılayarak yerimden var olan bütün gücümle ıkındım.
Ve bir bebek ağlama sesi daha.
-Aralarında 3 dakika var. Oğlun kızına abilik yapacak.
İkisinide kucağıma verdiklerinde ikisininde kokusunu içime çektim.
İlk kızıma döndüm.
-Hoşgeldin Melis Karazehir.
Sonra oğluma döndüm.
-Hoşgeldin Yiğit Karazehir.
10 yıl sonra;
-Ya anne abilerime birşey söylermisin şortlarımı almışlar ve geri vermiyolar.
Her günümüz tam olarak böyle geçiyordu Aras ve Yiğit, Melise abilik yapıyorlardı.
Melis şort falan giymek isterken Aras ve Yiğit buna izin vermiyorlardı.
Berdanda Aras ve Yiğite gaz veriyordu çaktırmayın.
Herşeyimiz düzene girerken bir bebek yapmayı daha düşündük ama anladık ki bize çook zor gelicekti.
Arasla ikizlerimin arasında neredeyse 1 yaş vardı ve tam bir abiydi.
Yiğit ise adı gibi yiğit hiçbirşeyden korkmuyordu.
Melis ise çok ürkek bir kızdı arada bu çocuk bendenmi acaba diye düşünmeden edemiyordum. Melis herşeyden korkar, onu bunu sevmezdi.
Ama abileri Melisi koruyup kolluyorlardı ve bu bizim çok hoşumuza gidiyordu.
Elvan ablalarda bizimle kalırken Elvan ablanın çocukları bir hayli büyümüşlerdi.
Emir 17 yaşında genç bir delikanlıyken, Alican ise 14 yaşındaydı bu sene lgsye hazırlanıyordu.
Akşam yemeğinde çocuklar okulda ne yaptıklarını anlatırken bazen onları dinlemekten yoruluyorduk.
-Ya anne şu kızına birşey söylermisin?
-Bencede birşey söyle yenge.
Ha birde şöyle birşey vardı Alican ve emirde korumaya çalışıyorlardı Melisi.
Malesefki bahtsız kızım 4 erkeğin arasında tek kızdı. Hatta 4 kız değil, babasını ve amcasını da eklemek gerekiyordu.
-Ne yapmış benim kızım size?
-Valla yenge düz durmuyorki.
Böyle bir atışma halindelerdi ve biz bu hallerine gülerek izliyorduk.
Bahçede Berdanın göğsüne yaslı şekilde oturuyordum.
-Galiba başardık.
-Galiba değil başardık lavantam.
Güldüm.
-Neden güldün?
-Onca şeye rağmen ve onuda geçtim 3 çocuğumuz olmasına rağmen hala bana lavantam demen bir değişik hissettirdi.
-İstersek 90 yaşında olalım ama sen benim halaa lavantamsın.
Kiminin kaybettiği bu savaşta biz kazanmıştık. Mutlu bir ailemiz vardı ve geniş bir aileydik. Elvan ablalar biz toplamda 9 kişiydik. İleride çocuklarımız evlenecek belkide torunlarımız olacaktı ve ailemiz dahada genişleyecekti ama berdanında dediği gibi ben hep onun lavantası olarak kalacaktım...
~
Bu kitabım bittiiii
Bölüm nasıldıı sevdinizmiiii
Berdanın lavantası merveyken , sizde benim lavantamsınız
Kendinize çoookk iyi bakın
Fikirleriniziii yorumlarda belirtin lütfeennn 💭
Yıldızımıza son kez dokunalımmm ⭐
Bir sonraki kitabımda görüşmekk üzzerrrreeeeee 💓💓
İkinciiii kitabımııı yayınladımm Komşu Kızı gidip bakabilirsiniizzz
Amaaa ozamanaaa kadaaarrr sağlıcaklaaa kalınnn görüşürüzzz 🤎
